:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Hayal ve gerçek… 
Semra Hoyraz   ( shoyraz@haberkonya.com )


Aylardan güzel, günlerden güzel, mevsimlerden güzel, vakte güzeli yazıyoruz…Mübarek üç ayların güzelliğini yaşamak yerine sadece yazıyoruz, anlatıyoruz, ama göstermiyoruz.

“İnsan hayalleri ile yaşarmış”, diyenlere sonra da söylediklerine inanmayanlara dikenli teller ardından cenneti görebilen bir çift gözü hatırlatıyorum. Hayal ve gerçek; yeşile boyanmış bir ovanın tam ortasında semaya yükselen yalnız bir ağaç gibi…Kelebeğin mehtapla dansı gibi birazdan öleceğini bile bile…Mor bir goncanın güneşe gülümsemesi gibi, solacağından eminken… Çocuksu bir heves gibi büyüyeceğini bile bile… Yıldızların cümbüşü gibi her başladığında biteceğinden emin emin… Issız ve uzun bir patikada yola düşmek gibi ardına bile bakmadan, nereye gittiğini sormadan sorgulamadan… Zambaklar ıssız yerlerde açarken, yağmuru beklermiş tohum, başak olabilmek için binlerce başak arasında. İşte gerçekle hayalin dansı. Kimine hayal gelen kaf dağındaki köşk kimilerince saltanat mekanı. Küçük kardeşiyle kuru ekmeğini paylaşan ve hep tok olduğunu söyleyen bir güzellik gerçek, hiçbir zaman parası olmayan bir burjuva ki işte o da hayal! Işıksız bir mekanda görebilmekse gerçek, güçlü spot lambalarının altında önünü bile göremeyen körlerse hayal.

O patikaya düşürende bir hayal, patikanın ucundaki ışık ta bir gerçek, yapraklarını dökmüş bir çınarı düşünmek nasıl güç ise yollara düşüreni bulmakta bi o kadar yorucu ama gerçeğin gülümseyişi… İnsan yaşama filozoflaşmaya başladığı an yenilgiyi baştan kabul ettiği andır hayata karşı, üstelik çırpınışları çaresizken, boşunayken söylenip durmaları…Kar beyazın ortasında niye açarki beyaz bir kardelen, bilmezmiki eriyecektir delip geçtiği kar, eriyecektir üzerine, eritecektir güzelliğini…

“Bağdatı almaya çalışmak Bağdattan daha mı güzel ne?” ne güzel söylemiş 4. Murat. Doğru ya açabilmişse, açabileceğini düşünmüşte başarmışsa buna da değer. Bir sahil boyunca dalgaların sürüklediği kumu izleyip, iz bırakmak, izlerin kaybolduğunu izlemek, varoluşun yine bir varoluşla sonlanacağını bilmek gerçek, yaşamak hayal…
Görmeden cenneti özlemek gibi, cenneti anlatmak, cenneti düşünmek cenneti resmetmek gibi hayal ve gerçek.

Hayat akıp giderken, virgül, noktalı virgül ve noktalarla boğuşmak yerine tırnak açıp beklemeyi tercih ediyoruz bazen. İsteyene bir yerde hoş bir esinti vardır, bulabilene. Her başlangıçta bir son, görebilene…

İyinin kötüyle, çirkinin güzelle, kinin sevgiyle kavgasıymış hayat. Sevapların günahlara orantısıymış. Günahları sevaplarından az olsun ister her insan, ama günahkardır yine de…Pamuk ipliği ile dünyaya tutunmuş hayatlar; hayal gücüyle, düşlerinin gerçekleşmesi arasındaki mesafe kadar kısa aslında çözebilene…

Sokak lambalarının aydınlattığı renksiz bir kaldırımda birbirinden farklı renkte kuşların dolaştığını, martıların suyla bütünleşik uçtuğunu, buğulu bir camdan bakarken kır çiçeklerine, kokusunu hissetmekse yokken yanında peygamber çiçeğinin, bir gün iskelede bineceği vapuru kaçırmak ve yalnız kalmaksa hayal, yürüyerek gitmenin güzelliğini görmektedir gerçek…

Varoşlarda burjuva olabilmektir.

Her insan kendi gerçeği ile yaşıyor. Korku söyletirken başkalarının gerçeklerini, yürek lal oluyor, dil anlatıyor. Anlamak istersen bir insanı gerçekten, söylediklerinden çok söylemediklerine de kulak ver mek lazımmış. İdeal olanı anlatırken her söz mevcut olanı atlıyormuş. Dil konuşurken de göz susmuyormuş. Bu gün doğru dediğine yarın yanlış diyenlerle bir aradayken, bir gerçekte ben söyleyeyim istedim “Hiçbir şey sebepsiz değildir hayatta, hayal varsa olması gerektiği için vardır, gerçeği yansıtmıyorsa bir ütopyadır, asıl olana ulaşmak için bir yol ise gerçeğin öbür yüzüdür”

Anlatıldığı gibi değildir her insan, görüldüğü gibi değildir her şey ve nedensiz değildir bütün sonuçlar…İnsan hayalleri ile yaşarmış hayata rağmen!

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 1 yorum yapılmış )

dejavu [ 2008/07/22 00:39 ]
s.a.
adetim degildir, köşe yazılarını, makaleleri internetin parlak sayfalarında okumak ve daha çok elde iz bırakan, açık renk pantolana leke düşüren saman kagıt havasında gazete sayfalarına alışkınım...velhasıl alışmak gerek kalemin yerini alan klavyeye, kagıdın yerini almaya çalışan parlak ekranlara...

semra kardeşimiz...hani derler ya dilinin döndügü kadar anlattı...anlayan kalp birliği yaptı selamını söyledi...yüregine sağlık ...

ama demeden de geçemeyecegim bir şey var : ''aklındaki, kalbindeki kelimeleri tüketme...''

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.10 -  Her ıslanan anlamaz!
 2009.01.02 -  Kırmızı kar yağınca…
 2008.12.20 -  Bir varmış…Bir yokmuş…
 2008.12.01 -  Dillendiriyoruz ama…
 2008.10.29 -  Aşktan öteye…
 2008.09.14 -  Bakış açısı…
 2008.08.17 -  Balıktan teşekkür mü bekliyorsun?
 2008.07.21 -  Hayal ve gerçek…
 2008.06.20 -  Papatyalar…
 2008.05.17 -  Bu oyunda bir sorun var…
 2008.04.19 -  Varım o halde düşünmeliyim…
 2008.03.26 -  Doğruların gölgesi yıkılmıyor
 2008.03.13 -  Asıl düşman kim?
 2008.03.01 -  Gelecekten mesaj var!
 2008.02.15 -  Neydik ne olduk?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com