:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Soğan Hikayesi!..... 
Dr.Ali Can   ( dralican@hotmail.com )



Günümüz insanı genel olarak çabuk etki altında kalmaktadır.Bu nedenle ona kendi düşüncesi diye benimseyebileceği fikirler de telkin etmek ve var olan düşünceleri değiştirmek mümkündür. Propaganda da günümüzde bu amaçla yapılmaktadır. İnsanlar propaganda teknikleriyle , tahrik edilebilirler ve onlara belli refleksler kazandırılabilir.

Geçen çağın hitler ve Lenin gibi ünlü diktatörleri propaganda sayesinde iktidarlara geldiler.İnsanların duygu ve zaafları istismar edilir propaganda da. Büyüklük, erkeklik vs. gibi.
Ülkenin ve milletin geleceğine dönük ciddi politika ve vizyon ve birikimleri olmayanlar, hatta hedefleri olmayanlar vatandaşların zaaf ve sıkıntılarını istismar ile oy avcılığı yapmaya çalışıyorlar. Vatandaş ise tarafı olduğu politikacıların sloganlarını hiçbir ayrıntı bilgiye sahip olmadan diline doluyor ve haklılığını savunma yolunu tutuyor.Ufacık aykırı bir düşünceye karşı söyleyeceği hiçbir fikri yok, rezil oluyor…
Seçim atmosferinin iyice yoğunlaştığı bugünlerde siyasi partiler öyle vaatler ve ithamlarda bulunuyorlar ki, seçmeni gerçekten rencide edici cinsten. İnsanların kronikleşmiş sıkıntılarını sanki bir sihirli değnek ile yok edeceklermiş gibi. Bu yerine getirilemez, en azından bir çırpıda, bugünden yarına vaatler, halkı, seçmeni bir nevi aptal yerine koyuyor. Tutarsız, hesapsız, kitapsız vaatler bunlar. Artık halk her şeyin bir dengede durduğunun bilincinde. Bırakın bu tür inanılmaz vaatleri, gerçekten ciddi, inandırıcı, akla, mantığa uygun proje ve politikaları halka sunun onlarda size katılsınlar.
Ama bu şekilde politikalarla halkın karşısına çıkan sayılı aday var. Bir çoklarını dinlerken, karamsarlığa düşmemek elde değil. Halkın yönetimine talip olan kişinin kendinden, halkından ve onun değerlerinden, dünya politikalarından haberi yok. Bu insanlar mı bizi yönetecek?, önümüzü açacaklar? Bizi bilim toplumuna götürecekler ? diye sormaktan kendimizi alamıyoruz.

İyi bir devlet adamı ve namzedi, her şeyden önce yaşadığı toplumu ve değerlerini kendisi yapmasa da bilmek zorundadır;yaşadığımız dünyanın şartlarını bilmelidir;dürüst, mütevazi ve hoş görülü olmalıdır. Halkını küçümseyen ve onu bir takım sloganlarla ve zaaflarını kullanarak kendi emellerine alet etmemelidir.Vizyon sahibi olmalıdır; toplumun sadece bir kısmını değil, tamamını kucaklayıcı davranışlar göstermeli ve bu kesimlerle rahat ilişki kurabilmelidir.

Şimdi siyasi partilerin propagandalarına bakınca aklıma bu su bizim köyde geçen hikaye geldi..

Bizim köyde bir görme özürlü adamcağız var, “Duran dayı” diye hitap edilen, bu gariban soğanı hiç mi hiç sevmez, ayrıca köy arasındaki yollarda ki taş vs. cisimler onu çok rahatsız eder, bir de başı boş hayvanlar…

Bir gün muzip biri gelir “Duran dayı’ya” muhtar adayı olduğunu ve kendisinin oyuna talip olduğunu söyler. Duran dayı: “Peki muhtar olunca hangi hizmetleri yapacaksın?” diye sorar. Adayımız: “her şeyden önce köyde soğan ekimi ve tüketimi yasaklanacak, köy arasında başıboş hayvan salanların hayvanları satılacak ve mağdura para olarak verilecektir, ayrıca köyde bahçe avlularını yapmayanlar köyden dışarı çıkarılacak”, der. Bunun üzerine duran dayı: “Yaşa, tam benim istediklerim gibi!”, der; adayımızı kucaklar, sırtını okşar ve oyunu kesinlikle vereceğini söyler. Ama bu arada adayımız cebinden bir soğan çıkarır, ayaklarıyla ezer ve duran dayının burnuna tutar. Duran dayı: “kahretsin!, işte bir soğan koktu!”, der.

Görmez ki zavallı, soğanı burnuna tutanın, az önce soğanı yasaklayacağını iddia eden kişinin olduğunu.

İşte Türkiye’nin maalesef politik manzarası…

Bilmem anlatabildim mi?..


Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

Selvi [ 2008/09/03 10:05 ]
Verdiğiniz Örnek çok Harikaydı.TÜRKİYE.'nin Durumunu Çok İyi Bir Şekilde Teşkil Etti Hocam.
hale [ 2007/07/11 15:19 ]
hocam bu kadar yerinde bi örnek verilemezdi herhalde tebrikler..

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.03 -  Davos ve sonrası…
 2009.01.08 -  Medyada manipülasyon örneği Ergenekon
 2008.12.29 -  Toplumsallaşmak büyük bir değerdir
 2008.12.05 -  Elit Üniversiteler…
 2008.10.01 -  Kartelin telaşı demokratik değil, ticaridir.
 2008.07.31 -  Züğürt tesellisi!
 2008.07.09 -  Dağ fare doğurmamalı, değilse …!
 2008.06.09 -  Gördünüz mü, ülkeyi kim yönetiyormuş?
 2008.05.27 -  Krizin krizi!
 2008.04.01 -  Yüksek Yargı üyelerini halk seçsin!..
 2008.03.15 -  Yeter artık! Rahat bırakın ülkeyi ve toplumu!...
 2008.02.29 -  Bunun adına düpedüz İslam düşmanlığı denir
 2008.02.01 -  Solucan dinini yaşamak laikliğe aykırı mı?
 2008.01.14 -  Değişim….
 2007.12.24 -  Önce eğiticileri ve düzenleyicileri bir düzeltirsek…..
 2007.12.03 -  Liberal Düşünce Topluluğu
 2007.10.27 -  Artık Aklımızı Başımıza Alma Zamanı gelmedi mi, Ne Dersiniz?
 2007.09.28 -  Neyi , Neden Yapıyoruz, Kimin İçin Yapıyoruz Farkında mıyız Acaba?
 2007.09.11 -  Ötekini kabullenmek…
 2007.08.25 -  17 mi Büyük Yoksa 83 mü?...
 2007.08.17 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa- (2)
 2007.08.06 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa-1
 2007.07.24 -  Kimler ve neden kayıp ettiler,ben söyleyeyim mi?...
 2007.07.07 -  Soğan Hikayesi!.....
 2007.06.11 -  İşsizlik ve ÖSS…
 2007.05.28 -  Peki, siz hangisini istersiniz?...
 2007.05.18 -  Korku,…
 2007.05.16 -  PRAMİT!..
 2007.05.15 -  Muhtıra
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com