:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Dilden kötü kokular Ahmet Hakan’la geliyor 
Alev Ayyıldız   ( ayyildizalev@gmail.com )



Hep özenmişimdir. Az konuşan ve kendini ispat etmeye çalışmadan yalnızca bildiklerini gerekli olduğu kadar paylaşan insanlara.

Kimseye bir şey kanıtlama peşinde değillerdir. Yalnızca ortada bir yanlışlık varsa durumu, gösterişten ziyade Allah rızası için sözleriyle düzeltmeye çalışırlar.

“Söz gümüşse sükût altındır” diyerek dinlemeyi ve düşünmeyi, konuşmaya tercih ederler. Çünkü fazla konuşmanın hem gereksiz bir israf hem de yanlış getirilerle dönecek bir ok olduğunun farkındadırlar.

Çevremizde bu tür insanlara parmakla gösterilecek kadar azdır. Bana böyle bir isim söyle deseler diyebileceğim tek isim Selçuk İletişim Fakültesi’nin mütevazı hocası Caner Arabacı olurdu.

Bu erdeme sahip olacak insanların bu denli az olma nedeni kuşkusuz milletçe çok konuşup az dinlemeyi sevmemiz ve her konuda otorite olduğumuzu düşünmemiz.

Hele üzerinde konuştuğumuz konu özellikle politika ve İslam’la ilgili olunca mutlaka söyleyecek birkaç lafımız bulunur. Başlarız fetvaları sıralamaya…

“Bir yerde bir konu çok konuşuluyorsa bilin ki o yerde o yoktur” derler. Ülkemizde her yöne çekilen ve çokça konuşulan din ve politika gibi konuların hallerini en iyi özetleyen cümle bu olsa gerek.

Dilden gelen kötü kokular yalnızca din ve politikayla endeksli değil. Günlük konuşmalarda da anlamını düşünmediğimiz kelimelerle cümleler kurar farkında olmadan günaha bile gireriz.

Bu durumun üzücü tarafı ise yanlış olduğunu bilmediğimiz, aslında merak ta etmediğimiz bu kelimeleri dilimizde alışkanlık haline getirmemiz.

Birkaç örnekle çeşitlendirecek olursak Allah ve tanrı kelimeleriyle başlayalım. Nedense Allah ve tanrı kelimelerinin bire bir aynı anlamda olduğu düşünülüyor.

Birazda yobaz(!) görünmek istemediğimizden olsa gerek Allah yerine tanrı kelimesini yapıştırıveriyoruz.

Tanrı’nın köküne indiğimizde tapılacak şey anlamına gelen bir isim olduğu halde özel isim olan Allah yerine kullanmak nasıl bir akıl anlamak zor.

Bir diğer sözde ısrarla sürekli söylemekten çekinmediğimiz, şarkı ve türkülerimizde sıkça rastladığımız “kader utansın” ve “kahpe kader” deyimcikleri.

Fark edemeyiz ki kaderi yazan kim ve kadere inanmak inancımızın neresinde.

Ekranlarda da kader anlayışını farklı yorumlar geliyor. Fakat kadere inanmak sanki kahve falına inanmak gibi lanse ediliyor.

Kimi sanatçılara sorarlar ya. “Kadere inanıyor musun” diye. Hayıflanarak cevap verir ünlümüz! “Yaaa ben biraz kaderciyim. Kadere inanırım” diye. Bilmez ki kadere inanmamak gibi bir lüksü yoktur aslında.

Hazır ekranlardan söz açmışken gözümüzün nuru dizilere ve filmlere de değinelim.Ekranlarda yaşanılan dil kirliliğinin, İslam düşmanlığı boyutu da dikkat çekici.

Dizi yada film kahramanlarına öyle isimler veriliyor ki ağza alınırken bile düşünülmesi gereken bu kelimeler alay konusuna dönüştürülüyor. En bilineni Kemal Sunal’la bütünleşen İnek Şaban tabiri.

Şaban Müslümanlar için yıl içerindeki mübarek olan üç aylardan biri. Fakat İnek Şaban dilimize öyle bir yerleşmiş ki Şaban adını bırakın çocuklarımıza falan vermeyi söylediğimiz an bile hakaret olarak anlaşılıyor.

Yada meşhur Avrupa Yakası’nın meşhur karakteri gafur. Dizideki karakterle Allah’ın isimlerinden biri olan gafur öyle bir hale geldi ki adeta küfürle anılır oldu.

Allah’ın ismi olan üstelik çok bağışlayan anlamına gelen bu isim nasıl da dile dolanıp rencide ediliyor Üzücüdür ki bizler de nasıl bu kadar tepkisiz kalabiliyoruz.

İyi gelişmelerde olmuyor değil. Sırlar Dünyası, Kalp Gözü ve bazı programlarla milletçe “Allah razı olsun” sözüne alıştık.

Ne kadar güzel bir dua ve ne kadar güzel bir ifade. Birbirimize yaptığımız iyiliklerde ya da yardımlaşmalarda “Allah razı olsun” sözünü dilimize yerleştirmek bence büyük bir başarı.

Hem dilimizin hem de karakterimizin bir diğer yanlışı da olayları değerlendirirken kendi görüşlerimizi İslam’ın emriymiş gibi söylememiz ve kaideleri bilmeden konular hakkında yorum yapmaya çalışmamız.

Şimdiye kadar yaptığım dil ve karakter yanlışlarına vereceğim en iyi isim ise meşhur yazar Ahmet Hakan.Yazar Hrant Dink’in ölümü üzerine kaleme aldığı yazısında Dink’e rahmet diliyor ve “Eğer bu günahsa bütün vebal benim” diyordu.

Rahmet dilemesini mi tartışsam yoksa bütün günahı bana ait lafının büyüklüğünü mü? Kimse kusura bakmasın ama kendi günahlarım o kadar çok ki başkalarının günahını da alacak olan Ahmet Hakan kadar yürekli değilim.

Herkes her şeyi bilmek zorunda değildir muhakkak bilemezde zaten. Fakat erdem hataları düzeltmeye çalışmak ve yanlış üzerine ısrar etmemek ve onu savunmamak. Eleştirdiğim nokta yazarın yazdıklarının İslam’da yeri varmış gibi lanse etmesi. Ve İslam’a yönelik dil saldırılarını her fırsatta iyi niyetle yansıtması.

Arkasına sığındığımız ve Müslümanlıkta yeri olmayan klasikleşmiş bir bahane ve dilimize iyice yerleşmiş bir cümle daha vardır.“Ben namaz kılmıyorum ama kalbim kılanlardan daha temiz. Yada ben başörtü örtmüyorum ama çoğu kapalıdan daha fazla Müslüman’ım” demek.

Bahanenin boşluğuna mı dikkat çeksek yoksa özrü kabahatinden büyük olan sözün anlamını mı aktarsak karar veremedim.

Fark etmeyiz ki kalp temizliğimizi değerlendirme konusundaki asıl merci bizler değiliz ve yine fark etmeyiz ki bu sözleri söylerken binlerce insanın vebalini de aldığımızı.

Söylendiğinde büyük yükümlülük aldığımız ve sıkı sık kullanmaktan çekinmediğimiz daha birçok sözcüğü sıralamakta mümkün.

İnsan’ın kendisine yaptığı kötülüğü en büyük düşmanı yapmazmış derler.O hesap bizde başımıza ne geliyorsa bu dilimizden gelmiyor mu.?

Bizim için zor olacak ama az konuşmayı deneyelim derim. Yada en azından dikkatli konuşmaya çalışalım.

Konuşmanın önemine yönelik Metin Karabaşoğlu’nun Kur’an Okumaları isimli mükemmel bir eseri var. Dili çok kolay ve anlaşılır. Üstad öyle bir anlatmış ki sayesinde en azından planlar yaparken kısmetse ve inşallah demeyi öğrendim.

Dili çok basit ve akıcı olduğu için çocuklar da rahatlıkla okuyabilir. İnanıyorum ki çok faydalanabileceğiniz bir eser.

Belli mi olur belki dilimize yerleşen ve kimi zamanda şirke varan kötü kokuların azalmasını başarabiliriz.

Az konuşan ve çok düşünen bir hayat temennisiyle.
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 11 yorum yapılmış )

ali [ 2007/04/29 19:47 ]
allahım elemkeder gibi pire beyinlilere firaset ver lütfen yarabbi fırsat verme bunlara
Ahmet... [ 2007/04/23 09:06 ]
Düzeltme... Alev hanımın yazısını dikkatlice okudum. Bir bütün arz etmesede bir çok konuya kendi penceresinden bakarak ele almış. Hani yazının sonunda yazdığı cümleyi hatırlatmak istiyorum. Bence bunu sadece başkalarına tavsiye etmekle olmuyor ! Ne yapılması gerektiğini umarım anlatabilmişimdir. Öte yandan Ahmet Hakan'a yüklendiğiniz bir konuda beni aydınlatmanızı istiyorum. Yazınızda şu ifadeye yer vermişsiniz ''Kimse kusura bakmasın ama kendi günahlarım o kadar çok ki başkalarının günahını da alacak olan Ahmet Hakan kadar yürekli değilim'' diye yazmışsınız. Lütfen bunu bana açıklayabilirmisiniz. İnsan olan herkesin günah işlediği bilinendir. Ancak sizin bu kadar günahkar yapacak şeyi çok merak ediyorum. Eğer bana cevap verme gereği duyarsanız....samcang@mynet.com
Ahmet... [ 2007/04/23 09:03 ]
Alev hanımın yazısı dikkatlice okudum. Bir bütün arz etmesede bir çok konuya kende penceresinden bakarak yazdım. Hani yazının sonunda yazdığı cümleyi hatırlatmak istiyorum. Bence bunu sadece başkalarına tavsiye etmekle olmuyor ! Ne yapılması gerektiğini umarım anlatabilmişimdir. Öte yandan Ahmet Hakan'a yüklendiğiniz bir konuda beni aydınlatmanızı istiyorum. Yazınızda şu ifadeye yer vermişsiniz ''Kimse kusura bakmasın ama kendi günahlarım o kadar çok ki başkalarının günahını da alacak olan Ahmet Hakan kadar yürekli değilim'' diye yazmışsınız. Lütfen bunu bana açıklayabilirmisiniz. İnsan olan herkesin günah işlediği bilinendir. Ancak sizin bu kadar günahkar yapacak şeyi çok merak ediyorum. Eğer bana cevap verme gereği duyarsanız....samcang@mynet.com
FERYAL [ 2007/03/23 14:47 ]
Ahmet Hakanı çok severdiniz bir zamanlar fahri megafonunuzdu ne oldu be güzel kardeşim.Renk değiştirdi ve hoşunuza gitmiyor değilmi??Ben namaz kılmıyorum Yaradanımdan hergün hidayet diliyorum ama olmuyor ağzımdan çıkanlarada ahiretliğimi yakmamak için özen göstereyim diyorum oda olmuyor bakıyorum irticai faliyetler almış başını gidiyor.Basıyorum feryadı..Allahın rahmeti ve merhameti sonsuz boşverin onun bunun ağzından çıkanı herkes hesabını kendisi verir..Gayri Milli yada Millimisiniz bu önemli ben buna bakarım
Müslüman olduğum diğer insanlar tarafından bilinecekse boynuma taktığım Allah (C.C ) yazılı bir kolyeylede getirmiş olurum canımı veren Allahıma karşı olan sorumluluğumu bırakın artık kılla tüyle uğraşmayı

Saygılar
FERYAL [ 2007/03/23 14:41 ]
Ahmet Hakanı çok severdiniz bir zamanlar fahri megafonunuzdu ne oldu be güzel kardeşim.Renk değiştirdi ve hoşunuza gitmiyor değilmi??Ben namaz kılmıyorum Yaradanımdan hergün hidayet diliyorum ama olmuyor ağzımdan çıkanlarada ahiretliğimi yakmamak için özen göstereyim diyorum oda olmuyor bakıyorum irticai faliyetler almış başını gidiyor.Basıyorum feryadı..Allahın rahmeti ve merhameti sonsuz boşverin onun bunun ağzından çıkanı herkes hesabını kendisi verir..Gayri Milli yada Millimisiniz bu önemli ben buna bakarım
Müslüman olduğum diğer insanlar tarafından bilinecekse boynuma taktığım Allah (C.C ) yazılı bir kolyeylede getirmiş olurum canımı veren Allahıma karşı olan sorumluluğumu bırakın artık kılla tüyle uğraşmayı

Saygılar
elemkeder [ 2007/02/27 15:38 ]
ey güzel allahım ali gibi kullarına biraz akıl bana da para ver. amiiin
talha [ 2007/02/07 09:53 ]
ahmet hakan doğruları söylüyor
Editör [ 2007/02/05 12:54 ]
OKURLARIN DİKKATİNE
Sitemizde kişisel hak ihlali olabilecek yorumlar yayınlanmamaktadır. Yorum yazan okurlarımızın bu bağlamda yorumlarında hakaret içeren cümlelerden kaçınmaları gerekmektedir.
Millet [ 2007/02/05 02:09 ]
çok güzel yazı taner aydına ahmet hakana inat gerçek bakış ve aydınca tutum ali diye yorum yazan milliyetçilere yafta atanlarada sesleniyorum sizin bir milliyetiniz yok mu ayrıca ali kardeş yorum yazarkan suçlama kimseyi milliyetsiz demiyoruz ahmet hakanı savunmanada gerek yok o kalemini sattı istanbul barlarında zeynep tunuslu ile yiyor ya sen
Düzelti [ 2007/02/04 18:23 ]
Sayin Yazar, ``yada´` is wrong. The right form is: ``ya da``
ali [ 2007/02/03 17:47 ]
peygamberimiz gayrimüslüme rahmeti yasaklamışsa olay bitmiştir.aksi halde rahmet okuma mevzuatında kimse kimseyi eleştiremez.
ahmet hakan burda bence isyan etti lanet olası sahte milliyetçilik kahramanalığına ve zayıf bir insanın katledilmesi üzerine ortaya çıkan olayı alkışlar vaziyetteki rahmet okuma olayına.
yani anlıyoruz ki zayıfın yanında yer aldı kalleşlerin değil şu sahte milliyetçi çok cesur görünümlü pire beyinli kalleşlerin değil.madem bu tür ibneler çok cesur da niye 30 bin insanı katleden aponun işini bitirmiyorlar.yemiyor değil mi?
amet hakan gibi cesur olun sizde adamsanız haykırın doğruları artık kulağım tok sizin gibi safsatacılara

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.14 -  Anlatma Sanatı
 2009.01.17 -  Bebek katili Mübarek ve Çağın Diğer Firavunları
 2009.01.01 -  İsrail bir terör devletidir
 2008.12.06 -  Nifaka Karşı İnfak Seferberliği
 2008.11.07 -  Edebin Beden Bulmuş Hali
 2008.10.20 -  Söz ve İnsan
 2008.09.27 -  Bayram Tadında Hayatlar
 2008.09.09 -  Ramazan ve Zulüm
 2008.07.31 -  Miraç tadında hayatlar
 2008.06.12 -  Beklemek ve görmek
 2008.05.16 -  Kısa bir mola…
 2008.04.07 -  Tahammülsüzlük, küçümseme ve kibir…
 2008.03.21 -  Kapatma davasının kapattıkları
 2008.02.27 -  Geçmişine sövmeyen bizden değildir!
 2008.02.09 -  Dikkat kara çarşaflılar geliyor!
 2008.01.11 -  Tenleri siyah yürekleri beyaz insanlar
 2008.01.04 -  Noel Bayramları Gelecek mi?
 2007.12.11 -  Nede olsa komplo teorisi!
 2007.12.01 -  OYAK’ın Ermeni Yanlısı Ortağı
 2007.11.14 -  Bir Serdengeçti Vardı…
 2007.10.24 -  Sağ olan vatan, unutulan şehitler
 2007.10.06 -  Hadi İran olamadık bari Malezya’ya benzeyelim
 2007.09.15 -  Oruç tutuyor musunuz?
 2007.08.22 -  Garip Bir Rüya
 2007.07.29 -  Halkını tanımayanlar, aptal yerine koyanlar
 2007.07.17 -  Bilinmeyen şahadetin ardından
 2007.07.09 -  Düşündüren ve güldüren vaatler
 2007.06.12 -  Anıtlarla anılan teröristler ve unutulan şehitler
 2007.05.14 -  Bilinmeyen Menderes’in ardından
 2007.04.30 -  Kerkük’e karşı Cumhurbaşkanlığı süreci
 2007.04.18 -  Açlığın Ölüm Hali!
 2007.04.01 -  Tehlikenin Farkında mısınız?
 2007.03.20 -  Şehitliği Akif ve Çanakkale ruhuyla anlamak
 2007.02.27 -  Sultan Abdülhamid Han’dan Aziz Valentine
 2007.02.03 -  Dilden kötü kokular Ahmet Hakan’la geliyor
 2006.12.29 -  Seninleyiz Banu Avar
 2006.12.13 -  Eğitimde dinsizleşme süreci
 2006.11.23 -  Medeniyet yolunda güzeller geçidi
 2006.11.06 -  Açılın feministler geliyor
 2006.10.10 -  Peygamberimize sevgimiz bu kadarmış
 2006.09.08 -  Kola olmadan ne yaparız!
 2006.07.24 -  Bu veballe nasıl yaşanır?
 2006.07.11 -  İHANETİN BÖYLESİ
 2006.06.28 -  YASTAYIZ
 2006.06.17 -  KORKMAYIN BİZDEN
 2006.06.06 -  Mankurtlaşıyoruz
 2006.05.25 -  Davam Türkistan
 2006.05.17 -  Son rezalet
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com