:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

İstikrar kimin işine yaramaz 
Mustafa Azılıoğlu   ( mustafaazilioglu@hotmail.com )

Milletlerin ve Devletlerin hayatında yönetici elitlerin üstlendiği misyonda, en büyük sorumluluk yönetici rical’e aittir. Yönetim biçimleri içinde Demokrasi’yi tercih etmişiz ve millet olarak benimsemişiz.
Burada demokrasinin nimetlerini külfetlerini yazmaya kalkarsak konuyu dağıtırız.
Netice itibariyle ana başlıklar altında ifade edersek, aslında demokrasi gelişmiş kalkınmış millet ve devletlerin tercihidir. Tercih kullanmada belirli seviyelere gelmiş toplumlar, doğru karar alma ve doğru karar verme sürecinde sıfıra yakın hata yapma hasebiyle demokrasi elitlerin rejimidir de denilebilir.
Ben şahsen kültür ve medeniyette üst skalada yer alan toplumların karar mekanizmasının doğru işlediğine inanırım.
Bu durumun tersinde ise aksi olan mantık geçerli olur.***
Şimdi gelelim esas konumuza.
İstikrar meselesi niye bu kadar çok önemlidir.
İstikrar ve kararlılık devletlerin gelişmişlik faktörünün hatta bekasının en temel unsurudur.
Saat gibi tıkır tıkır işleyen bir sistem her zaman her disiplinde tercih nedenidir.
Çünkü düzgün, oturmuş, sorunsuz hedefine doğru giden bir ilerleyiş içindedir.
Nerde hangi noktada ne zaman ne yapılacağını önceden kestirmek mümkündür.***
Finansal istikrar, ekonomik istikrar, siyasi istikrar ve sosyal statü ve kişilikte istikrar gibi kavramlar her disiplinde olmazsa olmaz gerekliliklerdir. Buralarda oluşabilecek zikzak ve tereddütler, siyasi stratejik ve ekonomik planlama süreçlerinde karar alma ve verme durumunda olan kimseleri ciddi sıkıntılara düşürür. Geçmiş dönemlerde biz bu durumları çok kötü tecrübeler edinerek yaşadık.
***Siyasi İstikrar kimin işine gelir?
En başta devlet ve ona bağlı teba’nın yani günümüzün ifadesiyle birey’in çıkarınadır.
Devletlerde bireyler gibi sıkıntı ve zafiyetler geçirir, devletlerin hayatında bu durumlar olağan sayılır. Sebepler analiz edildiğinde görülür ki; Siyasi İstikrarsızlık en büyük yıkıcı amillerin başında gelir.
***
Konumuzu ülkemiz üzerine teşmil edersek, mevcut durumu yani ülkenin konum ve gücünü bir başka birbirine denk ülke ile kıyas etmeye kalkarsak bizim skalamız en azından ekonomik gelişmişlik noktasında üst veya orta sıralarda değildir.
Niye kendimizi dev aynasında görelim.
Niye kendimizi bulunmaz Hint kumaşı sanalım ki.
Bizim şartlarımız ortada değilmidir? Birçok sahada hala dışa bağımlılıkta risk bölgesinde degilmiyiz? Gerçekleri gizlemek ancak iyileşme nekahet döneminde olan hastaların belki moraline iyi gelir.
Aksi halde hiçbir zaman akil adamların işine gelmez.
Türkiye’nin gerçeği bana göre siyasi istikrarsızlıklarda aranmalıdır.
Cümlemizin başında dediğimiz gibi Demokrasi bir yaşam biçimidir
Kimin hangi tip toplumların yaşam biçimidir.
Gelişmiş ve kalkınmış medeniyet ve kültürde mesafe kat etmiş ülkelerin yaşam biçimidir.
Demokrasilerde halk ile hükümet arasında yapılan sened-i ittifaklar niçin zamanında neticelenmemiştir. Toplumla devletin yönetici eliti olan hükümetler arasında seçim meydanlarında yapılan toplum sözleşmelerine neden vefa gösterilmez, itibar edilmez.



Niçin Türkiye bugün hala ortalama hükümet etme süresinde 17 ay ile skalanın alt noktası konumundadır. Yazık değilmidir bu Ülkeye. Her canı sıkılan her siyasi parti grubunun baş’ları bunu bilmiyorlar mı? Türkiye eğer demokrasi ile yönetiliyorsa, devletin yazılı kuralları varsa ve bu meclis aritmetiği bu kurallar bütünü ile oluşmuşsa ve bu yapının değişimi 5 yılda bir yapılacaksa ne diye güreşte yenilmiş pehlivanlar gibi ikide bir minder de minder denir anlamak güç gerçekten. İstikrar her alanda istikrar bu ülkenin gelişmesi kalkınması ilerlemesi için şarttır. İstikrarı bozacak her türlü oluşum ve girişim bu ülkeye yapılabilecek en büyük bir darbedir. Ülkemizin kalkınmasını ve gelişmesini istiyorsak yabancı devlet ve milletler karşısında eziklik duymaktan bıktıysak yapacağımız şey toplumsal sözleşmeye vefa göstermektir. Seçimlerin 2007 yılı son baharını beklemektir.
Demokrasiye saygı toplumsal sözleşmeye saygı ve sonrası sandık tabi vaktinde olursa değer kazanır.
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız
Şu ana kadar yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak ister misiniz?

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.06 -  Affan Dede'ye para saydım
 2009.01.30 -  Şimon ve Tayyip
 2009.01.21 -  Ne Zengin Fakir Ne Sen Ben Farkı Olsun
 2009.01.17 -  Ne haktan korkar ne hicap çeker
 2008.12.18 -  Yönetmek ve yönetilmek üzerine
 2008.10.24 -  Kılıç ipeği kesmez.
 2008.10.11 -  İKİ ÇAKAL
 2008.09.18 -  Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!
 2008.08.04 -  Monteskiyö’ den Emre Aköz ‘e
 2008.07.31 -  Katıra gem vursan at olurmu?
 2008.07.10 -  Sahipsiz köpek ne yapsin
 2008.07.07 -  Kalem ve kılıç
 2008.06.27 -  Haysiyetsiz meşhur muteber
 2008.06.08 -  İyi ki varsın Süleyman Bey
 2008.05.29 -  K...ni zevk sahibi imiş
 2008.05.27 -  Hürrem'in göğüsleri cezbetmiş Kanuni'yi
 2008.05.20 -  Leyla Hanım ritüeli
 2008.04.11 -  Asıl azmaz bal kokmaz
 2008.03.22 -  Dün bugündür,yarına ümitvarım.
 2008.03.13 -  Akif Konya’ya gelmiş haberimiz yok
 2008.02.27 -  Oh ne ala,mualla
 2008.02.14 -  Bir demet gül ve karanfil
 2008.02.12 -  Modernleşme yahut muhafazakar değişim
 2008.01.24 -  O iş benim boyumu aşar
 2008.01.22 -  Abdülhamid’in Mirası
 2008.01.17 -  Tebrikler Kime
 2007.12.28 -  Akif’i Kaç Kişi Anladı ki….
 2007.12.18 -  Pulsuz dilekçe
 2007.11.26 -  Güle Güle “Adamın Kralı”
 2007.11.15 -  Konya’nın Güzel Olan Tarafı
 2007.11.08 -  Dostumuz! Amerikadan Ne Aldık
 2007.11.03 -  MÜSİAD’da Mustafa Çalık ne dedi.
 2007.01.12 -  MERAK ETME
 2007.01.10 -  DOST DÜŞMAN OLURSA NE YAPILIR?
 2006.12.27 -  KIL TÜY
 2006.12.23 -  SİLLE-İ MİLLET
 2006.12.20 -  Cumhurbaşkanını buldum
 2006.11.29 -  ŞEHİRLERİN BAHTINA
 2006.11.23 -  DEVLET NİŞANI NEDEN VERİLMİYOR
 2006.11.22 -  TESEV RAPORU
 2006.11.16 -  DR. ANIL BEY
 2006.11.15 -  BİLMESİNİ BİLMEK
 2006.11.02 -  2016 da ne olacak?
 2006.10.31 -  Boşa Geçen Yıllar
 2006.10.27 -  Geyik türüne bir örnek de benden.
 2006.10.06 -  HEKİMLERİMİZ
 2006.10.01 -  Hekimlerimiz, Hastanelerimiz ve Sağlık Personelimiz.
 2006.09.22 -  Bereket yağar gönüllere
 2006.08.16 -  Ahh Osmanlı...
 2006.08.07 -  Siyasetçi kendini nasıl geliştirmeli?
 2006.07.31 -  İsrail-HAMAS Savaşı
 2006.06.28 -  Helvası olmayan şehir
 2006.06.16 -  SİYASAL YOZLAŞMANIN NEDENLERİ
 2006.06.02 -  UNESCO, SETTAR, MEVLANA
 2006.05.29 -  AHLAK VE KARAPINAR’DA PETROL
 2006.05.20 -  RAHVAN MEHMET VE MARATON YARIŞLARI
 2006.05.15 -  Okullar ne üssü?
 2006.05.11 -  Bu vebalden nasıl kurtulmalı
 2006.05.08 -  Tarihi İpek Yolunda Bir Garip Sultaniye
 2006.04.27 -  ABD'nin yerli dostu
 2006.04.10 -  AÇIK POKER
 2006.04.06 -  Şehrin en güçlü örgütü
 2006.04.03 -  Bu aşkı kim bitirdi?
 2006.03.30 -  Şimdi Nazım Hikmet Zamanı
 2006.03.27 -  Ne okuduğunuza değil, nasıl okuduğunuza bakın
 2006.03.24 -  HÜKÜMET(LER)E MÜTEDAİR
 2006.03.20 -  Recep Konuk;O bir Türkmen Bey'i
 2006.03.13 -  Kızılcahamam'da görmedikleriniz
 2006.03.09 -  Türkiye'nin şansı Özkök mü?
 2006.03.06 -  Teşkilat nasıl olmalı?
 2006.03.03 -  Bush'un Hindistan'da işi ne?
 2006.02.23 -  Tahlil değil gerçek
 2006.02.20 -  Tapusu olan konuşsun
 2006.02.17 -  Türkiye’de platonik siyaset mi var?
 2006.02.13 -  Konya'yı doğru algılamak
 2006.02.09 -  Doldur boşalt ateş et
 2006.02.06 -  YENİ YILMAZ GÜNEY
 2006.02.02 -  Siyasal Ahlak nedir?
 2006.02.01 -  İstikrar kimin işine yaramaz
 2006.01.26 -  MUHALEFET NİÇİN ERKEN SEÇİM İSTİYOR
 2006.01.24 -  ABD'nin son hamlesi
 2006.01.19 -  Ortak öngörü; Nükleer enerji
 2006.01.16 -  2006'nın en zor günleri
 2006.01.05 -  Türkiye'de neden Nükleer santral yok?
 2006.01.03 -  Kurtlar Vadisi-Irak'ın arka planı
 2005.12.27 -  Siyasette boşluk var mı?
 2005.12.15 -  Başbakan'ın gözünde Konya
 2005.12.12 -  Başbakanı beklerken
 2005.12.05 -  O bir üst kimlikli
 2005.11.28 -  Yekpare dünyanın ayrılıkçıları
 2005.11.22 -  Mavi mi yeşil mi akım?
 2005.11.16 -  Nafile anlamaz bunlar
 2005.11.13 -  Bir ülke daha iyi nasıl yönetilebilir ki?
 2005.11.08 -  Ateş hazır, Paris hazır mı?
 2005.10.22 -  Van Kedisi ile Van Canavarı
 2005.10.04 -  Abdullah Gül'ün Uçağında
 2005.09.28 -   Devlet Ve Devlet Adamlığı
 2005.09.22 -  Zenginleşme Formülü–2-
 2005.09.21 -  Zenginleşme formülünü buldum
 2005.09.05 -  AB SİZ TÜRKİYE VEYA TÜRKİYESİZ AB
 2005.08.31 -  Kerbolanlı Ahmet
 2005.08.27 -  Bir medeniyet tasavvuru olarak Vakıf
 2005.08.22 -  Statüko Nedir?
 2005.08.16 -  ACEM ÜLKESİ İRAN
 2005.08.02 -  EK PROTOKOL
 2005.07.20 -  'USA’ BİZİ USANDIRMAYI NE ZAMAN TERK EDECEK
 2005.07.15 -  CONİ VE MEHMET
 2005.07.02 -  Yecüc ve Mecüc rapsodisi
 2005.06.30 -  İkö
 2005.06.29 -  AH NİJAD…!
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com