:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

hayata ilk sesleniş:ANNE 
Abdullah Öksüz   ( abdullah_oksuz@hotmail.com )

Globalleşme, küreselleşme, küresel vatandaşlık, sınırsız özgürlükler, demokrasi, plütokrasi, insan hakları, haklı insanlar, insan haksızlar, dünyalılar, ülkeliler, ülkesizler, Türkiyeliler, şehirliler, köylüler, taşralılar...
İnananlar, inanmayanlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Müslümanlar, dinciler, dinsizler, faşistler, fundamantalistler, aşırılar, ılımlılar, geçimliler, geçimsizler...
BİLENLER, BİLMEYENLER...
İNSANLAR...
Bilmem bu kelimeler şu an sizlere neler hatırlatıyor.Olur ya bazen bir şiir, bir şarkı, bir bakış, bir ses; alır gider ya sizi çook ötelere...
Sonra da hani birden irkilerek toparlanır, dönersiniz ya kendiniz sandığınız gerçeklere aniden. Zamanla gittiğiniz o yerleri unutur hatta özlemezsiniz ya uzuunca bir dönem. Taki yine yeni yeniden birileri, bir şeyler sizi alıp götüresiye kadar...
Sanmayın ki ben sizleri alıp bir yerlere götüreceğim. Belki sizlerle beraber bir yerlere gidecek, belki yollarımız ayrılacak, ben kalacağım buralarda. Siz gideceksiniz. Belki de ben devam edeceğim yoluma yalnız başıma sanarak yine kendimi...
Gelin düşünelim biraz...
Gidiş ve gelişler, varlıkla yokluk, katlanmakla katlanılmak, sevmekle nefret etmek, ayrılıklar kavuşmalar... Hayat belirtileri değil mi?
Yıllar önceydi... Gelmiştiniz dünyaya. O zaman ne düşünmüştünüz acaba hayata dair?
Hatta o zaman düşünebilir miydiniz, düşünebiliyor muydunuz acaba? Hatırlamıyorsunuz her insan gibi...
Düşünmediniz belki de. Çünkü; sizi düşünen vardı elbet.
ANNE...
İlk ağlama sesinizde belki de o düşünene bir teşekkür vardı. Onu seslendiriyordunuz, ona sesleniyordunuz sanki. ANNE...
Neler oldu hemen böyle? Ne çabuk geçiyor dakikalar, saatler, günler, yıllar...
İri iri cüsseler olmuşsunuz. Taa o ezan ve gametle söylenen isimle anılıyor, çağrılıyor, bazen de onun sıfatında anıyor, çağırıyorsunuz...
Ağlıyorsunuz...
Ama hala anne diye
Ağlıyorlar...
Anneniz geliyor aklınıza.
Nedir bu anne? ANNE...
Ya o olmasaydı? Bizi ona bağlayan ne?...
Sahi, annesi olmayan var mıdır bu dünyada?
...............................
ADEM – HAVVA
Acaba onlar ağladılar mı?
Evet.
Öyleyse kime seslendiler?...

Belki hammaddeleri olan toprağa, belki ilk imtihan yerleri olan cennete, belki yeni imtihan yerleri olan yeni vatana, belki de O’na seslendiler...
Bu Hayat da bir seslenişle susmadan ibaret nefesler bütünü değil mi ki?
Geldiniz. Dünyaya seslendiniz...
Gittiniz. Sustunuz dünyaya...
Susmak...
Ebed müddet hayata seslenmek gaye...

İnsan denen varlık; siz, biz, o, herkimse. Akılla idrak olunan ve bu akılla uzunca bir zaman olarak algılanan üç nefesi tüketiyoruz.
Nefes tüketmek ne meşaggatli imiş meğer değil mi?
Bir yanda zulümler, savaşlar, kavgalar, hileler, desiseler, entrikalar, kayıplar...
Bir yanda mazlumlar, barışlar, sevgiler, dostluklar, dürüstlükler, kazançlar...
Bir diğer yanda ise tercihler.
Hayat denen sahne hepsine gebe... İşte o nefesler bütünü dediğimiz bütünün birer vesikası bunlar...
İnsanlar bu vesikalarıyla çıkmayacak mı eşlerinin, çocuklarının, akrabalarının, milletlerinin, tüm insanlığın ve Rabbinin huzuruna?
Ve o vesikalarıyla değer bulmayacaklar mı huzuruna çıktıklarından?
Evet.
Öyleyse; bu vesikaları doğru yazmak, yazdırmak değil midir tüm meselenin özü?
Nasıl, neyle ve niçin yazılır bu vesikalar dediğimizde; karşımıza çıkan hep insanların kendilerine göre doğru olarak algıladıkları değerler, görüşler ve inançlarıdır. İşte bunlarla insanlar hayatlarına, mücadelelerine anlam katarlar, bunları kendilerine dava edinirler.
O davanın başladığı yerde anlam kazanır çocuklar, ağlamalar, çileler, anneler ve toprak...
Seslenmek gerekiyor dava sahiplerine...
Seslenmek gerekiyor davaya muhatap olanlara...
Sizin davanız hangisi?
O davanızın neresindesiniz?

Evrensel bir din ve küresel bir dünya...
Siz bu iki gerçeği nasıl kompoze ediyorsunuz?
Veya;
Evrensel dinin muhatapları olarak bu evrende yeriniz, konumunuz, etki ve etkinliğiniz, yetki ve yetkinliğiniz, sorumluluğunuz hangi noktada olmalı, siz hangi noktadasınız, hangi noktadayız?
Muhakkak ki cevapların en ciddisi mezardır, mezardadır...

Selam ve dua ile...



Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 1 yorum yapılmış )

.... [ 2005/09/13 09:02 ]
iyi ki anneler var

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2006.09.13 -  Cesaretin kaynağı...
 2006.08.29 -  Olan biteni anlamak
 2006.08.01 -  Sonuç mu? Süreç mi?
 2006.07.18 -  Dünyanın uslu vatandaşı olmak...
 2006.07.11 -  Konya'nın fırsatı
 2006.07.04 -  HAYATIN DALGASI
 2006.06.28 -  DEVLET OLMAK VE GELİŞİM
 2006.06.06 -  GÜNCELİN MALİYETİ
 2006.05.30 -  Üstad hiç bir yerde böyle anılmadı
 2006.05.23 -  SOBE
 2006.05.16 -  X İLİŞKİLER
 2006.05.09 -  YA NEREYE DÖNECEKLER?
 2006.04.25 -  GÜÇLERİN HESABI
 2006.04.19 -  O’NA DAİR…
 2006.04.11 -  GÜÇ VE CESARET…
 2006.04.04 -  DOSTLARA SELAM
 2006.03.21 -  GÜÇ VE KORKU
 2006.03.14 -  KONYA’YI KONUŞMAK…
 2006.03.07 -  DUYGU YÖNETİMİ
 2006.02.21 -  BİZ ONLARDAN DEĞİLİZ…
 2006.02.14 -  İfade Özgürlüğü mü İftira Özgürlüğü mü
 2006.01.25 -  TOPLUMSAL GRİP
 2006.01.05 -  YILBAŞI KUTLAMALARI VE KÜLTÜR
 2005.12.15 -  Kimlik parçalanması ve Aidiyet bütünlüğü
 2005.12.05 -  Kavram kargaşası ve niyet okuma
 2005.10.10 -  Köşeler mi Köşe Taşları mı
 2005.09.12 -  SİZ HİÇ DOLMUŞA BİNDİNİZ Mİ?
 2005.09.05 -  hayata ilk sesleniş:ANNE
 2005.08.16 -  DEĞER İKTİDARI MI? BİREY İKTİDARI MI?
 2005.08.08 -  CANAVARLARLA BARIŞMAK
 2005.07.23 -  Zamane Hainleri ve Tarih Bilinci…
 2005.07.07 -  ERDEMLİ OLMAK MI?
 2005.04.29 -  HAYATIN ÖZNESİ OLMAK…
 2005.03.01 -  Sevgi Medeniyetinin Başşehri...
 2004.12.25 -  Manzara Hayatlar ve Ressamlar...
 2004.12.18 -  Sevgideğer Olmak.
 2004.11.26 -  SESSİZ GEMİ…
 2004.11.09 -  Kedilerin Beyliği
 2004.10.30 -  Doğru yönetenler yada yanlış yönetilenler
 2004.10.19 -  Bir Lokma Bir Hırka mı? Daha Fazlası mı?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com