:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Neydik ne olduk? 
Semra Hoyraz   ( shoyraz@haberkonya.com )

Zaman akıyor… Günler geçiyor… Biz değişiyor, değişiyoruz. Hiç yakalayamadığımız dakikalar, bebeği kundağından, Yusuf’u okulundan, biricik yavrucağını baba ocağından, kimilerini de insanlığından alıp götürüyor. İster istemez kendimizi bir telaşın ortasında buluyoruz. İşte bu yetişilmesi güç telaşımızda ne kafamızı kaşıyacak vaktimiz oldu ne de anlatılacak erdemli bir hikâyemiz şu güne kadar. Farkına varmadan kaybederken insanlık değerlerimizi, duymadık bize seslenen Hz. Mevlana ‘nın sesini. Malum durup düşünmek ya da dinlemek için zamanımız hiç olamadı.

‘Ben odaklı’ yaşamayı kendimize misyon edinip, vizyonumuzu da buna göre şekillendirmeye başladık. Kendi gözümüzdekileri görmezken hep başkalarının gözlerindeki çöplerle ilgilendik. “Çuvaldızı kendine, iğneyi başkasına batır” sözünü de artık benimseyemez olduk. Taaa gözbebeğinin içine bakarak yalan söylemeye alıştık insanların. Aldanırken her aldattığımızı sandığımızda bir kez daha düştük insanlıktan uzak kuyulara. İnişi kolay ama çıkışı zor olan o bataklığa… Öyle ki “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözünü bile aklımıza getirmez olduk en Sevgili’nin. İnsanlığın gerekleri adlı kütüphanenin tozlu raflarındaki çürümeye yüz tutmuş değerleri arasına itina ile yerleştirdik ve bir daha açmamak üzere sürgüledik kapıları. Neydi paylaşamadığımız ki destek yerine köstek olduk aman diyene. Hani tüm hevesiyle yürümek için direnen, ayakta durmaya çalışan masumluk varya, artık emeklerken bile korkmaya başladı gördüğünde başarma azminin yok olduğunu. Nereye doğru gittiğimizi bile bilmezken gidiş yolunda koşmaya başladık. Bu öyle bir koşuş ki hemen yanından geçtiğimiz ve göz göze geldiğimiz dostlarımıza selam vermekten aciz olur olduk. Tanıyamadık çoğu kez dip dibe yürüdüğümüz halde arkadaşlarımızı, yabancılaştık. Oysa bir zamanlar ne çok şey paylaşılmıştı, ne çok şeye gülünmüş, ne çok şeye ağlanılmıştı da biraz daha kenetlenmişti boşlukta buluşan eller. Şimdilerde aklımıza bile gelmeyen temiz hayaller ısıtmıştı her fırtınada içimizi. Sıcak bir kahve tadındaydı, bol köpüklü dumanı üstünde sevgimiz. Biraz durgunlaştırır biraz uyandırırdı usulca. Şimdilerde neyin çabasını verdiğimizi biliyormuşçasına koşarken hedefe, aldığımız mesafe kadar büyüyor ve bi o kadar da küçülüyoruz farkına varmadan. Artık bir bebeğin gözlerindeki masum gülüş gibi oyalı mendil arası bayram şekeri bir şey ifade etmez oldu. Nakış nakış yüreğimize işlenmiş saygı parıltıları nasırlaşmaya yüz tuttu. İlkokul öğretmenimiz için üzerine kırık bir kalemle not düştüğümüz kır çiçekleri de sararmaya başladı birer birer.

O kadar koptuk ki hayallerimizden, gülüp geçer olduk Ayşe’nin cennet gibi bir dünya hayaline. E zaten destanlaşan sevgiler, erişilemeyen sevgililer de çok sıradanlaşmadı mı internet evliliği varken. Sanal, soğuk ve gerçeklerden uzak… Öyle ya internette sörf yapmak varken, dinlemek ne gereksizdir size erişmeye çalışan kızınızı, oğlunuzu… Ne zamanki duymaz olduk en yakınlarımızdakileri sıcak muhabbetler soğuk kaldı yamacımızda, ne zaman ki bir müslümanın gözünden düşen bir damla değmedi yüreğimize, sızlatmadı içimizi bir yakarış, işte o zaman biraz daha uzaklaştık insanlardan, insan olmaktan. Bir düşünmek lazım en son ne zaman aradık gençlik yıllarımızın eşsiz arkadaşlığını, ne zaman kaldırdığımızı yoldaki bir ekmek kırıntısını ya da ne zaman basmadan itinayla geçtik bir gülün üzerinden. Güzel bakmayı unuttuk, güzel göremedik bu yüzden. Güzel düşünmeyi unuttuk da hatırlayamadık yeniden. Samimiyeti körelttik sırf bu yüzden. Üniversite kapısında ağlayan bir kardeşimizin umutlarına bir de biz bastık kaldırıp başımızı bakmak yerine gerçeklere. Vazgeçmekle devam etmek arasındaki zorlu savaşa seyirci kalmayı yeğledik, korktuk belki de.

Saygı duymayı küçüklük, ezip geçmeyi büyüklük gördük. Siyahtan başka rengi, paradan başka gücü kabullenemez olduk. Neydik ne olduk…

İnsan olmanın gereklerini unutuyor, insani değerlerimizi kaybediyoruz ya da kendimize uydurup yanlışları doğru ilan ediyoruz. Dev aynasını gittiğimiz her yere taşıyor, hiçte sorgulamıyoruz kendimizi. Yanlışların doğru, doğruların yanlış kabul edildiği şu kocaman dünyada belki bir nokta büyüklüğünde bile değilizdir. Fakat unutmamak gerekir ki küçücük bir kuş, büyük bir yolcu uçağının infilak etmesi için kâfidir.
Bu muntazam yapıda etkileyen ve etkilenendir insan.

Seven ve saygı duyandır.

Baktığında görendir, doğruya sahip çıkandır.
Yürekten gülümseyen, aldatmayı aldatılmışlık sayan, büyüdükçe küçülen, küçüldükçe büyüyendir.

En önemlisi de yaratılanı yaratandan dolayı sevendir insan gibi insan.
Artık taşkınlıkların normalleştiği, ilişkilerin yapmacıklaştığı şu devranda, çarkın dişlileri olmak yerine, onu durduran bir çakıl tanesi olabilmek ve gerçekleri yanlışlardan ayırt edilebilmek dileği ile…

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 10 yorum yapılmış )

yağız [ 2008/02/25 17:07 ]
anlayabilseydik sadece bir bakışta, varolan gerçekteleri,
niteliklerle değil, niceliklerle ispat ederdik hayatı,

bu güzel siir gibi yazına, kendimce bir mısra yazmak istedim,
eline emeğine sağlık,
yağız [ 2008/02/25 17:06 ]
anlayabilseydik sadece bir bakışta, varolan gerçekteleri,
niteliklerle değil, niceliklerle ispat ederdik hayatı,

bu güzel siir gibi yazına, kendimce bir mısra yazmak istedim,
eline emeğine sağlık,
[ 2008/02/21 12:01 ]
Yaşadığımın farkında olmak için dahi zaman bulamadığım şu günlerde, yüreğimi titreten yazını okuduğumda, gözlerimi kapatıp nefes almanın güzelliğini, her bir cümlenin yüklendiği duyguya bakıp, hissetmenin güzelliğini ve senin gülen gözlerine bakıp insan olmanın güzelliğini düşündüm...
Evet zaman akmaya devam edecek, günler yine aynı hızıyla geçip gidecek, bizler de değişeceğiz elbet..Ama değişen dünya düzeninde senin gibi canlar oldukça, bu güzel yazında hissettirdiklerin gibi durup düşünecek, insanlığı, sevmeyi, kardeşliği, değerlerimizi unutmayacağız ve nihayetinde yenilen biz olmayacağız, yenilen dostluğumuz olmayacak...

canım kardeşim;
Yüreğim ve dualarım her zaman seninle... güzel yüreğine sağlık...
zehra [ 2008/02/18 18:24 ]
zaman akıp gidiyor gerçekten yaşadıklarımızı daha dün gibi geliyor insana bizse olanların farkında bile olmuyoruz zaman geçmiş gitmiş elimizde sadece yaşadıklarımızın tortuları kalmı yazarımız bize yazısında bunları gösteriyor bize yetmeyen ve çok hızlı geçen zamanın ne kadar değerli olduğunu ve aslında nelerin farkında olmamız gerektiğini bize o güzel yüreğinide katara gösteriyor. yazı gerçekten bizim şöylebir arkamıza bakmamızı sağlayan bizi günün rutunliğinde silkindiren bir yazı eminim bundan sonraki yazılarındada yüreğini katacak bizim gibi ve duygularımıza tercuman olan yazılarıyla hep bizimle olacak bu yürek bu yazarda oldukça tabiki bizde hep onun yanındayız teşekkür ederim ve hep başarılar dilerim:)
meltem [ 2008/02/18 17:24 ]
arkamıza dönüp baktığımızda kaçırdıklarımızı bize gösteren yazarımız yüreğinide katmış sanki yazısına.Bizi silkeleyen,belkide kendine getiren nelerin değiştiğini bize neler olduğunu gösteren yazarımıza,lzamanın bize verilmiş en güzel nimet olduğunu gösterdiği için çok teşekkür ediyorum.Ellerine, yüreğine sağlık bundan sonraki yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum her zaman yanındayım ve yüreğinin bundan sonraki yazılarına neler katacağını çok merak ediyorum hep başarılar:)
[ 2008/02/18 13:22 ]
Yazı tamamen beni yakın diyemiyeceğim fakat özgeçmişimize götürdü.Özlemini duyduğumuz fakat günlük telaşeden zaman ayıramadığımız değerlerimiz.Bu düşüncelerin her zaman her gün; yaşlısından gencine kafamızda tekrarlanması gereken bu düşünceleri şimdiden dile getirdiğin için teşekür ederim.Bu tamamen duygusallık değil sahip olmak istediğimiz değerler diye düşünüyorum.Her zaman bekleriz.Yüreğine sağlık.
Diğer yorumlarda sizden neler beklediğimizin ifadesi diye düşünüyorum.Başarılar dilerim CANIM KARDEŞİM.
HER ZAMAN SENİNLEYİZ.
Alev [ 2008/02/15 15:40 ]
Şiir tadında okurken yüzleri gülümseten , buram buram sevgi sözcükleri kokan cümlelerle ilk yazısında bile kendini ispat etmiş olduğuna inandığım yazarımızı yürekten kutluyor başarılar diliyorum. Daha nice güzel yazılarda buluşmak dileğiyle
EMİNE TUNÇ [ 2008/02/15 15:16 ]
Evet sürekli değişim ve gelişim süreci yaşamakta olduğumuz bu dönemde bu yazıyla birlikte kaybettiğimiz değerleri bize yeniden gösterek mutluğun aslında paylaşarak çoğaldığını ve asıl mutluğun mutlu ederek küçücük bir gülücükte saklı olduğunu birkez daha anladım. Ne olursa olsun bizi biz yapan değerlerimizi kaybetmeyelim.Yüreğine Sağlık.Teşekkürler.
[ 2008/02/15 14:52 ]
Evet sürekli değişim ve gelişim süreci yaşamakta olduğumuz bu dönemde bu yazıyla birlikte kaybettiğimiz değerleri bize yeniden gösterek mutluğun aslında paylaşarak çoğaldığını ve asıl mutluğun mutlu ederek küçücük bir gülücükte saklı olduğunu birkez daha anladım. Ne olursa olsun bizi biz yapan değerlerimizi kaybetmeyelim.Yüreğine Sağlık.Teşekkürler.
Alev [ 2008/02/15 14:31 ]
Şiir tadında okurken yüzleri gülümseten , buram buram sevgi sözcükleri kokan cümlelerle ilk yazısında bile kendini ispat etmiş olduğuna inandığım yazarımızı yürekten kutluyor başarılar diliyorum. Daha nice güzel yazılarda buluşmak dileğiyle

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.10 -  Her ıslanan anlamaz!
 2009.01.02 -  Kırmızı kar yağınca…
 2008.12.20 -  Bir varmış…Bir yokmuş…
 2008.12.01 -  Dillendiriyoruz ama…
 2008.10.29 -  Aşktan öteye…
 2008.09.14 -  Bakış açısı…
 2008.08.17 -  Balıktan teşekkür mü bekliyorsun?
 2008.07.21 -  Hayal ve gerçek…
 2008.06.20 -  Papatyalar…
 2008.05.17 -  Bu oyunda bir sorun var…
 2008.04.19 -  Varım o halde düşünmeliyim…
 2008.03.26 -  Doğruların gölgesi yıkılmıyor
 2008.03.13 -  Asıl düşman kim?
 2008.03.01 -  Gelecekten mesaj var!
 2008.02.15 -  Neydik ne olduk?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com