:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Aman, Kedidir Kedi… 
Dr.Erdinç Yücel   ( eyucel@haberkonya.com )



Genç bir çift odalarında uyurken, gecenin bir vaktinde evlerinin bahçesinden gelen sesleri duyar. Bayan korkarak eşine şöyle seslenir: “Yahu bey, bahçede birisi var galiba.” Adam sesleri ciddiye almadığından şöyle cevap verir eşine: “Yoo, ben ses falan duymuyorum, yat hanım bir şey yok.” Bir süre sonra sesler iyice artar ve kadın eşini dürterek: “Bey kalk, kapıda biri var” der. Uyku tatlı olduğundan ve sesler artık inkâr edilemeyecek bir seviyeye çıktığından adam eşine şöyle der: “Hanım yat, kedidir kedi.” Bayanın artık gözüne uyku girmediğinden, yorganı boynuna kadar çeker ve eşine, ne kadar vurdumduymaz olduğunu söyler durur. Bu arada adam tekrar uykuya dalmıştır. Bir müddet sonra evin kapısı zorlanır ve sesler artık içerden de duyulmaya başlayınca, kadın eşini silkeler ve titrek bir sesle: “Mehmet gözünü seveyim, adam içeriye girdi, kalk bir şeyler yap” der. Mehmet kulak kabartır ve içerden gerçekten de sesler geldiğini fark eder, lâkin içeride birinin olduğunu kabullenmek istemediğinden: “Yahu hanım kedi dedik ya, kedidir kedi.” Eşi hiddetlenerek: “Be adam evimizi soyuyorlar anlamıyor musun ?” Mehmet ısrarla “kedidir kedi” demeye devam eder. Bayan “hırsız” dedikçe, adam “kedidir kedi” demeye devam eder, ancak her defasında Mehmet’in ses tonu biraz daha düşer…
Hikâyenin sonunu tam olarak ben de bilmiyorum, ancak sabaha kadar Mehmet ve eşinin evinde yükte hafif pahada ağır bir şeyler kaldığını zannetmiyorum. “İyi de, bu hikâyeyi neden anlattın?” diyenleri daha fazla bekletmemek için hemen izah edeyim: Hepimizin hayatında bazen kabullenmek istemediğimiz olaylar olmuştur. Kabullendiğiniz anda karşılaşacağınız riski göze almak bazen hiç de kolay olmuyor. Bu yüzden, dişine bir taş değse bile “Yok canım, bir şey olmaz” demeyecek kaç kişi vardır! Ancak mezhebi, meşrebi ne olursa olsun herkes böyle bir davranışın yanlış olduğunu, yani kişinin bu yolla kendisini kandırmaktan başka bir şey yapmadığını kabul eder sanırım. Kendini kandırmayı sorunlardan kaçmanın bir yolu olarak görenlere (şayet hastalık boyutunda değilse) profesyonel yardıma gerek kalmadan bazı tavsiyeler ve yönlendirmelerle yardımcı olunabilir diye düşünüyorum.
Peki, aynı sorun devletler nezdinde ortaya çıkacak olursa nasıl yardımcı olunur; işte bu belki de dünyada cevaplanabilecek en zor sorular arasında ilk sıralarda yer alacak bir sorudur. Efendim, bir örnekle görüşümü temellendirmeye çalışayım. Yıllardır AB’nin bir Hıristiyan kulübü olduğunu birçok aydınımız, siyaset adamımız, kısacası toplumun hemen hemen her katmanı dillendirdi durdu. Ancak, “Ne olursa olsun bu birliğe dâhil olmalıyız” diyenler, bu acı gerçeği hep görmezden geldi. “Yok efendim, Mastrich ve Kopenhag Kriterleri’ni yerine getirirsek kimse birliğe dâhil olmamızı engelleyemez” diyenlerin sayısı hâlâ küçümsenmeyecek boyuttadır. Ha, AB üyeleri açık bir şekilde AB bir Hıristiyan kulübüdür demedi diyenler varsa onlara, yazımın başında zikrettiğim kıssayı bir okumalarını tavsiye ederim. Kaldı ki, “Mehmet” hırsızı bizzat görmediği ve sadece sesler duyduğu için “Kedidir kedi” telkininde bulundu ve bu davranışıyla bile, AB hayranlarından çok daha masum bir tavır takındı. Ancak AB hayranları, AB üyelerinin bizzat ağzından, Türkiye’nin farklı bir dine mensup olduğu için birliğe dâhil olmasının yanlış olacağını duydukları ve bu sözleri sarf edenleri gördükleri halde “Yok canım, öyle demek istememişlerdir” demeleri, Mehmet’ in “Kedidir kedi” telkinini bile sollamıştır. “Aman hocam, abartıyorsunuz” diyenler varsa Financal Times yorum sayfalarında Avrupa Komisyonu’nun eski üyelerinden Frist Bolkestein’in Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkan şu makalesini nasıl yorumladıklarını sormak isterim: “Türkiye'nin temel kimliği nedir? Müthiş bir tarihi var. Ama bu Avrupa tarihi değil. Avrupa’nın tarihine, Hıristiyanlık, Rönesans, Aydınlanma, demokrasi ve sanayileşme gibi dev gelişmeler damga vurdu. Türkiye bu kalıba uymuyor. Burada, Türkiye'nin üyeliğine Hıristiyan olmadığı için karşı çıkmakla suçlanacağım. Kastettiğim kesinlikle bu değil. Fakat, siyaseten doğru olmak adına birçokları bunu reddetse de, Avrupa uygarlığının derin bir Yahudi-Hıristiyan mirası üzerine kurulduğunu inkâr etmek de neredeyse imkânsız.”
Bu yorumu okuyup da hâlâ Hıristiyanlığın, birliğe girmek için bir ön şart olmadığı görüşünde ısrar edenlere nasıl mukabele edilmesi gerektiğini sizlere bıraksam, zahmet vermiş olur muyum?



Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 7 yorum yapılmış )

Veysel [ 2007/02/11 22:14 ]
Ebubekir'ciğim, şu ana kadar AB'ye girmeden nasıl hayatımızı idame ettiriyorsak, bundan sonrada bu şekilde yaşayabilriz diye düşünüyorum. 45 Senedir girmeye çalışıyoruz bu kahrolası birliğe...
EBUBEKİR [ 2007/02/11 15:17 ]
Düşüncelerinize katılmıyor değilim.Yalnız bir düşünceyi doğru bulmuyorsanız alternatifini sunmak durumundasınız sizce Avrupa Birliği olmadan neler yapılabilir?Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilmesi için neyapmalı?
EBUBEKİR [ 2007/02/11 15:16 ]
Düşüncelerinize katılmıyor değilim.Yalnız bir düşünceyi doğru bulmuyorsanız alternatifini sunmak durumundasınız sizce Avrupa Birliği olmadan neler yapılabilir?Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilmesi için neyapmalı?
aticel [ 2007/02/08 00:09 ]
Sayin hocam, yazinizi okudum cok güzel yazmissiniz elinize saglik. güncel konulari kaleme alis metodunuz cok ilginc bir o kadar da sürükleyici!! yazilarinizi sabirsizlikla bekliyorum.
Varol [ 2007/02/06 13:44 ]
Bence de sizce hocam...
mustafa [ 2007/02/02 18:29 ]
Bize anlatılan faydaların gerçekleşebilme ihtimalini düşündükçe, 'eleştirel düşünce' ve 'önyargılı yaklaşım' demeyi çok isterdim aslında sayın hocam... Zira biz öğrenciler olarak şu anda sadece dinleyici durumundayız.Bize ne anlatılsa hemen 'tamam bu doğru' demekten kendimizi alamıyoruz. Anlatılanlar hep şöyle oldu şimdiye dek: 'Eğer AB'ye girerse Türkiye, iş olanakları artacak, dış devletlere giriş çıkışlar kolaylaşacak (dilci olarak benim için büyük bi yarar bu) vs...' Bu iki yargıdır işsizlik içinde sıkıntılar çeken biz gençliğe hep cazip gelen ve ayrıca budur politikacıların,gençliği taraflarına çekebilmelerinin en başta gelen yolu... Körü körüne bağlanmış olan duygularımızı canlandırmamıza yardımcı olup, bizleri bilinmezler, meçhuller diyarı içinde 'Türklüğümüzden ödün verebileceğimiz' düşüncesini, bu muhabbet tadındaki yazınızla aktardığınız için size minnet borçluyuz. Teşekkürler hocam...
[ 2007/01/30 16:44 ]
öncelikle koyun gibi sürü psikolojisi etkisi altinda biz ermeniyiz onlar rum vebenzeri yazilar yazmak, farkinda olmadan bazi isteyenlerin etkisi ile kalemli tetikçilik yapmak yerine Türkiye'min gerçeklerine tekrar dikkatimizi çektiginiz için tesekkür ederim. dün ''hepimiz ermeniyiz'' diyenler yarin ''soykirimi kabul ediverelim canim'' diyecekler ve belki safiyane duygularla dile getirdikleriyle en büyük zarari bu ''yumusak'' kalemler verecektir. Avantajli AB üyeligi Türkiye için ütopik bir düsüncedir. Sonunda sartli üyelik alinsa bile gümrük birliginde oldugu gibi bir balon ile karsilasacagiz ve sömürülen gene biz olacagiz. Çok kurnaziz ya bütün tarihi boyunca sömürgecilik yapmis ülkeleri sömürecegiz, refaha erecegiz. Onlar da biz yiyemedik bari Türk kardeslerimiz yesin buyursun diyecekler. Bizi kurtaracak olan kendi çalismalarimizdir. Herkes isine baksin, bundan sonra da AB sakizi çigneyenlere itibar etmesin. Hocama tekrar tesekkür ederim eski bir dost ile sohbet tadindaki yazilarinin devamini dilerim...

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2007.06.02 -  Yanlış Hatalar Yapıyoruz :)
 2007.05.24 -  Uzaya Füze Atıldı da Başörtüsüne mi Takıldı !?
 2007.05.22 -  Bugün Amerika İçin Ne yaptın ?
 2007.05.16 -  Cumhurbaşkanlığı Seçimi Hariç “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir”
 2007.05.10 -  Meğerse Bir Koyundan İki Post Çıkarmışlar
 2007.05.03 -  Düzeltiyorum, %5 + %5 = %1
 2007.04.26 -  Denize Düşen Saman Çöpüne Sarılır
 2007.04.16 -  Cumhurbaşkanlığı Sorununa Köklü Bir Çözüm
 2007.04.06 -  “Vefa” Sadece Bir Semtin Adı Değilmiş…
 2007.03.30 -  Size, Suyu İsraf Etmeyin Diyemem…
 2007.03.23 -  Yaşasın Orijinalite !
 2007.03.10 -  Dikkat, Jakoben Çıkabilir!
 2007.03.05 -  Kırk Yıllık Hatırın Hatırına…
 2007.02.22 -  GEL SHAKEMEYELİM BE ŞEKERİM !
 2007.02.12 -  Bilgi Sahibi Olmadan Fikir Sahibi Olmak…
 2007.01.30 -  Aman, Kedidir Kedi…
 2007.01.23 -  Hazır Ol Cenge,Eğer İstersen Sulh-u Salâh
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com