:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Lübnan’a asker gönderilmesi kime yaradı? 
Taner Aydın   ( taner145@hotmail.com )




Son iki hafta tezkere haberleriyle geçti.
Nihai olarak Lübnan topraklarına Türk askeri 88 yıl aradan sonra tekrar ayak basıyor.
Türk halkının ezici çoğunluğu tezkereye karşı.
Hükümet tezkere kararı için Türk halkını ikna edemedi.
Başbakan tezkere öncesi nabız tutması için dışişleri bakanını bölgeye gönderdi.
İsrail ve Lübnan hükümetleri çok uluslu güce Türkiye’nin mutlak katılması talebinde bulundular. Bu davete en son Hizbullah da katıldı.
Görünen o ki BM dâhil, herkes, Ankara’nın bölgeye güç göndermesinde hem fikir.
Ancak Türk halkı hayır diyor.
Türk halkının kafası karışık.
Ancak devletler zaman zaman halkına rağmen uzun vadeli politikaları güderek halkının istemediği kararları da alırlar.
İşte buda onlardan biri.
Hükümet biraz büyük devlet edasıyla hareket eder bir görüntü veriyor.
Kararların da haklı olup olmadıklarını zaman gösterecek.

Lübnan ne Bosna’ya ne de Somali’ye benzer
Ankara, Cumhuriyet tarihi boyunca 56 yılda, toplam 20 bin askerini 12 kez yurt dışı göreve göndermiş. İlk kez Kore’ye asker gönderen Ankara, en büyük gücüde burada görevlendirmiş. Toplam 15 bin asker.
Savaş sonrası Ankara’nın ödülü, NATO şemsiyesine girmek.
Geri kalanları ise Somali, Arnavutluk, Bosna, Afganistan ve Kosova da konuşlandırmış. Bunun dışında bazı görevlere de kısmi olarak katılarak, nakliye uçakları yâda savaş uçaklarıyla yapılan operasyonlara destek vermiş.
Buralara asker gönderirken de bugünkü kadar gürültüde olmamış.
Ancak gözden kaçan bir şey var Lübnan toprakları ne Kosova’ya, ne Bosna’ya nede, Somali’ye benzer.
Günün koşullarına bakarken kimse Lübnan tarihine bakmıyor.
Lübnan, tarihi boyunca yabancıların bataklığa saplandığı bir coğrafyadır.
Amerikan ve Fransız deniz piyadeleri barış gücü olarak Lübnan’a 1978 girdiler. 1982’de terk ederlerken arkalarında yüzlerce ölü piyade askeri bırakırken, gemilerinin topları ise Lübnan sahillerini dövüyordu.
İtalyan barış gücü askerleri de aynı kaderi yaşadılar.
Tarihte 1863’de İbrahim Paşa da buradan böyle çıktı.
Lübnan giren herkes bataklığa saplandı.
Umalım ki tarih tekerrürden ibaret olmasın…

Bu çok uluslu gücün Lübnan’a yerleşmesi kime yaradı. İsrail kuzeyinde bir uzak karakol kurdu. Lübnan’a giden BM gücü teoride Hizbullah ile çatışmayacak ve onun silahsızlanmasında görev almayacak.
Ortadoğu da verilen sözler, BM yazılı kararları, suyun yüzüne yazılır.
Bu hep böyle olmuştur.
Çok dinli, çok toplumlu bir ülkede herkesi memnun etmek neredeyse imkânsızdır.
Osmanlı bile muhteşem “millet sistemiyle” idaresi sayesinde bölgede 400 yıl ayakta kalabilirken yerine göre sert tedbirler almak zorunda da kaldı.
Osmanlının son döneminde Cemal Paşa, Suriye den Lübnan’a uzanan coğrafya da az darağacı kurmadı.
Sözün özü buraya BM gücü İsrail istediği için gidiyor. Lübnan’ın 8 alaydan oluşan ordusu askeri literatürde ordudan bile sayılmaz. Hizbullah ise hükümetle çatışmamak için BM gücünün gelmesine kerhen evet dedi.
Spontane gelişecek bir olay, yersiz patlayacak bir silah herkesi savaşın ortasında bırakabilir.
İsrail BM gücüne kendi güvenliğini sağlama görevini resmen tevdi etti.
Hizbullah dâhil herkes bunun bilincinde.
Gerisi ise yalan dolan.


Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 1 yorum yapılmış )

[ 2006/09/19 01:58 ]
Taner bey,
Lubnan'a asker gondermenin bilinen risklerini tekrarlamissiniz. Analizlerin alternatif dusunceyle olmasi gerekir. Baris gucunu Israil istiyor ya da Hizbullah kerhen evet dedi mantigiyla baktiginizda, bunun alternatifi, BM gucu olmasin, israil daha rahat olsun mudur? Yoksa BM illa olmali ama biz olmamaliyiz diye bakiyorsaniz bu bakisinizin icine turkiye merkezli bir bakisi koymus oluyorsunuz. burda risk olan, sadece verilebilmesi muhtemel sehit sayisi midir? yoksa siyaseten mi endiseleriniz var?

Kanaatim o dur ki, risk barindirmayan hic bir sey bir fayda icermez. Turkiye hukumran bir milli devlettir. Askerini istedigi vakit cekme imkanina pratik olarak sahiptir. Bu cograyfanin tarihi olarak gercek varisi olarak, sekillenen siyaset icerisinde yer almamanin siyasi gerekcesi ne olabilir? Bizim kurmadigimiz bir plan? Turkiye eger tamamiyle kendi kurdugu oyunda rol alabilmesi icin iki sart var: Once tarih/zaman duracak sonra son 2 yuzyil hic yasanmamis olacak. Bu mumkun olmadigina gore, Blair'in Avrupa Birligi tartismalarinda para birligine sicak bakmayan muhaliflere soyledi bir laf vardi: biz bulasmak istemesek de , bu gelismeler bizi etkileyecek. Bizim bu surecde oynayacak bir kartimiz varsa, oncelikle oyun sahasinda olmaliliyiz.

Son olarak , kanaatim odur ki, Turkiye'nin Lubnana gitmekle aldigi risk, bolgedeki pozisyonu ve siyasi beklentileri itibariyle orantisiz degildir. Burda sorulmasi gereken daha onemli konu, basinda bir turk diplomat bulunan BM sonraki en buyuk siyasi teskilat IKO neden Lubnan'da degil sorusu olamlidir. Askeri olarak olamiyorsa, siyaseten nerede? Darfur'da etkisiz kalan IKO siyaseti, Lubnan'da da etkisiz kalabiliyorsa, etki edebilme imkani olanlarin var olan bir Turkiye'nin imkanlari sonuna kadar kullanmalari hem bolge hem TR icin onemlidir. Daha onemli olan ise, bundan sonraki sureci dogru yonetebilmektir. Allah utandirmasin!

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.01.30 -  Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
 2008.12.31 -  Filistin’de barışın tek formülü
 2008.11.28 -  IMF’ye gerek yok batmayız?
 2008.11.12 -  Sevsinler
 2008.10.24 -  Ekonomi, Aktütün, ve Ergenekon
 2008.08.12 -  Rus- Gürcü savaşı nasıl sonuçlanır?
 2008.07.07 -  Demek hukuka herkesin bir gün ihtiyacı oluyormuş
 2008.06.21 -  Ve Viyana düştü
 2008.06.06 -  Yağ çıkaracak deve
 2008.05.01 -  Ünal Karaman, sezon başında Konyaspor’un yeniden başında
 2008.04.01 -  Ağlama duvarı
 2008.01.23 -  Kürtleri ne yapmalı
 2007.10.30 -  Recep Konuk’da bir öğretmenmiş
 2007.09.28 -  Sudiye Kasapçopur’un hikayesi
 2007.09.24 -  Alışacaklar
 2007.09.14 -  Luis Washington Konyaspor'da ne yapar?
 2007.09.10 -  Türkiye devrim yaşıyor
 2007.09.06 -  Nerde kalmıştık…
 2007.07.20 -  Oyumu vereceğim parti
 2007.07.03 -  Seçim anketleri doğru mu?
 2007.06.22 -  Zeyno Baran olayı
 2007.06.17 -  Filistinliler hepinize yazıklar olsun!
 2007.06.07 -  Aday listelerine nerden bakıyorsunuz?
 2007.05.28 -  Meclis’te seçim sonrası iki parti olur
 2007.05.22 -  Konya’nın milletvekili adayları sönük kaldı
 2007.05.11 -  Kim nereden aday, eskiye rağbet olsaydı !!!
 2007.05.05 -  Sizce neyin seçimi
 2007.04.28 -  Gibisi fazla bunun adı “muhtıradır”
 2007.04.13 -  Büyükanıt paşa Tayyib Erdoğan’a Çankaya yolunu açtı
 2007.04.03 -  Demirel’den artık iyice sıkıldım
 2007.03.20 -  Helalinden iş, helalinden eş!
 2007.03.05 -  Konyaspor yazısı…
 2007.02.26 -  Melekler şehri terk edince
 2007.02.07 -  Kıyamete beş mi var?
 2007.01.29 -  Hırant Dink’in toprağı neden mi bol olsun?
 2007.01.24 -  Hrant Dink nasıl katledildi?
 2006.12.25 -  İyi seneler
 2006.12.02 -  Atina’da 3 gün
 2006.11.08 -  Noterdam’ın kamburu
 2006.11.01 -  Paris’ten insan manzaraları
 2006.10.11 -  Askerin tepkisi
 2006.09.26 -  Liverpool’da bir Galatasaray anısı
 2006.09.19 -  Öğrenmeyi öğrenmek
 2006.09.09 -  Lübnan’a asker gönderilmesi kime yaradı?
 2006.08.26 -  Konyaspor başkanı Ahmet Şan’a davet
 2006.08.15 -  Lübnan Hizbullah’ı
 2006.07.21 -  Cevap veriyorum…
 2006.07.13 -  Hamas ve 3 Şart
 2006.07.06 -  Zidan’ın ardından
 2006.06.19 -  Ahmet Davutoğlu ile dış politika turu (2)
 2006.06.12 -  Ahmet Davutoğlu ile dış politika turu
 2006.06.02 -  Türk Solu hastalıklı bir soldur.
 2006.05.24 -  Kasımda seçim olur mu?
 2006.05.13 -  Ermeni soykırım yasa tasarısı ve Türkiye Ermenileri
 2006.05.06 -  BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ NEDİR?
 2006.04.29 -  ABD’Yİ MUSEVİ CEMAATİ YÖNETİR
 2006.04.19 -  TERÖRİST KİMDİR ?
 2006.04.10 -  Şahinlerden güvercin olur mu?
 2006.03.31 -  ARAFAT’IN RÜYASI
 2006.03.28 -  Körler Ülkesinde Görmek İdamlık Suç mudur?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com