:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

YA NEREYE DÖNECEKLER? 
Abdullah Öksüz   ( abdullah_oksuz@hotmail.com )



Gurbet, hüzün ve hasret dolu bir kelime. Adı bile anılınca içimiz burkulur. Ona rağmen gurbeti yaşarız hep ruhumuzda. Ana-babadan, çoluk-çocuktan, eş-dosttan ve yurt-yuvadan uzaklara düşmenin adı değil midir gurbet?

Ruhlarımızda kavuşmak ne kadar güzel ve hoşça duyguları coşturuyorsa, ayrılmak ve uzak kalmak da o kadar hüzün ve acıyla yankılanır içimizde. Ancak çoğu zaman bunlar iç içe geçmiş, karma karışık duygular olarak da yer tutar ruhumuzda. Bazen kavuşmanın keyfini yaşarken yine gurbet gelir aklınıza ve ayrılık acısı o güzel anda çöker içinize ve sımsıcak duygular içerisindeyken üşür ruhunuz. Bazen de iliklerinize kadar gurbetin soğuğunu yaşarken vuslatın sıcaklığı gelir aklınıza ve o sımsıcak duygularla, hayallerle ısınır içiniz. Hayallerinizde kavuşmanın hazzını yaşarken, dalar gidersiniz buluşma anlarının tatlı hatıralarına.

Yaşadığımız şu fani dünya işte böyle nice gel-gitlerle dolu değil mi? İnsan neden ve neye gurbeti yaşar diye sormak geldi mi içinizden hiç? O kadar kolay mıdır gurbete düşmek, o kadar zor mudur her daim vuslatta kalabilmek. Veya o kadar kolay mıdır insanları analarından-babalarından, çocuklarından, eşinden dostundan ve vatanından koparıp gurbete yol vermek…?

Zordur elbet diyor hepimizin içi. Ama bazen devletin ve milletin böyük böyük adamları çıkar sizi kolayca kendinizden saydığınız yüreklerden koparmayı teklif edebilir. O ucube teklifte bulunan böyüklere, beyefendilere sormak gerekmez mi? Siz hiç evlada şefkat nedir yaşadınız mı, siz hiç evlat acısı çektiniz mi, siz hiç iktidar gurbeti dışında bir gurbet yaşadınız mı? Evet evlatlarımızı bir kalemde silenlerin içerisinde sadece iktidar gurbeti olduğunu ve onların adalet ve merhametlerinin nelere hizmet edeceğini bu millet çok iyi biliyor ve görüyor.

Malum beyefendi de biliyor ki bu millet fedakardır, nice gurbetleri yüreğinde yaşamıştır. Ve hatta anayasayla güvence altına alınmış olan din ve vicdan hürriyetine rağmen o hürriyeti elde edebilmek için kendi vatanından uzaklarda hürriyet aramak zorunda bırakılanların hala var olduğunu da biliyor ve yaşıyor.

Bir farklı soru daha soralım;
Varsayalım ki daha önce gidenler gibi malum böyüğümüzün gösterdiği adrese de evlatlarımız gitti. Her gidişin bir de dönüşü vardır malum. Gönderdiklerimiz “ya nereye dönecekler” hiç düşündü mü?

Hayır hayır düşünmesine gerek yok. Herkes nereye gideceğini de nerede kalacağını da gayet iyi biliyor. Sayın böyüğün gideceği ve kalacağı yeri de…

Asıl gurbeti bilenlere selam olsun.

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 1 yorum yapılmış )

[ 2006/05/09 13:52 ]
Uğruna fedakarlık yaptığı değerlerden kolayca ayrılabilir mi insan. Bunlardan ayrılmak daima zor gelir. Yanıbaşında dururken bile zaman zaman ona hasret kalmanın endişelerini taşır.Çünkü ona emek vermiştir çaba harcamıştır.hayatının en kıymetli zamanınını bile ona ayırmıştır.Hep sevgiyle şefkatle bakar ona. Bu en değerli kıymetliden ayrı kalmayı, onu kolayca bir yere gönderip elden çıkarmayı kim kabullenebilir ki.Mümkün değil.
Emek çekmeyenler, çaba harcamayanlar,uykularından, hayatlarından, canlarından fedakarlık yapmayanlar kolayca gönderirler. Dış dünyaları çok geniş bile olsa iç dünyaları, vijdanları hiç gelişmemiş.Sevgi duymamış ve kendini sevgiyle besleyememiş. O kadar körelmiş ki başkaları için çok değerli olan varlıklara bile dil uzatırmış olmuş.
Değeri, emeği ve çabayı harcayanlar kıymeti iyi bilir..Bunu bilmeyenler merak etmesin biz göndereceğimiz yeri de gideceğimiz yeri de çok iyi biliriz.Değer sahibi olmayanlar saygıda bari kusu etmesinler.Ama nerde? Saygı duysaydı bunca yıl bu insanların gözünün içine baka baka halkı kandırımıydı hiç.

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2006.09.13 -  Cesaretin kaynağı...
 2006.08.29 -  Olan biteni anlamak
 2006.08.01 -  Sonuç mu? Süreç mi?
 2006.07.18 -  Dünyanın uslu vatandaşı olmak...
 2006.07.11 -  Konya'nın fırsatı
 2006.07.04 -  HAYATIN DALGASI
 2006.06.28 -  DEVLET OLMAK VE GELİŞİM
 2006.06.06 -  GÜNCELİN MALİYETİ
 2006.05.30 -  Üstad hiç bir yerde böyle anılmadı
 2006.05.23 -  SOBE
 2006.05.16 -  X İLİŞKİLER
 2006.05.09 -  YA NEREYE DÖNECEKLER?
 2006.04.25 -  GÜÇLERİN HESABI
 2006.04.19 -  O’NA DAİR…
 2006.04.11 -  GÜÇ VE CESARET…
 2006.04.04 -  DOSTLARA SELAM
 2006.03.21 -  GÜÇ VE KORKU
 2006.03.14 -  KONYA’YI KONUŞMAK…
 2006.03.07 -  DUYGU YÖNETİMİ
 2006.02.21 -  BİZ ONLARDAN DEĞİLİZ…
 2006.02.14 -  İfade Özgürlüğü mü İftira Özgürlüğü mü
 2006.01.25 -  TOPLUMSAL GRİP
 2006.01.05 -  YILBAŞI KUTLAMALARI VE KÜLTÜR
 2005.12.15 -  Kimlik parçalanması ve Aidiyet bütünlüğü
 2005.12.05 -  Kavram kargaşası ve niyet okuma
 2005.10.10 -  Köşeler mi Köşe Taşları mı
 2005.09.12 -  SİZ HİÇ DOLMUŞA BİNDİNİZ Mİ?
 2005.09.05 -  hayata ilk sesleniş:ANNE
 2005.08.16 -  DEĞER İKTİDARI MI? BİREY İKTİDARI MI?
 2005.08.08 -  CANAVARLARLA BARIŞMAK
 2005.07.23 -  Zamane Hainleri ve Tarih Bilinci…
 2005.07.07 -  ERDEMLİ OLMAK MI?
 2005.04.29 -  HAYATIN ÖZNESİ OLMAK…
 2005.03.01 -  Sevgi Medeniyetinin Başşehri...
 2004.12.25 -  Manzara Hayatlar ve Ressamlar...
 2004.12.18 -  Sevgideğer Olmak.
 2004.11.26 -  SESSİZ GEMİ…
 2004.11.09 -  Kedilerin Beyliği
 2004.10.30 -  Doğru yönetenler yada yanlış yönetilenler
 2004.10.19 -  Bir Lokma Bir Hırka mı? Daha Fazlası mı?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com