:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Zenginleşme Formülü–2- 
Mustafa Azılıoğlu   ( mustafaazilioglu@hotmail.com )



Kimya ilminden mülhem simya diye bir şey çıkarılmış bir vakitler.
Tabiatta doğal halde bulunan altın madenine alternatif olacak yapay altını, suni şekillerde bulup üretmek maksatlı bir nevi çalışma.
Kani olur mu yani.
Kimya olur mu Simya.
Asılın orijinalin yeri, hiçbir zaman; ikincil şeylerle ikame edilip doldurulmaz, doldurulamaz.
Çalışmadan da hiçbir şey olunmaz. Olunamaz.
Bir bakıma hazır lokmacılar simyacı gibi bir izlenim bırakıyor bende.
***
Konuyu formüle getireceğim.
O yüzden kimya simya formül derken bu muhabbet çıktı ortaya.
Bir önceki yazıda zenginliğin boyutlarından söz etmiştik.
Hani zenginliğin formülünü bulduk ya.
Bugün biraz daha açacağız bu formül konusunu.

***
Üretim araçlarının çağın ve piyasanın ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi ve piyasaya sürülmesi, ekonomik zenginliğin eşiğidir, kapısıdır, anahtarıdır.
Konumuz toprak, tarım, reform, İnsanımızın daha iyi şartlarda hayat sürmesi mevzubahis olunca, örnekleri plan ve eskizleri de bu sahadan vermek icap ediyor haliyle.
Çocukluğumuzda toprağın ekilmesi sürülmesi işletilmesi ve zenginlik kavramına bakış açısı çok farklı idi.
Şimdi ise daha farklı ve girift bir hal aldı.
***
M.İrfan Eröncel, bizim 70’li yıllarda Kimya hocamızdı.
Ankaralı olduğu hatırımda kalmış.
Bizim diyarın gelişmesi kalkınması için bizim zihinlerimize ilk kıvılcımı çakan kahramanlarımızdandı O.
Ankara’da bizi temsil edecek bizim diyarımızdan bir yiğit çıkmamış olsa da, Ankara’dan gelip bizim jenerasyonu yetiştirecek bir Ankaralı olmuş.
İyi ki de olmuş.
Sağolsun.
Görüşmeyeli 30-35 yıl oldu.
Şimdi ne yapar bilmiyorum.
Saygı ile anıyorum kendisini.
Zihniyet olarak sanırım sosyal demokrat bir şahsiyet idi.
Kaliteli hocalarımızdandı.
Benim galiba bizim aslan sosyal demokratları sevmemin altında 70’li yıllarda ki hocalarımın çoğunun sosyal demokrat olmasının demek ki bir payı var.
Evet, kuşkusuz var.
Ama şimdi o anlı şanlı hocalarımı saymayacağım.
Belki fikri zeminleri değişmiş olabilir.

***
Gelişme kalkınma üretim araçlarını farklı kullanma gibi konularda değerli hocamızın aydınlatıcı mesajlarını hayal meyalde olsa birden hatırlayıverdim.
***
Mehmet Altan da bu konularda epey yazı ve yorumlarda bulunan işin esaslı duayenlerinden biridir. Kitaplığımda sanırım imzalı 7 veya 8 kitabını saklıyorum. Fırsat buldukça göz atmak okunmuş kitapları yeniden incelemek hoş oluyor. Eskiler buna tahattur diyor.
***
Hekimoğlu İsmail müstear ismiyle maruf Ömer Okçu’nun bir sözü bu konuda çok önemlidir.
Okçu şöyle diyor: ‘bir birim kumu, kum olarak piyasaya sürerseniz bir birim kazanç elde edersiniz. Kum yerine cam olarak arz ettiginizde10 katı kazanç kazanırsınız. Cam yerine optik sanayini tercih ederseniz bu sefer 100 kat kar yaparsınız. Bilgisayar sektöründe bu sefer bir arayışa girdiğinizde yani bütünleşmiş mikro işlemci yaptığınızda bu kez 1000 kat daha fazla bir gelirin sahibi olursunuz. Daha da ileri gider silah sanayine girdiğinizde ise sizi kimse tutamaz.’
Milli gelir muhabbetinin bu denli ülkelere göre farklılık arz etmesinin sebebi bu olsa gerek.
Mehmet Altan ve Ömer Okçu Beyler tespitte aynı safta yer alıyorlar en azından.
Önemli olan da zaten tespitleri doğru yapmaktır.

***
Üretim araçlarını teknolojinin gerekleri ile kullanmak da zenginliğin olmazsa olmazlarındandır.
***
Bizde Teknoloji eğitimi diploma kariyer ve işe girmede bir araç malzeme olarak algılanıyor.
İstisnaların artması en büyük temennimizdir.
***
Konunun girişini dağıtmaya başladığımın farkındayım.
Sadede geliyorum.
Bende şikâyeti yakınmayı hiç sevmem.
İşte projeye esas olacak bir ön çalışma eskizi.
***
1. Yeni Toprak Reformu ivedi yapılmalı
2. Tapu yerine arazi kullanım izni verilmeli
3. izin süresi 5 yıl ile sınırlandırılmalı
4. Toprak işletim ve üretimi için gerekli araç gereç ve donanım teşkil edilecek yeni bir teşkilat ile yapılmalı.. Üretim faaliyetinde arazi kiralayan çiftçi emeğiyle bu organizasyonda bilfiil çalışmalı. Bir araç ve donanım en az 1000–2000 dönüm için kullanılacak şekilde atıl kapasite yerine tam kapasite çalıştırılmalı.
5. Harekete geçirilecek bu ekip ve donanım içinde tarım mühendisleri, teknikerleri, gönüllüleri ve arazi kiralayanlar bilfiil sahada güneşin altında mesai yapmalı.
6. Tohum, gübre ve diğer ihtiyaç girdileri oluşturulacak bu teşkilat vasıtasıyla ürün planlaması hesap edilerek çağın tüm teknolojisi kullanılarak tek bir kanaldan bir merkezden yapılmalı. Bundan maksat çiftçi tarla sürme tohum bulma ekin ekme gibi girdilerde sermaye ye ihtiyaç duymayacak. Ürün hasadı yapıldığında girdi maliyetleri ve teşkilat masrafları burada düşülecek. Bu iş için tarla bitkileri ziraat mühendis ve teknikerleri ve arazi kiralayanlara yeni bir istihdam alanı oluşmuş olacak. Bu işten nemalanan simsarlar bu piyasada cirit atamaz hale gelecek disipline edilecek. Alternatif ürünler soya mısır ayçiçeği vs ürün planlaması ile kim nerde ne kadar nasıl ne ile ne şekilde ürün üreteceği belirlenecek.
7. Arazi yapısına toprağın ihtiyacına göre hangi ürün ekileceğine bu teşkilatlar karar verecek
8. Su vahşi sulama yerine damlama sulama ile daha optimal ve rantabl kullanılma yolları denenecek.
9. Arazi ve hazine arazileri üretime kazandırılırken yeni toprak ağaları oluşturulmamalı.
***
Tarlasını ekecek araç ve gereci olmadığı için arazisini yarıya çeyreğe veren fakir çiftçi belki bu çalışma ile unutmaya yüz tutan çiftçiliğini tekrar yapar hale gelir. Oğlunu kızını diyarı gurbete salmaz. Oğluyla ordu kızı ile komşu, sırtı pek karnı tok olur. Aşevi muhabbeti olmaz
Fak –fuk fon muhabbeti hiç olmaz.
***



Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız
Şu ana kadar yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak ister misiniz?

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.06 -  Affan Dede'ye para saydım
 2009.01.30 -  Şimon ve Tayyip
 2009.01.21 -  Ne Zengin Fakir Ne Sen Ben Farkı Olsun
 2009.01.17 -  Ne haktan korkar ne hicap çeker
 2008.12.18 -  Yönetmek ve yönetilmek üzerine
 2008.10.24 -  Kılıç ipeği kesmez.
 2008.10.11 -  İKİ ÇAKAL
 2008.09.18 -  Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!
 2008.08.04 -  Monteskiyö’ den Emre Aköz ‘e
 2008.07.31 -  Katıra gem vursan at olurmu?
 2008.07.10 -  Sahipsiz köpek ne yapsin
 2008.07.07 -  Kalem ve kılıç
 2008.06.27 -  Haysiyetsiz meşhur muteber
 2008.06.08 -  İyi ki varsın Süleyman Bey
 2008.05.29 -  K...ni zevk sahibi imiş
 2008.05.27 -  Hürrem'in göğüsleri cezbetmiş Kanuni'yi
 2008.05.20 -  Leyla Hanım ritüeli
 2008.04.11 -  Asıl azmaz bal kokmaz
 2008.03.22 -  Dün bugündür,yarına ümitvarım.
 2008.03.13 -  Akif Konya’ya gelmiş haberimiz yok
 2008.02.27 -  Oh ne ala,mualla
 2008.02.14 -  Bir demet gül ve karanfil
 2008.02.12 -  Modernleşme yahut muhafazakar değişim
 2008.01.24 -  O iş benim boyumu aşar
 2008.01.22 -  Abdülhamid’in Mirası
 2008.01.17 -  Tebrikler Kime
 2007.12.28 -  Akif’i Kaç Kişi Anladı ki….
 2007.12.18 -  Pulsuz dilekçe
 2007.11.26 -  Güle Güle “Adamın Kralı”
 2007.11.15 -  Konya’nın Güzel Olan Tarafı
 2007.11.08 -  Dostumuz! Amerikadan Ne Aldık
 2007.11.03 -  MÜSİAD’da Mustafa Çalık ne dedi.
 2007.01.12 -  MERAK ETME
 2007.01.10 -  DOST DÜŞMAN OLURSA NE YAPILIR?
 2006.12.27 -  KIL TÜY
 2006.12.23 -  SİLLE-İ MİLLET
 2006.12.20 -  Cumhurbaşkanını buldum
 2006.11.29 -  ŞEHİRLERİN BAHTINA
 2006.11.23 -  DEVLET NİŞANI NEDEN VERİLMİYOR
 2006.11.22 -  TESEV RAPORU
 2006.11.16 -  DR. ANIL BEY
 2006.11.15 -  BİLMESİNİ BİLMEK
 2006.11.02 -  2016 da ne olacak?
 2006.10.31 -  Boşa Geçen Yıllar
 2006.10.27 -  Geyik türüne bir örnek de benden.
 2006.10.06 -  HEKİMLERİMİZ
 2006.10.01 -  Hekimlerimiz, Hastanelerimiz ve Sağlık Personelimiz.
 2006.09.22 -  Bereket yağar gönüllere
 2006.08.16 -  Ahh Osmanlı...
 2006.08.07 -  Siyasetçi kendini nasıl geliştirmeli?
 2006.07.31 -  İsrail-HAMAS Savaşı
 2006.06.28 -  Helvası olmayan şehir
 2006.06.16 -  SİYASAL YOZLAŞMANIN NEDENLERİ
 2006.06.02 -  UNESCO, SETTAR, MEVLANA
 2006.05.29 -  AHLAK VE KARAPINAR’DA PETROL
 2006.05.20 -  RAHVAN MEHMET VE MARATON YARIŞLARI
 2006.05.15 -  Okullar ne üssü?
 2006.05.11 -  Bu vebalden nasıl kurtulmalı
 2006.05.08 -  Tarihi İpek Yolunda Bir Garip Sultaniye
 2006.04.27 -  ABD'nin yerli dostu
 2006.04.10 -  AÇIK POKER
 2006.04.06 -  Şehrin en güçlü örgütü
 2006.04.03 -  Bu aşkı kim bitirdi?
 2006.03.30 -  Şimdi Nazım Hikmet Zamanı
 2006.03.27 -  Ne okuduğunuza değil, nasıl okuduğunuza bakın
 2006.03.24 -  HÜKÜMET(LER)E MÜTEDAİR
 2006.03.20 -  Recep Konuk;O bir Türkmen Bey'i
 2006.03.13 -  Kızılcahamam'da görmedikleriniz
 2006.03.09 -  Türkiye'nin şansı Özkök mü?
 2006.03.06 -  Teşkilat nasıl olmalı?
 2006.03.03 -  Bush'un Hindistan'da işi ne?
 2006.02.23 -  Tahlil değil gerçek
 2006.02.20 -  Tapusu olan konuşsun
 2006.02.17 -  Türkiye’de platonik siyaset mi var?
 2006.02.13 -  Konya'yı doğru algılamak
 2006.02.09 -  Doldur boşalt ateş et
 2006.02.06 -  YENİ YILMAZ GÜNEY
 2006.02.02 -  Siyasal Ahlak nedir?
 2006.02.01 -  İstikrar kimin işine yaramaz
 2006.01.26 -  MUHALEFET NİÇİN ERKEN SEÇİM İSTİYOR
 2006.01.24 -  ABD'nin son hamlesi
 2006.01.19 -  Ortak öngörü; Nükleer enerji
 2006.01.16 -  2006'nın en zor günleri
 2006.01.05 -  Türkiye'de neden Nükleer santral yok?
 2006.01.03 -  Kurtlar Vadisi-Irak'ın arka planı
 2005.12.27 -  Siyasette boşluk var mı?
 2005.12.15 -  Başbakan'ın gözünde Konya
 2005.12.12 -  Başbakanı beklerken
 2005.12.05 -  O bir üst kimlikli
 2005.11.28 -  Yekpare dünyanın ayrılıkçıları
 2005.11.22 -  Mavi mi yeşil mi akım?
 2005.11.16 -  Nafile anlamaz bunlar
 2005.11.13 -  Bir ülke daha iyi nasıl yönetilebilir ki?
 2005.11.08 -  Ateş hazır, Paris hazır mı?
 2005.10.22 -  Van Kedisi ile Van Canavarı
 2005.10.04 -  Abdullah Gül'ün Uçağında
 2005.09.28 -   Devlet Ve Devlet Adamlığı
 2005.09.22 -  Zenginleşme Formülü–2-
 2005.09.21 -  Zenginleşme formülünü buldum
 2005.09.05 -  AB SİZ TÜRKİYE VEYA TÜRKİYESİZ AB
 2005.08.31 -  Kerbolanlı Ahmet
 2005.08.27 -  Bir medeniyet tasavvuru olarak Vakıf
 2005.08.22 -  Statüko Nedir?
 2005.08.16 -  ACEM ÜLKESİ İRAN
 2005.08.02 -  EK PROTOKOL
 2005.07.20 -  'USA’ BİZİ USANDIRMAYI NE ZAMAN TERK EDECEK
 2005.07.15 -  CONİ VE MEHMET
 2005.07.02 -  Yecüc ve Mecüc rapsodisi
 2005.06.30 -  İkö
 2005.06.29 -  AH NİJAD…!
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com