:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Doğruların gölgesi yıkılmıyor 
Semra Hoyraz   ( shoyraz@haberkonya.com )

“Mutluluk tacı aldı, adalet ve huzur da tahtı paylaştı. Doğruların, gerçeklerin ve barışın saltanatı sürüyor. Ağaçlar tüm beyazlığı ile gülümsemeye başladı, yeryüzü bir ışığın aydınlığında… İnsanlar mutlu, her şey ne kadar güzel, köşe başlarında zeytin dalları filizlenmeye başlamış, kaldırım üstünde öylece açılmış avuçlar artık yok, kimse ne başımın üstündekine karışıyor, ne de içindekine, güzel ülkemde demokrasi, barış, huzur, refah bende de özgürlük var. Badem ağaçları pembe söylüyor. Buzlar çözülmüş… Yeşil bir sıcaklık var her yerde. Sokaktan geçenler birbirlerine gülümsüyor… Her taraf ne şen...
Bahar gelmiş… ”

İşte tam da böyle başlamak isterdim söze. Baharın geldiği güzel ülkemde illaki bir şeylerin ters gitmediğini, her şeyin yolunda olduğunu anlatmakla. Evet bir bahar havası varken, güzel bir tablo kıvamındayken her yer, tam düzeliyorken bir şeyler birden bire çıkan şiddetli bir rüzgar çiçekleri koparıyor dalından. Sokakta yürüyen teyzemi ürpertiyor, korkutuyor. Belki de rüzgardan değil korkusu, sebebinden. Ani bir dengesizliğin verdiği sarsıntıdan.

Güzel bir cümleyle söze başlamak… O cümlenin sadece senin olmasını sağlamak. İşte tam o anda özgür olmak…

Şu anda hangimiz bunu yapabiliyor. Hangimiz rahatlıkla herkese her düşündüğünü söyleyebiliyor. Hiçbir menfaat, hiçbir korku, hiçbir gelecek kaygısı olmaksızın hangimiz doğru bildiğimizi savunabiliyor. Ufak arkadaş sohbetleri, kapalı kapılar ardı, çok az insanın olduğu kıyı köşeler duyuyor isyanlarımızı. Bazen koro halinde aynı şeyden bahsedip, aynı yanlışlara kızdığımız halde en yakınlarımıza zor duyuruyoruz sesimizi. Herkes biliyor neyin doğru, neyin yanlış olduğunu. Bilenler konuşurken susuyor, doğruların gölgesinden korkanlar da telaşla etrafa fikirlerini haykırıyor. Her haykırış bir duvara çarpıyor ve geri yansıyor. Her şeye rağmen zafer elde edilemiyor. İstenilen olmuyor, çünkü gerçekler kolay yok olmuyor, kolay yenilmiyor. Yıpranıyor belki, zamanla unutulmaya başlıyor ama doğruların gölgesi asla yıkılmıyor. Korkak fikirlere duvar olmaya devam ediyor. Ama yine de güzel bir cümle ile söze başlanmıyor hala. Başlanamıyor…

Hani hepimizin bildiği bir söz vardır: “ Bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel dinleme sanatı vardır.” Evet bu bir sanattır. Eğer biz söylediğimiz kadar değil, anlaşılabildiğimiz ve dinlenilebildiğimiz kadar özgürsek, anlatabildiğimiz kadar da varız demektir. Ama ne mümkün önce söylemek, sonrada anlaşılabilmek bu şartlarda. Ne kafamızın içindekine ne de kafamızın üstündekine karışılmadan yürüyebilmek güzel ülkemde. Mahalle baskısı var diyenlerin baskısını hissetmeden yaşayabilmek. Savunduğunun tam tersini yapıp kendisi ile çelişen insanlara aynadaki onu gösterebilmek. Güzel söyleyip güzel işler yapabilmek.

Eee bir de güzel başlıyorsa bir cümle, güzel başlıyorsa bir iş aynı şekilde güzel de bitebilmeli değil mi?
Ama bu da göz üzerinde kaşın ne işi var mantığı ile, sorun yoksa biz yaparız acizliği ile engelleniyor. Oysa güneşin cemalini gösterdiği her an korkan ve can havliyle işbaşına koyulanlardan olmadığımız için güneşin bizi kabul ettiği gibi bizde güneşi açmaya çalışsak. Gerçekten inandığımızı hakkıyla yapsak. Özgürlüğün ne olduğunu anlasak. Saygı duysak, yıkan yerine yapan olsak.

O güneşin sunduğu fikirlerin gölgesi, fark etmese de birilerine takılıyor sonra da korkutuyor. Görmezden gelseler de o doğmaya devam ediyor. Bazen, kara bulutlar önüne geçiyor, ufak sis kalıntıları puslandırıyor. Yine de varlığını herkesin kabul ettiği güneş var olmaya ediyor, devam edecek. Kimi görmezlikten gelirken, kimileri çok iyi bilip göremezken, kimileri de gölgelerin ötesine ulaşabiliyor. Önemli olan da gölgelerin ötesini, aslı olmadan görebilmek değimlidir zaten. Gölgenin sahibini görmeden keşfedebilmek? Bunu anlayamayanların korkaklığı da buradan geliyor sanırım. İnsan bilmediği şeyden korkar, göremediği, ulaşamadığı şeyden ürkermiş.

Birileri ne kadar anlamaya çalışmasa da, ne kadar kapatmaya çalışıp, ört bas etse de gerçekleri, düşüncelere önem vermemekte ısrar edip, gelen baharı görmezlikten gelse de bahar gelecek. Çünkü güneş, doğmayacak diyenlere inat doğuyor ve doğruların gölgesi yıkılmıyor.
Doğru bildiğimiz şeyi hakkı ile yapabilmek dileği ile…

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

fatma [ 2008/03/27 17:46 ]
tebrik ederim...
Su [ 2008/03/27 14:41 ]
Tıpkı dediğin gibi sevgili Semra.Asl olan en iyi bildiğin işi en iyi yapmaktır.
Veee doğruyu görmeden çözebilmektir...Sus pus edildiğimiz şu günlerde adalatin ve özgürlüğün konuşması ümidi ile...
Eline sağlık...

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.10 -  Her ıslanan anlamaz!
 2009.01.02 -  Kırmızı kar yağınca…
 2008.12.20 -  Bir varmış…Bir yokmuş…
 2008.12.01 -  Dillendiriyoruz ama…
 2008.10.29 -  Aşktan öteye…
 2008.09.14 -  Bakış açısı…
 2008.08.17 -  Balıktan teşekkür mü bekliyorsun?
 2008.07.21 -  Hayal ve gerçek…
 2008.06.20 -  Papatyalar…
 2008.05.17 -  Bu oyunda bir sorun var…
 2008.04.19 -  Varım o halde düşünmeliyim…
 2008.03.26 -  Doğruların gölgesi yıkılmıyor
 2008.03.13 -  Asıl düşman kim?
 2008.03.01 -  Gelecekten mesaj var!
 2008.02.15 -  Neydik ne olduk?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com