:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Bataklık bekçileri 
Memduh Nihat Ada   ( memduh_nihat@mynet.com )


Zihnim bana oyun oynamakla meşgul. Saatin sarkacı gibi iki uç düşünceler arasında gidip geliyorum.

Kendine hükmü geçmeyen insanın bir başkasına nasıl hükmü geçer diye soruyorum kendime? Kendime söz geçiremeyen ben bir başkasına hangi hak ve yetkinlikle söz geçirme telaşındayım. Bu işleri bırakmalı, şapkamı önüme koymalı ve on düşünüp bir konuşmalıyım. Laf salatalığı yapmanın sözü bile olmaz. Bunu çoğunluk yapıyor zaten. Yine çoğunluğun, her konuda, anlatacağı bir anısının olması bunun delil değil midir? Geçenlerde, erkek ağırlıklı bir mecliste, askerlik anıları anlatılıyordu. İş o kadar dallanıp budaklandı ki bayanlardan biri eşinin askerlik anısını anlattı. Ben sustum.

Severek yaralanıyorum. Sevdiklerimin canımı yakmaları Hallaç’ın gül atan dostuna söylediğine benziyor. Şeyma, Lokman, Yaşar, Hakan… Atacaksanız taş atın, gül atmayın!

Yazmak zorunda değilim lakin yazmak ruhumun ateşini biraz olsun söndürüyor.

Zaman ve hayat yeknesak akıp gidiyor. İşsizim. İşsizlik küçük bir problem değil. Öncelikle geçimimi sağlayacak kadar bir iş bulmam gerekirken ben oturmuş yazı yazıyorum. Yazmak, benim gibiler için değil Boğaziçi aşiretine dâhil olanların mesleği-işi olabilir ancak.

H.Miller gibi dilenmeli, J.Genet gibi kaçakçılık yapmalı ya da P.İstirati gibi duvar mı boyamalıyım? Ya da J.Kosinki gibi başıma bir poşet geçirip nefes alıp vermeye son mu vermeliyim?

Bilinçli bir tercih olmamasına rağmen örneklerimin hepsinin yabancı yazarlardan olması ilginç. Niye böyle olduğunu kendime sorduğumda, bizim yazarlarımızın bana safahatı, devletin ve milletin parasıyla geçinip devlete ve millete küfrettiklerini, beğenmediklerini ve yine birçoğunun sanat adına sanat yapıyor olmalarına karşı bir tepkimin geliştiğinin farkına varıyorum. Bizde yazar olmak sınıf farkıdır ve bu fark yazarlarımızın burnunu büyütür. Onlar özel ve kutsanmış insanlardır. Halk sofrasından beslenen yazarımız hemen hemen yok gibidir.

Ahlak, merhamet, sabır, şefkat, incelik yani erdem hep mi kaybeden olacak? Sadizmin isim babası Sade haklı mı yoksa? Ben Müslüman değil miyim ki böyle yazıyor ve düşünüyorum. Elbette ve hamd olsun ki Müslüman’ım. Ve benim ulu Peygamberim ahlakı, merhameti, sabrı öven değil miydi? Ben zayıf ama namuslu insanların Allah’ına inanırken bir kısım insanlar gücü ve kuvveti önceleyen ve namusla pek de işi olmayan bir Allah’a inanıyorlar! Bütün bildiklerimin temelinden sarsılıyor. Yalınayak, baldırı çıplak yollara düşesim ve deliresim geliyor.

Bunca zihni karışıklığımı elimde kitap tamamlıyor:
Daha Baldovineşti’de iken Panait, Dimi dayının ve yakınlarının çetin yaşantısına karışmıştı. Bu yaşantıyı şöyle tanımlıyordu. “Özgürlük kılığına bürünmüş bir tür kölelik.” Çünkü köylünün emeğinin tüm ürünleri –iyi buğday, mısırın en iyisi, inek sütü ve tavuklar- toprak sahiplerine ve Devlet’e olan tükenmek bilmeyen borçların ödenmesi yoluna sömürülüp gidiyordu.
Dayısı bataklıklarda kamış kesmeye sonra da İbrail pazarına satmaya giderken ona seve seve eşlik ediyordu. Fakat Dimi o mahut kamış kesme iznini bir türlü alamadığından, gece karanlığında yola çıkmak ve atların kişneyerek toprak sahibinin dikkatini çekmesini önlemek gerekiyordu. Bir gece, Dimi dayı güzelim aygırının karnını yarmak zorunda kalmıştı çünkü çevrede bir kısrağın kokusunu alan hayvan, havayı uzun kişnemelerle yırtmaktaydı. Bu yaşadıklarını satırlarına şu sözlerle aktarmıştı “hiçbir şeye katılmayan adam.”
“İşte o zaman köyümün yazgısına başkaldırdım: bir bataklık bekçisine fazlasıyla boyun eğmiş durumdaydılar. Fakat çok geçmeden anladım ki bu boyun eğiş evrenseldir ve bataklık bekçileri dünyanın efendileridir.

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

[ 2008/01/22 10:28 ]
sayın ada,
bataklıgın ıcınde olan bırı olarak yazınızıdan zıyadesı ıle hem fıkrım hemde ruhum etkılendı. evet bataklıklar var oldukca oaralara bekcılık edenler elbette kı kendılerını bır halt zannedecekler dır.(devletın kurumlarını kast edıyorum.). batı avrupa ve almanya ozelınde oldugu gıbı en azından yılda bır defa kişilik testi uygulansa calısanlara aslında bataklık bekcısı o kadarda ahım sahım bır sey olmadıgını sıradan bır bekcı oldugunu anlıyacak. devlet hep kendını koruyor bıreyın calısanın ınsanın durumu hıcde onun ıcın onemlı degıl. bır ınsan bolucu,hırsız arsız ugursuz ıse guvenlık sorusturması netıcesınde alınmayacaktır ve bu ıs cıddı tutulur. lakın sız memurıyete baslarken bır saglık kurulundan rapor alırsınız ve psıkıyatra gorunursunuz oylesıne ve saglıklı raporu alırsınız ve 25-30 sene oyle saglıklı(!) devam edersınız.
ve bır gun gucu ele gecırırsenız menfur bır cınayete kurban gıden kıymetlı vatan evladı hırant dınk ın kıymetlı esı rakel ın dedıgı gıbı gucun teroru baslar ve bır zaman sonrada terorun gucu her seye ustun gelır.

sayın ada,
methıyelerden ve mersıyelerden uzak yuregınızın ınıltılerını beynınızın zonklamasını bu kadar enfes yazıya dokmek yurek ıster. sız yazın saymıs oldugunuz buyuklerı kım taktır etmıs kı omru hayatlarında . hegel ın almanyada yasadıgı ve oldugu evı gordum perısanlık ve aclık ıcınde olmus. sız yazın kaybolun yazmada ve aldırmayın zamane ınsanlarına kaybolan benlıklere sadece yazın...cunku yurekten yazıyorsunuz ve acızane cok ıstıfade edıyorum. saglıcakla kalın

kalemınıze saglık
milat [ 2008/01/17 20:14 ]
Anılarının türbedarı adam!

Yaşadığına seviniyorum, ölmediğine hayret ettiğim kadar!

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.12 -  Otur oturduğun yerde
 2008.12.12 -  Kumar oynamıyor musun?
 2008.12.02 -  Biz aşkı Orhan Gencebay’dan öğrendik...
 2008.11.25 -  Su akar yatağını bulur...‏
 2008.09.09 -  Beyaz mendil
 2008.08.16 -  Su toplayan yerimiz, neremiz?
 2008.07.31 -  Yeşil taşı arıyorum
 2008.07.19 -  Yakınlık ne anlama gelir?
 2008.07.01 -  Ben korkağın tekiyim…
 2008.06.23 -  Ninem, ağzına sağlık...‏
 2008.06.16 -  Getire getire bunu mu getirdin?
 2008.06.09 -  Esin Abla ile Halil Emmi
 2008.06.04 -  Bin kaç oluyor?
 2008.05.22 -  Ne budala bir oyun!
 2008.05.14 -  Nasıl kıskanmam?
 2008.04.22 -  Hakemi gözüm ısırıyor!..
 2008.04.08 -  Ellerimi bir çocuğa verdim...
 2008.03.31 -  Çay daveti
 2008.03.24 -  Başka cumartesi
 2008.03.19 -  Bir Zeynep vardı...
 2008.03.15 -  Bacanak kardeşim (2)
 2008.03.06 -  Bacanak kardeşim (1)
 2008.02.29 -  Gül kanayarak açar!
 2008.02.23 -  Kelam bilmeden “kelam” etmek
 2008.02.19 -  Seninle…
 2008.02.16 -  Çiçekçilere uğrayın
 2008.02.11 -  Şenlik yapılsın!...
 2008.02.08 -  Biz ona masal deriz
 2008.01.31 -  Yükseklere nişan alanlar‏
 2008.01.26 -  İnsan bolluğu
 2008.01.17 -  Bataklık bekçileri
 2008.01.09 -  Yorgancı ile kuyumcu
 2008.01.03 -  Geceler içimde hece
 2007.12.28 -  Gülüm
 2007.12.18 -  İş teklifi...
 2007.12.17 -  Korkmak...
 2007.12.12 -  Zarlar atılmıştır!
 2007.12.05 -  Sevgilim olmayan uyku
 2007.11.29 -  Bu kitaplar kaça?-2
 2007.11.19 -  Bu kitaplar kaça?-1
 2007.11.12 -  Nedir baktığın dede?
 2007.11.06 -  Meşguldüm dönemedim, yoğundum yazamadım
 2007.10.29 -  Kızım sana söylüyorum!
 2007.10.21 -  Kalbime sordum
 2007.10.15 -  Rıfat
 2007.10.08 -  Eylül, yine gel
 2007.06.18 -  Hoşçakalın
 2007.06.02 -  Yaşamak galip geliyor
 2007.05.29 -  Orman yanıyordu
 2007.05.25 -  Söyleyeceklerim Var 2
 2007.05.22 -  Söyleyeceklerim var 1
 2007.05.17 -  Üşüyorum kapama gözlerini...*
 2007.05.14 -  Siyah yıldızlar
 2007.05.10 -  Sarhoştan yağ çıkarmak
 2007.05.07 -  İnsan değil misin usta?
 2007.04.30 -  Bir başka zemin...
 2007.04.28 -  Tabanca ile gösterilen penaltı...!
 2007.04.23 -  Güller mi düşüyor gözlerinden?
 2007.04.16 -  Bazı Aşkların Ölümdür Kafiyesi"*
 2007.04.09 -  Her tebessümün kankardeşi
 2007.04.01 -  Ömrümü içine alan parantez
 2007.03.26 -  Bizim mahallenin abisi
 2007.03.19 -  Yandı,bitti,kül...
 2007.03.13 -  Meşgul görünmekten bıktım.
 2007.03.05 -  Cesaretsiz adamın notları 2
 2007.02.27 -  Cesaretsiz adamın notları 1
 2007.02.22 -  Kaç tavuğunuz var?
 2007.02.12 -  Karakış
 2007.02.05 -  Geri dön çocuk!...
 2007.01.30 -  Ya taş, ya kuş...!
 2007.01.22 -  Uykusuzluk neler yazdırıyor insana…
 2007.01.16 -  Güzel abim...
 2007.01.08 -  Güneşin kızını isteyen fare
 2006.12.25 -  Doğum günüm
 2006.12.19 -  Çıldırın!
 2006.12.09 -  Yağmurumuz var
 2006.12.04 -  Bol nahtarlı bir hikaye
 2006.11.27 -  Temayül ve uçurum
 2006.11.20 -  Yazı ve hüzün
 2006.11.13 -  Ve sen...
 2006.11.06 -  Geceydi
 2006.10.30 -  Bir Türk Dört Japon
 2006.10.26 -  Bekliyorum…
 2006.10.16 -  İnadına gülümsemek
 2006.10.11 -  Kardeşimdi...
 2006.10.09 -  Başlarken…
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com