:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

OKS Anneleri ve Babaları 
Hakan Bahçeci   ( hakanbahceci@mynet.com )


Son yılların vazgeçilmez ekran alışkanlıklarından biri olan dizilerden birinin adı; OKS Anneleri. Dizide Ortaöğretim Kurumlar Sınavına hazırlanan bir grup son sınıf ilköğretim öğrencilerinin yaşadıkları hikâye ediliyor. Bu öğrenciler gerek iç dünyalarında, gerek okullarında gerekse aileleri ile ilişkilerinde oldukça dikkat çekici gelişmeler yaşıyorlar.

Dizinin sınava hazırlanan öğrenci aktörleri çevrelerindeki tüm yaşayanlar tarafından tam bir yoğunlaştırılmış bir program ile sınava hazırlanıyorlar. Aileler, işi öyle önemsiyorlar ki, tarifi çok zor; çocukları rahat etsin diye büyük kızlarını arkadaşının evinde kalmasına razı oluyorlar, yine aynı kız çocuğu ilgisizlikten hırsızlık gibi yollara sapınca annesi, sınava hazırlanan çocuk etkilenmesin diye durumu ne babaya ne çocuğa bildirmiyor. Evde fısıltıyla konuşuyor, af edersiniz ebeveynler yataklarını ayırıyor, bir neti arttı diye çocuğa edilmedik övgü bırakılmıyor.

Sınava hazırlanan çocukların anneleri kendi aralarında OKS Anneleri diye bir dernek bile kuruyorlar. Tabiri caizse kırkından sonra tekrar soru ve test çözmeye başlıyorlar. Çocukları tuvalete bile test kitabıyla sokuyor, resim dersi yaptı diye resim dersi öğretmenine kızıyorlar. Başka bir aile, deneme sınavlarında netleri düştü diye çocuğu psikologa götürüyorlar, hadi destek için diyeceğiz ama doktora ilk söyledikleri cümle şu; “Doktor Bey lütfen çocuğumuzun netlerini yükseltin.” Yemek yerken, otobüste iken, uyumadan önce günde her vakit test çözdürüyorlar çocuklarına. Oyun oynamak, sinemaya gitmek, televizyon seyretmek gibi etkinlikler hepten yasak. Dershane, kurs, özel ders derken çocuklar sınava kalan günleri sayarak saatlerini geçiriyorlar.

Bahsettiğimiz elbet bir dizi ve duruma uygun bir ticari mantık güdülmüştür. Bununla birlikte hikâye esasen gerçek hayatta olanlardan esinlenmiştir. Bugün çocuklarımıza biçtiğimiz hayat ve yaşam tarzı kesin ve kalın sınırlarla çizilmiş sanki.

Eğitim önemli bir süreçtir, uygulanan müfredat ve program aynı olsa da oldukça farklı tip ve özelliklerde bireyle karşılanmaktadır. Çünkü eğitimin hedefi insandır. Eğitimin en basit tanımında bile bireylere istendik davranışlar kazandırılma ifadesi yer alır. Bu durumda istediğimiz, çocuklarımızın beş seçenekten doğru olanı bulmalarını sağlamak ise dizi oldukça doğru yürüyor demektir. Çocuklarımızdan istediğimiz sadece bu mu?

Eğitimle bir sonraki nesle bilgi birikimi, tecrübe ve bir yaşam tarzını bırakmış oluruz. Henüz birinci sınıfta amansız bir hızla başlayan yarış çocuklarımızı ne kadar doğru olarak hayata hazırlıyor acaba? Yarış acımasız olduğu kadar zor ve ezici. Eğitime katılamayan çocukların bu yarışta başlamadan yenildikleri varsayılabilir.

Çocuklarımızın başarıları, girdikleri bir sınavda çıkardıkları netlerle ölçüldüğünden beri yarışta var olma çıtası yükselmeye başlamıştır. Yüz soruluk bir sınavda doksandan fazla net çıkarıp ilk otuza bile giremiyorsanız ölçme ve değerlendirmeyi nasıl doğru yaparsınız?

Henüz çocuk, henüz gençliğinin ilk yıllarında belki yeterince gülemeden yeterince oynayıp eğlenemeden zamanının çoğunu A ve E seçenekleri arasında tercih yaparak geçiren öğrencilerimiz bireysel özgürlüklerini, öz kişiliklerini nasıl yaşayıp yansıtabilecekler? Meşhur örnektir, üç tarafı su ile çevrili bu topraklarda neden başarılı yüzücüler yetiştiremiyoruz? Diye. Konuyu paylaştığınızda öğrenci sayısının çok fazla olduğu ama ihtimallerin çok az olduğu savı ile karşı karşıya kalıyoruz. Doğrudur. İyi bir ilköğretime gidip “ki başka bir mahallede ün yapmış bir okula nakil gitmek için ne kadar para verdiğini ifade edenler var” sıkı bir hazırlıkla iyi bir liseye girip yine sıkı bir çalışmayla, doğru bir tercih de yaparsa, iyi bir yüksek öğretim programına girilebilir. Geride kalanlar gerçekten geride mi kalmış olacaklar, yenilmiş mi olacaklar yani hayata yenik mi başlayacaklar?



Olayı ve durumu fazlaca dramatize etmiş olduğum düşünülebilir. Ancak bir çocuk oyun oynarken de eğitilebilir, sekiz yaşındaysanız sekiz yaşında gibi davranmalısınız, değil mi?



Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

T.Dündar [ 2008/02/04 12:09 ]
merhabalar efendim,yazınızı okuduktan sonra aylardır içimde kalan ve beni dahşete düşüren bir durumu anlatmak istedim...maalum çoğumuz biliyoruzdur büyük alışveriş merkezlerindeki çocuk oyun alanlarını,hani 50 metrekarelik...hani paralı olan...hani dakikayla sınırlandırılan...yani çocuğa diyoruz ki sen 10 dakika mutlu olabilirsin çocukta bir zıpzıp'a bir tırmanma setine bir balon havuzuna...ve dakika doluyor çocuğu ağıt figan dışarı koyuyorlar..ve çocuk genelliyor..mutluluk parayla,sınırlı alanla, ve sayılı dakikayla olan birşeydir.(tabii parası olmadığı için içeriye hiç giremeyen çocuk konusunu açmıyorum bile)mevlananın bir benzetmesi vardır;bir testiye ilk hangi suyu çektirirseniz iliklerine kadar çektiği suyla kalır içine başka hiçbirşey çekmez,yani temiz bir suysa ilk çektiği bir balçığın ortasına dahi koysanız içine çekmez,ama ilk çektirdiğiniz su pis ise isterseniz bin kere yıkayın temizlenmez,işte eğitimde böyle birşeydir..çocuğun dünyasına en önemli neyi koyuyorsak 20 yıl sonrasındada çocuk tıpkı yankı gibi onu getirecektir bu sebeple size tamamen katılıyorum...
bir baba [ 2008/01/30 23:10 ]
sayın yazara hak veriyorum, şahsen çocuklarımızı sadece kazananların konuşulduğu ve kaybedenlerin başka yarışlara sokulduğu bir sistemde koşturuyoruz. Ama diğer yandan onların iyi bir eğitim almalarını istiyoruz, en iyi imkanları sunmak istiyoruz velhasıl hassas bir denge tutturmak zorundayız...

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.17 -  Göçmen Kuştu Kalbim
 2009.02.08 -  Marslı Haciz Memuru
 2009.01.30 -  Plazma Hayatlar
 2009.01.12 -  İntikam Nasıl Yenir?
 2008.12.29 -  Kafatasındaki Kemik
 2008.12.17 -  Yemekteyiz
 2008.12.01 -  Tokatlı Burhan Bey
 2008.11.15 -  Merhametsiz Vicdan
 2008.11.02 -  Kim Çıkardı Şu Krizi?
 2008.10.24 -  Af Çıkmış Neyime?
 2008.10.14 -  İnşallah Umarım
 2008.10.04 -  Ferhunde’nin Suçu Ne?
 2008.09.23 -  Fener sönerse gemi kaybolur
 2008.09.16 -  Doğan’ın suçu ne?
 2008.09.09 -  ‘Ay’ Nasıl Tutulur (2)
 2008.09.01 -  ‘Ay’ nasıl tutulur (1)
 2008.08.24 -  Kadeh Meselesi
 2008.08.17 -  Cami ve Çocuk
 2008.08.10 -  Yarım Aşk Cümleleri
 2008.08.03 -   İnsan yetiştirmek zor iş
 2008.07.23 -  Aşk, değer olabilir mi?
 2008.07.12 -  Kim için ölmek…
 2008.07.04 -  Üç güzel ay…
 2008.06.28 -  Final oynasaydık…
 2008.06.21 -  Medya, medyanın neresinde?
 2008.06.10 -  Karamsar da değiliz ama…
 2008.06.05 -  Küçük dağlar
 2008.05.23 -  Neyle ilgilenirsin sen?
 2008.05.09 -  Yüreğim dolu sesinle…
 2008.05.02 -  Şu provoke dedikleri…
 2008.04.25 -  Çocuklar; Evimizin neşesi
 2008.04.18 -  Seksen üç yaşında genç
 2008.04.10 -  Özgürlük Neye Yarar?
 2008.04.02 -  Şimdi Ne Olmayacak?
 2008.03.24 -  Gün Şiirinse
 2008.03.16 -  Bak Şimdi Şu İşe
 2008.03.12 -  Hesapta Çocuklar da var mıydı?
 2008.03.03 -  Bu Şehre Yağmur da Yakışır
 2008.02.22 -  Modernizmin Kadın Unsuru
 2008.02.16 -  Beyaz Çarşaf Herkese Lazım
 2008.02.07 -  Medeniyet Tasavvurunda Dil…
 2008.01.30 -  OKS Anneleri ve Babaları
 2008.01.22 -  Örtülü Meseleler
 2008.01.10 -  Karayollarının Açıklaması: Dönel Kavşak
 2008.01.02 -  Saymayayım dedim ama…
 2007.12.28 -  Safahat’a Dair
 2007.12.25 -  Bayramlık Hikâyeler
 2007.12.17 -  Yüreği de Beyni de Mümin Aydın
 2007.12.10 -  Arka Kapak Güzeli ve Heykel
 2007.12.05 -  Aman Ha Türban
 2007.11.28 -  O yana da Bu yana Salla
 2007.11.22 -  Kulağında Küpe Olsun
 2007.11.13 -  Karşı Medeniyet ve Marx
 2007.10.30 -  Alâeddin Tepesi ve Çin Usulü
 2007.10.21 -  İtirazım ya da ihtiyacım var
 2007.10.14 -  Bu Bayram on üç eksiğiz
 2007.10.03 -  Aşağı Mahalleyle Maç Var
 2007.09.21 -  Esas Kanun ya da Esaslı Yasa
 2007.09.13 -  Dizi Dizi Diziler
 2007.09.06 -  Güllü Özdeyişler
 2007.08.27 -  Oyunu Bozan Kim?
 2007.08.24 -  Kaç Ölü Kaç Yaralı
 2007.08.16 -  Sizce Kim Hayırla Yâd Edilecek?
 2007.08.10 -  Fedakâr
 2007.08.01 -  Seçim Biteli Ne Kadar Oldu?
 2007.07.23 -  E Şimdi Ne Olacak?
 2007.07.18 -  Siyasetin Doğrusu
 2007.07.11 -  Aman Uzlaşma!
 2007.07.10 -  Türbanlı Seni Döver
 2007.07.03 -  Dededen Kalma Partici
 2007.06.26 -  Kamyoncu İlyas Amca
 2007.06.16 -  Kaos
 2007.06.07 -  Reklam Arası
 2007.06.01 -  Namaz
 2007.05.28 -  Birleşme mi, Ayrılma mı?
 2007.05.22 -  Süt
 2007.05.16 -  Onlar Cıss!
 2007.05.14 -  YÖK Başkanını da Halk Seçsin
 2007.05.09 -  Acılar Toplamı
 2007.04.30 -  Dik Geldi
 2007.04.26 -  Bizi Bize Hatırlat Efendim
 2007.04.20 -  Yazı mı,Tura mı?
 2007.04.09 -  Hangi Balon Patlar?
 2007.03.26 -  Isınmaya Başladık...
 2007.03.15 -  Cep Telefonlarını Sessize Alalım
 2007.03.07 -  Aman Dikkat Edin, Tehlikedesiniz…
 2007.02.26 -  Duble Cahillik
 2007.02.15 -  Cıvık Ne Demek?
 2007.02.03 -  Anlıyormuş Gibi Yapmak
 2007.01.25 -  Elmayı Nasıl Soyarsınız?
 2007.01.16 -  Hayırlı İşler Hacı Abi
 2007.01.04 -  Temiz Yıllar Konya
 2006.12.14 -  Madem 2007 Mevlana Yılı
 2006.12.05 -  Gönül Ne İster?
 2006.11.29 -  GEÇ KALMIŞ BİR TEŞEKKÜR
 2006.11.20 -  Ahu Gitmiş Vahı Kalmış…
 2006.11.10 -  Yolsuzluğu Yapanlar Ortaya Çıksın
 2006.11.02 -  Dimyat Pirinci Yemesek Olmaz mı?
 2006.10.27 -  Beyşehir Gölsüz Göl Beyşehirsiz Olmaz
 2006.10.16 -  Yalanın Yalanla İmtihanı
 2006.10.06 -  Avrupa’da Başarılı Olabilir miyiz?
 2006.09.29 -  Osmanlı Askeri Fast Foot Yer miydi?
 2006.09.21 -  Kim Saldırdı Kim Savundu?
 2006.09.14 -  Barbili Ayakkabı Barbili Çanta
 2006.09.01 -  İnşaat Kalıbı Değil Düşünce Kalıbı…
 2006.08.24 -  Mangal Yakmadan Piknik Olur mu?
 2006.08.14 -  Sen Hiçbir Şey Yakalayamazsın!
 2006.08.02 -  Kaç Puanla Nereye Giderim?
 2006.07.21 -  Bir çocuk olmak Ortadoğu'da
 2006.07.12 -  HOCAYA GİDENİNİZ VAR MI?
 2006.07.04 -  NEZAKET VE YARDIMSEVERLİĞİN KONYASI
 2006.06.21 -  SEZON FİNALİ; ÖSS SINAVI
 2006.06.08 -  Kimin havası ısındı?
 2006.05.30 -  KORKULARIMIZDAN NE ZAMAN ARINACAĞIZ?
 2006.05.18 -  KUŞKU İLE YAŞAMAYIN
 2006.05.12 -  Onlar düşmezse Konya şampiyon olmalı
 2006.05.02 -  Onlar erkekse bu kadınlar ne?
 2006.04.25 -  NE KADAR İNSAN HAKKI O KADAR SAYGI
 2006.04.06 -  DENİZİN BİTTİĞİ YER
 2006.03.24 -  Zafer'de yürüme taktikleri
 2006.03.15 -  NEDEN OKUMA(MA)LI?
 2006.03.06 -  AMAN DOKTOR CANIM DOKTOR
 2006.02.22 -  GÜÇLÜ DEVLET OLABİLMEK
 2006.02.10 -  KARİKATÜR ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ?
 2006.02.01 -  SARIŞIN MI APTAL ESMER Mİ ZEKİ
 2006.01.23 -  BEN DEDİYDİM ZAMANI
 2006.01.19 -  TESCİLLİ GÜZEL HÜLYA
 2006.01.07 -  GARİP GRİP
 2005.12.30 -  KAPAT(MA)
 2005.12.17 -  İNSAN HAKLARI İHLALİ
 2005.12.07 -  ŞİDDET SEVER MİYİZ?
 2005.11.30 -  ŞUNDA DA DEĞİL BUNDA DA DEĞİL
 2005.11.18 -  BU ÇELİŞKİ BİZLE ÇELİŞMEZ Mİ?
 2005.11.07 -  ISIRAN MI ISIRTAN MI SUÇLU?
 2005.10.28 -  Bunlara bi dayak atacan...
 2005.10.20 -  Kurtarın Rektörü
 2005.10.12 -  Ramazan televolesi de ne demek?
 2005.10.06 -  Müzakerelerin başlaması Anelkan’ın golünü siler mi?
 2005.09.28 -  KONYANIN TURİZM UFKU
 2005.09.19 -  EĞİTİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
 2005.09.09 -  RÜYANIN SONU VE GÜÇSÜZLÜK
 2005.09.01 -  GÖZYAŞININ RENGİ YOK…
 2005.08.22 -  İzmir'i bilirsiniz ya Konya'yı?
 2005.08.10 -  Konya, fırın kebabı ve kalite
 2005.08.02 -  İŞ VE ELEMAN ARAYANLAR
 2005.07.25 -  NEDEN DİN GÖREVLİLERİNE İHTİYACIMIZ VAR?
 2005.07.19 -   KLİP SEYRETMİYORUM
 2005.07.08 -  KONYA VE BU KENTİN RUHU
 2005.06.29 -  KONYALI OLMAK
 2005.06.17 -  YAZ TATİLİNDE ÖĞRENCİ NE YAPAR?
 2005.06.07 -  NEYE KARŞI OLDUĞUNU BİLMEK
 2005.05.26 -  TAKIM TUTMAK
 2005.05.14 -  BİLİMSEL KARGAŞA
 2005.05.03 -  SEN Mİ BEN Mİ?
 2005.04.27 -  POLİTİKA YALANCILIK DEĞİLDİR
 2005.04.21 -  NE KUTLU BİR DOĞUM NE KUTLU BİR GECE
 2005.04.11 -  UMDUKLARINIZ ÇIKTIMI
 2005.03.23 -  BAHAR NEVRUZ VE BAYRAK
 2005.03.17 -  LÜTFENİ ESİRGEMEYİN
 2005.03.07 -  Sahtenin Karesi
 2005.03.01 -  POLİTİKADA HAREKETLİ GÜNLER
 2005.02.22 -  Aşure ve Paylaşmak
 2005.02.15 -  ÖĞRENCİ AFFI
 2005.02.09 -  SUÇUMUZ ARTIYOR
 2005.01.27 -  SİNEMA SİNEMA
 2005.01.18 -  KARNE ALDINIZ MI?
 2005.01.10 -  Din Elden Gider mi?
 2004.12.28 -  FUTBOL-İDDİA-TERÖR
 2004.12.20 -  Alınan Tarih Bir Başarıdır…
 2004.12.10 -  AB'ye Girdik Diyelim!
 2004.12.03 -  AB YE GİRELİM Mİ,GİRMEYELİM Mİ?
 2004.11.26 -  HANGİ ÜNLÜ HANGİ ÇİFTLİKTE?
 2004.11.17 -  Bayramda Ne İkram Ettiniz?
 2004.11.08 -  Yediklerimize ne kadar güveniyoruz?
 2004.10.28 -  KONYA/SPOR NEDEN ÖNEMLİDİR?
 2004.10.19 -  Down Olmak Üzerine
 2004.10.11 -  Avrupalı Lider
 2004.09.30 -  LİSE Mİ DERSHANE Mİ
 2004.09.21 -  Radyo Dinliyor musunuz?
 2004.09.06 -  Klibine Bak, Kasetini Al
 2004.08.31 -  Sen rezil ol, ben olmadım
 2004.08.23 -  Kazanmak güzel ya kaybetmek?
 2004.08.17 -  Konyada Yaz Tatili Ve Konya Geceleri
 2004.08.03 -  Kullan At Gelsin Sıradaki
 2004.07.21 -  Kamusalıma Dokundurtmam
 2004.07.17 -  Açın Başınızın İçindekileri Görelim
 2004.07.04 -  Hangi Hak, Hangi Hukuk
 2004.06.29 -  Toz Duman Siste Olsa Ortalık...
 2004.06.23 -  Meşhur Olma Sevdaları.
 2004.06.15 -  Medrese / Manastır
 2004.06.11 -  Kim Bu Caner? Kim Bu Tulin?
 2004.06.03 -  Dizi Reklamlar
 2004.05.31 -  Güvenilir Olmak Kadar Güzeli Yok!
 2004.05.23 -  GERİLİM HATTI
 2004.05.18 -  İHL MEZUNUYUM
 2004.05.16 -  BU SINIRI KİM ÇİZİYOR
 2004.05.09 -  İlk Yazı
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com