:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Ötekini kabullenmek… 
Dr.Ali Can   ( dralican@hotmail.com )

İnsan toplulukları tarih boyu ötekilerden oluşan toplumlar olmuşlardır.Ötekini ise kabullenme de zorluk çekmiş, onunla beraber aynı ortamı paylaşmaktan korkmuştur.Bundan dolayı da sürekli ötekini yok etme gayreti içine girmiş ve kendisinin ötekini yok etmek için var olduğunu düşünmüştür.Kendisine yararı varsa, bir menfaati olmuşsa, benimsemiş, yoksa dışlamıştır.Kendisi gibi düşünmüyorsa, kendisi için potansiyel tehlike olarak görmüş ve bir şekilde pazifize etmiş veya ortadan kaldırmıştır.Güçlü olanlar veya gücü bir şekilde hile ve yalanla kendi lehlerine çevirenler, azınlıkta da olsa diğerini kendine benzetmeye çalışmış. Bunu yaparken ise her türlü metodu kullanmıştır.Totaliter dediğimiz rejimler buna bir örnektir.Ötekini benimsemeyen ve ondan iğrenen ruha sahip kişilere püriten kültür sahibi kimseler olarak bilinirler.Batıda demokrasi ahlakı püriten kültüre karşı bir hareket olarak ortaya çıkmıştır. Püriten kültürü benimsemiş kişiler baskı, tehdit, sindirme ve korkutma gibi yöntemleri kullanarak dünyayı kendilerine göre doğru, adaletli ve huzurlu yapmaya çalışırlar.Her şeyi iki zıt kutupta ve renkte görürler. Her şeyi zıt kotlar halinde algılarlar: beyaz-siyah, doğru-yanlış, iyi-kötü, dost-düşman ve vatansever-vatan haini gibi. Onların kültüründe gri yoktur. Ya onlar gibi olacaksın ya da orası onlarındır terk edeceksin.Kendisi gibi düşünmeyeni püriten kültürü düşman olarak görür.ayrımcı ve ırkçı bir tutum ve davranışları vardır. Diğer insanlar onların yaşam tarzlarını benimseme ve sevmek gibi bir zorunlulukları vardır.Kendilerini ve dayattıklarını sevmeyen onların düşmanlarıdır. Eğer bir kişiyi kötüler sınıfına dahil etmişlerse, artı o asla iyi olamaz. Bireyin sıra dışı olma özgürlüğünü ve davranışını kötü niyet ve düşmanca olarak algılarlar.Kendilerini her davranışın doğru ölçüsü olduklarını sanırlar. Eğer onlar birilerine iyi diyorlarsa iyidir yoksa kötüdür. Öteki onlar için yoktur.Varsa da artık öteki olmaktan çıkmak zorundadır. Püritenlerin istediği doğrultuda evrimleşmelidir. Aksi durumda yaşam alanları ve inandığı gibi yaşama hakkından mahrum kalacaktır. Bu mahrumiyetler çeşitli kavramlarla belirlenecek, kanunların ruhu unutulacak ve satır aralarından yeni anlamlar çıkartılacaktır. Eğer bulunamazsa da kanun yapıcının niyeti onların istekleri ve beklentileri doğrultusunda okunacak ve mutlaka onların istediği doğrultuda bir hüküm çıkarılacaktır. Yoksa , memleket kaosa sürüklenir.Kendileri gibi olmayanların çocuklarının eğitim hakkı ellerinden alınınca zevk duyarlar,mutlu olurlar ve kendilerini savaş kazanmış komutan sanırlar. “Kamusal alan” saçmalığı ile millet ile kendilerinin arasına bir sınır çizerler bu alanları da yine kendilerine benzemeyen ve öteki olanlardan oluşan güvenlik güçlerine bekletirler. Maşa kullanırlar yani. Püritenlerde mantıksal çıkarımlar, analatik düşünce temelleri yoktur; daha çok ideolojik ve duygusaldırlar .Tartıştıkları kavramlar hep bulanık ve evrensel anlamdan yoksundur. Görüntüleri çağdaş gibi olsa da düşünceleri, statükocu, dogmatik ve gericidir.Geçmişe takılıp kalırlar. Farklılaşmaktan korkarlar.Kendilerinden farklı olanlara da dünyayı dar ederler. Tek yönlü eğitim almışlardır ve dünyayı hep bu pencereden izlerler. Halkı “henüz evrimini tamamlayamamış bir aptal sürüsü “ olarak görürler ve bu nedenle her şeylerine karışırlar: nasıl giyineceklerine, nerde nasıl davranacaklarına, ne düşüneceklerine, nasıl inanacaklarına ve ne kadar inanacaklarına kadar ilgilidirler. Aslında bütün bunlar, sadece kendi mutlulukları içindir.Halktan kendilerini ayırarak, farklı olduklarını ve model alınması gerektiğini vurgulamak isterler. Bunu başarınca da mutlu olurlar zevk duyarlar. Onlar zevk alınca halkta almalıdır, almak zorundadır. Almıyorsa tehlikelidir.Biz de bu püriten kültürün varlığı bir takım aydınlar ve halk tarafından yeni anlaşıldı ve aynı batı da olduğu gibi şimdi bu bencil ve ötekini tanımaz kültüre karşı halkın kendini tanıtması mücadelesi ve çabası var bunda da galip şu an için. Umarım daha da iyi olacaktır; çünkü toplum kim olduğunu, ne yapmak istediğini ve kendisine neler yapıldığını biliyor ve bu ilkelerinin arkasında durabiliyor. Kendi çizgi ve sınırlarını da kendisi çizecektir. Direnme ve kriz ortamına sürüklemeye çalışmak nafile!
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız
Şu ana kadar yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak ister misiniz?

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.03 -  Davos ve sonrası…
 2009.01.08 -  Medyada manipülasyon örneği Ergenekon
 2008.12.29 -  Toplumsallaşmak büyük bir değerdir
 2008.12.05 -  Elit Üniversiteler…
 2008.10.01 -  Kartelin telaşı demokratik değil, ticaridir.
 2008.07.31 -  Züğürt tesellisi!
 2008.07.09 -  Dağ fare doğurmamalı, değilse …!
 2008.06.09 -  Gördünüz mü, ülkeyi kim yönetiyormuş?
 2008.05.27 -  Krizin krizi!
 2008.04.01 -  Yüksek Yargı üyelerini halk seçsin!..
 2008.03.15 -  Yeter artık! Rahat bırakın ülkeyi ve toplumu!...
 2008.02.29 -  Bunun adına düpedüz İslam düşmanlığı denir
 2008.02.01 -  Solucan dinini yaşamak laikliğe aykırı mı?
 2008.01.14 -  Değişim….
 2007.12.24 -  Önce eğiticileri ve düzenleyicileri bir düzeltirsek…..
 2007.12.03 -  Liberal Düşünce Topluluğu
 2007.10.27 -  Artık Aklımızı Başımıza Alma Zamanı gelmedi mi, Ne Dersiniz?
 2007.09.28 -  Neyi , Neden Yapıyoruz, Kimin İçin Yapıyoruz Farkında mıyız Acaba?
 2007.09.11 -  Ötekini kabullenmek…
 2007.08.25 -  17 mi Büyük Yoksa 83 mü?...
 2007.08.17 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa- (2)
 2007.08.06 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa-1
 2007.07.24 -  Kimler ve neden kayıp ettiler,ben söyleyeyim mi?...
 2007.07.07 -  Soğan Hikayesi!.....
 2007.06.11 -  İşsizlik ve ÖSS…
 2007.05.28 -  Peki, siz hangisini istersiniz?...
 2007.05.18 -  Korku,…
 2007.05.16 -  PRAMİT!..
 2007.05.15 -  Muhtıra
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com