:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Yazı ve hüzün 
Memduh Nihat Ada   ( memduh_nihat@mynet.com )

Niye otel odaları onca şatafatına rağmen hüzün getirir bize... Ve niye ülkemin tuvaletleri bu kadar pis olur?

Her şeyi ve her yeri insan güzelleştirir bilirim de bir kadın niye zamansız ve yersiz. Ve elindeki gücü biz erkeklerin aleyhine bilerek kullanarak üzer bizi.

Geriye dönmeyecek bakışlara mı bırakılmalıdır bakışlar?

Kendi kendimize kaldığımızda hesap verebiliyor isek Rabbin huzurunda da hesap vermemiz kolay olmayacak mıdır?

Ahde vefa nedir? Dostluk nedir? Sevmek nedir? Sevilmek için mi varız yoksa Özdemir Asaf'ın dediği gibi ''Sevenler Kampına'' mı katılmamız mı gerekiyor?

Orhan Pamuk ''Benim Adım Kırmızı'' isimli kitabında. Kitaplar insanın mutsuzluğuna teselli sandığımız bir derinlik katar yalnızca...'' demekte neden?

Gecenin on ikisinde de olsa kar ve yağmurda Sakarya’da Bulvar'a çıkıp sevdiğim insanlarla turlamak, bana acı verecek olsa da can dostum Metin' in mezarına gidip ağlamak, halay çekmek, belirli organizasyonlara katılmak ve bunları organize etmek, o yıllardır bildiğim börekçide bir sabah peynirli böreğimi yemek ve bütün vücudum, bütün düşüncelerim ve bütün deliliklerim ile Allah'a asi olmadan yaşamak istiyorum.

Dünyayı cennet kabul etmemişsem de yaşanan her günü sıkıntı çekilecek ve düzen denilen ''aşağılık'' formüle uyarak yaşamak istemiyorum…

Bir cenaze evinde sabahlamak, bir düğün yemeğinin servisini yapmak ve yüksek sesle şarkı söylemek istiyorum...

En son ne zaman bir yusufçuk kuşu havalandı yüreğimizden?

Onca yazmak istiyor olmama rağmen şimdilik alıntılara sığınıyorum nedendir? Sözlerimi bitirdim mi yoksa? Yeni kelimeleri nerden bulacağım. Yoksa tekrar tekrar aynı şeylerimi kaleme alacağım...

Ağrı. Gece 01.00 de... Ve ayaz da üşüyen çocuk kendini yazmamı mı beklemiyor mu?

Delikanlılığımızı hafife alan zarftan yola çıkarak zehir ettiğimiz düğün hesap sormayacak mı benden?

Elini tutmaktan imtina ettiğim ''sevgili'' niye ve neden el oldu... ve onun yüzünden terk ettiğim şehir bana küstü mü yoksa?

Deprem sesleri geliyor kulağıma... Ellerim kalkmıyor... Ağlayamıyorum bile... Ve kadim dostum Metin geri gelecek ve hadi top oynamaya gitmeyecek miyiz demeyecek mi artık bana...

Bir daha delikanlı olmayacak mıyım yoksa?

Bu beden bu deli ve uçarı gönlü daha ne kadar taşıyacak. Yorulmayacak mı?

Akıbeti meçhul bir ölüme mi sürmekteyim atımı?

Hüzün elbisesini niye bu kadar sevmekteyim?

Memduh Şevket Esendal hikâyelerinde niye beni anlatıyor?

Niyedir ucuzlukta bonkör... Kalitede cimri bu kadar insanlar.

Bir anne sıcaklığı hiç bir şey de yok ve ben annemin o yorgun... o damarları çıkmış... O sıcak ellerinin başımı okşamasını arıyorum...

Gecenin zifiri karanlığında beni Yalova'da arabasına alan bir garip kamyoncu düşüyor aklıma. Mert. Kalender. Ve güngörmüş. Benim gibi nicelerini taşımıştır kim bilir...

Bir Bolu gecesinde arabama aldığım yaşlı karı-kocanın evlerine gidene kadar on yere uğramaları ve iner iken yüzlerindeki tebessüm yüreğime su serpiyor...

O çocukluğumun ilk yıllarında simit sattığım hasır sepet nerde şimdi?

Çiğbörek satan o Hacı Amca yaşıyor mudur?

Abdullah, Serpil ve Emine Ablam ile sabahlara uzanan sohbetler yapacak mıyız yeniden.

Her sıkıntıda sığındığım sigara bitmediğine göre. Sıkıntılar da bitmeyecek mi?

Yazıyor olmam... Ağlıyor olmamın bir başka şekli midir yoksa?

İnadına... Ve her günü yeni bir fırsat bilip... Gönül kırmadan yaşamanın yolunu bulacağım muhakkak...
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 3 yorum yapılmış )

krdln [ 2006/11/30 13:41 ]
...insan benim sırrım ben insanın sırrıyım..diyen yüce güc..!insanın derinliklerinde kimbilir neler yaratmış?sırlı gizemli..sığ insanların fark edemiyeceği derinlikler,kimbilir nasıl gizemler hüzünler taşıyor..insanın hissedipte anlatamadığı yüreğini yakan burkan acılar hüzünler sorular....ama yinede hüzün belkide var olmanın kalp atışına benzer belirtisidir..içimize doğru yolculuğu kesintisiz devam ettirmeli belkide..kaybolmadan yok olmadan...güzel günler dileği ile...
Ali cengiz [ 2006/11/25 19:31 ]
haklisin haklisin haklisin haklisin
evet_isyan [ 2006/11/21 11:47 ]
bilenler bilir; hüzün, hem saflığı, hem de etrafındaki ışığı üzerinde üzerinde odaklayabilme kabiliyeti açısından, yerine bir diğeri ikame edilemeyecek ve bir başka şeyle kıyaslanamayan elmas tıynetindedir. hüzün, kalbin lehçesidir. o yüzden, lisan uyuşmazlığı yaşarız bazı yalnızlıklar karşı karşıya gelince.
memduh bey, geceden sabaha hüzünlü bir şarkı tutturmuş gidiyor ve yemin ederim, lehçesine aşinayım!

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.12 -  Otur oturduğun yerde
 2008.12.12 -  Kumar oynamıyor musun?
 2008.12.02 -  Biz aşkı Orhan Gencebay’dan öğrendik...
 2008.11.25 -  Su akar yatağını bulur...‏
 2008.09.09 -  Beyaz mendil
 2008.08.16 -  Su toplayan yerimiz, neremiz?
 2008.07.31 -  Yeşil taşı arıyorum
 2008.07.19 -  Yakınlık ne anlama gelir?
 2008.07.01 -  Ben korkağın tekiyim…
 2008.06.23 -  Ninem, ağzına sağlık...‏
 2008.06.16 -  Getire getire bunu mu getirdin?
 2008.06.09 -  Esin Abla ile Halil Emmi
 2008.06.04 -  Bin kaç oluyor?
 2008.05.22 -  Ne budala bir oyun!
 2008.05.14 -  Nasıl kıskanmam?
 2008.04.22 -  Hakemi gözüm ısırıyor!..
 2008.04.08 -  Ellerimi bir çocuğa verdim...
 2008.03.31 -  Çay daveti
 2008.03.24 -  Başka cumartesi
 2008.03.19 -  Bir Zeynep vardı...
 2008.03.15 -  Bacanak kardeşim (2)
 2008.03.06 -  Bacanak kardeşim (1)
 2008.02.29 -  Gül kanayarak açar!
 2008.02.23 -  Kelam bilmeden “kelam” etmek
 2008.02.19 -  Seninle…
 2008.02.16 -  Çiçekçilere uğrayın
 2008.02.11 -  Şenlik yapılsın!...
 2008.02.08 -  Biz ona masal deriz
 2008.01.31 -  Yükseklere nişan alanlar‏
 2008.01.26 -  İnsan bolluğu
 2008.01.17 -  Bataklık bekçileri
 2008.01.09 -  Yorgancı ile kuyumcu
 2008.01.03 -  Geceler içimde hece
 2007.12.28 -  Gülüm
 2007.12.18 -  İş teklifi...
 2007.12.17 -  Korkmak...
 2007.12.12 -  Zarlar atılmıştır!
 2007.12.05 -  Sevgilim olmayan uyku
 2007.11.29 -  Bu kitaplar kaça?-2
 2007.11.19 -  Bu kitaplar kaça?-1
 2007.11.12 -  Nedir baktığın dede?
 2007.11.06 -  Meşguldüm dönemedim, yoğundum yazamadım
 2007.10.29 -  Kızım sana söylüyorum!
 2007.10.21 -  Kalbime sordum
 2007.10.15 -  Rıfat
 2007.10.08 -  Eylül, yine gel
 2007.06.18 -  Hoşçakalın
 2007.06.02 -  Yaşamak galip geliyor
 2007.05.29 -  Orman yanıyordu
 2007.05.25 -  Söyleyeceklerim Var 2
 2007.05.22 -  Söyleyeceklerim var 1
 2007.05.17 -  Üşüyorum kapama gözlerini...*
 2007.05.14 -  Siyah yıldızlar
 2007.05.10 -  Sarhoştan yağ çıkarmak
 2007.05.07 -  İnsan değil misin usta?
 2007.04.30 -  Bir başka zemin...
 2007.04.28 -  Tabanca ile gösterilen penaltı...!
 2007.04.23 -  Güller mi düşüyor gözlerinden?
 2007.04.16 -  Bazı Aşkların Ölümdür Kafiyesi"*
 2007.04.09 -  Her tebessümün kankardeşi
 2007.04.01 -  Ömrümü içine alan parantez
 2007.03.26 -  Bizim mahallenin abisi
 2007.03.19 -  Yandı,bitti,kül...
 2007.03.13 -  Meşgul görünmekten bıktım.
 2007.03.05 -  Cesaretsiz adamın notları 2
 2007.02.27 -  Cesaretsiz adamın notları 1
 2007.02.22 -  Kaç tavuğunuz var?
 2007.02.12 -  Karakış
 2007.02.05 -  Geri dön çocuk!...
 2007.01.30 -  Ya taş, ya kuş...!
 2007.01.22 -  Uykusuzluk neler yazdırıyor insana…
 2007.01.16 -  Güzel abim...
 2007.01.08 -  Güneşin kızını isteyen fare
 2006.12.25 -  Doğum günüm
 2006.12.19 -  Çıldırın!
 2006.12.09 -  Yağmurumuz var
 2006.12.04 -  Bol nahtarlı bir hikaye
 2006.11.27 -  Temayül ve uçurum
 2006.11.20 -  Yazı ve hüzün
 2006.11.13 -  Ve sen...
 2006.11.06 -  Geceydi
 2006.10.30 -  Bir Türk Dört Japon
 2006.10.26 -  Bekliyorum…
 2006.10.16 -  İnadına gülümsemek
 2006.10.11 -  Kardeşimdi...
 2006.10.09 -  Başlarken…
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com