:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Kırmızı kar yağınca… 
Semra Hoyraz   ( shoyraz@haberkonya.com )

Kar yağınca her yer beyaza boyanacak, dünya masumlaşacak sandık. Kar yağınca tüm hesaplaşmalar, nefretler son bulup dünya gülümseyecek sandık. Kar yağınca beyaz örtünün altında bütün yolsuzluklar, bozuk düzen, masumlara uygulanan işgenceler, eziyetler, vurdumduymazlıklar ezilecek sandık. Ceset kokan sokaklar çiçek açacak sandık. Elindeki oyuncakla aynı kaderi paylaşan acı son bulan bir çocukluk artık olmayacak sandık.

Yanıldık.

Başka bir kitaba geçemeyeceğimizi unuttuk. Geçen bir yılda neler olduğunu unutup yeni bir yazarla aynı hataları, aynı yanlışlıkları okuyup göz yumacağımızı unuttuk. Yeni bir yıla girdik, güldük, oynadık, gülemeyen bir insanlığı, hiç suçu yokken kan döken masum insanları hatırlayamadık. Küçük bir kağıt kesiğinin verdiği acıyla feryat figan olduğumuzda darmadağın olan bedenleri hatırlayamadık.

Unuttuk.

İsrail’in Filistin’ne saldırdığı ilk gün ahlar vahlar savurduk, sesimiz oldukça çok çıktı ama dünya duymadı. İkinci gün devam eden savaşa üzülerek bakabildik sadece, kimimizin suratları asıldı, kimimiz dualar gönderdi, kimimiz göz yaşları akıttı insanlık dışı saldırılara… Üçüncü gün, dördüncü gün ve günler sonra bu gün, biz ve bu yanlışı gören kimsenin sesi gitmedi, ulaşması gereken yere…
Kendince ürettiği bahanelerle açtığı savaşı, kendince kapatmaya çalışırken destekçilerin sesleri pekala güzel duyuruldu dünyaya oysa ki. Gökten gelen bombalara anlam veremeyen masum bakışlı bebeklere kıymak için nasıl bir vicdana sahip olmak gerekiyor bilemiyorum. İnsanın başına gelmeyince anlamazmış derler ama ta içimizde hissettiğimiz bu vahşet, zulüm haksız kıyım tüm insanlığa dokunmalıydı. Küçük bir Filistinli bebeğin cansız bedeni bir nebze olsun ağlatmalıydı.

Bencilleştik.

Ama bizim sesimiz gün geçtikçe kısılmaktayken, güçlendiriyoruz farkında mıyız? Evet bu katliamın, soy kırımın önüne geçemezken yiyoruz, içiyoruz, giyiniyoruz, seyirci kalıyoruz. Kapıları kapatıyoruz yardıma muhtaç, ağlayan yardım bekleyen gözlere. Öte yandan birileri de çıkıp Ortadoğu’da güç oluşturmak için yüzlerce cana kıyıyor. Tarih tekerrür etmektedir yine. Bilinmez mi ki, görülmez mi ki?
Bu gün destek veren ülkeler geçmişte neler feda ettiklerini ne de çabuk unutmaktadır? Bu gidişe dur demek yerine açık açık dünyaya amacını bağıran çığırtkanlar haksız davalarını haklı çıkarmak için uğraşırken, konu soğumaya ve sesimiz kısılmaya mı başladı acaba?

Cahilleştik.

Akan kanlar yeni yıl için kokteil oldu, seyirci kaldık.Sözüm ona vaad edilmiş bir karış toprak için, kendilerinden olmayanları yok etmeye and içtiler öylece bakakaldık.
Eskiden kadınlarımız kurtların yerleşim yerlerine inmemeleri için, sürülerini helak etmesin diye kurt helvası denilen bir helva yaparlarmış. Osmanlı vilayetlerinde yapılan bu uygulama hem kurtları aç bırakmamak hem de köylerin güvenliğini sağlamak içindir. Bu helvanın içindeki ana malzemeler kurdu iki ay bilemedin üç ay tok tutarmış. Yapılan helvayı kurtların yaşadığı yerlere götürüp yemeleri için bırakırlarmış. Daha sonra kış boyunca kurtlar onları bir daha rahatsız etmezmiş.
Düşünüyorum da ne çok yemler tüketiyoruz. Bazen biz dağıtıyoruz, bazen dağıtılanı alıp köşemize çekiliyoruz. Sorunlara geçici çözümler bulup, ya da menfi alternatifler seçip kabulleniyoruz. İşin komik tarafı da bazen helva için dağdan inen kurt, bazen de kurda helva yapan oluveriyor bazı devler. O kadar kolay oluyor ki helvayı aldıktan sonra yanlışlara, çıkar oyunlarına göz yummak.
Ya da kaz gelecek yerden tavuk esirgememek.

Sus payı helva pişirmek.
Hiç düşündünüz mü gün boyunca neleri görmezlikten geldiğinizi, hangi yaşanmış kavgaya seyirci kaldığınızı…Kayıtsız kaldığınızı ne kadar çok sefilliğe…

Hak yolunda verilmiş bir savaştan zaferle çıkmak dileği ile…
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 4 yorum yapılmış )

gülbeşeker [ 2009/01/10 01:17 ]
kurt helvası değilmi...
bir yerde insanlar ölüyor canlar gidiyor oyuncak oynak için yaratılan eller taş tutuyor, pembe hayallerinin yerini kara bulutlar kaplıyor...
insanların milletlerin kolayına kaçan ise üç maymunu oynamak ne yazık, ne kadar acı...
yüreğinden taşan merhametinin yardımıyla bu yazıyı bizimle paylaşan bir kere daha bize bazı şeylerin önemini hatırlatan sevgili yazarımıza teşekkürlerimi sunarım
Nesil Erol [ 2009/01/06 12:55 ]
Kırmızı kar yağınca derler ya evet işte gerçekten İsrail gibi vicdanı olmayan soysuzlardan oluşan bu ordunun sığındığı ''BüyükYalan''...Yapılamayan yardımlar,iyiliklerin ardında birde göz ardı edilen gerçek yüzler var...Neye ağladığını, neye korktuğunu bilmeyen masum,mahsun,mağrur küçük yüzler görünen ortada...Tabi kim görüyor bu vicdansızlıkları,kim destekliyo ve kim vicdanını titretebiliyor o var..Siz bu gerçekleri görüp bir nebze olsun ses getirmişsiniz hayata,o küçük çığlıklara..Eline,diline ,yüreğine sağlık arkadaşım..Sağduyuna teşekkürler.
emine ulu [ 2009/01/06 01:05 ]
FİLİSTİNTE YAŞAYAN MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZE YAPILAN BU ZULME SEYİRCİ KALMAK ÇOK KÖTÜ...:(:(ORADA BU ZULME MAGDUR KALAN HALK BİZDE OLABİLİRDİK.İŞTE İNSANLAR BUNUN FARKINDA DEĞİL.NASIL BİR VİCDANDIR BU YAA.ALLAHIMA DUALAR EDİYORUM Kİ ZULÜM YAPANLAR ZULME UĞRASIN..ÇOK GÜZEL KONUYA DEĞİNMİŞSİN ARKADASIM.KALEMİNE SAGLIK,GÜZEL BİR YAZI....
Betül [ 2009/01/05 00:46 ]
Mahsunuz....Mahkumuz....Kalbimizde hançer acısı....Alnımızda gül....
Yine de gülüşümüz gümrah....Sakalımızda bembeyaz bir seher....
Dağların dorukları ağarmış....Düşman mevzilerine düşüyor çığlıklarımız....Tecil edilmiş ölümlerden geliyoruz....Yarılmış kuşatmalardan....Yarıda kalmış sevinçlerden....
Dağ dağ yankılanıyor kefensiz kahramanlar....Gözlerimizde ilkbahar pusuda....Namlular güneşe batsada Uhud dağının gamzesinde Gerilmiş bir ok gibi Şafağı bekleyeceğiz....Yetim,çıplak,yalın ayak....Ama mağrur ve dimdik
Ey Filistinli kahramanlar!!!!
Düşman karşısında omuzlarını küçültmeyen kenetlenmiş saflar....
Ey kanı kılıca galip getiren yiğitler....
Selam olsun size.....
Ve selam olsun katil israil'ın fil ordusunu
Yenik ekin yaprağı kılan Ebabil onurunuza.. (alıntı)

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.10 -  Her ıslanan anlamaz!
 2009.01.02 -  Kırmızı kar yağınca…
 2008.12.20 -  Bir varmış…Bir yokmuş…
 2008.12.01 -  Dillendiriyoruz ama…
 2008.10.29 -  Aşktan öteye…
 2008.09.14 -  Bakış açısı…
 2008.08.17 -  Balıktan teşekkür mü bekliyorsun?
 2008.07.21 -  Hayal ve gerçek…
 2008.06.20 -  Papatyalar…
 2008.05.17 -  Bu oyunda bir sorun var…
 2008.04.19 -  Varım o halde düşünmeliyim…
 2008.03.26 -  Doğruların gölgesi yıkılmıyor
 2008.03.13 -  Asıl düşman kim?
 2008.03.01 -  Gelecekten mesaj var!
 2008.02.15 -  Neydik ne olduk?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com