:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

İyi ki varsın Süleyman Bey 
Mustafa Azılıoğlu   ( mustafaazilioglu@hotmail.com )


Erkler ayrılığı ilkesi ile yasama ve yürütmenin başı bir yargı darbesi aldı. Ciddi jeostratejik konjenktürel gelişmelere baglı belirsizlikler ara dönemler bu ülkenin kaderinden ebediyen çıkmadıkça benzeri yürütmeye dönük müdahaleler her zaman siyasi alan içinde var olmaya devam eder.

Türkiye dalgalanmadan durulmayacak. Sular akacak mecraını bulacak.lakin kayıp zamanlar silsilesi artık son bulmalı,yeni dönemler eklenmemeli.

Türkiye hiç bir zaman normal mecraında demokratik siyaset seyruseferi yapmadı.
Her halukarda bır etkı tepkı refleksi ile siyasi alan meşgul edilmiş. Yoluna dura kalka devam etmiş, bazen çamura batmış,biri gelmiş çıkarmış.

27 Mayıs tan sonra ihtilal ve darbe alışkanlıkları siyasi tarihimize belli dönemlerde davetsiz misafir gibi gelmiş konmuş bir sure sonra bir vasi bırakıp gitmiş.

Anayasa Mahkemesinin aldığı karar,ister esastan isterse şekilden her ne olursa olsun İktidar erkinin yani mutlak monark ın elini zayıflatmaya, monarkın tiranileşmesini önlemeye dönük belki masum bir koruma kollama mekanizma refleksi olarak düşünülebilir.Böylesi vesayet refleksleri altında ülkeyi idare eden iktidar,ister sol ister sağ, idarei maslahattan öteye kararlar alamaz.

Siyasi alanın daraltılması iktidarın monarkın destabilize edilmesi ancak iktidar erklerinin ayrı ayrı kurumlara dagıtılması ile mümkün olabilir.

Mustafa Kemal ve arkadaşları neden İktidar erklerini mecliste temerküz ettirdiler sizce.”Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” derken Fransız aydınlanma düşünürü Monteskiyö’nün kuvvetler ayrılıgı ilkesini bilmiyorlarmıydı? Buna rağmen 61 Anayasa Kurucuları neden bu ilkeyi ihlal ettiler o zaman.Cumhuriyetimizin banisi, elbette biliyordu.

Demokrasinin dengeli zikzaklar çizmeyen gelgitler bildiriler olmayan bir zemini için buna ihtiyaç vardı.Kuvvetler Ayrılığı ilkesi hiç geregi yokken 61 anayasası ile devlet yönetimine dahil edildi. Mustafa Kemal’in ömrü boyunca yapmadıgını ihtilal anayasa kurucuları yaptılar.Bu durum 82 Anayasası ile devam etti.Gelinen süreçte hiç bir iktidar ve siyasi oluşum buna hayır demedi.Buğün gelinen nokta bu durumun bir eseridir..Halbu ki 1924 Anayasası buğün için bile özgürlükçü bir yönetimin asaslar bildirgesi olarak devam edebilirdi.Her dönemde Anayasa degiştirmek adet haline geldi ülkemizde...Anayasalar İngiltere ve Amerika da oldugu gibi “10 Emir” benzeri sade, herkesce anlaşılır, ruhu ile lafzı arasında her zaman ve zeminde yorum farkı olmayan ve olmayacak, devletin bir yönetim esaslar bildirgesi olması gerekmezmi sizce.

Cumhuriyetin banileri cumhuriyetin kuruluşundan beri Yasama yürütme ve yargı erklerini meclise emanet ederek tepede oluşacak kavgaların önüne geçtiler. 1960’ta İhtilal sahipleri Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yönetim biçimini ve Anayasasını begenmeyerek degiştirdiler. Halbu ki bir toplumsal talep de yok idi. Yasama ve yürütme erki üzerinde bir vasi anlamına gelen yargı erkini meclisin elinden ve uhdesinden alıp atanmışların yetki ve inisiyatifine tevdi ettiler.

Yürütme ve Yasama, zaten her dört yılda bir halk tarafından denetlenmeye tabii tutulmaktadır.Mecliste bir muhalefet kanadı her halukarda vardır.Halk seçtiklerini begenmedigi zaman zaten kendi eliyle degiştirme iradesine sahiptir.İhtilaller ile millet iradesine vesayet koyan düşünce sahipleri ülkenin demokrasi yolculuğunu zaman zaman sekte vurmaya devam ettikçe ülkemizde ileri düzey bir demokrasi gelenegimiz asla olmayacaktır.

60’lı ve 80’li yıllar dış müdahallerin en yoğun yaşandıgı ve bu nedenle ihtilallerin yapıldıgı kayıp dönemlerdir. Demokrasi bize ya bol gelmiş ya da dar.Hiç bir zaman kendi mecraında bir demokrasi çizgisi takip edilememiş.Ülkeyi bu duruma getirenler yüzünden 61 den sonra İktidar sahipleri hiç bir zaman birbirine güvenmemiş.aralarında gizli bazen açık bir soguk savaş olagelmiş.

Eger biz kamil manada demokratik bir siyasi zemin üzerinde yönetim istiyorsak,vakit geçirmeden yeni bir millet sözleşmesi yapmalı ve millete başvurup onaylatmalı, millet iradesine dayalı bir esaslar bildirgesi ile devam edilmelidir.İngiltere Amerika bunu yaparken biz neden yapmayalım.Yok yapmayacaksak sistemin adını koyalım birbirimizi kandırmayalım.

Yeni bir siyasi partiler kanunu yeni bir sivil toplum vizyonu yeni bir gelecek projeksiyonu ile ülkemiz Mustafa Kemal’in işaret ettiği çağdaşlaşmayı başarmadıkça her iktidar değişimlerinde bu ve benzeri cepheleşmeler hukuk yasa adları altında cepheleşme ve hizipleşmeler ile boguşacaktır.

Yasama görevi yapan meclisin vekilleri en modern en çagcıl ve bizim tarihi gelenek ve mirasımıza en uygun elbiseler dikmek için orda mesai harcamalıdır.Çilek kiraz ve benzeri arabaşı sabah kahvaltısı eş dost sohbetleri yerine Üniversite sivil toplum ile gelecek projeksiyonları yapmalıdır.
Aksi durumlarda 411 her halukarda 9dan küçük sayılır.


Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 1 yorum yapılmış )

BABUR [ 2008/06/19 03:16 ]
Sayın yazar yine muhteşem tespitler yapmışsınız.ben yazılarınızı sürekli takip eden bir okuyucunuz olarak bir sıkıntıyıda alakasız olsada sizin yazınız üzerinden dillendirmek stiyorum.
KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
Konya Büyükşehir Belediyesi başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren ve sayın belediye başkanımız Tahir AKYÜREK'ten en alt kademeye kadar, tüm ekibi ile insan değerini çok iyi bilen , hastalara ve yoksullara yardımları, ilgi ve alakaları ile sempati toplayan, sosyal belediyeciliğe öncülük eden büyük bir kamu kurumudur.Hizmet ve gelir getirmesi için Belediyemiz KONBELTAŞ adında bir şirket kurdu. otoparkları kontrol altına aldı.konyadaki tüm parklar içinde zannediyorum sonucu çok fazla düşünülmeden SÜ.MERAM TIP FAKÜLTESİ önündeki YOL yani beyşehir çevre yolunu da otopark kabul etmiş ve yaklaşık 10 eleman ile burayı işletmektedir.bu yol bir çevre yolu ve tıp fakültesinin tam önüdür.yani bu yola park eden araçlar sadece ya beyşehir istikametine devam eder yada hastaneye giriş yapar.çevre yolu ve hastane önü olduğu düşünülür ise yolu daraltarak Çok büyük tehlike arz etmesinin yanında hastaneye gelen araclarda ya hasta yada hasta yakınıdır.hastanenin alt ve yan taraflarında özel parklar vardır ücretide günlük sadece 1,5 ytl dir.ama konbeltaşın yoldan aldığı ücret ilk 15 dakika ücretsiz sonra her yarım saatte 1,5 ytl dir.hepimiz hastane ye selam vermenin en az 1,5 saat sürdüğünü biliriz. neden?çünkü;yolu karşıya atlayıp güvenliği geçmek ve nereye gideceğini bilmek! siz düşünün geçecek süreyi birde hastalığınız uzarsa yandınız hastasınız ve üstüne kaçsaatveya kaç gün kalacağınızı bilmezseniz hastanede tedaviniz için fazla para harcamayın ,çünkü aslında amacı yol olan otoparka yetmez ben 5 saat için 15 ytl ödedim birde görevlinin kibarlığı kdv+ötv oldu.hastam içinmi yanayım,kdv+ötv li paramamı yoksa aslında hastaya paranın gerkliliğini ve eziyet edilmemesi gereğini çok iyi bilen belediyemin deli dumrul ve ya çok özür dileyerek deynekçilik yapıyormuş gibi gör

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.06 -  Affan Dede'ye para saydım
 2009.01.30 -  Şimon ve Tayyip
 2009.01.21 -  Ne Zengin Fakir Ne Sen Ben Farkı Olsun
 2009.01.17 -  Ne haktan korkar ne hicap çeker
 2008.12.18 -  Yönetmek ve yönetilmek üzerine
 2008.10.24 -  Kılıç ipeği kesmez.
 2008.10.11 -  İKİ ÇAKAL
 2008.09.18 -  Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!
 2008.08.04 -  Monteskiyö’ den Emre Aköz ‘e
 2008.07.31 -  Katıra gem vursan at olurmu?
 2008.07.10 -  Sahipsiz köpek ne yapsin
 2008.07.07 -  Kalem ve kılıç
 2008.06.27 -  Haysiyetsiz meşhur muteber
 2008.06.08 -  İyi ki varsın Süleyman Bey
 2008.05.29 -  K...ni zevk sahibi imiş
 2008.05.27 -  Hürrem'in göğüsleri cezbetmiş Kanuni'yi
 2008.05.20 -  Leyla Hanım ritüeli
 2008.04.11 -  Asıl azmaz bal kokmaz
 2008.03.22 -  Dün bugündür,yarına ümitvarım.
 2008.03.13 -  Akif Konya’ya gelmiş haberimiz yok
 2008.02.27 -  Oh ne ala,mualla
 2008.02.14 -  Bir demet gül ve karanfil
 2008.02.12 -  Modernleşme yahut muhafazakar değişim
 2008.01.24 -  O iş benim boyumu aşar
 2008.01.22 -  Abdülhamid’in Mirası
 2008.01.17 -  Tebrikler Kime
 2007.12.28 -  Akif’i Kaç Kişi Anladı ki….
 2007.12.18 -  Pulsuz dilekçe
 2007.11.26 -  Güle Güle “Adamın Kralı”
 2007.11.15 -  Konya’nın Güzel Olan Tarafı
 2007.11.08 -  Dostumuz! Amerikadan Ne Aldık
 2007.11.03 -  MÜSİAD’da Mustafa Çalık ne dedi.
 2007.01.12 -  MERAK ETME
 2007.01.10 -  DOST DÜŞMAN OLURSA NE YAPILIR?
 2006.12.27 -  KIL TÜY
 2006.12.23 -  SİLLE-İ MİLLET
 2006.12.20 -  Cumhurbaşkanını buldum
 2006.11.29 -  ŞEHİRLERİN BAHTINA
 2006.11.23 -  DEVLET NİŞANI NEDEN VERİLMİYOR
 2006.11.22 -  TESEV RAPORU
 2006.11.16 -  DR. ANIL BEY
 2006.11.15 -  BİLMESİNİ BİLMEK
 2006.11.02 -  2016 da ne olacak?
 2006.10.31 -  Boşa Geçen Yıllar
 2006.10.27 -  Geyik türüne bir örnek de benden.
 2006.10.06 -  HEKİMLERİMİZ
 2006.10.01 -  Hekimlerimiz, Hastanelerimiz ve Sağlık Personelimiz.
 2006.09.22 -  Bereket yağar gönüllere
 2006.08.16 -  Ahh Osmanlı...
 2006.08.07 -  Siyasetçi kendini nasıl geliştirmeli?
 2006.07.31 -  İsrail-HAMAS Savaşı
 2006.06.28 -  Helvası olmayan şehir
 2006.06.16 -  SİYASAL YOZLAŞMANIN NEDENLERİ
 2006.06.02 -  UNESCO, SETTAR, MEVLANA
 2006.05.29 -  AHLAK VE KARAPINAR’DA PETROL
 2006.05.20 -  RAHVAN MEHMET VE MARATON YARIŞLARI
 2006.05.15 -  Okullar ne üssü?
 2006.05.11 -  Bu vebalden nasıl kurtulmalı
 2006.05.08 -  Tarihi İpek Yolunda Bir Garip Sultaniye
 2006.04.27 -  ABD'nin yerli dostu
 2006.04.10 -  AÇIK POKER
 2006.04.06 -  Şehrin en güçlü örgütü
 2006.04.03 -  Bu aşkı kim bitirdi?
 2006.03.30 -  Şimdi Nazım Hikmet Zamanı
 2006.03.27 -  Ne okuduğunuza değil, nasıl okuduğunuza bakın
 2006.03.24 -  HÜKÜMET(LER)E MÜTEDAİR
 2006.03.20 -  Recep Konuk;O bir Türkmen Bey'i
 2006.03.13 -  Kızılcahamam'da görmedikleriniz
 2006.03.09 -  Türkiye'nin şansı Özkök mü?
 2006.03.06 -  Teşkilat nasıl olmalı?
 2006.03.03 -  Bush'un Hindistan'da işi ne?
 2006.02.23 -  Tahlil değil gerçek
 2006.02.20 -  Tapusu olan konuşsun
 2006.02.17 -  Türkiye’de platonik siyaset mi var?
 2006.02.13 -  Konya'yı doğru algılamak
 2006.02.09 -  Doldur boşalt ateş et
 2006.02.06 -  YENİ YILMAZ GÜNEY
 2006.02.02 -  Siyasal Ahlak nedir?
 2006.02.01 -  İstikrar kimin işine yaramaz
 2006.01.26 -  MUHALEFET NİÇİN ERKEN SEÇİM İSTİYOR
 2006.01.24 -  ABD'nin son hamlesi
 2006.01.19 -  Ortak öngörü; Nükleer enerji
 2006.01.16 -  2006'nın en zor günleri
 2006.01.05 -  Türkiye'de neden Nükleer santral yok?
 2006.01.03 -  Kurtlar Vadisi-Irak'ın arka planı
 2005.12.27 -  Siyasette boşluk var mı?
 2005.12.15 -  Başbakan'ın gözünde Konya
 2005.12.12 -  Başbakanı beklerken
 2005.12.05 -  O bir üst kimlikli
 2005.11.28 -  Yekpare dünyanın ayrılıkçıları
 2005.11.22 -  Mavi mi yeşil mi akım?
 2005.11.16 -  Nafile anlamaz bunlar
 2005.11.13 -  Bir ülke daha iyi nasıl yönetilebilir ki?
 2005.11.08 -  Ateş hazır, Paris hazır mı?
 2005.10.22 -  Van Kedisi ile Van Canavarı
 2005.10.04 -  Abdullah Gül'ün Uçağında
 2005.09.28 -   Devlet Ve Devlet Adamlığı
 2005.09.22 -  Zenginleşme Formülü–2-
 2005.09.21 -  Zenginleşme formülünü buldum
 2005.09.05 -  AB SİZ TÜRKİYE VEYA TÜRKİYESİZ AB
 2005.08.31 -  Kerbolanlı Ahmet
 2005.08.27 -  Bir medeniyet tasavvuru olarak Vakıf
 2005.08.22 -  Statüko Nedir?
 2005.08.16 -  ACEM ÜLKESİ İRAN
 2005.08.02 -  EK PROTOKOL
 2005.07.20 -  'USA’ BİZİ USANDIRMAYI NE ZAMAN TERK EDECEK
 2005.07.15 -  CONİ VE MEHMET
 2005.07.02 -  Yecüc ve Mecüc rapsodisi
 2005.06.30 -  İkö
 2005.06.29 -  AH NİJAD…!
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com