:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

YILBAŞI KUTLAMALARI VE KÜLTÜR 
Abdullah Öksüz   ( abdullah_oksuz@hotmail.com )



Alt-üst kimlik tartışmalarının hemen akabinde yeni bir yıla girdik. Böyle bir tartışmadan sonra millet olarak yeni bir gündem konusu hazırdı aslında. “ Yılbaşı kutlamaları ve kültür.” Kimlik tartışmalarıyla da ilişkilendirilebilecek bir konuydu da aynı zamanda. Ancak bütçe görüşmeleri ve iktidar-muhalefet çekişmeleri daha baskın çıktı.(Hoş bütçe ile ilgili gündemde hangi bakanlığa hangi bütçenin ayrıldığı, borç-alacak dengesi, yeni yatırımlar, hizmetler vs.den daha çok sayın Baykal ile Başbakan’ın kişisel atışmaları gündem oldu. Ve her zamanki gibi asılın yerini suni şeylerle doldurma geleneğimiz sürdü).
Doğrusu böyle bir “yılbaşı kutlamaları ve kültür” tartışmasının gündeme gelmesinin toplumun kendisini bulmasında etkili olacağını düşünüyorum. Zira kültürü oluşturan etkenlerin içerisinde dil, din, ırk, tarih, coğrafya vs. hepsi birden etkin ve etken unsurlar.
Biz bu köşeden kültür tartışmasına küçük bir giriş yaparak konuyu uzmanlarına bırakalım.
1- Noel Baba Kültürü: Kaynaklarda Noel Baba ile ilgili çeşitli rivayetlerle karşılaşılsa da işin özünde Hıristiyan kiliseleri tarafından Hz. İsa’nın doğum günü olarak bilinen 25 Aralık tarihinin temel alındığı kutlamalar öne çıkıyor. Hıristiyan aleminin asıl bayramları da 1 ocak değil 25 Aralık olarak bilinse de bu tarih değiştirilerek 1 Ocak olarak kutlanır hale gelmiş. Dolayısıyla böyle bir ismin ve kültürün bizde de kutlanır hale gelmesini, ülkemizde Noel Baba şapkaları ve kıyafetlerini giyip boy gösterenlerin olmasını yadırgamamak mümkün değil. Her inancın, müntesiplerine kazandırdığı değerlerin yanında kültürünü şekillendiren en önemli unsurlardan olduğu gerçeğiyle düşündüğümüzde kendimizi ve kültürümüzü yeniden gözden geçirmemiz gerekmez mi?
2- Takvim ve yılbaşı’nın önemi: Millet olarak her şeye gereğinden ve gerçeğinden öte anlamlar yükleme alışkanlığımız olmasa takvimin yeni bir yıla dönmesinin kaydi işlemler haricinde bir manası da yok bana göre. Aslında üzülmek bile gerekir belki de. Zira ömürden ciddi bir zaman dilimini de harcamış oluyoruz. Tabi burada bu dünyayı gurbet, ölümü de vuslat olarak görebilenler varsa aramızda onları ayrı tutmak lazımdır.
3- Tüketim ve ahlak: Ahlak ile kültürün de kendi içerisindeki etkileşimini göz önünde bulundurarak yapılacak değerlendirmelerde bu ikisinin tüketime nasıl yansıdığını da sanırım kolaylıkla görürüz. Yılbaşı kutlamalarının tüketime katkısını da hepimiz biliyoruz ve yaşıyoruz.
Sonuç olarak; hiçbir inanç ve kültürden sövgüyle bahsetmeyi de doğru bulmuyorum. Ancak yaşadığımız coğrafyada büyük ekseriyeti Müslüman olan bir milletin kendisinin olmayan bir kültürü yine kendisine benzeterek kutlamasını da doğru bulmadığımı ifade ediyorum. Bu ve benzeri kutlamaları özellikle ekonomi ve siyasette dünyada baskın kültür haline gelmiş yapıların ve onların uşaklarının altın bile olmayan tabaklarla bizlere sunması olarak görüyor ve ben o tabaktan yemedim ve yemek istemiyorum. İsteyenler buyursunlar lütfen…
Kurban Bayramıyla buluşmak üzere…

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız
Şu ana kadar yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak ister misiniz?

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2006.09.13 -  Cesaretin kaynağı...
 2006.08.29 -  Olan biteni anlamak
 2006.08.01 -  Sonuç mu? Süreç mi?
 2006.07.18 -  Dünyanın uslu vatandaşı olmak...
 2006.07.11 -  Konya'nın fırsatı
 2006.07.04 -  HAYATIN DALGASI
 2006.06.28 -  DEVLET OLMAK VE GELİŞİM
 2006.06.06 -  GÜNCELİN MALİYETİ
 2006.05.30 -  Üstad hiç bir yerde böyle anılmadı
 2006.05.23 -  SOBE
 2006.05.16 -  X İLİŞKİLER
 2006.05.09 -  YA NEREYE DÖNECEKLER?
 2006.04.25 -  GÜÇLERİN HESABI
 2006.04.19 -  O’NA DAİR…
 2006.04.11 -  GÜÇ VE CESARET…
 2006.04.04 -  DOSTLARA SELAM
 2006.03.21 -  GÜÇ VE KORKU
 2006.03.14 -  KONYA’YI KONUŞMAK…
 2006.03.07 -  DUYGU YÖNETİMİ
 2006.02.21 -  BİZ ONLARDAN DEĞİLİZ…
 2006.02.14 -  İfade Özgürlüğü mü İftira Özgürlüğü mü
 2006.01.25 -  TOPLUMSAL GRİP
 2006.01.05 -  YILBAŞI KUTLAMALARI VE KÜLTÜR
 2005.12.15 -  Kimlik parçalanması ve Aidiyet bütünlüğü
 2005.12.05 -  Kavram kargaşası ve niyet okuma
 2005.10.10 -  Köşeler mi Köşe Taşları mı
 2005.09.12 -  SİZ HİÇ DOLMUŞA BİNDİNİZ Mİ?
 2005.09.05 -  hayata ilk sesleniş:ANNE
 2005.08.16 -  DEĞER İKTİDARI MI? BİREY İKTİDARI MI?
 2005.08.08 -  CANAVARLARLA BARIŞMAK
 2005.07.23 -  Zamane Hainleri ve Tarih Bilinci…
 2005.07.07 -  ERDEMLİ OLMAK MI?
 2005.04.29 -  HAYATIN ÖZNESİ OLMAK…
 2005.03.01 -  Sevgi Medeniyetinin Başşehri...
 2004.12.25 -  Manzara Hayatlar ve Ressamlar...
 2004.12.18 -  Sevgideğer Olmak.
 2004.11.26 -  SESSİZ GEMİ…
 2004.11.09 -  Kedilerin Beyliği
 2004.10.30 -  Doğru yönetenler yada yanlış yönetilenler
 2004.10.19 -  Bir Lokma Bir Hırka mı? Daha Fazlası mı?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com