:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Kadınlar cennetine hoşgeldiniz! 
Mert Aslan   ( altar42@hotmail.com )


Türkçe olarak ve çok açık söylüyorum: Dünyanın hiçbir yerinde, Türkiye’de olduğu kadar görkemli bir kadın imparatorluğu yoktur.

Burası, dünyanın cinsel ve duygusal yönden en aç erkeklerinin ülkesidir. Bunun doğal bir sonucu olarak da, deyim yerindeyse, kadınların en paha biçilmez olduğu yerdir. Burası, kadınların yalnızca kadın olmaktan dolayı insan olmanın gerektirdiğinden daha fazla ilgiyi, saygıyı hak ettiğine inandığı ve beklediği yerdir. Burası, pek çok ilginç sürprizleri düşünüp tasarlayan ve yapan erkeklerin değil de, oturduğu yerde onun yapacağı sürprizleri bekleyen bayanların daha romantik sayıldığı yerdir. Burası, bir kuruma işiniz düştüğünde, eğer erkekseniz yüzünüze bile bakılmadan bezgin bir suratla “Yarın gel” denilen, ama eğer güzel bir bayansanız işiniz ivedilikle halledilmekle kalmayıp üstüne de bir bardak çay ikram edilen yerdir. Burası, kadınların yalnızca üç saniye gözlerinin içine baktığı hemen her erkeği diyar diyar peşinden koşturabilecek kadar dişil güce sahip olabilmiş olağanüstü kadınların yaşadığı yerdir. Burası, bir bayan yalnızca üç saniye boyunca gözlerinin içine baktı diye gün boyunca bir sarhoş mahmurluğu içinde dolaşan, dokunduğu eli bir hafta boyunca yıkamayan ve önüne gelen herkese o hatıranın verdiği gurur ve mutluluktan bahseden yoksun erkeklerin ülkesidir. Burası, kendilerine verilmiş doğaüstü varlık rolüne yakışmadığı için, herkesin önünde koşmayan, elinde fazla yük taşımayan, stop etmiş bir arabayı arkadan iteklemeyen, makyajsız insan içine çıkmayan kadınların barbi bebekler gibi süslenip salınıp gezdiği yerdir. Burası, “kadına şiddet” lafının tekrarlana tekrarlana dillere sakız edildiği, böylece kadınların sürekli ezilen zavallı, masum melekler gibi lanse edildiği, fakat bazı bayanların her zamanki gibi dişilik silahını kullanarak üzerine saldığı magandalar tarafından kafası kesilerek, boğularak ya da ağzı bir arabanın egzost borusuna sokularak öldürülen erkeklerin yok sayıldığı yerdir. Burası, bir bayanla bir erkek kavga ettiği veya tartıştığı zaman, erkeklerin bile bildik açlıklarından dolayı önlerine kadınlar aleminden iki kemik düşer umuduyla erkeğe sövdüğü yerdir.


İlginç olan şey, Türk kadınlarının kadın-erkek ilişkilerinin dünyanın her yerinde aynı olduğunu, kadınlığın her yerde bu denli saygıdeğer, bu denli onurlu varlıklar olduklarını sanıyor olmalarıdır. Bunu öğrenmenin bir tek yolu vardır: Diğer ülkelerde bu işlerin nasıl olduğunu araştırmak veya bizzat gidip yerinde görmek… Elbette ki, yurtdışında hiç bulunmamış ya da en azından diğer başlıca kültürlerde karşı cinsle ilişkileri merak edip araştırmamış birinin öyle sanması normaldir; ama buradan söylüyorum: Ne Asya Pasifik bölgesinde, ne Avrupa’da, ne Amerika’da, ne Rusya’da, ne de başka büyük bir kültürlerde, kadın bu derece önemli bir varlık sayılmamaktadır. Aşağı yukarı bütün bu bölgelerde, kadının erkeğin cinsel içgüdüsünü tatmin etmeye yarayan bir tür aparat olmanın ötesinde fazlaca bir anlamı yoktur. Somutlaştırmak gerekirse, bir züppenin canı istediği vakit yolunun üstündeki bir marketten alıp kafasına diktikten sonra buruşturup çöpe attığı, üstüne de geğirdiği bir şişe biradan daha önemli bir şey değildir. Hoş değildir, o da abartılıdır; ama reel durum bundan ibarettir.

Ülkemiz itibariyle bütün bu olanlar, ne kadınların ne de erkeklerin suçudur. Gerçek suçlu, insanların dinden daha fazla referans aldığı geleneksel kültür ve onun temsilcisi, hatta yılmaz bekçisi olup insanların Allah’tan daha fazla korktuğu toplumdur.

Öyle ya da böyle, sonuç değişmiş olmuyor. Eğer Türkiye’de yaşıyorsanız, kadınlar cennetine hoş geldiniz; ancak ortada küçük bir sorun var: Burada erkeklerin uzaktan kadınlara bakarken manevi işkence ve ıstırap dolu iç geçirmeleri, inlemeleri, ağlamaları, bozulan psikoloji ve rutinleri, bundan hiç haberi olmayan, olsa da umursamayacak olan kadınların sevinç çığlıklarına dönüşmektedir.
Bugüne dek hala farkına varmadıysanız, hepinize “Günaydın!” diyorum.
“Kadınların cennetine, erkeklerin cehennemine hoş geldiniz!”
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 5 yorum yapılmış )

marsjü [ 2008/05/07 15:07 ]
insanlara nasıl sorumlu, güvenilir ya da doğru karar alabilir olacaklarını söyleyemeyiz. sadece bu yeteneklerin çiçekleneceği bir ortamı ve kültürü besleyebiliriz. siz birşeyler görür ve neden diye sorarsınz. oysa ben hiç olmamış şeyler düşler neden olmasın diye sorarım.
[ 2008/04/24 23:11 ]
Sayın Mert Bey, Siz pratikte olanı yazmışsınız, sayın yorumcular teoride olanı yazmışlar.Kendinizi boş yere yormayın.Tükenirsiniz.Başınızı taşlardan taşlara vursanız, milyonlarca hücreniz infilak etse bu toplumun erkekleri yüz yüzlü davranmaya devam edecektir.Türkiyeyi ''kadınlar cenneti'' yapan erkeklerin, kadınının yanındaki ''duruşundan'' ibarettir.Biraz önce nette öylesine gezerken yıldızı hızla parlayan bir genç kız var: Özgü N.Umarım adını doğru yazmışımdır.Bu genç kızın resimlerinin altına yapılan yorumları görseniz küçük dilinizi yutardınız.Bir çok yorumda erkekler diyorki :'' Senin yanında başımı okşadığın bir köpeğin olsaydım keşke diyor'' Güzellik karşısında insanlık şerefinden istifa edip güzel bir kadının yanında süs köpeği olmaya razı olacak kadar aşağılık komleksine düşmüş erkekler olduğu sürece...Kadınlarla başbaşa kaldığında ağzının suyunu akıtıp net forumlarında gerçek dışı beyanlar yazan yalaka erkekler olduğu sürece...Bir kız için birbirini bıcaklayan erkekler olduğu sürece...Sevdiği kızı alamadığı için cinnet geçirip tımarhaneye giden erkekler olduğu sürece...Bir öpücüğe 250 milyar veren şerefli!!! erkekler olduğu sürece...Sokaklarda her gün kadınlara Allahın satın almaya talip olduğu en önemli sermaye olan ''bakışları'' kadınlara cömertce harcayan erkekler olduğu sürece...Bir kadın tebessümü karşısında kimyası bozulan erkekler olduğu sürece...Evinde karısının maskarası olup dışarda erkeğim diye hava atan erkekler olduğu sürece...Türkiye kadın cenneti olmaya devam edecektir.Aslında kadınlar erkeklere hiç bir şey yapmıyor.Erkeğin kendisine yüklediği rolü ustalıkla oynayarak gerekeni yapıyor.Erkekler yüz yüzlü olmasının bedelini ödüyor.İnsanlar cehennemini kendisi oluşturur.Olay bundan ibarettir.Bir insan kendisini ne kadar alçak görürse diğer insanı o kadar yüksek görür.Bir insan kendisini ne kadar kuyu dibinde görürse diğerini o kadar yüksek görür.Dış dünyadan saf ve temiz kadınlar getirseniz bir kaç aya kalmadan onlarda bu oyuna katılırdı.
erol44 [ 2008/04/24 09:43 ]
Ben bu ülke kadını tarifinize asla katılımıyorum...ne derseniz deyiniz...sizin anlatmış olduğunuz tip sadece magazinlerde boy gösteren çok küçük bir azınlık...be ülkemizin belki turistik bölgelerinde görünen ve yaşan özellikler...bu birazda bizlerin bakışından kaynaklanıyor..oysa zynpclkkl arkadaşın yazmış olduklarına yürekten katılıyorum...onlar düşüncelerde o hale gelmiştir. evet diğer ülkelerdeki kadınlar konusuna katılıyorum.. oralarda kadın tarif edilemeyecek kadar yok sayılmaktadır... ama unutmayalım cahiliye devri gibi görmeyelim.. diyelimki öyle ama bizler yinede o bakışı sergilemeyelim.. unutmayalımki bayan ve erkek tamammen birbirinden farklı yaratılmış iki ayr varlık... tamamen ayrı yaratılmış.. yani kopya değil... bir bütün olarak ayrı.. sadece bunlar bir birlerini tamamlayıcı birer varlıklar... ve en önemlisi kadın denince anne akla gelmediği için böyle bakılmakta...maalesep günümüzde kadına cahiliye döneminde bakıldığı gibi bakılmakta bu da üzücü sonuçlar doğurmaktadır.. selametle...
kumsal [ 2008/04/23 13:47 ]
Doğru söylüyorsunuz Mert Bey Turkiye'de her şey gibi kadın hakları da abrtılmış durumda eşitlik eşitlik derken bence kadınlar bir sıfır erkeklere galip fakat aklı ya da hünerleri ile değil üzgünüm sadece güzelliğine tamah edlierek. Fakat bunda erkeklerin suçluluk payı yüksek gibi geliyor.Beyni yerine kabuğuna değer veren erkekler kadınları bu kadar yüceltmese idi herkes yerli yerinde olurdu ben kadınlar cennetinde yaşamaktan ayrılacıklı olmaktan memnun değilim önce insan olarak yaşamak istiyorum bu memlekette...
Divan şarilerinde bakın bir tek kadın yazar yoktur ,fransız ingiliz yazarlarda yazar mı yokmuş yoksa adlarımı geçmİyor orası meçhul .Osmanlı tarihinde tutunda tüm tarihe baktığımızda ancak hürrem sultan gibi şirret kadınalrdan bahsedilmiş oysa başarılı kadınlarımızda vardır mutlaka...geçmişten günümüze kadınla ilgili bi eksik halka var ama bunu çözebilmiş değiliz kadın hakları savunucuları bunu gözden geçirmeliler.kadın aklı ve yetenekleri ile gündemde olması gerek artık.bunu tüm içtenliğimle diliyorum ve başaracağımıza da inanıyorum.tüm kadın okurlara da burdan başarılar diliyorum hayatta.
zynpçlkkl [ 2008/04/21 12:36 ]
İslam nazarında kadın, şefkat, merhamet, hürmet duyulması ve nezaket gösterilmesi gereken asil ve nezih bir varlıktır. Kuran-ı Kerim ‘de: “Kadın ve erkek birbiriyle kaynaşmaları için yaratılmış, aralarına özel bir sevgi ve ünsiyet konmuştur.”ayetiyle İslam dini, kadına en büyük değeri vermiş ve onun namuslu, temiz, vakarlı, haysiyetli ve şerefli bir tarzda yaşamasını sağlamıştır.
Peygamber (s.a.v.)efendimiz, kadınların narin, nazik ve kibar olduklarına işaretle, onların hiç kırılmaması ve incitilmemesi gerektiğini tavsiye etmiştir. Bir hadisi şeriflerinde:”…kadınlar hakkında hayırlı olup nezaketle muamele etmenize dair vasiyetime itaat ediniz! Çünkü onlar eğe kemiğinden yaratılmıştır. …Eğer sen onu doğrultmaya uğraşırsan, kırarsın; kendi haline bırakırsan, daima eğri kalır. O halde kadınlar hakkında hayır öğüdüne dikkat ediniz!” buyurur.Hz. Peygamber (s.a.v.)’e ilk defa inanan ve ona en büyük desteği veren Hz. Hatice (r.a) validemizdir. Nitekim Rasulullah (s.a.v.) efendimiz onun hakkında şöyle buyurur: “Allah bana Hatice’den hayırlı bir kadın vermemiştir. Bütün insanlar beni yalanlarken, O beni tasdik etmiş; insanlar benden kaçarken, O beni malı ile desteklemiştir...” Kadın, aynı zamanda ilk İslam şehididir. Hz. Ammâr (r.a)’ın annesi Hz. Sümeyye (r.a), Mekke de Müslümanlığı ilk kabul edenlerden ve bu yüzden dayanılmaz işkencelere uğrayanlardandı. Kendisine islamdan vazgeçmesi için yapılan her türlü eziyet ve zulme rağmen, hak yoldan dönmedi.
Sonunda Sümeyye (r.a), Ebu Cehil’in süngüsü altında can vermiş ve Allah yolunda ilk İslam şehidi olma şerefine ermiştir.
...islam dini kadına hakettiği önemi vermiştir.kadını cinsel meta halina bizler getirdik.KERİMAN HALİS (ŞEYHÜLİSLAM'IN TORUNU)OLAYNI HATIRLATMK İSTERİM.BATI HRİSTYN DÜNYASINDA MAYO GİYEREK GÜZELLİK YARIŞMASNA KATILMIŞ İLK MÜSLÜMAN KIZIN DÜNYA GÜZELLK KRALİÇESİ SEÇİLİŞİ OLDUKÇA ANLAMLI VE TRAJİKTR...
ÇAĞ ATLAYALIM DİYEREK BATIYA UYDUK,
şimdi bu durumu biz hakettik mi diye sormak lazım bence

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.16 -  Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
 2009.02.10 -  Kadının Mahremiyet Evi
 2009.02.02 -  Öğrenmenin dayanılmaz tadı
 2009.01.26 -  Hadis tercümesinde taşralı ağzı
 2009.01.17 -  Bilin bakalım! Erkekler insan mıdır, bankomat mıdır?
 2009.01.12 -  Ergenekon dalgalarında kısa bir sörf
 2009.01.05 -  Kadınlar iletişim beceriksizi mi yoksa?
 2008.12.29 -  Cennetin ve cehennemin fragmanları
 2008.12.23 -  Anti-depresif öneriler
 2008.12.16 -  Sen olmazsan cennet solmaz mı?
 2008.12.07 -  İyilik ve kötülüğün kimyası
 2008.12.01 -  Allah sevgisinde kıskançtır
 2008.11.24 -  Yazma yetisi üzerine iki çift söz
 2008.11.16 -  Anneler ve sevgililer
 2008.11.11 -  Sırlar harikadır. Ta ki yakalanıncaya kadar…
 2008.11.03 -  Geğiren tanrıçalar
 2008.10.27 -  Masumiyet insana en çok yakışandır
 2008.10.20 -  Demirel: Eski Siyasetin Büyük Mavrası…
 2008.10.13 -  Aldatan Erkeklere Kuşbakışı
 2008.10.08 -  Aldatan Kadınlara Kuşbakışı
 2008.09.29 -  Kadınlık nelere kadirdir!
 2008.09.22 -  İnsanlardan uzaklaştıkça Tanrı’ya mı yaklaşıyoruz?
 2008.09.15 -  Tesettür Kutsal kitabın ne tarafındadır?
 2008.09.08 -  Kutsal gerdek
 2008.09.01 -  Allah’ı Sevme Sanatı
 2008.08.25 -  Hıristiyan Mü’minler
 2008.08.17 -  Tutsaklığı sevmek
 2008.08.10 -  Dilek Tepesi
 2008.07.27 -  Bir çiçekle de bahar olurmuş
 2008.07.15 -  Dante Beatrice’e kavuşsaydı…
 2008.07.07 -  NLP’den ışıltılı kareler (2)
 2008.06.30 -  Karanlık mağaraların zavallı yarasaları
 2008.06.23 -  NLP'den ışıltılı kareler (1)
 2008.06.14 -  Cennette kadın figürü
 2008.06.08 -  "Yürek Acısı"
 2008.06.02 -  Erkeği tutmak kolay mı sanırsınız?
 2008.05.24 -  Her ölüm vakitsizdir
 2008.05.14 -  Reinkarnasyon
 2008.05.05 -  Kölenin öyküsü
 2008.04.28 -  İlahiyatçılar Hz.Muhammed'ten daha mı iyi biliyor?
 2008.04.21 -  Kadınlar cennetine hoşgeldiniz!
 2008.04.15 -   Biraz daha episteme,biraz daha özlem...
 2008.04.07 -  Bir kibir abidesine
 2008.03.31 -  Kadınlar erkekten ne duymak ister?
 2008.03.24 -  Repertuarımdaki üç kırık hayat
 2008.03.16 -  Kadınlarla hala tartışıyor musunuz?
 2008.03.10 -  Yoksa bu bir rüya mıydı?
 2008.03.02 -  Kadınlar ve tapınaklar
 2008.02.24 -  Hiç kimsenin kadınları
 2008.02.17 -  Ölüden isteme ile diriden istemenin farkını rica edeyim
 2008.02.12 -  Tanrı'nın yeryüzündeki başyapıtı üzerine
 2008.02.05 -  Sıradan ve yüce, yakışıklı ve bayağı
 2008.01.28 -  İdeolojik ve toplumsal baskıya karşı bireysellik
 2008.01.24 -  Aldatan Kadınlara Kuşbakışı
 2008.01.21 -  Nietzsche, Marks veya Tanrı’ya Küsmek
 2008.01.14 -  Yoksa bu fakiri aşktan bihaber mi sanırsınız?
 2008.01.07 -  Kadınınıza yüreğinizle dokundunuz mu hiç?
 2007.12.31 -  Dört Kitaba Sığmazsan, Sen Ne İşe Yararsın?!
 2007.12.24 -  Kadınların Gizli Dünyası Üzerine
 2007.12.16 -  Sosyal Demokratların Reel Politik Dramı
 2007.12.10 -  “En yakın dostum katilim olur mu?”
 2007.12.03 -  İnin O Şatodan Aşağıya!
 2007.11.26 -  “Çift Gerektirmeli Bir Tanrısal Adalet Sarmalı” -Özeleştirel bir yaklaşım-
 2007.11.18 -  Müslümana Sopa Caiz midir?
 2007.11.11 -  Sevgili Erkekler! Türk Kadınları Size Hiç Bakmıyor mu?
 2007.11.05 -   “Hz. Muhammed ve etkin dinleme sanatı”
 2007.10.29 -  Kahrolsun PKK veya kötü reklam yoktur
 2007.10.22 -  Barda oturan adamın düşleri
 2007.10.15 -  “Feminizm gerçekten feminin (dişil) bir akım mıdır?”
 2007.10.08 -   “Model Türkiye’yi görmek ya da görmemek”
 2007.10.01 -  “Aldatılan Adamın Komedyası”
 2007.09.24 -  Kadınların cebi neden yoktur
 2007.09.20 -  Benim adım aşk
 2007.09.17 -  Herkese merhaba!
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com