:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

İkincilerin Şerri 
Aydoğan Deveci   ( aydogandeveci42@hotmail.com )

Türkiye yeni bir dönüm noktasında. Ülkemde insanlar kıyafetlerinden dolayı aşağılanmaya devam mı edilecek yoksa eşitlik “Sözde değil özde mi” yaşanacak? Hükümet yıllarca zulüm çeken insanları fark etti, bakalım “Devlet” çözüm üretecek mi?

Tarih; Hikmet ULUĞBAY’ı, Metin BOSTANCIOĞLU’nu, Mesut YILMAZ’ı, Bülent ECEVİT’i; ÖZKASNAK ve BİR Paşaları asla unutmayacak. Devlet BAHÇELİ ise hatasını telafi etme şansına sahip 28 Şubattan kalan tek siyasi lider. Eğer bu treni de kaçırırsa kendi sonunu hazırlamış olacak. Okul önlerinde asker-polis bekletip insan ayrımcılığı yapanlar; “Bu devletin bekası için” demişlerdi. Başörtülü lise ve üniversite öğrencileri Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmasın diye…

Başörtülü öğrenciler devleti yıkmadı ama tarihinin en büyük döviz dalgalanmalarını yaşayan Türkiye ekonomik olarak çöküşün eşiğine geldi. Tabi bu ekonomik manüplasyonlardan köşeyi dönenleri ise millet hiçbir zaman tanıyamadı. Zira televizyon kanalları ve gazeteler Fadime Şahin ile Müslüm Gündüz izlettiriyorlardı.

Ülkemde insanlar örtünmekle gerici, Amerikalı gibi giyinerek de çağdaş oldu. Bir başka değişle Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’yu kan gölüne çeviren emperyalistlerin giyim tarzı modern, onlarla kahramanca savaşan, Şerife Bacı, Kara Fatma, Nene Hatun gibi analarımızın kıyafeti ise “İrticai” ilan edildi. Başımı örtmek dinimin gereğidir diyenlere sen ülkeyi geriye götürmek mi istiyorsun dendi. Hatta Süllü “Suudi Arabistan’a gitsinler” önerisinde bulundu. Yani din ile cumhuriyet karşı karşıya getirildi. Basın ve köhne siyaset hep başroldeydi.

Oysa insanlar din elden gidiyor diye savaşmışlar, şehit düşmüşlerdi. Sayın Savcı’nın pek beğendiği 1924 Anayasasının 2. Maddesi Devletin dini İslam’dır demiyormuydu? Bunu laikliğe karşı bir mücadele olarak yazmıyorum, İslam’ın Cumhuriyetle bağdaşmayacağı görünüşünü ortaya atanlara bir cevap olarak sunuyorum. İslam bir tehdit değil Rahmettir.

Başörtüsü siyasi simgedir geyiğine gelince. Bu gün biliyoruz ki CHP ye oy veren bayanların %40’ı başörtülü. Başını örtenler burada CHP yi mi çağrıştırmak istiyorlar? Öte yandan Türkiye’de siyasi simge taşımak suçsa Ülkücü kardeşlerimizin dudakların kenarından aşağı uzanan bıyıkları hiç kovuşturma konusu olmuşmudur? Solcu ağabeylerimizin sözleşmişçesine dudaklarından ağız içine inen bıyıkları siyasi simge değil de nedir?

Yaşananın adı tahammülsüzlük. “Bu benden farklı o zaman kötüdür” demekten başka bir şey değil. Tabi ayrımcılık laf olsun diye üretilmiyor. Hedef her zamanki gibi bölmek. Başörtülü kız kardeşle ağabeyin arasını açmak, üniversitede öğrencileri karşı karşıya getirmek, mahallede komşuları birbirine düşürmek…

Ak Parti bu oyuna gelmeyeceğe benziyor. Seçimde yelpazesini genişletmiş olması; bir bakıma “Türkiye mozaiğini” çağrıştırması anlamsız değil. Sol görüşlü, mütedeyyin, Alevi, Sünni hemen herkes Ak Parti’de kendine yer ve makam bulabiliyor. Ak Parti’nin aldığı kararlarda böylesi bir süzgeçten geçiyor. Yıllar yılı memleketin el sürülemez konularından olan, Özgürlükler, Alevilik, Başörtüsü meselelerine yönelik çözüm önerileri ve uygulamalar ortaya koyabiliyor. Tabi bu sorunlardan nemalananlarda basıyor feryadı.

Pazar günkü Zaman gazetesinden iktibas ettiğim bir haberle son veriyorum yazıma. “Tesettürlü kıyafeti sebebiyle geçtiğimiz hafta Amerika’daki atletizm müsabakasından men edilen liseli Müslüman kız, özgürlük mücadelesini kazandı. Karara itiraz ederek yeniden yarışma hakkı elde eden Juashaunna Kelly, Çarşamba günü piste geri döndü. 300,500 ve 3,200 metrede mücadele eden Kelly, kendine ait üç rekoru kırarak bütün yarışmalarda birinci oldu. ABD kamoyu da Theodore Roosevelt Lisesi’nde okuyan genç sporcuya büyük destek verdi. Cumartesi günü Kelly’yi yarıştan diskalifiye edenler ayrımcılık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı…”

Sakın Amerika’da başörtülü koşuluyormuş Türkiye’de niye yok diyecek kadar aciz bir tavır içinde olduğumu sanmayın. Eğer teslim edilmesi gereken hak ise, menşei araştırılmaz teslim alınır. Altını çizmek istediğim üç konu var. Birincisi adaletsizliğin her yerde ve her zaman olabilmesi. İkincisi ise adaletsizlik karşısında dik duranların eninde sonunda kazanacakları üçüncüsü ise adaletsizliğin sebepsiz yere yapılmayacağıdır. Sizce Kelly’yi yarıştan men edenler birinci olacağını bilmiyorlarmıydı? Rekortmen yarışa katılmazsa kim birinci olacak? Elbette ikinci… Allah memleketi ikincilerin şerrinden korusun.
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 1 yorum yapılmış )

eleştirMEN [ 2008/01/26 15:36 ]
sayın başkan, doğruları söylüyorsunuz ama çevrevenin tamamına daha iyi bakmanızı öneririm.

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.15 -  MÜSİAD Farkı
 2009.02.13 -  “Biri Şu Kadına Haddini Bildirsin!”
 2009.01.18 -  KIRILMA NOKTALARI
 2009.01.06 -  Şehid çocukların ülkesi Filistin
 2008.12.23 -  Pabucu Pahalı Gazeteciler
 2008.12.17 -  Sayın Başbakanım Havva Hanımın Memleketine Hoş Geldiniz
 2008.11.28 -  BIÇAK SIRTI
 2008.11.24 -  YEREL SEÇİM ve ADAYLAR
 2008.11.09 -  ÜZMEZ’Mİ? ÜZÜLMEZ Mİ?
 2008.11.02 -  “APOKRİFAL”
 2008.10.20 -  KUR’AN İLE KONUŞMAK
 2008.10.12 -  Paşa-Golf-Atilla Kart
 2008.10.08 -  enderesan!
 2008.10.06 -  KARŞEHİR
 2008.09.21 -  “Beyaz Gömlek”
 2008.09.16 -  Hakkınızı helal edin Salih müdürüm
 2008.09.14 -  HU – KUK - LA
 2008.09.07 -  Saat 23.00, telefonda Mehmet Hançerli
 2008.09.03 -  “Allah ile aldatmak”
 2008.08.29 -  Maskeler
 2008.08.25 -  “Bekle buğday tanesi”
 2008.08.03 -  3 yüz 1 surat
 2008.07.28 -  “Haydi babası onu okula gönder”
 2008.07.24 -  Garabet
 2008.07.19 -  "Tehlikenin Farkındayız"
 2008.07.13 -  Sigara Yasağı
 2008.06.29 -  Daltonlar
 2008.06.23 -  Geyik – gerçek
 2008.06.17 -  Yüzleşme
 2008.06.11 -  Tebrikler Atilla Kart
 2008.06.07 -  Bu bir suç duyurusudur
 2008.06.01 -  Önder uyumlu cep telefonları
 2008.05.29 -  Atilla Kart'ın Önder Sav açıklaması
 2008.05.26 -  Akkurtlar
 2008.05.22 -  Önder'in Sav'ına ne diyeceksin Atilla Abi
 2008.04.07 -  “Vatan Size Minnettardır”
 2008.03.23 -  Bir devrin tasfiyesi
 2008.03.09 -  Atilla Kart’ın Mektubu
 2008.03.02 -  Arka Bahçeler
 2008.02.25 -  Atilla Kart’tan Beklenen Sorular
 2008.02.10 -  CİĞER MESELESİ
 2008.01.30 -  Baykal’ın Aşuresi
 2008.01.28 -  Özel İdare Toplantısı ve Hava Kirliliği
 2008.01.24 -  enderesan!
 2008.01.21 -  İkincilerin Şerri
 2008.01.10 -  Onun Koltuğu Var! Özel mi özel
 2008.01.07 -  “Ay doğsun” üzerinize
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com