:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Aşktan öteye… 
Semra Hoyraz   ( shoyraz@haberkonya.com )

İnciyi güzel olduğu için mi saklar, yoksa zamana yenik düşmesin diye mi midye? Değerine değer katmak istemesinden belki de… Bozulmamış aşkı korumak istemesi gayesi. Kaç gemi gelip geçerken yanı başından hayranlık beslenmez mi saklanan sevgiye, aşka açılmamış bir kutu olsa da bulunulan zamandan öteye büyütmez mi incisini? Ve tek hazinesini barındırır küçük kimliğinde, bazen kendisi de unutur, kaptırır gelip geçen yolcuya yosun kokusundan belli ki kandırmışlığı kendisini.

Ne çok sevgi ve aşk sözcükleri tükettik hayatta, ne çoğuna yüz çevirdik şimdilerde unuttuk. Ne çokları karşılıksız kaldı ve ne çokları unutuldu sözcüklerin. Ve sonra tek ve yüce aşka dönüldü tekrar. Sukutla…Ağlamaklı…Duayla…

İnsanlar hakikate aşık olmayı amaçlayarak yaşar. Lakin hakikate aşıklık öyle şevk dolu, sevgi dolu bir yoldur ki fani dünyada yalnız hakikaten, aşık olmayı bilenler, ancak hakikate aşıklığı yaşayacak şevki bulur. Mantık aşkı bu noktada yakalar. Yoksa aşk tek başına bir delilik olurdu.

Ve en güzeli de dile düşmeyen, inci misali saklanan ama zaman ve mekanın ötesine taşan, büyüdükçe gözlerde bir ışıltı, gönülde bir alev misali evreni ve insanı saran inançta büyümesidir aşk…

Hiç şüphesiz ki sevgiye adanmış kainat, sevgiye açılmış kapılar bir Müslümanın Rabbine olan inancından geçmekte. Dilin dönmediği aşk kalpte saklanmaktayken Hz. Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi’nin “Ben ol da bil!” sözüne dokunmakta, anlamaya çalışmakta. Aşıkların Sultanının aşk felsefesini anlamak zor ki aşıktan başkası anlamaz.

“Aşkın gönlümle cenkleşirken-tam o an-
Çırçıplak, yalınayak kaçıp gitti bu can.
Kim bende akıl var sanmaktaysa deli...
Benden sakınan: işte odur aklı olan.”
“Ey âşık! Âşıkların hayatı ölümdedir. Gönlü, gönül vermeden başka bir surette bulamazsın.”

Mevlânâ için ölüm, şeb-i arus’tan başka bir şey değildir. Ölümü vuslat kabul eder. O eşref-i mahlukat olduğu kadar, bir fani olduğunun da farkındadır ve arkasından kimsenin üzülmesini istemez. Aşka kavuşmanın güzelliğinin habercisidir bir nevi. Midyenin sakladığı sev(İNCİ)ci, mutluluğu aralayacaktır. Aşktan öteye ta öteye açılan kapıdan geçecektir.

Tekrar tekrar aynı kıyafetlerle dolaşmıyor insan. Her mekan, her zaman dilimine farklı kostümler yakıştırıyor. Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, üzerindekine yakışan insan olmaya çalışıyor kimileri, insanlığına yakışanı bulmaya çalışmaktan çok. Lise çıkışlarında, üniversite kapılarında, alışveriş merkezlerinde ya da yolculuk yaptığım dolmuşta göz ucuyla dokunduğum ürkek bakışlarda, giydiği cekete yakışmaya çalışan, düşmek üzere olan pantolonunu yukarıda tutma çabasında olan gençlerle dolu olduğunu fark ediyorum. Tıpkı görüntüde kalmış düşünceler gibi, dilde kalmış sevgilerle dolu etrafım. Aşık olup evlenmiş, aşkın zamanla tükendiğini anlatan hikayelerle. Düşünüyorum da neler yapmıyoruz sevdiğimize kendimizi beğendirmek için. Anne, baba, kardeş, ölümüne aşık olduğumuzu iddia ettiğimiz sevgili…

Başlamadan biten aşk oyunlarından ibaretken sevgiler, kimsenin aklına gelmezken Peygamberimizin, Hz. Aişe’ye duyduğu, açılmayan, çözülmeyen “kördüğüm gibi aşk”, ve her sualde alınan ilk günkü gibi cevap. Utandırmalı, belki birazda yüz kızartmalı Resulun Hz. Aişe validemize duyduğu aşk. Ve Hz. Hatice annemizi anımsatmalı aşktan öteye cesaret vermeli. İşte o zaman dualarda yer alacak değere sahipliğinden söz edebiliriz belki.

“Kalpleri birbirine ısındıran ancak Allah’tır.” (Enfal 63) Peki ya her tövbede el açtığımız, karşılıksız yardım istediğimiz, sevgisine değer biçilmez olan, Yaradan! Evet dilediğine dilediğini nasip kılan yüce Allah(cc) ise olmazı olur kılan onun aşkından ötesi olmalı kalpteki yeri. Aşkı arayan, aşka giden yolda iki yanımızı sarmış alevlerden ibaret aslında kısacık ömür. Bir yanımızda irade bir yanımızda nefis. İradeyi de nefsi veren de Allahu Teala aslında. Biz kimin için nereye ilerlediğimize bakmalıyız. Bir tarafta tüm ihtişamı ve hırsıyla alevlenen nefis, diğer tarafta alevlenmek için vesile bekleyen irade. Dokunmaya korktuğumuz ama kimi zaman korlaşmış kimi zaman güçlenmiş ateş parçası. Biz odunu hangi tarafa daha fazla atarsak o taraftaki alevler gittikçe yükselecektir.
Ne zaman ki iradeyi güçlü kılarsak o ilahi aşkın mükafatı da yine Hak’tan olacaktır

.“Aklı olanlara bir işaret yeter. Aşıkların, sevgiliye karşı duydukları susuzluk, ne vakit gider, biter ki… (Mesnevî:V, 1248)

Sonsuz bir inancın sadıklığında aşktan öteye ulaşabilmek dileği ile…















Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 5 yorum yapılmış )

hasan [ 2008/11/08 21:37 ]
Ask ehli ölmez yerde curumez...
www.Cihanbeyli.com
esra... [ 2008/11/07 09:03 ]
Aşk bakidir dünya ise fani,çünkü aşk cennet için yaratılmıştır....
EMİNE ULU [ 2008/11/06 23:07 ]
aşk yeniden... akdenizin tuzu gibii.......Hani tuz, yara üzerine geldiginde insanın canını yakar yaa,işte aşkta öle...İnsanın canını yakar.Bazen ise hiç beklenmedik şeylere dogru götürür insanı.Ama öle bir aşk var ki,işte o aşk insanı yaralamaz,tam tersi yaralara merhem olur. Rahatlatır,huzura götürür.Mevlana 'nın yaradana duyduğu aşk.... İLAHİ AŞK.'tır bu...Mühim olan bu aşk'a ulaşmak değil midir?Bu aşk ' a ulaşmamız dileğiyle..Yazılarının devamlılığını dilerimm..
[ 2008/11/05 23:43 ]
Ah...dualarda yer alacak aşka ulaşmak, ya da o aşkı korumak...Kördüğüm gibi bir aşkı bulmak o kadar zor kii...Bir de ayarını tutturabilirsek...Yaradanın aşkını unutmadan, kalpte tutabilsek, ve gerçekten sadık olabilsek...
Kalemine sağlık arkadaşım...
[ 2008/11/04 01:56 ]
aşkkk...sereserpe aşkkk..içimi yansıtan kişi misin sen..önemli olan dünyevi yani maddi aşkı ne şekilde kullandığındır ve tüm insanlık bu aşkın değerini düşürmeden inşallah hakikate ulaşacak yüreğe maneviyata ulaşmış olur..teşekkür ederim duygulara değer verdiğin için.kolay gelsin

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.10 -  Her ıslanan anlamaz!
 2009.01.02 -  Kırmızı kar yağınca…
 2008.12.20 -  Bir varmış…Bir yokmuş…
 2008.12.01 -  Dillendiriyoruz ama…
 2008.10.29 -  Aşktan öteye…
 2008.09.14 -  Bakış açısı…
 2008.08.17 -  Balıktan teşekkür mü bekliyorsun?
 2008.07.21 -  Hayal ve gerçek…
 2008.06.20 -  Papatyalar…
 2008.05.17 -  Bu oyunda bir sorun var…
 2008.04.19 -  Varım o halde düşünmeliyim…
 2008.03.26 -  Doğruların gölgesi yıkılmıyor
 2008.03.13 -  Asıl düşman kim?
 2008.03.01 -  Gelecekten mesaj var!
 2008.02.15 -  Neydik ne olduk?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com