:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Kartelin telaşı demokratik değil, ticaridir. 
Dr.Ali Can   ( dralican@hotmail.com )

Medya, demokrasinin önemli bir unsuru, olmazsa olmazıdır. Siyasi kamuoyunun oluşması, siyasetin kontrolü ve siyasetçinin kendini kamuoyuna anlatabilmesi için vazgeçilmezdir. Toplumun siyasal sisteme ilişkin bilinçlenmelerini ve siyasal sistemin işleyişine doğrudan katılmalarını sağlamak açısından önemlidir.Ama bizde böyle işliyor basın özgürlüğü? Maalesef hayır. Çünkü insanlar en yakın çevrelerinin dışındaki olaylardan ancak medya aracılığıyla haberdar olabiliyorlar. Günlük hayata ilişkin ve yaşadığımız gün içinde olup bitenleri medya aracılığıyla öğrendiğimiz bir gerçektir.

Demokratik sistemde yönetenlerin yönetilenlerce kontrolü ve karşılıklı yönlendirmeler için en demokrasinin bir parçası ve dördüncü kuvvet olarak görülmektedir.Bu yüzden basın özgürlüğü anayasa ile güvence altına alınmıştır. Buraya kadar her şey bilenen ve normal olarak kabul edebiliriz.Ancak, İnsanların her türlü davranışlarının zihinlerindeki enformasyon birikimleriyle ilintili olduğunu düşünürsek güncel bilginin, geri beslemesi olmayan, tek yönlü edinilen bilginin ne kadar işlevsel olduğunu tahmin edebiliriz. Haber dediğimiz, normal hayat içinde olağan olmayan ve yeni olan “bilgiyle” insanları yönlendirmenin önemini kestirmek zor olmasa gerek. Demokratik sistemlerde medyanın görevi toplumu siyasal sisteme karşı bilinçlendirmek, siyasal sistemin faaliyetlerine aktif olarak katılımı sağlamak, siyasal sisteme karşı (devlete) halkı savunmak, halkın önünün açılmasına destek sağlamaktır. Bir nevi medya halkın, yönetilenlerin yönetenlere karşı hakkını savunan bir avukat ve sözcüsüdür. Bu nedenle basının yazma ve konuşma özgürlüğü garanti altına alınmıştır.

Siyasal sisteme karşı bilinçlenmediğimiz takdirde bu yönlendirmeden kaçınılması mümkün gözükmemektedir. Sıkıntılarımızın temelinde eğitim eksikliğinin olduğunu bilmeyen var mı? Ama bu eğitim nedense hep öğretimle karıştırılır. Çoğumuz eğitim ile öğretim arasındaki farkı ayırt edemeyiz. Biz eğitim olarak okullarda verilen kuru bilgi ezberini biliriz. Ama içinde yaşadığımız sisteme ilişkin hiçbir fikrimiz yoktur. Geçenlerde çevresinde iyi bir solcu olarak bilinen, emekli bir öğretmen arkadaşın Karl Marx’ı sadece ismen bildiğini ve Komünizm ve sosyalizm adına hiçbir kavram ve fikir sahibi olmadığını ibretle müşahede ettim. Solculuk adına bana “Kemalizm”i anlatıyordu.Bizde basın oldum olası sistemi işleten, devletin somut olarak görüntüsü olan bürokrasiye ile işbirliği içine girerek halkı bilinçli olarak yönlendirmiş ve halka ait olan kaynakları, bu yönlendirme sayesinde kendi hesabına bir şekilde geçirmeyi başarmıştır. Buna yanaşmayan bürokrat ve siyasileri de hizaya getirmek (!) için, onlara ilişkin yanlış haber ve iftira kampanyalarına baş vurduğu bize hiç yabancı değildir.Sermaye sahiplerinin daha zengin olmak için- bu zenginlik halkın parasından alınarak olacaktır- medya araçları satın alma peşine düşmeleri tesadüf değildir. Yolsuzluğa bulaşmış şirketlere baktığınız zaman, hepsinin medya kuruluşları ve de bankaları vardır. Neden acaba hiç soruyor muyuz? Bu bankalardaki mevduatlara devlet garantisi neden verilmiştir, kaç kişi biliyor dersiniz?

Yıllardır yabancı bankalardan devlet eliyle (dış borç adı altında anılan) alınan paralar kimin cebinde dersiniz? .Bu borçları kimler ödedi biliyor muyuz? Daha önce devlete ait görsel ve sesli medya ve sistemle organik bağı bulunan özel yazılı basın tarafından tek yönlü bilgilendirilen veya bilgilendirmeksizin-karartılarak- yönlendirilen bu toplum, 90 ‘lı yıllardan itibaren özel sektörün görsel medya sektörüne el atmasıyla daha bir kompleks hale geldi. Söz konusu gazete ve tv kuruluşları, maalesef ’68 kuşağının yönettiği bir sektör haline geldi ve zaman içinde de kartelleşti. Toplumun haber adına edindiği her şeyi onlar belirlediler. Adeta nasıl ve ne düşüneceğini, nasıl eğleneceğini, ahlak ve ahlaksızlık adına ne varsa;hatta nasıl inanacağına varıncaya kadar onlarlar belirledi. Zenginliklerine zenginlik kattılar. Siyasi partiler ve bürokratlar bu medyanın şerrinden emin olmak, onlarla belki istemeyerekte olsa zaman zaman işbirliği yaptılar. Toplumun değerlerine yakın olan alternatif medya kuruluşlarını ise bir takım dinci gibi yaftalarla aşağılayarak, kendilerince halk nezdinde küçümsenmesine gayret ettiler.

Kısacası kamuoyunun dikkatini farklı yönlere çekerek malı götürdüler.Asker, sivil bürokrat, sermaye, malum basın ve malum muhalefetten oluşan kumpas ve örgütün kirli çamaşırları, kartel dışı medya tarafından, bir bir ortaya çıkarılınca, bunda en çok katkısı olan Ak Partiye ve belli bir kanala yüklenmeler normaldir. Fikri Sağlar’ın söyedikleri beni doğruluyor. Bilinçli sivil toplumun oluşması ve bu toplumun bu kıskaçtan kurtulması sistemin iyi anlaşılmasından geçer. Hatta iktidarın geleceği de.

Hayırlı bayramlar!
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

SELVİ [ 2008/10/30 20:42 ]
SABIRLA DİĞER YAZINIZI BEKLİYORUZ HOCAM!!!
SELVİ [ 2008/10/12 15:22 ]
YAZDIKLARINIZA PROFESYONEL YORUMLAR YAPABİLECEK KADAR BİLGİM YOK AMA BİLDİGİM ŞEY SİZDEN ÖGRENECEGİMİZ DAHA ÇOK ŞEY VAR AĞZINIZA YÜREĞİNİZE SAĞLIK...

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.03 -  Davos ve sonrası…
 2009.01.08 -  Medyada manipülasyon örneği Ergenekon
 2008.12.29 -  Toplumsallaşmak büyük bir değerdir
 2008.12.05 -  Elit Üniversiteler…
 2008.10.01 -  Kartelin telaşı demokratik değil, ticaridir.
 2008.07.31 -  Züğürt tesellisi!
 2008.07.09 -  Dağ fare doğurmamalı, değilse …!
 2008.06.09 -  Gördünüz mü, ülkeyi kim yönetiyormuş?
 2008.05.27 -  Krizin krizi!
 2008.04.01 -  Yüksek Yargı üyelerini halk seçsin!..
 2008.03.15 -  Yeter artık! Rahat bırakın ülkeyi ve toplumu!...
 2008.02.29 -  Bunun adına düpedüz İslam düşmanlığı denir
 2008.02.01 -  Solucan dinini yaşamak laikliğe aykırı mı?
 2008.01.14 -  Değişim….
 2007.12.24 -  Önce eğiticileri ve düzenleyicileri bir düzeltirsek…..
 2007.12.03 -  Liberal Düşünce Topluluğu
 2007.10.27 -  Artık Aklımızı Başımıza Alma Zamanı gelmedi mi, Ne Dersiniz?
 2007.09.28 -  Neyi , Neden Yapıyoruz, Kimin İçin Yapıyoruz Farkında mıyız Acaba?
 2007.09.11 -  Ötekini kabullenmek…
 2007.08.25 -  17 mi Büyük Yoksa 83 mü?...
 2007.08.17 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa- (2)
 2007.08.06 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa-1
 2007.07.24 -  Kimler ve neden kayıp ettiler,ben söyleyeyim mi?...
 2007.07.07 -  Soğan Hikayesi!.....
 2007.06.11 -  İşsizlik ve ÖSS…
 2007.05.28 -  Peki, siz hangisini istersiniz?...
 2007.05.18 -  Korku,…
 2007.05.16 -  PRAMİT!..
 2007.05.15 -  Muhtıra
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com