:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Hakemi gözüm ısırıyor!.. 
Memduh Nihat Ada   ( memduh_nihat@mynet.com )

İnsan olmak için kırk tornadan, kırk rendeden geçmek gerekiyormuş. Üçbuçuk torna ile beşbuçuk rendeden geçip sonra tutup tumturaklı sözlerin büyüsüne kapılıp yazılar dökmenin ve yine binbirçeşit insanın binbirçeşit hayali ile donattığı romanların içinde bile-isteye kaybolmak istemenin karşılığında daha ne bekliyordun ki?

İçimde hırsız, yalancı, sapık, adi ve aşağılık bir “mahlûk” var! Farkındayım ve zaten kendini unutturmuyor. Nasıl mı? Yok, sayıp unutmaya çalıştıkça daha sert yumruklarla ve hiç de beklemediğim anda beni sersemletmesinden anlıyorum bunu. Nefes aldıkça kavgam sürecek. Teslim olur muyum? Zaman zaman belki ama “güzel” insan olmanın bedeli olarak var gücümle ve erdem kılıcını yanımdan ayırmayarak savaşmalıyım o mahut mahlûkla.
Kimseye “sen yalancısın!” demiyorum. Kırılmasın, gücenmesin, incinmesin istiyorum insanlar. Fakat niçin pratik hayatımızda doğrularımız yalanlarımız kadar kabul görmüyor, işte bunu çözemiyorum. İlk aklıma gelen, yalanın daha fazla tedavülde oluşu. Ya da ve daha kötüsü, yalan konuşanlar doğru konuştuğumuzu “domuzuna” biliyor ama kendi açıklarını gizlemek için bizden de yalanlar bekliyorlar.

Sevgilim. Haklıydın. Hatırlanmamaktan daha ağır bir yaradır keyfi hatırlanmalar. Bir çikolata, iki satır yazı, bir telefon mesajı ve hatta patates kızartması dediğin nedir ki? Sembol, şifre, anahtar. Birbirini tanıyan ve bilen iki kalp için bunca kırtasiyeye gerek var mı? Hem yalnız seni seviyorsam söz vermem manasız değil midir?

Kırk kapı, kırk kilit ardında yaşayan insanlar korkak değil bedbahttır. Bu insanlara şefkat ve merhamet göstermek gerekir. Çünkü insanın özü özgürdür. Özgür olanlardır kapısız, kilitsiz, sandıksız yaşayanlardır. Sahip olduğumuz şeyler taşınır ise özgür değilse köleyiz.

Sözlerim ağulu. Sözlerim acılı. Sözlerim Trabzonsporlu Hami’nin sutları kadar sert. Ama ya direkten dönüyor ya da avut oluyor. Kaleler mi küçüldü? Ben mi kötüyüm? Hayır, baraj kırk kişi!

Amatör futbol oynuyordum. Pamukova’daydık. Sert, acımasız ve kıran kırana geçiyordu maç. İki gol atmış karşılığında onlarca tekme yemiştim. Tekme yedikçe daha hırslı koşuyor lakin dilsizi oynuyordum. Konuşmuyor, koşuyor ve topa vuruyordum. Bacaklarımda krampon izleri çoğalıyordu. Formam ter içindeydi. İki gol daha atmıştım. Maç bitmek üzereydi. Ceza sahası içinde yaka paça yere indirilmiştim. Formamı yırtmışlar ve o hengâme de kramponumu ayağımdan çıkaracak kadar da tekme almıştım rakip oyunculardan. Açık değil, apaçık penaltıydı. Ama hakem vermemişti penaltıyı. Farklı galiptik ve doksan dakikadır tekme yiyen benden yine susmam bekleniyordu. Fakat ben boğulma aşamasındaydım. Hakeme dönüp, “Sen delikanlılığı bozuyorsun ve ben oynamıyorum” diyerek formamı çıkarıp sahanın ortasına atıp, soyunma odasının yolunu tutmuş ve beş maç ceza almıştım.

Niye yazdım?
Şimdi yeni bir maçtayım. Hakemi gözüm ısırıyor!...

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız
Şu ana kadar yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak ister misiniz?

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.12 -  Otur oturduğun yerde
 2008.12.12 -  Kumar oynamıyor musun?
 2008.12.02 -  Biz aşkı Orhan Gencebay’dan öğrendik...
 2008.11.25 -  Su akar yatağını bulur...‏
 2008.09.09 -  Beyaz mendil
 2008.08.16 -  Su toplayan yerimiz, neremiz?
 2008.07.31 -  Yeşil taşı arıyorum
 2008.07.19 -  Yakınlık ne anlama gelir?
 2008.07.01 -  Ben korkağın tekiyim…
 2008.06.23 -  Ninem, ağzına sağlık...‏
 2008.06.16 -  Getire getire bunu mu getirdin?
 2008.06.09 -  Esin Abla ile Halil Emmi
 2008.06.04 -  Bin kaç oluyor?
 2008.05.22 -  Ne budala bir oyun!
 2008.05.14 -  Nasıl kıskanmam?
 2008.04.22 -  Hakemi gözüm ısırıyor!..
 2008.04.08 -  Ellerimi bir çocuğa verdim...
 2008.03.31 -  Çay daveti
 2008.03.24 -  Başka cumartesi
 2008.03.19 -  Bir Zeynep vardı...
 2008.03.15 -  Bacanak kardeşim (2)
 2008.03.06 -  Bacanak kardeşim (1)
 2008.02.29 -  Gül kanayarak açar!
 2008.02.23 -  Kelam bilmeden “kelam” etmek
 2008.02.19 -  Seninle…
 2008.02.16 -  Çiçekçilere uğrayın
 2008.02.11 -  Şenlik yapılsın!...
 2008.02.08 -  Biz ona masal deriz
 2008.01.31 -  Yükseklere nişan alanlar‏
 2008.01.26 -  İnsan bolluğu
 2008.01.17 -  Bataklık bekçileri
 2008.01.09 -  Yorgancı ile kuyumcu
 2008.01.03 -  Geceler içimde hece
 2007.12.28 -  Gülüm
 2007.12.18 -  İş teklifi...
 2007.12.17 -  Korkmak...
 2007.12.12 -  Zarlar atılmıştır!
 2007.12.05 -  Sevgilim olmayan uyku
 2007.11.29 -  Bu kitaplar kaça?-2
 2007.11.19 -  Bu kitaplar kaça?-1
 2007.11.12 -  Nedir baktığın dede?
 2007.11.06 -  Meşguldüm dönemedim, yoğundum yazamadım
 2007.10.29 -  Kızım sana söylüyorum!
 2007.10.21 -  Kalbime sordum
 2007.10.15 -  Rıfat
 2007.10.08 -  Eylül, yine gel
 2007.06.18 -  Hoşçakalın
 2007.06.02 -  Yaşamak galip geliyor
 2007.05.29 -  Orman yanıyordu
 2007.05.25 -  Söyleyeceklerim Var 2
 2007.05.22 -  Söyleyeceklerim var 1
 2007.05.17 -  Üşüyorum kapama gözlerini...*
 2007.05.14 -  Siyah yıldızlar
 2007.05.10 -  Sarhoştan yağ çıkarmak
 2007.05.07 -  İnsan değil misin usta?
 2007.04.30 -  Bir başka zemin...
 2007.04.28 -  Tabanca ile gösterilen penaltı...!
 2007.04.23 -  Güller mi düşüyor gözlerinden?
 2007.04.16 -  Bazı Aşkların Ölümdür Kafiyesi"*
 2007.04.09 -  Her tebessümün kankardeşi
 2007.04.01 -  Ömrümü içine alan parantez
 2007.03.26 -  Bizim mahallenin abisi
 2007.03.19 -  Yandı,bitti,kül...
 2007.03.13 -  Meşgul görünmekten bıktım.
 2007.03.05 -  Cesaretsiz adamın notları 2
 2007.02.27 -  Cesaretsiz adamın notları 1
 2007.02.22 -  Kaç tavuğunuz var?
 2007.02.12 -  Karakış
 2007.02.05 -  Geri dön çocuk!...
 2007.01.30 -  Ya taş, ya kuş...!
 2007.01.22 -  Uykusuzluk neler yazdırıyor insana…
 2007.01.16 -  Güzel abim...
 2007.01.08 -  Güneşin kızını isteyen fare
 2006.12.25 -  Doğum günüm
 2006.12.19 -  Çıldırın!
 2006.12.09 -  Yağmurumuz var
 2006.12.04 -  Bol nahtarlı bir hikaye
 2006.11.27 -  Temayül ve uçurum
 2006.11.20 -  Yazı ve hüzün
 2006.11.13 -  Ve sen...
 2006.11.06 -  Geceydi
 2006.10.30 -  Bir Türk Dört Japon
 2006.10.26 -  Bekliyorum…
 2006.10.16 -  İnadına gülümsemek
 2006.10.11 -  Kardeşimdi...
 2006.10.09 -  Başlarken…
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com