:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

4. Türkçe Olimpiyatı’nın ardından ... 
Nadide Ü.Altıparmak   (  )



Samanyolu Televizyonunun haberlerini her akşam takip etmeye çalışırım. Seviyeli ve kaliteli haberlere ulaşabileceğiniz nadir kanallardan biridir çünkü. Geçen günlerde yayınladıkları bir haber beni cezbetti. 4. Türkçe Olimpiyatı için 83 ülkenin 355 öğrencisi 9 dalda yarışmak için Türkiye’deydi.
Çok şaşırdım ve mutlu oldum. Sonrasında esefle kınadım kendimi. Dördüncüsü yapılan bu organizasyondan neden benim bu sene haberim oluyordu. Derken o muhteşem ödül töreninde Meclis Başkanımızda duygularıma tercüman olunca neyse dedim. Senin ki bir ayıp ama bu ülkenin Meclis Başkanı bile ‘üç yıldır neden geciktiğimi ben de bilmiyorum’ diyerek, olimpiyatları gelecek sene destekleme sözü veriyordu. Meclis Başkanımızın destekleme sözü vermesi bu önemli organizasyon için, en önemlisi ülkemiz için çok güzel bir gelişmedir...
Düşünün! Katılımcılarının birçoğunun ana dili değil. Bu çocuklar nasıl yetişti? Bunlar 100’e yakın ülkede, 500 civarındaki Türk okullarında anadan,babadan, yardan en önemlisi vatan toprağından uzak kalmayı göze alan bu devrin hizmet ehli olan, gittikleri ülkeye ilmi, irfanı götüren, hak için halkı seven, vatanperverler tarafından yetiştirilmiştir. Her zorluğa rağmen!!!
Geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez derler. Doğrudur. Onlar ki atalarını örnek alarak, bugünlere gelmişlerdir. Orta Asya’dan göç edip bu anayurdu bize bahşeden bir neslin devamıdırlar. Hoca Ahmet Yesevi’nin erenleridirler, Geyikli Babanın, Hacı Bayram-ı Veli’nin, Ahilerin, ehl-i hizmet olmanın ceremesinin çekip, hizmet aşkında yokluğu, irşatta varlığı bulan bir neslin torunlarıdırlar.
4. Türkçe Olimpiyatının ödül törenini izleyebildiniz mi? Bilemiyorum ama. Ben bir kısmını Kanal A’da canlı yayında izleme olanağı buldum. İzleyemediğim bölümler olmuş, tamamını izleyemediğim için hala çok üzülüyorum,. Samanyolu Televizyonu ve KON TV daha sonra ilerleyen saatlerde banttan verdiler. Burdan özellikle KON TV yöneticilerini tebrik etmek isterim. İzleyici kitlesiyle bu güzel organizasyonu buluşturduğu için. Bu vesile ile KON TV yöneticilerinden ricam olacak hafta sonu tekrar yayınlayabilirlerse bu güzel organizasyonu daha fazla kitle izleyecek ve faydalanacaktır. Ben gibi programın yarısını izleyenlerde tamamını izleme imkanı bulacaklarıdır. Çünkü bu program sadece ödül töreni değildir. Silkinip kendimize gelmemiz, hayatta varlığımızı, misyonumuzu gözden geçirmemiz içinde vesiledir.
Ödül töreninde farklı dinlerde, ırklarda, renklerde, dillerde olan insanları orada yek vücut kılan TÜRKÇEYDİ. Benim anadilim. Memleketimde kendi insanımın sahip çıkmadığı, hoyratça kullandığı, hepimizin gereken hassasiyeti göstermediği ANA DİLİMİZDİ.
Biz ki kurumlarımıza yabancı dilde isimler buluruz, medenileşmek adına, konuşmalarımızda yabancı kelime kullanırız, işte, eğitimde yabancı terimlerimiz kullanırız farklı olmak adına. Messenger da okey (ok), bay deriz. O kadar da doğalızdır ki, sanki bizim kelimemizdir, uyarsanız da dostane şekilde öyle sahiplenirler ki, kendi diline, dilinin kelimelerine o kadar sahip değildir aslında. İğneyi kendimize, çuvaldızı ele batıralım. Bu gidişe dur diyelim. Bugünden başlayarak Türkçemize daha önem verelim. Bu kendimize, atalarımıza en önemlisi gelecek nesillere sorumluluğumuzdur, vebalimizdir...
4. Türkçe olimpiyatını izlerken İsmail Gaspıralı’yı rahmetle yad ettim. ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ bizlerin sloganı olmalı diye düşündüm. Dilde, fikirde, işte birleştiren bir Türkiye hayali kurdum. Ütopya gibi gelse de birilerine, dilde birlik ilk adımdır diye teselli oldum. Bu filizler, ağaç olacak ve bu çınarlarda ne nesiller gölgelenecek... Bu filizlere bir avuç su verende ben olabilseydim bu mefkureye hizmet eden hocalardan biride ben olsaydım keşke diye hayıflandım... Ogün hayatımda ilk kez annemin sözünü dinlemediğim ve öğretmen olmadığım için üzüldüm. Eğer ki öğretmen olsaydım, bugün dünyanın her hangi bir ülkesinde atlasta dahi yerini bilmediğim bir ülkeye gitmek için bir lahza düşünmezdim...
Türkiye Büyük Millet Meclis’inin Başkanı Bülent Arınç, Mehmet Sağlam’dan işittiği bir konuşmayı anlatırken çok etkilendim. Çok uzak bir yerdeki okulda pırıl pırıl bir genç kız... ‘Ne yapıyorsunuz?’ ‘Öğretmenim efendim’ ‘Nerden mezunsunuz?’ ‘ODTÜ, Bilkent ...’ ‘Ne zaman geldiniz?’ ‘2 yıl önce’ ‘Ailenizi özlemediniz mi? Türkiye’ye ne zaman dönmeyi düşünüyorsunuz?’ Verdiği cevabı söylüyorum: ‘BİZ BURAYA DÖNMEK İÇİN GELMEDİK’

Vesselam...
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 5 yorum yapılmış )

[ 2006/06/29 17:26 ]
NADİDE HANIM YAZINIZDAN ÇOK MEMNUN KALDIM SİZİN GİBİ GERÇEĞİ GÖREN İNSANLARIN DAHADA ÇOĞALMASI UMUDUYLA
ülkü çalık [ 2006/06/29 09:32 ]
Kendi dilimizden her gün biraz daha uzaklaştırılmaya çalışıldığımız bu günlerde gerçekten bir silkiniş oldu benim içinde artık zamanı gelmedi mi dilimizi yabancı kelimelerleden arındırmanın, çocuklarımızı tv kültüründeki dilden uzaklaştırmanın.Ben de yabancılara Türkçe öğreten bir öğretmenim.Dilin öğretimiyle beraber kültürün kazanımı geliyor onlar Türkçe öğrenmekle kalmadılar bizim kültürümüzü de öğrendiler.Bundan daha güzel bir tanıtım daha olabilir mi?Keşke devlet büyüklerimiz bu konuya daha çok önem verse.Umarım gelecekte bu güzel atılımla daha da güzel bir olimpiyat yapılacaktır .Sizi kutluyorum, duygularınızı duyarlı bir vatandaş olarak bizimle paylaştığınız için. Saygılarımla...
[ 2006/06/26 11:01 ]
Böyle bir geceyi ve pğrogramı düzenleyenlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Yine siz ve sizin gibi bu muhteşem geceyi kaleme alıp halkla paylaşan yazarlarımıza da binlerce teşekkürler. İsmet ATALAY
[ 2006/06/26 10:58 ]
Hislerimin tercümanı olmuşsunuz. Teşekkürler . İsmail ARITÜRK
[ 2006/06/22 18:31 ]
Yazmak, yazabilmek gerçekten çok ayrı bir özellik. Siz değerli yazarımızda içinizden gelen samimi duyuşları kaleme alarak bizlerle paylaşmışsınız. Çok teşkkür ediyorum. *sabri bağcı

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2008.12.15 -  Yapboz
 2008.11.09 -  MUSTAFA
 2008.04.02 -  Adile Sultan
 2008.03.11 -  ASIM'IN NESLİ ve 120
 2008.02.13 -  Belediye Mevlana’yı tam anlatabildi mi?
 2008.02.05 -  Reklamcılar Sonunda Haber Oldu
 2008.01.29 -  2016 yılında Türkiye Süper Güç olacak
 2008.01.08 -  Kadınların gerçek dünyası üzerine bilinmeyenler
 2007.12.18 -  Konya’yı Değiştiren Adam
 2007.12.06 -  Fincan ve Kahve
 2007.11.27 -  Hollywood ve Türkler
 2007.07.24 -  Ulvi olan sükuttur, gayrisi zaaftır…
 2007.07.18 -  AKP- DP ve rakamsal gerçekler
 2007.07.02 -  Seçim ve Propaganda
 2007.05.10 -  Cumhura rağmen AKP CHP çıkmazı!
 2007.03.21 -  Er kişi niyetine !!!
 2007.01.30 -  Usul usul ve İstanbul - Musul
 2007.01.05 -  Keklik, Kahır ve Saddam!
 2006.12.29 -  BAYRAM ve CHRİSMİS
 2006.12.22 -  DERLEME
 2006.11.29 -  SALI 20:30 KINALI KUZULAR
 2006.10.18 -  KORKU VE CESARET
 2006.09.26 -  Kaldığımız yerden devam
 2006.08.09 -  Tatil dediğin böyle olur …
 2006.07.13 -  Çağın Dede Korkut'una
 2006.07.05 -  Kimin umurunda?
 2006.06.22 -  4. Türkçe Olimpiyatı’nın ardından ...
 2006.06.08 -  BİZ TÜRKLER
 2006.06.02 -  Fare Öyküsü ...
 2006.05.25 -  Üstad
 2006.05.18 -  Yorum Sizin! ...
 2006.05.08 -  Öyle bir lider ki...
 2006.04.26 -  Terazinin Bir Kefesinde Tesettür Bir Kefesinde Mayo
 2006.04.20 -  Kutlu Doğumun ardından ....
 2006.04.05 -  Ne günlere kaldık!
 2006.03.22 -  18 Mart bu yıl farklıydı....
 2006.03.15 -  Geliyoooor geliyor! İthal doktor Geliyoor!
 2006.03.07 -  ‘Medeniyet’ dediğin tek dişi kalmış canavar!
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com