:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Şenlik yapılsın!... 
Memduh Nihat Ada   ( memduh_nihat@mynet.com )

Tarihi bir roman okuyorum. Şöyle bir cümle var: “Doğan erkek ise, şenlik yapılsın!...” Öyle anlaşılıyor ki insanlık tarihi boyunca – Asrı saadet hariç- erkek egemen bir yapı üzerine yükselmiş insanlığın yapısı. Ama bana öyle gelir ki tüm bu gayretkeşliğe ve çırpınışlara rağmen toplumların yapısını belirleyen kadınların duruşudur. Erkekler, derinlerde yatan zaaflarını ve zayıflıklarını kavga ederek, savaşarak, siyaset üreterek, gücü ve erki ellerinde bulundurarak kapatma gayretinde olmuşlardır.

Adamım, şimdi sabah sabah bırak bu felsefi ve ağır abi sözlerini. Neşeli ve umutlu kılan bir şeyler yaz, yazabiliyorsan.

Duraktayım. Önümdeki kadın-kız gurubu yüksek sesle konuşup, tartışıyorlar. Hayatla, yaşamakla, güneşle, kendileriyle kavga ediyorlar. Allah’ın, her gün, bizlere gösterdiği apaçık ayetlere –gün, güneş, ay gibi- bakmayarak her gün tavır değiştiriyor, her olayın maddi boyutuna göre konumumuzu değiştiriyoruz. Allah muhafaza rızk dağıtımı bizlerin eline verilmiş olsa birçok insanın açlıktan öleceğinden eminim. Gün, hiçbir gün, biz insanlara kızıp küsmüyor ve kendi nöbetini eda ediyor. Siz insanlar çok adisiniz ve benim ışığımı hak etmiyorsunuz demiyor güneş. Yağmur, her gün yeniden ve daha fazla kirleniyor ve kirletiyor olmamıza rağmen yağmıyorum, sizinle uğraşamam demiyor. Toprağı ve bizleri beslemeye devam ediyor. Biz insanoğlu başta kendimiz ile olmak kaydıyla herkes ve her şeyle kavgalıyız. Yalnızca nefsi ve dünyevi endişelerinden dolayı Allah ile kavga ediyor insanoğlu. Uçurumdan aşağı atlıyor ve yarı yolda “Rabbim, beni kurtar!...” diye çığlık atıyor. Allah’ı bu şekilde test etmek ne kadar sefilce bir davranıştır oysa.

Güzel şeyler yazacaktım değil mi?

Zafer Çarşısının karşısındaki parkta, yaşları onbeşten fazla olmayan iki kız öğrenci, sanki kendi evlerinde ve odalarındaymışçasına ellerinde aynalar, gözlerine rimel çekiyorlar. Etekleri dizlerinin bir karış üstünde. Kızmıyor, kızamıyorum. Giderek embesilleşen ve giderek aşağıya doğru yuvarlanan yaşayışımızda bu küçük insanlarda kendilerince yer tutmaya çalışıyorlar.

Cumartesi gecesi öğrenci kardeşlerime misafir oldum. Hoş bir sürpriz bekliyormuş beni. Kahta’dan Sami gelmiş. Kucaklaştık. Doluydu gece. Ahmet türkü söyledi, Fatih ney çaldı, Adnan çiğ köfte yoğurdu. Rıfat her zamanki sevecenliğiyle başköşedeydi. ağabeydi, birleştirendi, Fatih’in okuldan dedesiydi!...

İbret almak isteyen için ölüm yeter! der imamlar her cenaze namazında. Az önce haber aldım. Ali Kandemir amca kalp krizinden vefat etmiş. Bir buçuk yıl gazete götürmüştüm kendisine. Hiçbir ikram edemeyecek olsa bile bir bardak soğuk su ikram eden güzel bir insandı. O meçhul âlemde görüşür müyüz bilmem lakin seni sevmiştim Ali amca… Nur içinde yatasın!...

İşler yoğun. İşler karmakarışık. Gün kendi hızında devam ediyor.

Başkalarını eleştirmekle ömür tüketen insanlardan olmamalıyım… Kendime dönüp, kendimi taştan taşa vurmalıyım…

Yetenek ve şahsi kazanımını insanların gözüne sokmak için söz üreten ve tutup “Körler sokağında el feneri satıyorum!...” diyen adam… Sana kim el feneri satsın!...

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 4 yorum yapılmış )

elazığ [ 2008/02/13 23:16 ]
uzun zaman oldu hoş geldin yada ben hoş geldim hocammm gönlüne sağlık....
Alev [ 2008/02/13 15:33 ]
Yazınız bana Allah'ın insanlara sunduğu sayısız eserlerin(bizlere tüm sunulanlar eşsiz birer eserdir nede olsa ) kendi iradelerinin olmamasının ne kadar büyük bir nimet olduğunu hatırlattı. Kainattaki herşey mükemmelden öte güzellikler ve oldukça hassas bi denge içinde bizlere sunulmuşken insanoğlunun ne denli bencil olduğunu birkere daha fark etmek hüzünlendiriyor gönülleri. Yaşama dair herşeyi okurken gözlerimin önünde cümlelerin canlandığı keyifli yazınız için tebrik ederim.Yüreğinize sağlık.
kumsal [ 2008/02/11 21:07 ]
Hocam elinize bileğinize ve yüreğinize sağlık yine güzelbir mevzuya temas etmişsiniz yüreğimizde gizleyipde dile getiremediğimiz dillendiremediğimiz gerçekliklere..Öyle ince dokunuşlar yapmışsınız ki birileri incinmesin diye de dikkat ederek her zamankiinceliğinizle teşekkürler...
Servet [ 2008/02/11 18:10 ]
Sayin Memduh Nihat Asya beyefendi; yazilarinizdan büyük bir sevk, heyecan bazen helecan almaktayim. Gazetede yazmayla gazeteci olmak arasinda fark olsa gerek. Kaleminiz edebi nefesin kuvvetinden ilham aliyor...zaten buna bicim olarak bakarsak gercekten aradaki farki daha iyi müsade edebiliriz. Böylelikle bu yorumun(yazilarinizin hakkini takdir etmekten uzak olsa da) bir ''yagcilik'' olup olmadigi belirlenmis olabilir... siz devam edin belki sizi anlayan bir ''Molla kasim'' cikar!? yeni yazinizi beklleyerek....

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.12 -  Otur oturduğun yerde
 2008.12.12 -  Kumar oynamıyor musun?
 2008.12.02 -  Biz aşkı Orhan Gencebay’dan öğrendik...
 2008.11.25 -  Su akar yatağını bulur...‏
 2008.09.09 -  Beyaz mendil
 2008.08.16 -  Su toplayan yerimiz, neremiz?
 2008.07.31 -  Yeşil taşı arıyorum
 2008.07.19 -  Yakınlık ne anlama gelir?
 2008.07.01 -  Ben korkağın tekiyim…
 2008.06.23 -  Ninem, ağzına sağlık...‏
 2008.06.16 -  Getire getire bunu mu getirdin?
 2008.06.09 -  Esin Abla ile Halil Emmi
 2008.06.04 -  Bin kaç oluyor?
 2008.05.22 -  Ne budala bir oyun!
 2008.05.14 -  Nasıl kıskanmam?
 2008.04.22 -  Hakemi gözüm ısırıyor!..
 2008.04.08 -  Ellerimi bir çocuğa verdim...
 2008.03.31 -  Çay daveti
 2008.03.24 -  Başka cumartesi
 2008.03.19 -  Bir Zeynep vardı...
 2008.03.15 -  Bacanak kardeşim (2)
 2008.03.06 -  Bacanak kardeşim (1)
 2008.02.29 -  Gül kanayarak açar!
 2008.02.23 -  Kelam bilmeden “kelam” etmek
 2008.02.19 -  Seninle…
 2008.02.16 -  Çiçekçilere uğrayın
 2008.02.11 -  Şenlik yapılsın!...
 2008.02.08 -  Biz ona masal deriz
 2008.01.31 -  Yükseklere nişan alanlar‏
 2008.01.26 -  İnsan bolluğu
 2008.01.17 -  Bataklık bekçileri
 2008.01.09 -  Yorgancı ile kuyumcu
 2008.01.03 -  Geceler içimde hece
 2007.12.28 -  Gülüm
 2007.12.18 -  İş teklifi...
 2007.12.17 -  Korkmak...
 2007.12.12 -  Zarlar atılmıştır!
 2007.12.05 -  Sevgilim olmayan uyku
 2007.11.29 -  Bu kitaplar kaça?-2
 2007.11.19 -  Bu kitaplar kaça?-1
 2007.11.12 -  Nedir baktığın dede?
 2007.11.06 -  Meşguldüm dönemedim, yoğundum yazamadım
 2007.10.29 -  Kızım sana söylüyorum!
 2007.10.21 -  Kalbime sordum
 2007.10.15 -  Rıfat
 2007.10.08 -  Eylül, yine gel
 2007.06.18 -  Hoşçakalın
 2007.06.02 -  Yaşamak galip geliyor
 2007.05.29 -  Orman yanıyordu
 2007.05.25 -  Söyleyeceklerim Var 2
 2007.05.22 -  Söyleyeceklerim var 1
 2007.05.17 -  Üşüyorum kapama gözlerini...*
 2007.05.14 -  Siyah yıldızlar
 2007.05.10 -  Sarhoştan yağ çıkarmak
 2007.05.07 -  İnsan değil misin usta?
 2007.04.30 -  Bir başka zemin...
 2007.04.28 -  Tabanca ile gösterilen penaltı...!
 2007.04.23 -  Güller mi düşüyor gözlerinden?
 2007.04.16 -  Bazı Aşkların Ölümdür Kafiyesi"*
 2007.04.09 -  Her tebessümün kankardeşi
 2007.04.01 -  Ömrümü içine alan parantez
 2007.03.26 -  Bizim mahallenin abisi
 2007.03.19 -  Yandı,bitti,kül...
 2007.03.13 -  Meşgul görünmekten bıktım.
 2007.03.05 -  Cesaretsiz adamın notları 2
 2007.02.27 -  Cesaretsiz adamın notları 1
 2007.02.22 -  Kaç tavuğunuz var?
 2007.02.12 -  Karakış
 2007.02.05 -  Geri dön çocuk!...
 2007.01.30 -  Ya taş, ya kuş...!
 2007.01.22 -  Uykusuzluk neler yazdırıyor insana…
 2007.01.16 -  Güzel abim...
 2007.01.08 -  Güneşin kızını isteyen fare
 2006.12.25 -  Doğum günüm
 2006.12.19 -  Çıldırın!
 2006.12.09 -  Yağmurumuz var
 2006.12.04 -  Bol nahtarlı bir hikaye
 2006.11.27 -  Temayül ve uçurum
 2006.11.20 -  Yazı ve hüzün
 2006.11.13 -  Ve sen...
 2006.11.06 -  Geceydi
 2006.10.30 -  Bir Türk Dört Japon
 2006.10.26 -  Bekliyorum…
 2006.10.16 -  İnadına gülümsemek
 2006.10.11 -  Kardeşimdi...
 2006.10.09 -  Başlarken…
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com