Karapınar ve Karapınarlı maküs talihini nasıl yener?
Ya da kabuğunu nasıl kırar?
İşte bugün bu problematigi konu edineceğiz.
***
Önce insan demiş, büyükler.
İnsan yetiştiren toplumlar, insana yatırım yapan kurumlar, ektikleri tohumun meyvesini mutlaka almışlar. Eşyaya, mala, mülke, taşınmaza yatırım yapanlar ise ancak bir ömür bunun nemasından yararlanmış sonra mal mülk bir başkasına geçmiş.
Malum diğer tarafa bunlar transfer edilemiyor.
***
İnsan yetiştirmek belki de bir şehrin medenileşmesinde en önemli faktördür.
Medeniyet ve şehir birbirinden ayrılmaz iki bağ oluşturur.
Şehrin şehir olabilmesi evvel emirde medeniyet den ne ölçüde yararlandığına bağlıdır.
Medeniyet önce yetişmiş insan unsuru ile gelişir.
İnsan unsurunun ikinci plana itildiği toplumlarda medeniyet olmaz, gelişmez.
***
Medeniyetin unsurlarını tek tek saymayacağım.
Ama benim içinde olmaktan iftihar ettiğim eski adıyla ”Sultaniye” şimdiki ismiyle Karapınar kazasının kendi kültür ve medeniyetine günlük meselelerden kurtulup sahip çıkamadığını ne yazık ki görüp hayıflanmaktan kendimi alamıyorum.
***
Karapınar kendi kültür ve medeniyetine, kendi evlatlarına, kendi değerlerine nasıl sahip çıkmalı?
Evet, bu konuyu biraz işleyelim.
Karapınar Belediye binası ve ziraat bankasının bulunduğu saha eski bir mezarlık yeri.
Evet doğrudur. Mezarlık sahasının içine bina dikmenin ne mantığı olabilir?
60’lı ve 70’li yılların erkân-ı şehirleri böyle münasip görmüşler, benim aziz hemşerilerimde kuzu kuzu, treni develer ürker diye Karapınar’dan geçirmedikleri gibi sessizce boyun bükerek mezarlıklar üzerine binaların dikilmesine rıza göstermişler. Tabi zamanın şartları sosyal gelişmişlik sivil toplum yayla ve geçim derdi bunları düşündürmekten alıkoymuş.
Hankapı ve Apaklı hemşerilerimizin büyük dede ve nenelerinin kemiklerine yazık tabiatıyla.
Yine aynı yere yakın Sultanselim Camii haziresinin içinde bulunan ve Sultaniye Medreselerinde hocalık yapmış büyük ulemanın kabirlerine de yazık oluyor hala.
O mübarek İnsanların mezarları üstünden kimler nasıl geçiyor şimdi?
Geçmişine ölüsüne hürmeti olmayan bir toplum olmayı hak etmiyor Karapınar.
Ziraat Bankası, Belediye, Hükümet Konağı ve Yavuz Selim İlkokulunun bulunduğu sahanın önü arkası sağı solu tümden yeniden temizlenip düzenlenmedikçe, O yatırların vebali hepimizin üzerinde olmaya devam edecektir.
***
Gelelim şimdi sadede.
Geçen günkü tarihi ipek yolu üzerindeki bir garip sultaniye yazımıza devam edelim.
***
Karapınar nasıl kabuğunu kırar?
Karapınarlı iş aş için nasıl gurbete gitmekten kendini kurtarır?
Elin memleketlerinde aç biilaç yaşamaktan nasıl kurtulur?
İşte cevabı.
Üst düzey bürokratların kalkınma planlarında Karapınar için bir büyük yatırıma sebep olabilmesi yanında, Karapınar toprağından yemiş içmiş cevval ferasetli basiretli yürekli birinin herkesin ittifak etmesiyle bölünmeden fırkalara ayrılmadan bu isim üzerinde genel kanaat gösterilerek Ankara’ya gönderilmesi ilk adım olacaktır.
***
Ben şahsen Karapınar evlatlarının diyarı gurbette karın doyurma parasına pes perişan edilmesi karşısında içim parçalanmaktadır. Bugün özel veya kamuda bir büyük yatırım bunu tamamen olmasa da büyük ölçüde önleyebilecektir.
***
Karapınar’ın akil adamları olarak ortaya çıkmış yüreğini bu davaya adamış genç dinamik Karapınar sevdalıları, Karapınar’ın kabuğunun kırılması için istişare meclislerinde her hafta bir araya gelmekte sorun tespitleri ve çözüm önerileri geliştirmekte olduklarını sevinerek örgenmiş oldum. Başta Karapınar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı değerli okul arkadaşım Mustafa Sözen olmak üzere, Oda ve Borsa Başkanı Hemşerilerim Mehmet Gökcan, Hikmet Bozaklı, Fahri Kesik, Ahmet Gedikoğlu, Ahmet Kocatürk, Mehmet Uğur olmak üzere Karapınar sevdalısı aziz hemşerilerimi tebrik ve takdir ediyor, yollarının açık olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
|
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız
( Toplam 3 yorum
yapılmış )
Kemal
[
2007/08/05 16:00
] |
|
Değerli Mustafa Bey, Karapınar duyarlığına gösterdiğiniz ilginizden dolayı teşekkür ederiz.Maalesef tren yolu Karapınardan değilde Çumradan(çumra ilçesi öncesinde Karapınara bağlı bir kasaba idi)geçirilmiş tabi .Artık dünü unutmadan , bugünün gerçekliklerini iyi analiz ederek yarınlara ,yeni umutlara , bakarken hep ümitvar olmalıyız. Karapınar sevdalısı nerede olursa olsun kimi yazısıyla, kimi bir tuğlasıyla,kimi bir eğitime verilen bursuyla, kimi yapılan icratların takipçisi ve kararlılığı azmiyle bu kalkınma hamlesinin altına yüreğini koyabilirse işte o zaman bölgemizde parmakla gösterilebilecek bir ilçe olabiliriz.Eleştiri ve övgülerde de gerçekçi ve samimi olmalıyız.Mutlaka eksiklikler olabilir burada da yapıcı bir uslup kullanmalıyız.Bizler dağıtıcı değil birleştirici, yıkıcı değil yapıcı ve imar edici,dedikodunun ve karalamanın değil, aklın ve bilimi önderliğinde Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün gösterdiği çağdaşlaşma hedeflerini yakalamalıyız. Bir tatil gününde tüm Karapınar sevdalılarına ve dostlarına Ankara
'dan selam ve sevgilerimi iletirim. |
|
|
Kemal
[
2007/08/05 15:58
] |
|
Değerli Mustafa Bey, Karapınar duyarlığına gösterdiğiniz ilginizden dolayı teşekkür ederiz.Maalesef tren yolu Karapınardan değilde Çumradan(çumra ilçesi öncesinde Karapınara bağlı bir kasaba idi)geçirilmiş tabi .Artık dünü unutmadan , bugünün gerçekliklerini iyi analiz ederek yarınlara ,yeni umutlara , bakarken hep ümitvar olmalıyız. Karapınar sevdalısı nerede olursa olsun kimi yazısıyla, kimi bir tuğlasıyla,kimi bir eğitime verilen bursuyla, kimi yapılan icratların takipçisi ve kararlılığı azmiyle bu kalkınma hamlesinin altına yüreğini koyabilirse işte o zaman bölgemizde parmakla gösterilebilecek bir ilçe olabiliriz.Eleştiri ve övgülerde de gerçekçi ve samimi olmalıyız.Mutlaka eksiklikler olabilir burada da yapıcı bir uslup kullanmalıyız.Bizler dağıtıcı değil birleştirici, yıkıcı değil yapıcı ve imar edici,dedikodunun ve karalamanın değil, aklın ve bilimi önderliğinde Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün gösterdiği çağdaşlaşma hedeflerini yakalamalıyız. Bir tatil gününde tüm Karapınar sevdalılarına ve dostlarına Ankara
'dan selam ve sevgilerimi iletirim. |
|
|
[
2006/05/22 18:13
] |
|
Karapınarlı yabancı şehirlerde hiç perişan değildir sayın Mustafa bey Herkes işinin başında ekmeğini taştan çıkaracak kadar zeki ve çalışkan olarak işine devam etmektedir. Ayrıca develer ürker diye tren yolunu geçirmediler yalanına sizde taraf olduğunuz için üzülüyorum. 1950 li yıllarda karapınardan acaba rayları nasıl döşeyecektiniz. yer yer 2-3 metre yükselen kum tepecikleri yer değiştirirken stablize yollar bile kapanırken siz treni nasıl geçirecektiniz. Karapınarda son yıllarda görülmemiş bir oranda bir birliktelik var Kaymakamı Belediye başkanı Daire amirleri ve sivil toplum örgütleri hepsi birbirinden haberdar bir şeyler yapmanın heyecanı içindeler.Lütfen dışarıdan bakarak gazel okumayın selamlar |
|
|
|
|
|
Yazarın Tüm Yazıları |
|
|
|
|