:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Erkeği tutmak kolay mı sanırsınız? 
Mert Aslan   ( altar42@hotmail.com )

Kadınlarla erkekler arasında ezelden beri sürüp gelen çatışma noktalarından biri erkeğin çokeşlilik eğilimidir. “Eğilim” sözcüğünün erkeğin bu özelliğini anlatmaya uygun olduğundan emin değilim; ancak bayanların onlar hakkında sıkça kullandığı “uçkuruna düşkün” sözünün düşünsel bir içerik taşımadığını çok iyi biliyorum. Kadın, kendisinin rahatlığı için kendisi adına yaşamın yüklerini omuzlayacak, yalnızlığını paylaşarak azaltacak özel bir erkeği güvenli bir limana kapatmak ve onu içine çekerek yeniden üretmek arzusu ile hareket etmektedir. Yaşam mücadelesinin dışında yer aldığı için de aklı erkek kadar işlevsel değildir. Kadın aklının ilişkiler dışında bir üretim yapması çok zordur. Çünkü yaşam kavgasının dışında kalmayı seçmiştir. En büyük sorunsalı, asla tek kadınla yetinmek istemeyen erkeği kendisine özgü kılma çırpınışları ile ilgilidir. Yazık ki, bunu hemen hiçbir kadın başaramamıştır ve başaramayacaktır. Kimileri bunu kabaca reddedebilir, saçma sapan bulabilir, hezeyan olarak damgalayabilir; ama açıkçası kendi karısı veya kız arkadaşı ile el ele mutluluk pozları vererek dolaşan sayısız erkeğin tam da o sırada karşısına çıkan diğer pek çok bayanla ilgili bir dolu fanteziler kurmakta olduğunu unutmasınlar. Görüşüme ağzından tükürükler saçarak, sövüp sayarak karşı çıkacak olan erkekler de buna dahildir. Demek istediğim, erkekler fiilen olmasa bile hayallerinde başka kadınları düşünürler. Hem de resmen bağlı oldukları bayanların hiç hoşlanmayacağı biçimlerde düşünürler.

Bazen gerçeği bilmek hoşumuza gitmeyebilir. Yaşadığımız hayatın “Keşke bu bir yalan olsaydı” dediğimiz kareleri çoktur. Keşke gerçeği size kibarca söyleyebilseydim; ama bayanlar bu kaba ve kırıcı bir gerçekle yüzleşmelidir. Üstelik kuşkusuzca inanabileceğiniz bir şey var aramızda: En azından sizi kandırmıyorum. Anadolu kültürünün yere göğe sığdıramadığı çok değerli bayanlarımız, istedikleri erkeği birkaç saniyelik sabit bakış veya bir tek göz süzme ile elde edebilecek kadar güçlü olabilirler. Hatta sureten ve kağıt üstünde kendilerine ait de kılabilirler; ancak istedikleri ölçüde ellerinde tutamazlar. Erkeği elde etmek kolay, ama elde tutmak zordur. Hele de, Türk kadını aklıyla neredeyse olanaksızdır.

Peki ya, çözüm nedir? Doğrusu, erkekte çokeşlilik doğası olduğu müddetçe bunun çözümünü söylemek de zordur. Şimdilik şu kadarını söylemekle yetinmek istiyorum: Kadınlar hep alan el olmayı terk edip veren el olmayı, romantizmi erkeğin kendilerine güzel sürprizler yapması olarak algılayıp saksı gibi oturdukları, kendileri için yapmasını istedikleri veya bekledikleri her şeye insan sıfatıyla erkeğin de ihtiyaç duyduğunu öğrenmedikleri, örneğin hep çiçek bekleyen değil bazen de veren olmayı (Evet, erkekler de bundan kendileri kadar hoşlanacaktır), sevgiliyi kucağına yatırıp şiirler ve şarkılar okumak, saçlarını ve yanaklarını okşamak, türlü komplimanlarla benlik algısını parlatmak gibi ilgi eylemlerini yalnızca bayanların hak ettiğini düşündükleri sürece erkeklerle sağlıklı ve sağlam ilişkiler kuramazlar. Bunları öğrenip içtenlikle yaptıkları vakit, erkeklerini ellerinde tutma olasılıkları vardır; garantisi ise yine yoktur.

Geleneğin emrine aykırı olarak, bütün güzel şeyleri erkekler de bayanlar kadar hak ediyor ve ihtiyaç duyuyorlar. Bayanlar, bunu anlamak zorundadır. Bir erkek eşine yardım için balkonda çamaşır asabilir; bir bayan da eşine çiçek alabilir. İlişki iki kişi arasındadır ve oraya toplumun veya kültürün burnunu sokmaya hakkı yoktur. Siz onların ilişkinize burnunu sokmasına ve neyi yapıp neyi yapmamanız, neyi ne kadar yapıp ne kadar yapmamanız gerektiği konularında sizin yerinize karar vermelerine izin verirseniz, mutlu bir birliktelik kurmanız tatlı bir hayalden öteye geçemeyecektir…
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 3 yorum yapılmış )

---- [ 2008/06/06 10:55 ]
1-kadınlar erkeklerinin sevmediği şeyleri yapmazsa , en ufağını dahi yapmazsa , onun yanlış anlayabileceği davranışlardan kaçınırsa gelsin mutluluklarrr
2-erkeği edepsizlik yapıp da göz yuman kadınsan vay haline , düşersin elbet sen de zilletlere
ŞULE [ 2008/06/04 23:35 ]
söylediğiniz gibi erkeklerin, eşleri ya da kız arkadaşları dışındaki bayanlara karşı gizli ilgisi artık kadınlar tarafından da kabul edilmeli. Etrafta sadece kendini erkeklere beğendirmek yoluyla egosunu tatmin etmeye çalışan bayanlar bulunduğu müddetçe de bu böyle sürüp gidecek gibi görünüyor. Biz bayanların erkeklerden bu anlamdaki tek isteği, bu düşüncelerini eşlerine yansıtmamaları ve bir anlık hevesleri uğruna, kendilerinin her koşul altında yanında olmaya hazır eşlerini kaybetmeyip, hem kendi hayatlarını hem de eşlerinin hayatlarını karartmamaları. Aslında bu konuda söylenecek çok şey var. Bir erkeği başka bayanlara iten bizzat eşi bile olabilir. Kişilerin yapması gereken mantığı elden bırakmayarak, karşılıklı olarak eşlerine saygıdan vazgeçmemeleri.Güzel yazıların devam etmesi dileklerimle...
[ 2008/06/02 17:11 ]
Yazınız çok içten ve samimi yani tamamen kendi düşünceleriniz,direkt diğer erkeleri de kendiniz gibi düşündüğünüzden dolayı da akllınızdan geçen ne varsa yazmışsınız.
Bence kadın erkeği tutmak için uğraşmamalı erkek etik olarak kendini kontrol etmeyi bilmeli.Bence bunu başaran da var yoksa düşünce boyutunda olayı ele alırsanız o bahssettiğiniz tarz erkeklerin dişilerine de rastlamak mümkün...

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.16 -  Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
 2009.02.10 -  Kadının Mahremiyet Evi
 2009.02.02 -  Öğrenmenin dayanılmaz tadı
 2009.01.26 -  Hadis tercümesinde taşralı ağzı
 2009.01.17 -  Bilin bakalım! Erkekler insan mıdır, bankomat mıdır?
 2009.01.12 -  Ergenekon dalgalarında kısa bir sörf
 2009.01.05 -  Kadınlar iletişim beceriksizi mi yoksa?
 2008.12.29 -  Cennetin ve cehennemin fragmanları
 2008.12.23 -  Anti-depresif öneriler
 2008.12.16 -  Sen olmazsan cennet solmaz mı?
 2008.12.07 -  İyilik ve kötülüğün kimyası
 2008.12.01 -  Allah sevgisinde kıskançtır
 2008.11.24 -  Yazma yetisi üzerine iki çift söz
 2008.11.16 -  Anneler ve sevgililer
 2008.11.11 -  Sırlar harikadır. Ta ki yakalanıncaya kadar…
 2008.11.03 -  Geğiren tanrıçalar
 2008.10.27 -  Masumiyet insana en çok yakışandır
 2008.10.20 -  Demirel: Eski Siyasetin Büyük Mavrası…
 2008.10.13 -  Aldatan Erkeklere Kuşbakışı
 2008.10.08 -  Aldatan Kadınlara Kuşbakışı
 2008.09.29 -  Kadınlık nelere kadirdir!
 2008.09.22 -  İnsanlardan uzaklaştıkça Tanrı’ya mı yaklaşıyoruz?
 2008.09.15 -  Tesettür Kutsal kitabın ne tarafındadır?
 2008.09.08 -  Kutsal gerdek
 2008.09.01 -  Allah’ı Sevme Sanatı
 2008.08.25 -  Hıristiyan Mü’minler
 2008.08.17 -  Tutsaklığı sevmek
 2008.08.10 -  Dilek Tepesi
 2008.07.27 -  Bir çiçekle de bahar olurmuş
 2008.07.15 -  Dante Beatrice’e kavuşsaydı…
 2008.07.07 -  NLP’den ışıltılı kareler (2)
 2008.06.30 -  Karanlık mağaraların zavallı yarasaları
 2008.06.23 -  NLP'den ışıltılı kareler (1)
 2008.06.14 -  Cennette kadın figürü
 2008.06.08 -  "Yürek Acısı"
 2008.06.02 -  Erkeği tutmak kolay mı sanırsınız?
 2008.05.24 -  Her ölüm vakitsizdir
 2008.05.14 -  Reinkarnasyon
 2008.05.05 -  Kölenin öyküsü
 2008.04.28 -  İlahiyatçılar Hz.Muhammed'ten daha mı iyi biliyor?
 2008.04.21 -  Kadınlar cennetine hoşgeldiniz!
 2008.04.15 -   Biraz daha episteme,biraz daha özlem...
 2008.04.07 -  Bir kibir abidesine
 2008.03.31 -  Kadınlar erkekten ne duymak ister?
 2008.03.24 -  Repertuarımdaki üç kırık hayat
 2008.03.16 -  Kadınlarla hala tartışıyor musunuz?
 2008.03.10 -  Yoksa bu bir rüya mıydı?
 2008.03.02 -  Kadınlar ve tapınaklar
 2008.02.24 -  Hiç kimsenin kadınları
 2008.02.17 -  Ölüden isteme ile diriden istemenin farkını rica edeyim
 2008.02.12 -  Tanrı'nın yeryüzündeki başyapıtı üzerine
 2008.02.05 -  Sıradan ve yüce, yakışıklı ve bayağı
 2008.01.28 -  İdeolojik ve toplumsal baskıya karşı bireysellik
 2008.01.24 -  Aldatan Kadınlara Kuşbakışı
 2008.01.21 -  Nietzsche, Marks veya Tanrı’ya Küsmek
 2008.01.14 -  Yoksa bu fakiri aşktan bihaber mi sanırsınız?
 2008.01.07 -  Kadınınıza yüreğinizle dokundunuz mu hiç?
 2007.12.31 -  Dört Kitaba Sığmazsan, Sen Ne İşe Yararsın?!
 2007.12.24 -  Kadınların Gizli Dünyası Üzerine
 2007.12.16 -  Sosyal Demokratların Reel Politik Dramı
 2007.12.10 -  “En yakın dostum katilim olur mu?”
 2007.12.03 -  İnin O Şatodan Aşağıya!
 2007.11.26 -  “Çift Gerektirmeli Bir Tanrısal Adalet Sarmalı” -Özeleştirel bir yaklaşım-
 2007.11.18 -  Müslümana Sopa Caiz midir?
 2007.11.11 -  Sevgili Erkekler! Türk Kadınları Size Hiç Bakmıyor mu?
 2007.11.05 -   “Hz. Muhammed ve etkin dinleme sanatı”
 2007.10.29 -  Kahrolsun PKK veya kötü reklam yoktur
 2007.10.22 -  Barda oturan adamın düşleri
 2007.10.15 -  “Feminizm gerçekten feminin (dişil) bir akım mıdır?”
 2007.10.08 -   “Model Türkiye’yi görmek ya da görmemek”
 2007.10.01 -  “Aldatılan Adamın Komedyası”
 2007.09.24 -  Kadınların cebi neden yoktur
 2007.09.20 -  Benim adım aşk
 2007.09.17 -  Herkese merhaba!
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com