:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Zamane Hainleri ve Tarih Bilinci… 
Abdullah Öksüz   ( abdullah_oksuz@hotmail.com )


Tarih bilinci milletlerin sadece ırk olarak varlıklarını sürdürmesini, dünyanın belli bölgesinde toplu olarak yaşayarak bazı ortak değerleri paylaşmasını ifade eden bir bilinç olmaktan öte değere sahip olmalıdır. Bir milleti millileştiren, millet yapan en önemli unsur sadece bu günü yaşamak, birlikte yaşama iradesi gösterebilmek de değildir diye düşünüyorum. Aslolan millileşmek; dünyada bir medeniyet inşa edebilmek, bu medeniyetin varlığını da kalıcı değerlere bina ederek gelecek nesillere de aktarabilmektir. Gelecek nesillerin devraldıkları asıl miras da bu medeniyet olması gerekir.
Tarih bilinci ve tarihteki başarı ve başarısızlıklar, sadakat ve ihanetler basit birer propaganda aracı da olmamalıdır.
Ancak Cumhuriyet tarihimizdeki tarih öğretilerine baktığımızda bir çok kopuklukları, bir çok çelişkileri, bir çok farklı yorumları görüyor ve yeni neslimize doğru bir tarih bilincinin verilemediğini müşahede ediyoruz. Bu çelişkilerden sıyrılarak milletimizin sahiplendiği, her şeyinden değerli kıldığı tarih; bizzat tarihçiler tarafından değil ülke gündemini tekellerine almış elitler tarafından sahiplenildiği ve kendi ideolojileri çerçevesinde yorumlanıldığından dolayı sürekli zihinlerde tarihsel bir karmaşanın yaşanmasına vesile oluyor. Oysa ki bu elitler milletle değil kendi mantık ve ideoloji örgülerindeki dar çerçeveleri ile ancak konuşuyor ve milletle aralarında ciddi bir mesafe bırakıyorlar. Ayrıca milletin sahiplendiği değerleri sahiplenmek bir kenarda dursun o değerlerden ne surette olursa olsun vazgeçirmek ve kendi kalıplarına sokabilmek için sırça köşklerinden ne plan, proje ve söylemler geliştirmeye çalışırlar.
Belki de o yüzdendir ki; milletin tarihi değerleri, kültür değerleri, inanç yapıları gibi dinamikleri üzerine sürekli yeni gündem ve tartışmalar ortaya atılıyor.
Oysa birliklerine üye olmaya çalıştığımız, medeni toplumlar olarak ideal yapı olarak sunduğumuz, toplumun bir çok kesimi tarafından ezik duygularla izlenen Batı toplumlarında köklü medeniyet geçmişleri olmamasına rağmen en küçük yaşlardan başlayarak kültür ve medeniyet bilinci kazandırılmaya çalışıldığı hep konuşulur. Marx’tan Goethe’ye, Mozart’tan Shakespeare’e kültür dinamiklerini şekillendiren tüm unsurların çok iyi öğretildiği nakledilir. Ama bizim gençliğimize İbni Haldunlar’ı, İbni Rüşd’ü, Mevlana’yı, Sadrettin Konevi’yi, Gazali’yi, Şeyh Edebali’yi ve nicelerini sorsak acaba haklarında ne biliyorlar, ne biliyoruz.
Bu gerçeklerle yetişen bir nesillin, dedelerinin hain mi vatansever mi olduğuna karar verilememiş!!! bir milletin evlatlarının tarihi körleşmeyi yaşamalarının sorumluları kimler acaba diye sormak gerekmez mi dostlar…
Köklerinde “hala dünyaya ışık tutan” medeniyet inşası yatan bir milletin evlatlarının günümüz gelişmiş ülkeleri tarafından ikinci hatta üçüncü sınıf insan muamelesi görmesine vesile olan anlayış ve anlayış sahipleri, güç ve güç kullananları kimlerdir acaba diye sormak gerekmez mi dostlar…
Eğitiminden hukuk yapısına, ekonomisinden sosyal hayatına bir toplumu ayakta tutan tüm değerlerinin sorgulandığı ve hala milletiyle örtüşemediği bir yapının müsebbipleri kimlerdir acaba diye sormayalım mı dostlar…
Bulduğumuz cevaplarda var olan; siyasetçisinden hukukçusuna, bürokratından iş adamına günümüz erk sahiplerinin, zamane güçlerinin ihanet veya vatanseverliklerini konuşmanın zamanı ne zaman diye sormak bile devletimizin asıl sahibi olan millete ne zaman hak olarak görülecek veya verilecek diye sormayalım mı dostlar…
Evet evet. Tarihimizi sorguladığımız gibi geleceğe emin adımlarla ilerleyebilmek, gelecek nesillerimize yeni bir medeniyetin temellerini atan bir miras bırakacaksak bu günün erk sahiplerini de sorgulamalıyız bence. Ve geçmişi net çizgilerle anlayan algılayan, bu günü doğru yorumlayan ve geleceğe güvenle bakan bir millet olacaksak sorgulamalıyız diye düşünüyorum. Çünkü doğru bir millet hafızası ancak sorgulayıp, peşinden de doğru algılanan kökler ve bu günlerle mümkün olabilecektir.
Bu sorgulamalardan murat ise; kimin inancının, kimin ideolojisinin, kimin kültürünün daha güçlü olduğunu ispat değil millet olarak ortak bir hafızayı tesis edebilmek olmalıdır. Zira toplumlar da tıpkı insanlar gibi hafızası olan, olması gereken varlıklar değil mi? Tarihi ve kültürel hafızası olmayan insanların ortak bir millet hafızası meydana getirebilme imkanı var mı? Ve son olarak da hafızası olmayan insanların ve milletlerin kendisi olabilmesi ne derece mümkündür?
Ne dersiniz?....
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 1 yorum yapılmış )

ensar [ 2005/07/25 17:49 ]
yazılalarınızı beğeni ile okuyorum. okumayada devam edeceğim ama cümleleri biraz kısa kurarsanız sevinirim

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2006.09.13 -  Cesaretin kaynağı...
 2006.08.29 -  Olan biteni anlamak
 2006.08.01 -  Sonuç mu? Süreç mi?
 2006.07.18 -  Dünyanın uslu vatandaşı olmak...
 2006.07.11 -  Konya'nın fırsatı
 2006.07.04 -  HAYATIN DALGASI
 2006.06.28 -  DEVLET OLMAK VE GELİŞİM
 2006.06.06 -  GÜNCELİN MALİYETİ
 2006.05.30 -  Üstad hiç bir yerde böyle anılmadı
 2006.05.23 -  SOBE
 2006.05.16 -  X İLİŞKİLER
 2006.05.09 -  YA NEREYE DÖNECEKLER?
 2006.04.25 -  GÜÇLERİN HESABI
 2006.04.19 -  O’NA DAİR…
 2006.04.11 -  GÜÇ VE CESARET…
 2006.04.04 -  DOSTLARA SELAM
 2006.03.21 -  GÜÇ VE KORKU
 2006.03.14 -  KONYA’YI KONUŞMAK…
 2006.03.07 -  DUYGU YÖNETİMİ
 2006.02.21 -  BİZ ONLARDAN DEĞİLİZ…
 2006.02.14 -  İfade Özgürlüğü mü İftira Özgürlüğü mü
 2006.01.25 -  TOPLUMSAL GRİP
 2006.01.05 -  YILBAŞI KUTLAMALARI VE KÜLTÜR
 2005.12.15 -  Kimlik parçalanması ve Aidiyet bütünlüğü
 2005.12.05 -  Kavram kargaşası ve niyet okuma
 2005.10.10 -  Köşeler mi Köşe Taşları mı
 2005.09.12 -  SİZ HİÇ DOLMUŞA BİNDİNİZ Mİ?
 2005.09.05 -  hayata ilk sesleniş:ANNE
 2005.08.16 -  DEĞER İKTİDARI MI? BİREY İKTİDARI MI?
 2005.08.08 -  CANAVARLARLA BARIŞMAK
 2005.07.23 -  Zamane Hainleri ve Tarih Bilinci…
 2005.07.07 -  ERDEMLİ OLMAK MI?
 2005.04.29 -  HAYATIN ÖZNESİ OLMAK…
 2005.03.01 -  Sevgi Medeniyetinin Başşehri...
 2004.12.25 -  Manzara Hayatlar ve Ressamlar...
 2004.12.18 -  Sevgideğer Olmak.
 2004.11.26 -  SESSİZ GEMİ…
 2004.11.09 -  Kedilerin Beyliği
 2004.10.30 -  Doğru yönetenler yada yanlış yönetilenler
 2004.10.19 -  Bir Lokma Bir Hırka mı? Daha Fazlası mı?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com