:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Baykal’ın Aşuresi 
Aydoğan Deveci   ( aydogandeveci42@hotmail.com )


Son yıllarda çok içten kutlanır oldu Aşure Günü. Mutluluk verici değil mi? İnsanlarımız değerlerine sahip çıkıyor. Kimileri sahip çıkmasa da akan suyun önünde durulmaz misali geleneklerine bağlı lideri oynuyor. Ne güzel tatlıdır aşure. Hafiftir öncelikle; rengarenktir. Tabi aşureyi aşure yapan ustasıdır. İçinde malzeme bol nasılsa denip gelişi güzel boca edilmez zerzevat. Usulü vardır, miktarı vardır…
Türk siyasetinin ustalığı tartışılmaz liderlerindendir Deniz Baykal. Ustadır da neyin ustası? Bu tartışılır. Zira hiçbir köylünün ağzından “Aha şu hizmette Baykal efendinindir” lafı duyulmamıştır. Geçen Pazar Karacaahmet Cemevinde aşure kaşıklarken görünce Deniz Beyi tamam dedim olsa olsa aşure üstadıdır muhterem.
Deniz Bey’in aşuresinde neler var bakalım. Bir kere kullanılacak bakliyat, meyve, kuruyemiş yıllanmış olacak. Taze olursa hazret ayak uyduramaz. Fasulyeler, nohutlar en az 80 yıllık olmalı. Çok mu gaz yaptırır? Yaptırsın bre; gaz gürültüsü kimilerine hoş gelir. Fındık fıstık da öyle; 70 yıllıktan aşağı kurtarmaz. Ama tadı acı olur? Olsun bre olsun; Denizim aşure yapsın da varsın tadı acı olsun. Sonra şeker yerine tuz, portakal kabuğu yerine sirke dökülecek. İyi de kardeşim mide kaldırır mı bunu! Her şeyi ziyan ettin. Zaten amaç bir şey üretmek değil iş yapıyor görünmek. Aşure ziyan olmuş, tadı bozukmuş ne gam…
Bir de aşure kasede durduğu gibi durmuyor. Kunduracı esnafı misali aşureyi çala kaşık götüren Baykal efendi hazır basını da bulmuşken bir rejim bunalımı çıkarayım da kısa günün karı olsun diyor. Nohutu ve fasulyesi bol aşurenin etkisiyle başlıyor anlatmaya: “Herkesin özgürce yaşamasına, inancına ve kılık kıyafetine saygılıyız. Kimsenin kılığına kıyafetine karışma hakkı hiçbirimizde yoktur. Ama devletin belli bir kılığa sokulması ise son derece yanlış…” İyi de o zaman sorun ne? Bırakın insanlar arzu ettiği gibi giyinsin. Bay Baykal bunları söylerken yanı başında İstanbul Üniversitesi eski Rektör Yardımcısı ve tarihimize kara leke olarak kaydı düşülen “İkna odalarının” mucidi Nur Serter var.
Hızını alamayan aşure üstadı devam ediyor: “Devleti bir kimliğin haline getirirsek o zaman en büyük ayrımcılığı ve bölücülüğü resmi devlet eliyle yapmış oluruz.” Duy da inanma! Yahu siz değimliydiniz “Kamusal alan” zırvasını icat eden. Milletin vergisi ile yapılan binalara millet-i asliyi sokmayan. Başı örtülü diye şehit anaları orduevlerinden dışarı çıkarılırken neredeydiniz. Ekliyor Bay Baykal: “Devlete üniforma giydirmek, devleti bir inancın simgesi haline dönüştürmek, o inancın dışındaki insanları dışlamak demektir. Şimdiye kadar, devletin üniforması yok diye herhangi bir sorun mu çıktı? Şimdiye kadar kimse fark etmedi de şimdikiler mi fark ediyor. Ağzımızın tadını ve huzurumuzu bozmayın.”
Baykal’ın ağzının tadına düşkün olduğunu biliriz. Ama üstat (!) milletin ağzının tadını bilir mi? Hiç zannetmiyorum. O’na göre sorun yok. Vatandaşın kızı çok akıllıymış, okulunda birinciymiş, öğretmenlerinin sevgilisiymiş; üniversite kazanmış tıp okuyacakmış, engellenmiş… Deniz Beyin umrunda mı? Fakültenin kapısında “Seni okula almayız” demişler kıza. “Neden?” Demiş. “Senin başında örtü var! Hani Kurtuluş Savaşında mermi taşıyan analarımızın bacılarımızın başında olandan, bu milletin özgürlük sembolü olan örtüden, çıkartman lazım onu” Neden ama? “Devlet yıkılır, laiklik çöker, “Huzurumuz kaçar”… Ne bileyim yahu Baykal böyle diyor işte.” “İyi ama bu Allahın emri, Anayasa din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alıyordu hani? Ben kimsenin giyimine karışmıyorum.” “Yassak kardeşim” deyip göz yaşları içinde genç kızın okuma hakkını elinden alıvermişler. Baykal ve avanesine göre bu sorun değildir sevgili okurlar.
Dini simgeler günlük hayatta kullanılamazmış, o yüzden başörtüsüne karşılarmış. Yoksa onlar için problem yokmuş. Baykal’ın konuşma yaptığı kürsünün arkasında pala bıyıklı fötr şapkalı bir Alevi Dede’si bulunuyordu. Giyimleri bu şekildedir Dedelerin. Bu güne kadar İslami kesimden de niye bu adamlar Yahudi din adamların dini kıyafeti olan fötr şapkayı tercih ediyorlar diyen olmamıştır. Ancak bu kıyafet bir cemaat simgesidir. Garip olan CHP bu işlere karşıyken ne olmuş da Nur Serter’in den İlhan Kesici’sine, Ali Topuz’undan Mehmet Sevigen’ine bu dini kisveden rahatsız olunmamış, aşureler kaşıklanmıştır. İşin aslı şu, İslamın başörtüsü CHP’lileri hasta ediyor, Yahudinin fötr şapkası ise kendilerini bulmalarını sağlıyor.
Sol okumuş adam işiydi eskiden. Okumuş adam alınıp satılamayan adamdı. Dik durur eğilip bükülmezdi, ilkeleri vardı. Ezilenin yanında, ezenin karşısındaydı. En azından böyle bilinirdi memlekette. Tarih, vaktiyle solun kaydını böyle düştü... Bugüne gelince: CHP sol partiymiş Baykal’da lideri; bize de utanmak düştü..
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

DEVRİŞ [ 2008/02/01 21:11 ]
Deniz Baykal. Ustadır da neyin ustası, Marangoz ustası iyi kesiyor.Onun gibi bir usta olmsaydı benliğimizi kaybedecektik.iyiki o ve onun gibiler var yoksa birlik ve beraberliğimize inat edip bu kadar sarılmazdık.Onun gibi bir mualefet yapan bir başkan az bulunur sakız misali!
Sevgli kardeşim aşure yazında güzeldi tebrikler.saygılarımla
muzaffer [ 2008/02/01 18:20 ]
fevkaladeninin fefkinde

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.15 -  MÜSİAD Farkı
 2009.02.13 -  “Biri Şu Kadına Haddini Bildirsin!”
 2009.01.18 -  KIRILMA NOKTALARI
 2009.01.06 -  Şehid çocukların ülkesi Filistin
 2008.12.23 -  Pabucu Pahalı Gazeteciler
 2008.12.17 -  Sayın Başbakanım Havva Hanımın Memleketine Hoş Geldiniz
 2008.11.28 -  BIÇAK SIRTI
 2008.11.24 -  YEREL SEÇİM ve ADAYLAR
 2008.11.09 -  ÜZMEZ’Mİ? ÜZÜLMEZ Mİ?
 2008.11.02 -  “APOKRİFAL”
 2008.10.20 -  KUR’AN İLE KONUŞMAK
 2008.10.12 -  Paşa-Golf-Atilla Kart
 2008.10.08 -  enderesan!
 2008.10.06 -  KARŞEHİR
 2008.09.21 -  “Beyaz Gömlek”
 2008.09.16 -  Hakkınızı helal edin Salih müdürüm
 2008.09.14 -  HU – KUK - LA
 2008.09.07 -  Saat 23.00, telefonda Mehmet Hançerli
 2008.09.03 -  “Allah ile aldatmak”
 2008.08.29 -  Maskeler
 2008.08.25 -  “Bekle buğday tanesi”
 2008.08.03 -  3 yüz 1 surat
 2008.07.28 -  “Haydi babası onu okula gönder”
 2008.07.24 -  Garabet
 2008.07.19 -  "Tehlikenin Farkındayız"
 2008.07.13 -  Sigara Yasağı
 2008.06.29 -  Daltonlar
 2008.06.23 -  Geyik – gerçek
 2008.06.17 -  Yüzleşme
 2008.06.11 -  Tebrikler Atilla Kart
 2008.06.07 -  Bu bir suç duyurusudur
 2008.06.01 -  Önder uyumlu cep telefonları
 2008.05.29 -  Atilla Kart'ın Önder Sav açıklaması
 2008.05.26 -  Akkurtlar
 2008.05.22 -  Önder'in Sav'ına ne diyeceksin Atilla Abi
 2008.04.07 -  “Vatan Size Minnettardır”
 2008.03.23 -  Bir devrin tasfiyesi
 2008.03.09 -  Atilla Kart’ın Mektubu
 2008.03.02 -  Arka Bahçeler
 2008.02.25 -  Atilla Kart’tan Beklenen Sorular
 2008.02.10 -  CİĞER MESELESİ
 2008.01.30 -  Baykal’ın Aşuresi
 2008.01.28 -  Özel İdare Toplantısı ve Hava Kirliliği
 2008.01.24 -  enderesan!
 2008.01.21 -  İkincilerin Şerri
 2008.01.10 -  Onun Koltuğu Var! Özel mi özel
 2008.01.07 -  “Ay doğsun” üzerinize
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com