:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Dünyanın uslu vatandaşı olmak... 
Abdullah Öksüz   ( abdullah_oksuz@hotmail.com )

Her konuya nereden bakıldığına bağlı olarak farklı yorumların yapılabilmesi mümkün. Küreselleşme de bu anlamda farklı yorumları yapılan, taraftar olanları da reddedip karşı bir blok oluşturanları da olan bir mesele.

Küreselleşmenin en önemli özelliği, bilginin, sermayenin ve kültürün bir anlamda dünya ölçeğinde serbest dolaşımının sağlanması ve dünyanın ortak malı olarak kullanıma açılmasıdır. Hangi bilginin, sermayenin ve kültürün dünyanın ortak malı olarak kullanıma açıldığını ise; dünya siyasetinin güçlü aktörleri, uluslar arası sermaye sahipleri ve neredeyse bu iki gücün ortak malı olan küresel kültür belirler.

Kendine göre serbest rekabet şartlarını tesis etmeyi amaçlaması, yeni fikirler ve girişim ruhunu tetiklemesi, insanları sürekli bir gelişim sürecine mecbur bırakması gibi olumlu taraflarını sayabileceğimiz küreselleşme hareketinin, olumsuz yönleri de özellikle; az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde hakim siyasi güç ve sermayenin o bölgelerdeki değer kırılmalarını körüklemesi, yerel sermayenin uluslar arası sermaye karşısında bitme noktasına getirilmesi, uluslararası arenada siyasi ve askeri gücü elinde bulunduranların dünya üzerinde bu güçlerini pervasızca kullanmayı bir hak olarak görmeleridir diyebiliriz.

Olumlu ve olumsuz taraflarını detaylandırarak sıralamaya devam edebileceğimiz küreselleşme sürecini; insani olabilen, objektif değerlerle hareket edebilen, dünya barışı ve huzurunu kendi çıkarlarından öte tutarak destekleyebilen, güç ve kaynaklarını gerçekte de insanlığın hizmetine sunabilen bir anlayışın varlığından söz edebilirsek buyrun hep birlikte destekleyelim isterim.

Yok insanlık ortak paydasından hareket edip kendi milli kimliklerine ve inançlarına hizmet için, objektif değerler adına kendi subjektif değer ve kaynaklarını muhafaza etme hatta yaygınlaştırmak için, dünya barışı ve huzurunu sadece kendi güvenlikleri, barışları ve ferahları için algılayıp, onun karşısındaki tüm var olanları yok etme gayretini meşrulaştırmak için bahsedilen bir küreselleşmeden bahsedecek ve böyle bir küresel anlayışın muhatabı olacaksak –ki şu anda bu böyle- neyi desteklememiz istendiğini iyi hesap etmeliyiz diye düşünüyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun aklı selim ile düşünen hiçbir insanın da böyle bir anlayışa pirim vermemesi gerektiğini ifade etmek gerekir.

İsrail’in dünyanın şımarık ve hırs küpü çocuğu olmasını bu bakış açısıyla değerlendirmemiz gerekiyor. Yine İsrail’in bölgesinde başlatmış olduğu savaşı da aynı bakış açısıyla değerlendirmemiz gerekiyor. Zira Lübnan’da ve Filistin’de doğru şeyler yapılmıyor bile olsa varsayılan bu yanlışlıkları düzeltme şeklinin katliamla ve işgalle olacağını hangi anlayışa dayandıracağız. Kritik bir zamanda yapılan G8’ler zirvesi bunun hangi anlayışa dayandırılacağı noktasında ipuçlarını gösterdi. Rusya Devlet Başkanı Putin’in “biz Iraktaki gibi bir demokrasi istemiyoruz” yaklaşımına rağmen zirve sonucunda İsrail saldırıları ile ilgili en azından bir kınamanın yayınlanmaması insanlık tarihi adına da küreselleşmenin en güçlü aktörleri adına da tarih sayfalarında utanç vesilesi olarak hatırlanacaktır.

Ülkemizdeki terör eylemlerinin bölgedeki gelişmelerle eş zamanlı olarak tırmanıyor olması da meselenin Türkiye boyutunda da büyük hesapların varlığını ap açık ortaya koyuyor. Hükümetin konuyla ilgili ülke hassasiyetlerimizi tüm taraflarıyla düşünerek uluslararası bazda yeni stratejilerini hayata geçirmesi ve bunu da tüm taraflara anlayacakları şekilde deklare etmelerinin gerekliliği artık kaçınılmaz olmuştur diye düşünüyorum. Bir yerlerde “dünyanın şımarık çocukları” bölgesinde istediği gibi at koşturma gücünü kendilerinde buluyorlarsa, bizim “dünyanın uslu çocuğu olmak” gibi bir lüksümüz olmamalı, uslu olmamanın tek yolunun da şımarıklık olmadığını gösterecek, dünya kültür ve medeniyetine hizmet edecek bir anlayışın nasıl olduğunu gösterecek bilgi, tecrübe ve kültürün varlığını hissettirecek birikimin hala yok olmadığına inanıyorum…
Vesselam.
Not: İbrahim Karagül’ün son yazılarını kaçırmamanızı öneririm. ..

Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız
Şu ana kadar yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak ister misiniz?

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2006.09.13 -  Cesaretin kaynağı...
 2006.08.29 -  Olan biteni anlamak
 2006.08.01 -  Sonuç mu? Süreç mi?
 2006.07.18 -  Dünyanın uslu vatandaşı olmak...
 2006.07.11 -  Konya'nın fırsatı
 2006.07.04 -  HAYATIN DALGASI
 2006.06.28 -  DEVLET OLMAK VE GELİŞİM
 2006.06.06 -  GÜNCELİN MALİYETİ
 2006.05.30 -  Üstad hiç bir yerde böyle anılmadı
 2006.05.23 -  SOBE
 2006.05.16 -  X İLİŞKİLER
 2006.05.09 -  YA NEREYE DÖNECEKLER?
 2006.04.25 -  GÜÇLERİN HESABI
 2006.04.19 -  O’NA DAİR…
 2006.04.11 -  GÜÇ VE CESARET…
 2006.04.04 -  DOSTLARA SELAM
 2006.03.21 -  GÜÇ VE KORKU
 2006.03.14 -  KONYA’YI KONUŞMAK…
 2006.03.07 -  DUYGU YÖNETİMİ
 2006.02.21 -  BİZ ONLARDAN DEĞİLİZ…
 2006.02.14 -  İfade Özgürlüğü mü İftira Özgürlüğü mü
 2006.01.25 -  TOPLUMSAL GRİP
 2006.01.05 -  YILBAŞI KUTLAMALARI VE KÜLTÜR
 2005.12.15 -  Kimlik parçalanması ve Aidiyet bütünlüğü
 2005.12.05 -  Kavram kargaşası ve niyet okuma
 2005.10.10 -  Köşeler mi Köşe Taşları mı
 2005.09.12 -  SİZ HİÇ DOLMUŞA BİNDİNİZ Mİ?
 2005.09.05 -  hayata ilk sesleniş:ANNE
 2005.08.16 -  DEĞER İKTİDARI MI? BİREY İKTİDARI MI?
 2005.08.08 -  CANAVARLARLA BARIŞMAK
 2005.07.23 -  Zamane Hainleri ve Tarih Bilinci…
 2005.07.07 -  ERDEMLİ OLMAK MI?
 2005.04.29 -  HAYATIN ÖZNESİ OLMAK…
 2005.03.01 -  Sevgi Medeniyetinin Başşehri...
 2004.12.25 -  Manzara Hayatlar ve Ressamlar...
 2004.12.18 -  Sevgideğer Olmak.
 2004.11.26 -  SESSİZ GEMİ…
 2004.11.09 -  Kedilerin Beyliği
 2004.10.30 -  Doğru yönetenler yada yanlış yönetilenler
 2004.10.19 -  Bir Lokma Bir Hırka mı? Daha Fazlası mı?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com