:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Cemal Kutay ve Tarihçilerimiz 
Mustafa Kara   ( mustafakaraa@gmail.com  )



Millet olarak ölüm karşısındaki tavrımız başka milletlerinkine pek benzemez. Kültürümüzde önemli bir yeri olan ‘ağıt edebiyatı’, ölünün arkasından yapılan işlerin şahsi olmaktan çok sosyal bir boyutunun olması ve ölüye karşı hayatta kalanın mesuliyetinin hiç bitmemesi, ‘ölüm’ konusundaki duruşumuzda bizi diğer milletlerden ayıran önemli özellikler.

Yahya Kemal’e İstanbul’un nüfusu sorulduğunda doksan milyar demiş. Gerçekten de biz ölülerimizle yaşayan bir milletiz. Hele insan geride bir eser, bir hayır kurumu, bir kitap veya buna benzer bir şey bırakmışsa onunla olan birlikteliğimiz arkamızdan gelen nesillere de miras olarak kalır.

İnançlarımıza göre ölen bir insanın günah defteri kapanır, sevap defteri hep açıktır. Ölen kişinin şahsi meseleleri ile ilgili dosyası öbür dünyaya gider. Geriye ise onunla ilgili herkesi ilgilendiren konular kalır.

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Konya doğumlu Cemal Kutay’ın şahsi meseleleri de onunla birlikte öbür dünyaya gitti. Bize ise O’nun ortaya koyduğu ve herkesi ilgilendiren iddialar, düşünceler ve tarihe yaklaşım biçimine yönelik yapılması gereken tespitler kaldı.

Cemal Kutay ‘tarih eğitimi’ almamasına rağmen, özellikle yakın tarihimize yönelik yaptığı araştırmalarla tanındı. Ancak maalesef araştırmalarının sonucundaki çıkarımları hep sığ kaldı. Ciltler dolusu kitapları hangi metodolojiyi takip ederek yazdı bilmiyorum ama tarihsel olgu ve olayları ifade ederken kullandığı dil ve üslup, kendisinin aslında bir tarihçide olmaması gereken bir özelliğini gün yüzüne çıkardı. Cemal Kutay tabuları olan bir insandı ve kitaplarını kaleme alırken o tabularından kurtulamadı.

Tarihçi asla ‘tabu’ kabul etmez. Tarihçinin, tarihsel dostu, düşmanı ve önyargıları olamaz.

Tarihçi geçmişte yaşanan olayları ortaya koyarken, o olaylarla ilgili bütün verileri ele geçirerek araştırmasına başlar. Araştırma esnasında bazı verilerin üzerine düşüp, aslında çalışması için büyük bir kaynak niteliğinde olan diğer verileri görmezlikten gelemez. Eğer bunları yapmazsa O’na zaten ‘tarihçi’ denemez

“Millet olarak tarih yaptığımız, fakat yazamadığımız” tespiti doğrudur. Bu durum Osmanlı Tarihi üzerine bilgilenmek için ilk olarak Bernard Lewis’in “Modern Türkiye’nin Doğuşu” adlı kitabına başvurmamızdan bellidir. Ancak buna rağmen ülkemizde birçok değerli tarihçi de yetişmiştir. Prof.Dr. Halil İnalcık, Prof.Dr. İlber Ortaylı, Prof.Dr. Mikail Bayram ve Prof.Dr. Oral Sander bana göre en önemli tarihçilerimizdir. Bu saydığım isimlerden Prof.Dr. Sander hayatını kaybetti. O’nun iki ciltlik “Siyasi Tarih” kitabı hala başucumdan ayırmadığım bir eserdir. İlber Ortaylı’nın “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı” adlı eseri de Osmanlı’nın en karışık dönemini öğrenmek isteyenler için muhteşem bir kaynaktır. Halil İnalcık’ın Osmanlı Tarihi, Mikail Bayram’ın ise Ortaçağ Tarihi üzerine yaptığı araştırmalar da tarih öğrenmek isteyenler için başvuru merkezleridir. Çünkü bu belirttiğim dört isminde ‘tabu’ları yoktur. Eserlerinde tarihsel dostları, düşmanları ve önyargıları bulamazsınız.

Tarihçi ile slogancıyı birbirine karıştırmamak lazım… Ortaylı, İnalcık, Bayram ve Sander’in yaşadığı topraklarda, kimse kusura bakmasın, Cemal Kutay’a ‘tarihçi’ demek bana biraz abes geliyor.

Dolayısıyla, millet olarak ölülerimizle yaşıyorsak ve eğer iki ölüden birisiyle yaşama tercihi bize verilirse ben Kutay’ı değil Sander’i tercih ederim.

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 3 yorum yapılmış )

zenon [ 2006/12/25 10:32 ]
sayın yakup bey ortaçağ tarihi yazmak kolay sıkıysa inkilap tarihi yazsınlar demişsiniz sizin tarihi bilginiz bir yoktan ibaret asıl zor olan ortaçağdır çünkü elimizde yeterli kaynak yok bu yüzden inkilap tarihi en kolaya kaçılan uzmanlık alanıdır bu saçma sapan görüşleri nerden edindiniz anlamak mümkün değil
yakup [ 2006/02/19 21:21 ]
sevgili mustafa yazını okudum. ya sen türkiyedeki tarihçileri tanımıyorsun yada sende malum yazında bahsettiğin cemal kutay gibi peşin hükümlüsün lütfen elmayla armudu toplama hata yaparsın. Ortaçağ tarihi yazmak kolay o şahıslar sıkarsa TC İnkılap tarihi yazsınlar da görelim. Birde Mikail bayramla ilgili bir görüşün varki tamamen zırva zannedersem sende o gibi ya İranlısın yada MEVLANA düşmanısın yada sayın Bayramın dizinin dibinde onun etkisinde kalmışsın. lütfen birazdaha oku o dediğin tarihçilerin elinden düşürmediği birinci elden kaynak kitapları karıştır...
Muzaffer [ 2006/02/14 21:43 ]
Bir tarihçi her ne olursa olsun ister olumlu ister olımsız tarihi bilgileri objektif ve birebir vermelidir. Tarihçinin sağ yada sol görüşü sempatizanlığı olamaz. Çünkü tarih çok hassas bir konudur ve çok farklı yerlere bir anda çekilebileek bir konudur. Biri bardağa boş derken siz dolu diyebilirsiniz. Tarihi yaşamaktan çok onu doğru yansıtmak önemlidir. Bizim hatamız tarihimizdeki hep olumlu şeyleri görmek istememiz. Herkes 600 sene 3 kıtada at koşturduk diyor ama kimse bu koa imparatorluk neden çöktü deme cesaretini gösteremiyor. Tarih olumlu ve olumsuz yanlarıyla bir bütündür ve bütün olarak görülmezse slogancılıktan öteye gitmez

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2007.01.29 -  2 önemli konu
 2006.11.27 -  Ziya Gökalp ve Felsefe Dersleri
 2006.10.16 -  Birinci tehdit
 2006.09.04 -  Konya’nın Meydanı neresi?
 2006.08.12 -  Ortadoğu’ya Londra’dan bakmak
 2006.07.06 -  Joan Baez'de gelsin
 2006.06.05 -  Sosyal Demokratlar nereye koşuyor?
 2006.05.09 -  Sarısını yitirdi Fener
 2006.04.07 -  "Kudret” Meselesi
 2006.03.14 -  Akif’in Oğlu
 2006.02.28 -  28 Şubat’la Yüzleşmek
 2006.02.14 -  Cemal Kutay ve Tarihçilerimiz
 2006.01.31 -  Üsküdar Vakası ve İlahiyatçılar
 2006.01.24 -  Kaybedilen ne? Futbol mu seçim mi?
 2006.01.18 -  Türkiye tarihin neresinde?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com