:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Peki, siz hangisini istersiniz?... 
Dr.Ali Can   ( dralican@hotmail.com )

Sistemler kalıp gibidirler.Toplumlar ise sıvı gibidirler. Nasıl ki akarsular özgürce kendi yatağını oluşturur, daha sonra sakin ve kendi varlığına özgü biçimde, huzur ve ahenk içinde geleceğe akışını sürdürürse, toplumlar da böyledir:
Toplumlar kendi benliklerine, tabiatlarına, ortak değerlerine uygun yasal bir sistem oluştururlar ve bu sistem doğrultusunda geleceğe doğru seyirlerini sürdürürler.Ama toplumları kendi doğasına uygun olmayan kalıplara sokar ve gidemeyeceği mecralara süreklerseniz, çatışma kaçınılmaz hale gelir.
Bu nedendir ki, hiçbir zaman anayasalar, kanunlar, yönetmelikler ve uygulamalar toplumun değerlerine, normlarına,inançlarına ters düşmez.Bu kurallar manzumesi, gücünü toplumdan alır ve yine toplumun bu değerlerini özgürce, huzur içinde yaşamalarının, gelecek nesillere aktarılmasının ve geliştirmelerinin de teminatlarıdır. Biz buna toplumun örgütlenmiş biçimi diyoruz.
Bu imkanlara sahip bir toplum asla, bu imkanları bulduğu bir yerde devletiyle çatışma durumuna düşmez , çünkü orada huzur ve güven ortamı vardır.Siyasal sistemler bu kriterlere göre yapılırsa, o zaman bir hukuk devletinden bahsedilebilir.Ama tersi durumda, yani toplumun değerlerine uymayan kanun ve yönetmelikleri dayatırsanız, toplum bundan rahatsız olur, bu durumda kanun devletinden bahsedebilirsiniz ama hukuk devletinden asla. Üstüne üslük bir de bunu modern, çağdaş gibi süslü söylemlerle empoze eder, milleti aptal yerine koyarsanız, buna bir şekilde karşı koyacağı aşikar. Böyle bir sistemin uygulandığı bir yerde suçlu bulmak da çok kolay olacaktır.Çünkü sistemi eleştirenler suçlu duruma düşeceklerdir. Suçlu duruma düşmemek için de “suskunluk sarmalına” girerler veya daha risksiz ortamlarda, arkadaş ve yakın çevrelerde dile getirirler ama aleni olarak söyleyemezler. Bu çok vahim bir durumdur.
Dayatılan sisteme elbette taraf olan olacaktır. Dayatan güçlüdür ki, birilerine bir şeyleri dayatabiliyordur. Güçlü olanın yanında, pay kapma düşüncesiyle yer alanlar da olacaktır elbette. Hatta bunlar, halka modern ve ideal olan amaçlanan insan tipleri ,duruma göre, yeri geldi aydın, yeri geldi halk, olmadı kamuoyu olarak takdim edilebilirler.
Akıl ve bilimin ışığında bakıldığı zaman, bir millet kendi değerleriyle yücelir ve yükselir. Kendinden olmayan başkalaştırır ve yok eder. Çağımızda ülkelerin kültür emperyalizmi ile sömürgeleştirilmekte olduğu dikkate alınırsa, bu konunun ne kadar önem arz ettiği daha da iyi anlaşılacaktır.
Bütün dünyayı kasıp kavuran, modernlik propagandasıyla toplumlara yutturulmaya çalışılan Protestan yaşam biçimi karşısında Türkiye ve Türk toplumu nerede duruyor acaba?
Birey olarak siyasal sistem karşısında tutum ve davranışlarımız, sorgulayıcı mı ? yoksa kabullenici midir?
Önümüzde bir seçim var ve bu bağlamda siyasal partiler propagandalarına başladılar. Propagandalar, ticari alanda kullanılan satış ve pazarlama teknikleriyle belirli siyasal fikirleri kabul ettirmek ve “satmak” için süreçlerdir. Propaganda konusunu bir başak yazımda ele alacağım.Siyasal propaganda insan ruhundaki bütün unsurları istismar eden ve kısa süreli düşünceleri değiştirici bir özelliğe sahiptir. Ama aydınlatma ise,sağlam ve düzgün bir toplum kurmayı amaçlar.Propaganda zihinleri eninde sonunda esir etmeyi amaçlar, aydınlatma ise zihinleri kölelikten kurtarır.
Bu seçime, köle yapmak için,seçmenlerin değerlerini istismara yönelik hamasi nutuk atanlarla ile rasyonel düşünenler ve sağ duyu sahiplerinin söylemleriyle gideceğiz.
Burada dikkate alınması gereken soru şu olmalıdır: Halkını hiçe sayan bir devlet mi, yoksa barış, teknik, bolluk ve adaletin hüküm sürdüğü, kutuplaşmanın olmadığı bir devlet mi, istiyoruz?
Peki, siz hangisini istersiniz?...
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

tercan [ 2007/06/07 21:28 ]
hocam yazılarınız için teşekkürederim. düşüncelerinize katılıyorum artık dünya düzeni sıkıyo bugünlerde türkiye ve türk halkına yapılan haksızlıklarda bizi çok sıkaroldu.sakin ve sessiz bir yaşam istiyorum, bi yörük kızı bulsam alıp kaçacam, çıkacam daglara ormanlara birdaha dönmemek üzere sıkıldım bu haksız adeletsiz ve vijdansızlardan.......
[ 2007/06/03 11:18 ]
hocam biz kazımkarabekirden öğrencileriniz.yazılarınızı okuyoruz. çok beğendik.yorumlarınız bize ışık tutuyor.yazılarınızın devamını bekliyoruz.iyi günler.

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.03 -  Davos ve sonrası…
 2009.01.08 -  Medyada manipülasyon örneği Ergenekon
 2008.12.29 -  Toplumsallaşmak büyük bir değerdir
 2008.12.05 -  Elit Üniversiteler…
 2008.10.01 -  Kartelin telaşı demokratik değil, ticaridir.
 2008.07.31 -  Züğürt tesellisi!
 2008.07.09 -  Dağ fare doğurmamalı, değilse …!
 2008.06.09 -  Gördünüz mü, ülkeyi kim yönetiyormuş?
 2008.05.27 -  Krizin krizi!
 2008.04.01 -  Yüksek Yargı üyelerini halk seçsin!..
 2008.03.15 -  Yeter artık! Rahat bırakın ülkeyi ve toplumu!...
 2008.02.29 -  Bunun adına düpedüz İslam düşmanlığı denir
 2008.02.01 -  Solucan dinini yaşamak laikliğe aykırı mı?
 2008.01.14 -  Değişim….
 2007.12.24 -  Önce eğiticileri ve düzenleyicileri bir düzeltirsek…..
 2007.12.03 -  Liberal Düşünce Topluluğu
 2007.10.27 -  Artık Aklımızı Başımıza Alma Zamanı gelmedi mi, Ne Dersiniz?
 2007.09.28 -  Neyi , Neden Yapıyoruz, Kimin İçin Yapıyoruz Farkında mıyız Acaba?
 2007.09.11 -  Ötekini kabullenmek…
 2007.08.25 -  17 mi Büyük Yoksa 83 mü?...
 2007.08.17 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa- (2)
 2007.08.06 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa-1
 2007.07.24 -  Kimler ve neden kayıp ettiler,ben söyleyeyim mi?...
 2007.07.07 -  Soğan Hikayesi!.....
 2007.06.11 -  İşsizlik ve ÖSS…
 2007.05.28 -  Peki, siz hangisini istersiniz?...
 2007.05.18 -  Korku,…
 2007.05.16 -  PRAMİT!..
 2007.05.15 -  Muhtıra
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com