:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Kaybedilen ne? Futbol mu seçim mi? 
Mustafa Kara   ( mustafakaraa@gmail.com  )

Futbol; topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında –belirli uzunluk ölçülerine sahip, beyaz düz ve kavisli çizgilerle bezenmiş, dört köşesi bayraklı- geniş sahalarda oynanan top oyunu olmaktan çıkarak, otel lobilerinde ya da dar koridorlarda oynanan ‘ayak’ oyunu oldu.

Milyonları arkasından sürükleyen, gün geçtikçe daha da büyüyerek bir endüstri haline gelen ve milyar dolarların, Türk futbolu için milyon dolarların, savrulduğu bu sektöre mafyanın duhul etmemesi tabiî ki düşünülemezdi. Futbolcu kaçırmalarla bu endüstriye giren “baba”lar kulüp satın alma noktasına kadar yükseldi.

Türkiye mafya-futbol ilişkisini çok tartıştı. Şimdi tartışılan ilişki ise siyaset-futbol ilişkisi…

Türkiye Futbol Federasyonunun geçtiğimiz günlerde yapılan seçiminin en çok konuşulan konusu siyasetin, daha doğrusu siyasi iktidarın, futbola etkisiydi. Bu tartışmalarda kullanılan ve içerisinde ‘kirliliğin’ belirtilmek istendiği “spora siyaset bulaştı” cümlesi sloganlaştırıldı.
Oysa ekonomik anlamda para merkezlerinden biri olan futbol sektörüne siyasilerin duyarsızlaşması düşünülemez. Hele insanların taraftarlığı sadece sosyal bir aktivite olmaktan çıkarıp, yaşam biçimi haline getirdiği Türkiye gibi ülkelerde siyasi iktidarın bu endüstriye yabancılaşması olanaksızdır. Teorik kabulden yoksun olan bu sav, pratikte yaşanmaktadır. Dolayısıyla AKP hükümetinin Türkiye Futbol Federasyonu’nun seçimlerine, her ne kadar kabul etmeseler de, etki etme çalışmaları aslında yadırganacak bir durum değildir.

Burada tartışılması gereken konu, hükümetin federasyon seçimlerindeki delegeleri yönlendirme çalışmaları değil, ortaya sürülen adayın zayıflığıdır. 7.5 yıl federasyon başkanlığı yapan ve güçlü bir ailenin bireyi olan Haluk Ulusoy’un karşısına aday olarak Ayhan Bermek’in çıkarılması, AKP’nin iktidarı boyunca yaptığı önemli hatalardan biridir.

“Konuşanı susturan, susanı konuşturan” bir kimliğe karşı, etrafına gülücükler saçarak sevimli olma çabasındaki diğer kimlik, kurtların cirit attığı bir arenada ne kadar başarılı olabilir? (Bu sorunun cevabı verildi) AKP Haluk Ulusoy’un karşısına yanlış bir tercih yaparak Ayhan Bermek’i sürdü. İşin ilginç bir tarafı hükümetin adayı Bermek’e karşı Haluk Ulusoy’a oy verenler arasında Ankaraspor’un delegeleri de vardı.


Peki tarihinin en kısır dönemini yaşayan Türk Futbolunun yönetiminde bundan sonra ne olacak? Haluk Ulusoy’un hakkında müfettişler tarafından hazırlanan 300 sayfalık dosya var. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in federasyon seçimlerinden önce gündeme getirdiği müfettiş raporunu hükümet büyük ihtimalle kullanma yoluna gidecektir.

Türkiye-İsviçre maçıyla ilgili bir süredir FIFA Disiplin Kurulu tarafından yürütülen ve karar aşamasına gelinen soruşturmanın sonucu Şubat ayında açıklanacak. Türk futbolu açısından bu karar çok önemli. Durumun farkında olan Haluk Ulusoy, dış bağlantılarını da kullanarak, bu işten Türkiye’nin en az zararla kurtulması için çalışacaktır. Cezanın herhangi bir yaptırımdan ziyade, sadece para cezası şeklinde uygulanması sürpriz olmaz. O zaman hükümetin Ulusoy’a karşı tavrı değişir.
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 3 yorum yapılmış )

Mustafa [ 2006/01/25 21:44 ]
Hükümet top peşinde

Ülkenin siyasetçileri işi gücü bırakıp spora müdahil olunca siyaset yazarlarına da Futbol Federasyonu seçimlerini yazmak düştü..

Futbol sektöründe büyük paralar dönüyor. Bal tutan parmağını yalıyor. Bir sürü gariban vatandaş bu olanlardan habersiz, cebindeki son parayı tribünlerde rantçılara hediye ediyor, hançeresini yırtıyor.
Hükümetin doğrudan adamı Bermek. İkincisi için Spordan Sorumlu Devlet Bakanı sert konuşuyor: “Önce aklansın, sonra aday olsun.” Onun hakkında Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından düzenlenmiş yolsuzluk raporları varmış. Olabilir. Bay Ulusoy Japonya ve Kore’de 2002 yılında yapılan dünya şampiyonasına bir jumbo jet dolusu eşini dostunu ve torpilliyi götürmüştü. Harcamaları Federasyon karşılamıştı. Kafilede artistler, şarkıcılar, siyasetçiler, sevgililer, onun bunun eşi dostu ve yandaşları vardı. Şimdi seçimi kazandı... Hükümet kendisine karşı. Üç gün önce aday olduğunu açıklarken ekranda kendisini izliyordum.

Hükümete, Başbakan’a övgüler düzüyordu. Türkiye’nin AB yolunda elde ettiği büyük başarılardan söz ediyor, iktidarı yağlayıp yıkamak zorunda kalıyordu! Bir insan kendisini bu durumlara düşürmemeli idi.
alp Han... [ 2006/01/25 16:40 ]
Hükümetin Cemil Çiçek fiyaskosunun ardından M.Ali Şahin yenilgisine nasıl tahammül edeceğini yada nasıl tepki göstereceğini çok merak ediyorum doğrusu.Kabinede değişiklik yapılacaksa kimden başlar acaba....Birde Tempo dergisi yazarıda bu konuda ters köşe olmuş okumanızı tavsiye ederim...
Muzaffer [ 2006/01/24 23:29 ]
Bu ülkede siyasetin ve mafyanın karışmadığı iş kalmamış ki. Hele milyonları peşinden koşturan futbol gibi bir olguyu hem siyasiler hemde para babaları mutlaka kullanmak isteyecekler. Bizler sporu hobi olarak değil hayat biçimi, takımları uğruna ölünecek nesneler olarak görürsek sömürende çok olur, sömürülende.

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2007.01.29 -  2 önemli konu
 2006.11.27 -  Ziya Gökalp ve Felsefe Dersleri
 2006.10.16 -  Birinci tehdit
 2006.09.04 -  Konya’nın Meydanı neresi?
 2006.08.12 -  Ortadoğu’ya Londra’dan bakmak
 2006.07.06 -  Joan Baez'de gelsin
 2006.06.05 -  Sosyal Demokratlar nereye koşuyor?
 2006.05.09 -  Sarısını yitirdi Fener
 2006.04.07 -  "Kudret” Meselesi
 2006.03.14 -  Akif’in Oğlu
 2006.02.28 -  28 Şubat’la Yüzleşmek
 2006.02.14 -  Cemal Kutay ve Tarihçilerimiz
 2006.01.31 -  Üsküdar Vakası ve İlahiyatçılar
 2006.01.24 -  Kaybedilen ne? Futbol mu seçim mi?
 2006.01.18 -  Türkiye tarihin neresinde?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com