:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Beyaz Çarşaf Herkese Lazım 
Hakan Bahçeci   ( hakanbahceci@mynet.com )

Başörtüsü tartışmaları ne kadar hızlı ve baş döndürücü şekilde ilerliyor. Hemen her gün ve her akşam eli kalem tutan yazar, aydın, eleştirmen, gazeteci konuyu köşelerinde ve ekranlarda tartışıyor. Siyasi ortam ise oldukça hararetli, medya kırmızı bir çizgi ile gruplara ayrılmış gibi. Ve bu durum süreceğe benzer.

Tartışma ve konuşmalar o kadar fazlalaştı ki, kim hangi kavramı ve delili hangi sıklıkla kullanıyor takip etmek zor. Buna rağmen konunun baş aktörleri başlarını kapatmak isterken halen mazlum durumdayken leh veya aleyhte olanlar bu durumu göz ardı edebiliyorlar. Önceki yazılarıma baktığım zaman konu ile ilgili belirli aralıklarla yazmışım, yeri geldikçe de yazmaya devam edeceğiz elbet. Ancak şu günlerde çalıştığım kuruma gelen bir Hacı Nine durumu özetledi, ben de cümlesini sizinle paylaşayım; “Yavrum” dedi, Hacı Nine, “Bu topraklarda biz varsak onlar var, başlar kapandı diye sinirlenip kızıyorlarsa onlar bu toprakları tanımıyor demektir.” Eyvallah dedik bizde.

Onca söz ve yeni kavram geliştirildi değerlendirmeler sırasında. Benimse dikkatimi çeken “beyaz çarşaf” cümlesi oldu. Ölümü hatırlattığı için sanırım. Beyaz bizim için masumiyet, saflık, paklık, temizlik demektir. Daha çok karşı kesimin cahillik ve yobazlık yüklemek için kullandığı “kara çarşaf” ifadesine karşılık söylendiği algılanıyor ancak biz beyaz çarşafı yaşarken değil öldüğümüz zaman da kullanırız. Durum böyle olunca, ölüm hakkında ne kadar çok farklı deyişler ve terkipler kullandığımız aklıma geldi.

Ölüm en uzak yakın gerçek bize. Onu anlatmak için kültürümüzde ne çok ilginç ve derinlik dolu söyleyiş varmış aslında. Bizde hayvanat ve nebatat için kullanılmış ölüm sözcüğü, insan için daha çok vefat etti demişiz, sadece bu mu, Ölmek, göçmek, can vermek, kaybedilmek, hayatını kaybetmek, yaşamını yitirmek, hayatı sona ermek, gözlerini hayata kapamak, hayata gözlerini yummak, son nefesini vermek, canı çekilmek, ömrü vefa etmemek gibi pek çok ifade söylemişiz ölüm gerçeği karşısında.

Allah’ın rahmetine kavuşmak, ebediyete intikal etmek, öbür dünyaya göç etmek, ruhunu teslim etmek, vadesi dolmak, Hakk’a yürümek, gibi cümleler ise daha çok ait olduğumuz inanç kültüründen etkilenerek oluşmuş sözcüklerdir. Baktıkça ve düşündükçe daha çok terkip ve tamlama olduğunu gördüm, ölümü hatırlatmak ve bu gerçekten hiç kopmamak adına atasözlerimiz, deyimlerimiz, tasavvuf geleneğimiz hep bu yakın gerçek üzerine şekillenmiş desek acaba yanılmış olur muyuz?

Ölü mevsim diyerek esnaf piyasada bir durgunluk olduğunu belirtir. Ölüm sessizliği dediğimizde derin ve ürpertici bir durumdan bahseder, ölüm kalım meselesi ibaresi ile oldukça mühim bir vakıayı kast ederiz. Ölümü göze almak, ne tür sıkıntı olursa olsun her meşakkate katlanmaya kesin karar vermiş olmaktır, yine gözü kara birinin tehlikeye gözünü kırpmadan atlaması ölümüne susamış olmasındandır.



Her canlının belirli bir eceli vardır. Bu sebeple, dilimizde, ''Hasta olan ölmez, eceli gelen ölür'' denmiştir. İnsanın çaresiz kaldığı en önemli hâdise ölümdür. Bu, ''az yaşa, çok yaşa, akıbet gelir başa'' denmekle ifade edilmiştir. Ölüm nezdinde herkes eşittir: ''Altından ağacın olsa, zümrütten yaprak, akıbet gözünü doyuracak bir avuç toprak'' sözü mevki ve maddî zenginliklerin ölüme karşı geçer akçe olmadığını bildirir. Her şey kaderle takdir edilmiştir. İnsan ise kaderin yazılmasına hizmet eder. ''Eceline susamak'' kelimeleri ile anlatılan bu durum, ''Keçinin eceli gelince çobanın sopasına sürter'' ya da ''Eceli gelen köpek cami duvarına pisler'' sözüyle anlatılmıştır. Ölüm, en az hayat kadar insanların derin ilgi, tecrübe ve düşüncelerine konu olmuştur ancak ölümün tecrübesi ve deneyi yapılamaz.

Mevlâna Celaleddin, ölüm günü için Şeb-i Arus demiştir. Yani O’nun için ölüm günü düğün, gerdek gecesidir, o kadar heyecanlı, o kadar beklenen bir durumdur. Mevlâna gibi Türk Edebiyatının önemli isimleri için ölüm olgunluğa erişme ve hazırlığın karşılığını görme zamanıdır. Bu yüzden onlar ölümü; Şerbet içmek, can vermek, kervanın göçmesi, dünyadan göçüp gitmek gibi ibarelerle ifade etmekteler. Nitekim özellikle vatanî görevini yaparken ölenlere “şehadet şerbetini içti” denilmektedir. Şehitler için öldü ifadesini kullanmak hoş karşılanmaz.

Amiyane tabirler, hayatını kaybeden kişinin bulunduğu varsayılan durum üzerine çeşitlenir. Olacağı buydu anlamında, su testisi suyolunda kırıldı, cartayı çekti, denirken ölümünden fazla da üzüntü duyulmayan birisi için nalları dikti, yasadışı bir oluşum içindeyken vurulan birine postu deldirdi, olayı ajite etmek için dört kolluya bindi, değişen dünyayı belirtmek için tahtalıköyü boyladı denmektedir. Son iki deyiş tabutun fiziki durumundan mülhem olsa gerektir. Zıbarmak, gümlemek, gebermek, kakırdamak, yuvarlanmak gibi sözler de bulunmakta, bunlar yeri geldiğinde argoda da kullanılmaktadır.

Bu durum böylece devam edip gider, yazıyı fazla uzatıp konuyu dağıtmak yerine aklımıza gelip bulduğumuz diğer deyiş ve kullanımları da başka bir yazıya bırakalım izninizle. Kaldı ki daha şiir kısmına hiç girmedik. Ancak iki metre beyaz çarşafın herkese eninde sonunda lazım olduğu gerçektir
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 1 yorum yapılmış )

[ 2008/02/20 00:53 ]
Allah Rahmet eylesin cümle müslüman geçmişine...

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.17 -  Göçmen Kuştu Kalbim
 2009.02.08 -  Marslı Haciz Memuru
 2009.01.30 -  Plazma Hayatlar
 2009.01.12 -  İntikam Nasıl Yenir?
 2008.12.29 -  Kafatasındaki Kemik
 2008.12.17 -  Yemekteyiz
 2008.12.01 -  Tokatlı Burhan Bey
 2008.11.15 -  Merhametsiz Vicdan
 2008.11.02 -  Kim Çıkardı Şu Krizi?
 2008.10.24 -  Af Çıkmış Neyime?
 2008.10.14 -  İnşallah Umarım
 2008.10.04 -  Ferhunde’nin Suçu Ne?
 2008.09.23 -  Fener sönerse gemi kaybolur
 2008.09.16 -  Doğan’ın suçu ne?
 2008.09.09 -  ‘Ay’ Nasıl Tutulur (2)
 2008.09.01 -  ‘Ay’ nasıl tutulur (1)
 2008.08.24 -  Kadeh Meselesi
 2008.08.17 -  Cami ve Çocuk
 2008.08.10 -  Yarım Aşk Cümleleri
 2008.08.03 -   İnsan yetiştirmek zor iş
 2008.07.23 -  Aşk, değer olabilir mi?
 2008.07.12 -  Kim için ölmek…
 2008.07.04 -  Üç güzel ay…
 2008.06.28 -  Final oynasaydık…
 2008.06.21 -  Medya, medyanın neresinde?
 2008.06.10 -  Karamsar da değiliz ama…
 2008.06.05 -  Küçük dağlar
 2008.05.23 -  Neyle ilgilenirsin sen?
 2008.05.09 -  Yüreğim dolu sesinle…
 2008.05.02 -  Şu provoke dedikleri…
 2008.04.25 -  Çocuklar; Evimizin neşesi
 2008.04.18 -  Seksen üç yaşında genç
 2008.04.10 -  Özgürlük Neye Yarar?
 2008.04.02 -  Şimdi Ne Olmayacak?
 2008.03.24 -  Gün Şiirinse
 2008.03.16 -  Bak Şimdi Şu İşe
 2008.03.12 -  Hesapta Çocuklar da var mıydı?
 2008.03.03 -  Bu Şehre Yağmur da Yakışır
 2008.02.22 -  Modernizmin Kadın Unsuru
 2008.02.16 -  Beyaz Çarşaf Herkese Lazım
 2008.02.07 -  Medeniyet Tasavvurunda Dil…
 2008.01.30 -  OKS Anneleri ve Babaları
 2008.01.22 -  Örtülü Meseleler
 2008.01.10 -  Karayollarının Açıklaması: Dönel Kavşak
 2008.01.02 -  Saymayayım dedim ama…
 2007.12.28 -  Safahat’a Dair
 2007.12.25 -  Bayramlık Hikâyeler
 2007.12.17 -  Yüreği de Beyni de Mümin Aydın
 2007.12.10 -  Arka Kapak Güzeli ve Heykel
 2007.12.05 -  Aman Ha Türban
 2007.11.28 -  O yana da Bu yana Salla
 2007.11.22 -  Kulağında Küpe Olsun
 2007.11.13 -  Karşı Medeniyet ve Marx
 2007.10.30 -  Alâeddin Tepesi ve Çin Usulü
 2007.10.21 -  İtirazım ya da ihtiyacım var
 2007.10.14 -  Bu Bayram on üç eksiğiz
 2007.10.03 -  Aşağı Mahalleyle Maç Var
 2007.09.21 -  Esas Kanun ya da Esaslı Yasa
 2007.09.13 -  Dizi Dizi Diziler
 2007.09.06 -  Güllü Özdeyişler
 2007.08.27 -  Oyunu Bozan Kim?
 2007.08.24 -  Kaç Ölü Kaç Yaralı
 2007.08.16 -  Sizce Kim Hayırla Yâd Edilecek?
 2007.08.10 -  Fedakâr
 2007.08.01 -  Seçim Biteli Ne Kadar Oldu?
 2007.07.23 -  E Şimdi Ne Olacak?
 2007.07.18 -  Siyasetin Doğrusu
 2007.07.11 -  Aman Uzlaşma!
 2007.07.10 -  Türbanlı Seni Döver
 2007.07.03 -  Dededen Kalma Partici
 2007.06.26 -  Kamyoncu İlyas Amca
 2007.06.16 -  Kaos
 2007.06.07 -  Reklam Arası
 2007.06.01 -  Namaz
 2007.05.28 -  Birleşme mi, Ayrılma mı?
 2007.05.22 -  Süt
 2007.05.16 -  Onlar Cıss!
 2007.05.14 -  YÖK Başkanını da Halk Seçsin
 2007.05.09 -  Acılar Toplamı
 2007.04.30 -  Dik Geldi
 2007.04.26 -  Bizi Bize Hatırlat Efendim
 2007.04.20 -  Yazı mı,Tura mı?
 2007.04.09 -  Hangi Balon Patlar?
 2007.03.26 -  Isınmaya Başladık...
 2007.03.15 -  Cep Telefonlarını Sessize Alalım
 2007.03.07 -  Aman Dikkat Edin, Tehlikedesiniz…
 2007.02.26 -  Duble Cahillik
 2007.02.15 -  Cıvık Ne Demek?
 2007.02.03 -  Anlıyormuş Gibi Yapmak
 2007.01.25 -  Elmayı Nasıl Soyarsınız?
 2007.01.16 -  Hayırlı İşler Hacı Abi
 2007.01.04 -  Temiz Yıllar Konya
 2006.12.14 -  Madem 2007 Mevlana Yılı
 2006.12.05 -  Gönül Ne İster?
 2006.11.29 -  GEÇ KALMIŞ BİR TEŞEKKÜR
 2006.11.20 -  Ahu Gitmiş Vahı Kalmış…
 2006.11.10 -  Yolsuzluğu Yapanlar Ortaya Çıksın
 2006.11.02 -  Dimyat Pirinci Yemesek Olmaz mı?
 2006.10.27 -  Beyşehir Gölsüz Göl Beyşehirsiz Olmaz
 2006.10.16 -  Yalanın Yalanla İmtihanı
 2006.10.06 -  Avrupa’da Başarılı Olabilir miyiz?
 2006.09.29 -  Osmanlı Askeri Fast Foot Yer miydi?
 2006.09.21 -  Kim Saldırdı Kim Savundu?
 2006.09.14 -  Barbili Ayakkabı Barbili Çanta
 2006.09.01 -  İnşaat Kalıbı Değil Düşünce Kalıbı…
 2006.08.24 -  Mangal Yakmadan Piknik Olur mu?
 2006.08.14 -  Sen Hiçbir Şey Yakalayamazsın!
 2006.08.02 -  Kaç Puanla Nereye Giderim?
 2006.07.21 -  Bir çocuk olmak Ortadoğu'da
 2006.07.12 -  HOCAYA GİDENİNİZ VAR MI?
 2006.07.04 -  NEZAKET VE YARDIMSEVERLİĞİN KONYASI
 2006.06.21 -  SEZON FİNALİ; ÖSS SINAVI
 2006.06.08 -  Kimin havası ısındı?
 2006.05.30 -  KORKULARIMIZDAN NE ZAMAN ARINACAĞIZ?
 2006.05.18 -  KUŞKU İLE YAŞAMAYIN
 2006.05.12 -  Onlar düşmezse Konya şampiyon olmalı
 2006.05.02 -  Onlar erkekse bu kadınlar ne?
 2006.04.25 -  NE KADAR İNSAN HAKKI O KADAR SAYGI
 2006.04.06 -  DENİZİN BİTTİĞİ YER
 2006.03.24 -  Zafer'de yürüme taktikleri
 2006.03.15 -  NEDEN OKUMA(MA)LI?
 2006.03.06 -  AMAN DOKTOR CANIM DOKTOR
 2006.02.22 -  GÜÇLÜ DEVLET OLABİLMEK
 2006.02.10 -  KARİKATÜR ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ?
 2006.02.01 -  SARIŞIN MI APTAL ESMER Mİ ZEKİ
 2006.01.23 -  BEN DEDİYDİM ZAMANI
 2006.01.19 -  TESCİLLİ GÜZEL HÜLYA
 2006.01.07 -  GARİP GRİP
 2005.12.30 -  KAPAT(MA)
 2005.12.17 -  İNSAN HAKLARI İHLALİ
 2005.12.07 -  ŞİDDET SEVER MİYİZ?
 2005.11.30 -  ŞUNDA DA DEĞİL BUNDA DA DEĞİL
 2005.11.18 -  BU ÇELİŞKİ BİZLE ÇELİŞMEZ Mİ?
 2005.11.07 -  ISIRAN MI ISIRTAN MI SUÇLU?
 2005.10.28 -  Bunlara bi dayak atacan...
 2005.10.20 -  Kurtarın Rektörü
 2005.10.12 -  Ramazan televolesi de ne demek?
 2005.10.06 -  Müzakerelerin başlaması Anelkan’ın golünü siler mi?
 2005.09.28 -  KONYANIN TURİZM UFKU
 2005.09.19 -  EĞİTİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
 2005.09.09 -  RÜYANIN SONU VE GÜÇSÜZLÜK
 2005.09.01 -  GÖZYAŞININ RENGİ YOK…
 2005.08.22 -  İzmir'i bilirsiniz ya Konya'yı?
 2005.08.10 -  Konya, fırın kebabı ve kalite
 2005.08.02 -  İŞ VE ELEMAN ARAYANLAR
 2005.07.25 -  NEDEN DİN GÖREVLİLERİNE İHTİYACIMIZ VAR?
 2005.07.19 -   KLİP SEYRETMİYORUM
 2005.07.08 -  KONYA VE BU KENTİN RUHU
 2005.06.29 -  KONYALI OLMAK
 2005.06.17 -  YAZ TATİLİNDE ÖĞRENCİ NE YAPAR?
 2005.06.07 -  NEYE KARŞI OLDUĞUNU BİLMEK
 2005.05.26 -  TAKIM TUTMAK
 2005.05.14 -  BİLİMSEL KARGAŞA
 2005.05.03 -  SEN Mİ BEN Mİ?
 2005.04.27 -  POLİTİKA YALANCILIK DEĞİLDİR
 2005.04.21 -  NE KUTLU BİR DOĞUM NE KUTLU BİR GECE
 2005.04.11 -  UMDUKLARINIZ ÇIKTIMI
 2005.03.23 -  BAHAR NEVRUZ VE BAYRAK
 2005.03.17 -  LÜTFENİ ESİRGEMEYİN
 2005.03.07 -  Sahtenin Karesi
 2005.03.01 -  POLİTİKADA HAREKETLİ GÜNLER
 2005.02.22 -  Aşure ve Paylaşmak
 2005.02.15 -  ÖĞRENCİ AFFI
 2005.02.09 -  SUÇUMUZ ARTIYOR
 2005.01.27 -  SİNEMA SİNEMA
 2005.01.18 -  KARNE ALDINIZ MI?
 2005.01.10 -  Din Elden Gider mi?
 2004.12.28 -  FUTBOL-İDDİA-TERÖR
 2004.12.20 -  Alınan Tarih Bir Başarıdır…
 2004.12.10 -  AB'ye Girdik Diyelim!
 2004.12.03 -  AB YE GİRELİM Mİ,GİRMEYELİM Mİ?
 2004.11.26 -  HANGİ ÜNLÜ HANGİ ÇİFTLİKTE?
 2004.11.17 -  Bayramda Ne İkram Ettiniz?
 2004.11.08 -  Yediklerimize ne kadar güveniyoruz?
 2004.10.28 -  KONYA/SPOR NEDEN ÖNEMLİDİR?
 2004.10.19 -  Down Olmak Üzerine
 2004.10.11 -  Avrupalı Lider
 2004.09.30 -  LİSE Mİ DERSHANE Mİ
 2004.09.21 -  Radyo Dinliyor musunuz?
 2004.09.06 -  Klibine Bak, Kasetini Al
 2004.08.31 -  Sen rezil ol, ben olmadım
 2004.08.23 -  Kazanmak güzel ya kaybetmek?
 2004.08.17 -  Konyada Yaz Tatili Ve Konya Geceleri
 2004.08.03 -  Kullan At Gelsin Sıradaki
 2004.07.21 -  Kamusalıma Dokundurtmam
 2004.07.17 -  Açın Başınızın İçindekileri Görelim
 2004.07.04 -  Hangi Hak, Hangi Hukuk
 2004.06.29 -  Toz Duman Siste Olsa Ortalık...
 2004.06.23 -  Meşhur Olma Sevdaları.
 2004.06.15 -  Medrese / Manastır
 2004.06.11 -  Kim Bu Caner? Kim Bu Tulin?
 2004.06.03 -  Dizi Reklamlar
 2004.05.31 -  Güvenilir Olmak Kadar Güzeli Yok!
 2004.05.23 -  GERİLİM HATTI
 2004.05.18 -  İHL MEZUNUYUM
 2004.05.16 -  BU SINIRI KİM ÇİZİYOR
 2004.05.09 -  İlk Yazı
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com