:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Merak ediyorum 
Halil Sağırkaya   ( hsagirkaya@haberkonya.com )

Haberi kesip saklayacaktım aslında. Anadolu Ajansı’nın haberiydi yanlış hatırlamıyorsam. Ben Milliyet’te okudum, başlığı şöyleydi: Kenan Doğulu Eurovision’da 300 bin Euro’luk kostüm giyecek.

Haberi görünce Karakoç üstadın ‘Güler misin ağlar mısın’ şiiri geldi aklıma. Fakat ne güldüm ne de ağladım. İçimi merak dalgası kapladı sadece. Dedim ki kendi kendime, bir gecede giyilecek kostümün parası acaba kaç işçinin maaşı eder? Hadi ajitasyon yapmayayım ama eski komşum Hatice teyzeler gibi kaç garibanın karnı doyar? Merak bu, parayla değil ya.

300 bin Euro kaç para eder sahi?

Birkaç yıl önceydi. Bir gazeteye girecektim, mülakata aldılar beni. İlk sorulan soru şöyleydi: Bir gazetecide olması gerekenler nedir?

Başladım saymaya, hepsine tamam dediler. ‘Merak’ olgusunu unutmuşum heyecandan. Haber Müdürü bir tokat gibi suratıma çarptı. İşte o gün bugündür, bir kat daha meraklıyım söylemesi ayıp.

Biliyorsunuz cumhurbaşkanlığı seçim sürecini. Muhtıra, 367, erken seçim falan filan. Hani bildiriden sonra Erkan Mumcu, Mehmet Ağar ikilisine ‘Mumcu ve Ağar bildiriyi yayınlanmadan önce biliyorlardı’ iddiası ortaya atıldı. Mumcu’da sert bir çıkış yapıp, ‘hükümetin bakanı biliyordu’ deyiverdi. Hatta ileri gidip ‘bilip de bilmedim diyen müfteridir’ demesin mi?

Televizyonun karşısında kıs kıs gülüyordum bu iddialara. Cem Yılmaz tadında bir komedi gibi geldi bana. Koca koca adamlar, hem de devlet yöneticileri. Konuşmaları gerekenlerle, konuştukları bu mu olmalıydı.

Dediğim gibi bol bol güldüm. Madem öyle işte böyle, bende merak ediyorum var mı ötesi?

Acaba sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Nejdet Sezer’in bildiriden haberi var mıydı?

Politikadan girdik devam edelim bozmadan. Tandoğan’dan Çağlayan’a Cumhuriyet mitingleri yapıldı, Samsun’da son buldu haberiniz var. Bu mitinglerin beni en sevindiren yönü solda birliğe vesile olması. Bense, Deniz Baykal’ın birleşmeden önce yaptığı, ‘Seçim işbirliğine hayır diyoruz, birleşmeye evet diyoruz” açıklamalarına takıldım. Şimdi birleştiklerine göre demek ki seçim işbirliği değil.

Gerçi Mehmet Ali Ilıcak, ‘Bu bir hülledir ve yasalarca yasaklanmıştır’ diye yazdı ama ben işin orasında değilim. Seçimden sonra ayrılıp ayrılmayacaklarını merak etmiyorum ben.

Acaba ayrılırken hangi gerekçeyi öne sürecekler, hangi bahaneye sarılacaklar? Beni meraklandıranda bu ne yaparsın.

Bende yalan yok hilafta yok. Ekonomiden anlamam. Fakat şu Amerikan Doları’na kafam takılıyor ne hikmetse. İniyor bir dert, çıkıyor başka bir dert. Haber şu: Mayıs - Haziran 2006 dalgalanması sonrasındaki en düşük değere inen dolar, dün bankalar arası piyasada 1.3180'e, serbest piyasada ise 1.3260'a kadar düştü.

Bu haberi gören esnaf abim, “Tüh be anasını satayım. Dolar olarak borcumu tahsil edecektim. Yahu bu dolar inince bela çıkınca bela” deyiverdi. İçimi hemen merak dalgası kapladı oracıkta. Merak bu, parayla değil ya?

Acaba, ‘iktidara gelince doları ortadan kaldıracağım’ diyen Doğu Perinçek haklı mı dersiniz?

Bir başka haberde Star Gazetesi’nden: “Bademcik ameliyatı sonrası kötüleşen 5 yaşındaki Nur’a doktorlar ‘Şımarıklık yapıyor’ dedi. Minik yavru önceki gece hastanede öldü.”

Haberi görünce bir rahatsızlık sonrası gittiğim hastanedeki doktor geldi aklıma. Doktorun bana ‘Aman tıbbın eline düşme, yanarsın’ dediğini söylesem şaşar mısınız? Bir başka örnekte fakültede beraber okuduğum arkadaşımdan. Aslen Türk olup, doğma büyüme İsviçreli olan arkadaşım, trafik kazası geçirmişti. Trafik kazasını haber alan İsviçre Sağlık Teşkilatı, anında tam teşekküllü bir uçak gönderdi.

Tamam ‘İnsan hayatının bu kadar ucuz olduğu başka ülke var mıdır?’ diye sormayacağım. Ve fakat merak ediyorum işte. Bu Hipokrat yeminleri falan ne işe yarıyor. ‘Tıbbın eline düşme’ diyen doktorlar vicdanlarıyla baş başa kaldıklarında ne düşünüyorlar?

Merak ettiklerimin hepsini yazsam her gün onlarca yazı yazmam gerekir görüyorsunuz. Ben son bir merakımı daha yazıp bitireyim yazıyı.

Geçen hafta burada, suya ve susuzluğa dair bir yazı yazdık.

Acaba diyorum o yazıyı okuyan sizler, evde musluğu fazlaca açtığınızda kendi kendinize hiç pişmanlık duydunuz mu? Banyoda bilmem kaç litre su kullanan ve susuzluğu yaşamamış bizler, yine Milliyet’in ikinci sayfasında manşetten verdiği gibi susuzluğa beş yıl içerisinde çare bulamazsak, çaresiz kaldığımızda ne yapacağız?

Merak bu, parayla değil ya?
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 3 yorum yapılmış )

[ 2007/06/06 11:22 ]
sizin gibi genc ve dinamik şahsiyetlerin yazılarının daha sık bir sekılde sitede yer bulmasını temenni ediyorum.gercektende bazı seyleri merak etmenin cok onemlı olduğunu düsünüyorum zaten merak duygusundan yoksun bircok insan var bari siz merak edin ve bizlerin aydınlanması noktasında bizlere yardımcı olun.
fnur [ 2007/05/28 22:19 ]
Bence siz merak etmeye devam edin. Gazeteci kimliğinizle bunu iyi de destekliyorsunuz halil bey ama bu ülkede insan merak ettikçe çöküyor, çürüyor bunu da unutmamalı :)
[ 2007/05/24 15:02 ]
Halil bey tebrik ediyorum. Biz okuyucular yazılarınızı daha sık yazmanızı bekliyoruz.

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2007.07.03 -  Hani söylemesi ayıp
 2007.06.26 -  Ve ben yazmıyorum
 2007.06.18 -  Serseri hayat, beyin keşmekeş
 2007.06.09 -  Milletvekilleri kimin vekili
 2007.05.30 -  Sağdan soldan. İslamcı liberalden
 2007.05.23 -  Merak ediyorum
 2007.05.16 -  Muhtıra vermişler, seçim varmış. Bana ne!
 2007.05.08 -  Ben yazarım sizde okursunuz…
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com