:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

"Kudret” Meselesi 
Mustafa Kara   ( mustafakaraa@gmail.com  )



Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi önümüzdeki yılın Mayıs ayında dolacak. 2007 Nisan’ında 11. Cumhurbaşkanı seçilecek. Siyasetin önümüzdeki dönem en önemli gündem maddesi bu…

2007 yılının Mayıs ayına kadar iktidar ve muhalefet bu konu üzerinde çalışacak. Hükümetin icraatları, muhalefetin söylemleri Çankaya eksenli olacak.

İktidarın erken genel seçime gitme olasılığı görülmediğine göre Cumhurbaşkanını bu meclis seçecek. Yani devletin başına Ak Parti’nin istediği bir insan gelecek. Çünkü partinin arkasında yadsınamayacak bir kitlesel güç var. Cumhurbaşkanlığı makamının en büyük adayı Başbakan Recep Tayip Erdoğan… Akla gelen ikinci isim ise Bülent Arınç…

Bu cümlelere “ancak” diyerek devam etmek zorundayım. Türkiye gerçekleri maalesef bunu gerektiriyor. Çünkü hem başbakanın hem de meclis başkanının eşleri başörtülü… Bu iki isimden birinin Çankaya’ya aday gösterilmesi ülkede bir “rejim” sorununa yol açmaz ama bu sorun “çıkartılır”. Bu da hem Erdoğan’ı, hem Arınç’ı, hem de Ak Parti’yi yıpratır.

Ağustos ayında komuta kademesinde yaşanacak değişimle birlikte askeri kanatın ülke meseleleri konusundaki duruşu ve hükümetin icraatlarına bakışı, iktidarın Çankaya’ya aday göstereceği ismin şekillenmesinde etkili olacaktır. Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı döneminin ikinci bir Hilmi Özkök dönemi olmayacağı kesin. Her iki komutan arasındaki “tarz değişikliği” besbelli…

Bir takım çevrelerin “rejim elden gidiyor” yaygarası yapmak için fırsat kolladığı bir dönemde, makamın en büyük adayı olan Başbakan’ın, Cumhurbaşkanlığı için fazla ısrarlı olmayacağı kanısındayım. Durum böyle olursa süregelen bir sorun yaşanmaya devam edecektir. Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de söylediği gibi Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmaması halinde ‘iktidar ikiliği’ devam eder. Yani ‘kudret’ paylaşılamaz. Bu da ülkeye kaybettirir. Ak Parti bu duruma bir çözüm bulmalıdır. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi bir çözüm olarak görülebilir. Halkın seçeceği Cumhurbaşkanına, eşi başörtülü de olsa, hiç kimse ses çıkaramaz. Ama iktidar bu konuda risk almak istemezse, o halde başka bir isim üzerinde çalışmalıdır. O isim yaşı ilerlemiş, emekliliği gelmiş biri olmamalıdır.

Kim?

Tabii bunu Ağustos sonrası konjonktür belirleyecektir. Yakın tarihimizde iktidar olan ancak kudretini paylaşmak zorunda kalanların yaptığı gibi asker kökenli bir isim ortaya atılabilir. Bu durumda ilk akla gelen isim, görevi boyuncu yapıcı tavrıyla dikkatleri çeken ve Ağustos’ta emekli ayrılacak olan Hilmi Özkök’tür.

Cumhurbaşkanını halk seçmez, konjoktür “asker cumhurbaşkanı” demez ve Erdoğan, Özal sonrası ANAP’ın durumunu da göz önüne alarak, partisinin başında kalmayı tercih ederse köşke sürpriz bir isim de çıkabilir. Kimsenin itiraz etmeyeceği bir isim…

Mesela TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu… ABD’nin yakından tanıdığı, Türkiye’nin İsrail’le yaşadığı gergin dönemlerde araya girerek yatıştırıcı bir kimlik üstlenen işadamı Hisarcıklıoğlu…

Asker, siyasetçi ve hukukçu Cumhurbaşkanlarından sonra değişim sürecinde olan Türkiye’de 11. Cumhurbaşkanı bir işadamı ve bu işadamının ismi Rifat Hisarcıklıoğlu olursa hiç kimse şaşırmasın…

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 5 yorum yapılmış )

fatma [ 2006/05/06 13:16 ]
yazınız gerçekten çok güzel, ama keşke bu tür olayları tarih süzgecinden değerlendirip bugüne kadar nesıl yaşandığını da anlatsaydınız...
biz bunları biryerlardan hatırlıyoruz çünkü...
ELMAS [ 2006/04/25 09:17 ]
MUSTAFA BEY YAZINIZI NE ZAMAN YENİLEYECEKSİNİZ MERAK EDİYORUMM
[ 2006/04/12 13:20 ]
kardeş bu konuda güzel yorum yapmışın güzel ama; görülen o ki genel kurmay başkanı cumhurbaşkanlığa yolunda...
elmas [ 2006/04/11 15:52 ]
reis-i cumhurluk bir garip mesele...belki de bu ülkede bir şeylerin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak bir duurm haline gelecek zamanla. ama herkes gibi ben de cumhurbaşkanlığı konusunu merak ediyorum.yazınızda kaygıları v edile getirilmeyenleri ifade etmişsiniz.kaleminize sağlık
Kemal [ 2006/04/08 18:39 ]
Konu bence bilerek türbana getiriliyor. bu hükümet için bir bahane ve oy toplama aracı. Tabiki bu benim görüşüm. Eğer hükümetteki kişiler akıllı ise cumhurbaşkanlığına oynamazlar çünkü cumhurbaşkanı olupta partileri barajı aşamayan partilerle dolu Türkiye tarihi. Ama kendine yakın ama siyasi olmayan bir kişi üzerine oynayabilirler. Bir zamanlar Ecevit'in yaptığı gibi. Ancak bu sefer bir hukukçuyu getireceklerini zannetmiyorum çünkü gerçeği bilen bir cumhurbaşkanı kimsenin işine gelmez. allah sonumuzu hayreyleye

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2007.01.29 -  2 önemli konu
 2006.11.27 -  Ziya Gökalp ve Felsefe Dersleri
 2006.10.16 -  Birinci tehdit
 2006.09.04 -  Konya’nın Meydanı neresi?
 2006.08.12 -  Ortadoğu’ya Londra’dan bakmak
 2006.07.06 -  Joan Baez'de gelsin
 2006.06.05 -  Sosyal Demokratlar nereye koşuyor?
 2006.05.09 -  Sarısını yitirdi Fener
 2006.04.07 -  "Kudret” Meselesi
 2006.03.14 -  Akif’in Oğlu
 2006.02.28 -  28 Şubat’la Yüzleşmek
 2006.02.14 -  Cemal Kutay ve Tarihçilerimiz
 2006.01.31 -  Üsküdar Vakası ve İlahiyatçılar
 2006.01.24 -  Kaybedilen ne? Futbol mu seçim mi?
 2006.01.18 -  Türkiye tarihin neresinde?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com