:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Yeter artık! Rahat bırakın ülkeyi ve toplumu!... 
Dr.Ali Can   ( dralican@hotmail.com )

Vah benim ülkeme vah! Tuzu kurular tabi;yarın dolar fırlamış, Euro uçmuş kimin umurunda? Nasıl olsa hepsi onların değil mi? Toplum da onların malı. Onlar ne derlerse o doğrudur. Sistem onlarındır. Onların adına hizmet etmeli. Her ne şekilde olursa olsun millet kimi seçerse seçsin herkes bir şekilde onlara çalışmalı. İsterseniz siz meşru iktidarınızı % kaçla gönderirseniz gönderin, ne yazar? Eğer milletin gelirini sömürenlerin keyfine dokunursanız,milletin geleceği tehlikeye girer. İmdat simidi hazır: ”LAİKLİK ELDEN GİDİYOR!” .İndirin ! yok edin! Nereye kadar gidecek bu kumpas? her şeyimizi elimizden alıncaya kadar mı? İşte, Fransızların Milli bilimsel Araştırmalar Merkezinin Orta Doğu ve Türkiye uzmanı olarak çalışan Pierre-Jean Luizard, benim bu köşede aylardır söylediğimi söylüyor: “ Türkiye’de sömürge modeli laiklik uygulanıyor”. Kimin umurunda? Genel kurmay başkanımız Sayın Yaşar Büyükanıt, çok haklı olarak, son basın toplantılarında “terörizmin” açık ve net olarak” hukuki “bir tanımının yapılması gerektiğini, çünkü bu tip kavramların isteyenin istediği gibi her türlü anlama çekebileceğini ve bunun da bir kaos doğuracağını söylediler. Evet aynen katılıyorum. Ama bu sadece terörizm için değil özellikle de ülkemizde kullanılan en hassas hukuki değerlerimizi temsil eden siyasal kavramların açık ve net bir şekilde tanımlanması gerekmektedir. Böylece toplum nezdinde sistemin meşruluğunu tartışılır duruma getirenlerin ve belli bir ideolojin mensubu bürokratların sistemi keyfi olarak kullanmalarının belki önünü alabiliriz. Bu toplumun % 80 ‘ni bilmektedir ki, belli bir siyasi ideoloji ve mensupları, sistemi işgal etmiş ve kendinden olmayana- bu halka- hiç hayat hakkı tanımamaktadır. Hukuku kendilerinin sonsuza dek bu milletin yöneticisi efendi olmaları doğrultusunda muğlak bir şekilde düzenlemişler; düzenledikleri gibi bile yorumlamıyorlar.Nasıl yorumlanırsa beylerin isteği yerine gelir, o şekilde yorumluyorlar. Bir siyasal sistem, pratiğiyle birlikte meşru olduğu sürece halkın ve toplumundur. Hukuk her zaman maalesef meşru değildir.Yani toplum vicdanında kabul görmüyor. Suskun kahir çoğunluk sindirildiği için meydanlarda ve ekranlarda aynı kumpasın ortaklarının çeşitli kimliklerle görüşlerine meşruiyet aramaları da meşruiyet kazandırmıyor. “Körler, sağırlar , birbirlerini ağırlar”, hikayesinden başka bir şey değil. Bazı okurlarım “söz zamanı değil, icraat zamanıdır “ hatırlatmasında bulunuyorlar. Haklıdırlar. Ama ben söz söylemekten başka, demokratik bir toplumda ne yapabilirim ki? Varsa yapmam gerekip de yapmadığım bir “icraat” onu da söylerlerse sevinirim. Keşke sözü söyleyebilsek! O bile yasak! Demek ki bir şeyler yapıyoruz! Yunus ne güzel söylemiş: “ söz ola, kese savaşı! Söz ola, kestire başı! Söz ola , bal ile yağ ede, ağı aşı!”. İnşaallah bu sözlerde bir işe yarıyordur.Bu ülke, küçücük bir menfaatini kaybetmemek için, söz söylemekten bile korkan sözde aydınların ve muhafazakarların yüzünden bu hale geldi. Konfiçyüs der ki, “bilinç düzeyi düşük olan toplumlarda, kanunlar örümcek ağına benzer, onu arılar deler geçer, sinekler ise takılır kalır, örümceğe yem olur”. Gel de, George Orwell’in hayvanlar çiftliğine katılma da dur şimdi. Açık söyleyeyim benim yargıya olan güvenim zaten yoktu ama şimdi hiç kalmadı artık. Bir ülkeye ancak bu kadar kötülük yapılabilir. Mesele tamamen Cumhuriyet Gazetesi ve Baykal hükümranlığının egemen olduğu CHP zihniyetine teslim edilmek istenilen bir ülke ve toplum.Aslında onların egemenliğinden özgürleşmeye çalışan desek daha isabetli olur. Bu davanın anlamı kısacası şudur : Sistemi ele geçiren ve bunu halkı uysallaştırmak için bir baskı aracı olarak kullanan bu zihniyet, bizim kim olduğumuzu bu millet çözdü, bizi bu toplum asla iktidara falan getirmez; hal böyle olunca biz buraya ancak bizim gibi bu sistemden haksız olarak faydalananların yardımıyla gelebiliriz, diye düşünüyor.İktidardan yoksunluğu bir türlü kabul edemediler. Bu komplekslerinden çıkmayı askeriye ile denediler olmadı. Mitingler ve çetelerle denediler olmadı. Son olarak bazı miadı dolmuş rektörlerle denediler olmadı. Geriye yargı kaldı. İyice siyasallaşmış , meşruiyetini ve tarafsızlığını yitirmiş siyasetçi hukukçularla bu işi götürürüz. Hiç sanmıyorum efendiler. Bunu başarmayacaksınız ve gittikçe batıyor ve iyice su yüzüne çıktınız artık gına geldi.Benim korkum, yargının en tepesine nasıl çıktıkları malum bu şahısların yasaları aleni çiğneyenleri görmezden gelme yüzsüzlükleri ve millete sopa göstermeleri değil, bu ülkenin siyasi ve ekonomik kaosa itilerek güç kaybetmesidir. Bu zihniyet bu ülkeyi ve toplumu hiçbir zaman düşünmedi ve düşünmezde. Bu ülkenin sadece nigmetini yediler ve yemekteler. Birkaç gün sonra bu komik ve amacı belli dava iptal edilir ve geri çevrilirse, ülkenin bu süreçteki siyasi, ekonomik ve hukuki kayıplarının sorumluluğunu kim çekecek? Soruyorum, kim çekecek? Yapanın yaptığı yanına kar mı kalacak? Bu nasıl bir hukuk devletidir, yapanın yaptığı yanına kar kalıyor? Ben de HAYIR diyorum. Yapanın yanına, yaptığı kar kalmayacak! İbretle izliyorum, ülkem ve toplumum adına üzülüyorum ve tiksiniyorum bu demokrasi ve adalet anlayışından. yeter artık, bu ülke bizim, ülkeyi ve toplumu rahat bırakın, gidin kendinize nerden bulacaksanız bir halk bulun!
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

uzman [ 2008/03/29 15:52 ]
ha şöyle ya, demek üniversite camiasında hala gerçekleri gören ve bilen varmış. tebtik ederim.
[ 2008/03/23 20:25 ]
özellikle su krallık kuran rektörler ve sövalyeri olan hocalar yok mu ... millet bunların hepsini görüyo..!

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.03 -  Davos ve sonrası…
 2009.01.08 -  Medyada manipülasyon örneği Ergenekon
 2008.12.29 -  Toplumsallaşmak büyük bir değerdir
 2008.12.05 -  Elit Üniversiteler…
 2008.10.01 -  Kartelin telaşı demokratik değil, ticaridir.
 2008.07.31 -  Züğürt tesellisi!
 2008.07.09 -  Dağ fare doğurmamalı, değilse …!
 2008.06.09 -  Gördünüz mü, ülkeyi kim yönetiyormuş?
 2008.05.27 -  Krizin krizi!
 2008.04.01 -  Yüksek Yargı üyelerini halk seçsin!..
 2008.03.15 -  Yeter artık! Rahat bırakın ülkeyi ve toplumu!...
 2008.02.29 -  Bunun adına düpedüz İslam düşmanlığı denir
 2008.02.01 -  Solucan dinini yaşamak laikliğe aykırı mı?
 2008.01.14 -  Değişim….
 2007.12.24 -  Önce eğiticileri ve düzenleyicileri bir düzeltirsek…..
 2007.12.03 -  Liberal Düşünce Topluluğu
 2007.10.27 -  Artık Aklımızı Başımıza Alma Zamanı gelmedi mi, Ne Dersiniz?
 2007.09.28 -  Neyi , Neden Yapıyoruz, Kimin İçin Yapıyoruz Farkında mıyız Acaba?
 2007.09.11 -  Ötekini kabullenmek…
 2007.08.25 -  17 mi Büyük Yoksa 83 mü?...
 2007.08.17 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa- (2)
 2007.08.06 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa-1
 2007.07.24 -  Kimler ve neden kayıp ettiler,ben söyleyeyim mi?...
 2007.07.07 -  Soğan Hikayesi!.....
 2007.06.11 -  İşsizlik ve ÖSS…
 2007.05.28 -  Peki, siz hangisini istersiniz?...
 2007.05.18 -  Korku,…
 2007.05.16 -  PRAMİT!..
 2007.05.15 -  Muhtıra
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com