:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Melekler şehri terk edince 
Taner Aydın   ( taner145@hotmail.com )


Konya ile ilgili geçen hafta elime bir şiir geçti.
Yazarı kadim dostum Ersal Özkan,
İyi bir öğretmen, iyi bir yazar, iyi bir baba olan Ersal’ın, iyi de bir şair olduğunu fark ettim.
Konya için kaleme aldığı şiirinde, eskiyle-yeniyi, özlemli hoş bir üslupla harmanlamış.
Bende bu şiiri bu köşeye taşıyıp sizlerle paylaşmasam olmazdı.
****
Melekler terk etti bu şehri,
Hüzzam bir beste
Kirliliğin yasını tutarken.
Bir çocuk öksürdü,
Karbon monoksit kokan havaya inat
Son cigaranın çaresizliğinde
Hastane duvarına yaslanan baba
Yıllar önce geldiği
Şehri hatırladı.
Gökyüzü masmavi
Toprak yağmur kokardı
Çocuklar
Eve geç gelme telaşında
Toprağa oyun tadında çivi saplandı.
Spor henüz siyasete yenilmemişti
Stat kapılarında tükürük köfte,
Yazlık sinemada çekirdek revaçtaydı.
Melekler terk etti bu şehri
Mevlana’nın derin hoşgörüsüne inat
Kavgalarda yorgun düşünce,
Bir annenin göğsü sızladı.
Asık suratlı doktorun,
Bronşit teşhisinde
Bağrına basıp bebesini
Çocukluğunu hatırladı
Zaferin dar sokaklarında sek sek oynadığı günleri,
Sonra park alanı olmuş yolları,
Ve yolun ortasında saati gördü…
Kayıp düşerken haber olmuştu,
İyi ki melekler terk etti şehri dedi içinden
Ya terk etmeselerdi ağlarlardı.
Henüz kültür spor kapanmamıştı
İsmet Karababa doğruyu söylüyor
Fair Play ödülü alıyordu.
Amigo Mehmet coştururken şehri
Çarli şaraba inat gezerken stadı
Herkesin bir takımı,
Takım deplasmanda iken ise
Mangal kokan Meramı vardı
Yavuz plak şehre müzik verirdi
Âşık Salihi banka memuru
Sık âşık olur, unutursun diye korkardı.
Etliekmek yenilmemişti henüz
Tavuk dönere
Konya’da melekler Şirin Hanım çeşmesinden su içer
Siyasetten uzak dedelerimiz
Bir şekere tav edip bizleri
Kapı Camisinde namaz kılarlardı.
Yeni meram renkli çıkmış,
Orhan Berk hep yakışıklıydı
Uğur Özteke koştururken başı hep terler
Ama hiç yorulmazdı
Henüz marketlere yenilmemişti bakkallar
Rektörümüz Erol Güngör,
İlk dergimiz saman kâğıdı,
Buram buram ekmek kokardı
Saray sinemasında tutarken sevgilinin elini
Melekler utanır,
Aspirin, gripinle geçiştirdiğimiz
Şehir eczanemiz vardı
Ali İhsan Dayıoğlugil
Fakirlere ücretsiz bakar
Hulusi Baybal aç varken uyumazdı.
Henüz terk etmemişti şehri melekler
Nusret Argun ekmeğini, taştan çıkarırdı
Tramvay henüz bölmemişti şehrin sevdasını
Metro yapacağız diyen bir parti seçim kazanmıştı
Ara aşı sohbetleri
Yenilirken
Takım elbiseli adamların
Kent sohbetlerine,
Önce melekeler terk etti bu şehri
Bir Moğol ateşinde.
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 38 yorum yapılmış )

A.ERGÜN [ 2007/09/25 02:55 ]
TEBRİKLER AĞLAMAMAK İÇİN ZOR TUTUYORUM KENDİMİ.VALLAHİ KONYA`.NIN SORUNLARI ANCAK BU KADAR DİLE GELEBİLİRDİ. KEŞKE HEPİMİZ BU KADAR DUYARLI OLABİLSEYDİK.DEĞERLERİMİZ ASLA KAYBOLMAZDI....
A.ERGÜN [ 2007/09/25 02:54 ]
TEBRİKLER AĞLAMAMAK İÇİN ZOR TUTUYORUM KENDİMİ.VALLAHİ KONYA`.NIN SORUNLARI ANCAK BU KADAR DİLE GELEBİLİRDİ. KEŞKE HEPİMİZ BU KADAR DUYARLI OLABİLSEYDİK.DEĞERLERİMİZ ASLA KAYBOLMAZDI....
A.ERGÜN [ 2007/09/25 02:52 ]
TEBRİKLER AĞLAMAMAK İÇİN ZOR TUTUYORUM KENDİMİ.VALLAHİ KONYA`.NIN SORUNLARI ANCAK BU KADAR DİLE GELEBİLİRDİ. KEŞKE HEPİMİZ BU KADAR DUYARLI OLABİLSEYDİK.DEĞERLERİMİZ ASLA KAYBOLMAZDI....
hüseyin [ 2007/03/31 00:03 ]
Ersal özkan ın şiiri Konyamızın çeyrek asrını en güzel ve sade şekilde özetlemiş ''melekler bu şehri terketti '' işte şiir bu gerçek ve yaşayan mesaj veren
hüseyin [ 2007/03/31 00:03 ]
Ersal özkan ın şiiri Konyamızın çeyrek asrını en güzel ve sade şekilde özetlemiş ''melekler bu şehri terketti '' işte şiir bu gerçek ve yaşayan mesaj veren
mükerrem [ 2007/03/06 16:54 ]
ersal hocam sizi kutluyorum elinize yüreğinize sağlık
baturay [ 2007/03/06 13:20 ]
Şiir bu ya götürüdü bizi çocukluğumuza.. şliiri yazan da önemli götürmeli bizi güzel hülyalara... Ersal Bey elinize sağlık lütfen devamını da getirin hürmetlerimle...
bilgem [ 2007/03/05 14:57 ]
Bir duygu ve düşünce adamı olan Ersal Bey' i bize tercüman olan bu güzel şiirinden dolayı teşekkür ederim. özlemlerimizi hep bir şeylerle dile getiririz.Şiirler bunun için biçilmiş kaftan.Ya o özlemleri yaşamak.bu kadar zor mu.Kaybedilmiş olanlar için tabiki üzülürüz.Ama bizi hayata bağlayan işte o terk ettiğini düşündüğümüz ruh değil mi.O ruhun ta kendisi biz değilmiyiz.Kendimizi mi terk etttik.acaba kısaca böyle.Terk eden.edilen sadece davranişlarımız. Ay yüzlü melekler hala buralar da görmek için biraz dikkatli bakmak yeterli o kadar
bilgem [ 2007/03/05 14:56 ]
Bir duygu ve düşünce adamı olan Ersal Bey' i bize tercüman olan bu güzel şiirinden dolayı teşekkür ederim. özlemlerimizi hep bir şeylerle dile getiririz.Şiirler bunun için biçilmiş kaftan.Ya o özlemleri yaşamak.bu kadar zor mu.Kaybedilmiş olanlar için tabiki üzülürüz.Ama bizi hayata bağlayan işte o terk ettiğini düşündüğümüz ruh değil mi.O ruhun ta kendisi biz değilmiyiz.Kendimizi mi terk etttik.acaba kısaca böyle.Terk eden.edilen sadece davranişlarımız. Ay yüzlü melekler hala buralar da görmek için biraz dikkatli bakmak yeterli o kadar
tamer [ 2007/03/04 12:17 ]
çok etkili ve lirik bir şiir hepsinden önemlisi gerçeğe dayalı nostaljik bir yolculuk
MehmetZen [ 2007/03/02 09:26 ]
“Bir başkent daima başkentir, ne kadar susturulursa susturulsun yine konuşur” der A.Hamdi Tanpınar. Eğer bir şehir maneviyatından söz edilebiliyorsa bunun en çok hissedilebildiği yer eminim ki Konya'dır. Merak etmeyin Ersal Hocam, melekler henüz terketmedi. Elinize sağlık, harikulade bir şiir... Konya tarihi bu kadar değişik boyutta, bu kadar güzel harmanlanıp anlatılamazdı.
MehmetZen [ 2007/03/02 09:26 ]
“Bir başkent daima başkentir, ne kadar susturulursa susturulsun yine konuşur” der A.Hamdi Tanpınar. Eğer bir şehir maneviyatından söz edilebiliyorsa bunun en çok hissedilebildiği yer eminim ki Konya'dır. Merak etmeyin Ersal Hocam, melekler henüz terketmedi. Elinize sağlık, harikulade bir şiir... Konya tarihi bu kadar değişik boyutta, bu kadar güzel harmanlanıp anlatılamazdı.
Ali Şengül [ 2007/03/02 00:46 ]
Bu şiiri yazan elleri şuan mümkün olsa öpmek isterim.Gurbetteyim ve memleket özlemi çeken yüreğimden sanki birşeyler koptu, çok duygulandım.Aşığı olduğum nadide şehri bukadar güzel özetleyerek anlattığı için Ersal beye (abime) teşekkür ederim.
gonca [ 2007/03/01 15:25 ]
konya özlemi çeken bir gurbetçıyım.şiirinizi okurken göz yaşlarıma hakim olamadım,bir şiirde, canım memleketım ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi...Ersal beyi tebrik edıyorum,acaba bir şiir kitabı var mı,varsa nasıl ulaşabilirim
İ.Karababa [ 2007/03/01 14:16 ]
Yeni tanıştığım,müthiş elektrik aldığım degerli insan Ersan beyin bu şiiri beni çok etkiledi.eskilere eski Konya'ma götürdü,eski anılarım gözlerimin önüne geldikçe duygulandım eski günlerimi,eski Konya'mla birlikte özler oldum.Zaman su gibi akıp gidiyor gitmesinede yaşarken Konay'mız için neler yaptıklarımız,bundan sonrasında neler yapabileceklerimiz önemli olmalı diyor,Ersan hocama bu güne kadar yaptıkları,şiirine benide kattığı için teşekkür,bundan sonrası için Konya adına daha fazlasını yapacağı inancıyla başarılar dilerim.
[ 2007/03/01 09:43 ]
İnsan gözünü kapadığı zaman ortaokul ve lise yıllarına dönüyor bu muhteşem şiiri okuyunca. Her zamanki üslubuyla yazmış Ersal Özkan, eline, diline sağlık. Bir an olsun insan yaşlandığını da düşünmüyor değil. Ama olsun anılarımızda da kalsa, çok güzel anılarımızı hatırlattığı için teşekkür ediyorum.
ali cengiz [ 2007/02/28 14:19 ]
ersal içimizden biri dava adamı davası eğitim ve inanç üzerine kurulu çünkü o içimizden birisi basın emekçileri adına ali cengiz
ali cengiz [ 2007/02/28 14:17 ]
içimizden biri dava adamı davası eğitim ve inanç üzerine kurulu çünkü o içimizden birisi basın emekçileri adına ali cengiz
zorbeg [ 2007/02/28 13:24 ]
3) Hulâsa Konya insanı ya bir sıtma gibi yakalar, benliğiyle dört tarafını sarar, kendi âlemine taşır, yahut ona yabancı kalır. Meram bağlarının tadını alabilmek için ona yerli bir hayattan gitmek lâzımdır.'' Ahmet Hamdi TANPINAR (Beşşehir'den)
[ 2007/02/28 13:23 ]
2) Konya şehrinin kaba çizgileriyle anlattığımız bu tarih hikayesi 20. asrın ilk çeyreğinde de yeniden devam etmiştir; Anadolu-Bağdat demiryolunun 1895-1896'da Konya'ya ulaşması ve 1901 yılında Avlonyalı Ferit Paşa'nın Konya'ya vali olarak tayin edilmesiyle ivme kazanmıştır. Şehrin fiziki dokusu değişmiş, 1912 yılından başlamak üzere modern mimari tarzında çatılı ve kargir binalar inşa edilmiştir. Ulaşıma atlı tramvay dahil edilmiş 1924 yılında ilk elektrik fabrikası açılmıştır. 1950 yılından itibaren şehirde yenilik hareketleri başlamış, şehrin sanayileşmesi ile bugünkü modern Konya'nın hazırlanmasına yardımcı olmuştur. Bügun Türkiye'nin sayılı büyük şehirlerinden olan Konya milyonluk nüfüsü, fabrikası, asfaltı, yolları ile modern bir şehir olmasıyla hepimizin kıvanç kaynağıdır.
''Bu şehir bozkırın tam çocuğudur. Onun gibi kendini gizleyen esrarlı bir güzelliği vardır. Bozkır kendi hazinelerine bir serap çeşnisi vermekten hoşlanır; Konya, çok ârızalı bir arazi arasından ufkun akik rengine serpilen bir ışık oyununa çok benzeyen bir rüya takılır. Serin gölgeleri ve çeşmeleri susuzluğumuza uzaktan gülen bir rüya, her dönemeç başında, biraz sonra daha vuzuhla tamamlanmak için siline kaybola genişler, büyür. Dışarıdan bu kadar gizlenen Konya içinde de böyle kıskançtır. O, müstakil, sağlam ve gösterişsiz Anadolu insanına çok benzer. Onu hakkiyle tatmak, bütün lezzetine varabilmek için saat ve mevsimlerinde yakalamak lâzımdır. Bozkırın gurbetinden ve bu gurbetin üzerinde bir meyve olur gibi yavaş yavaş kızaran akşamların uzun yalnızlığından ona sığınanlardır ki Konya'yı hakiki çehresinde tanırlar. Ancak o zaman çeşmelerindeki Çayırbağ sularının taganni ettiği sırrı, zengin işlemeli kapıların arkasında tıpkı sırmalı çarşafına iyice bürünmüş eski zaman kadınları gibi çömelen âbidelerin büyüklük rüyası, türkü ve oyun havalarının şen yorgunluğunu ve hüznünü duyabilirler.
[ 2007/02/28 13:21 ]
1) Yani üstad tebrik ederim sizi ve Ersal beyi de.
gerçekten Melekler bu şehri terk etti... Bu siyasilerin oyunbozanlığı halka rağmen dışarıdan etkilerin sonucu bu şehr-i Konya kendinden geçti sarhoş oldu.
''Ycconium, Conium, Stancona, Conia, Cogne, Cogna, Konien, Konia...'' Konya'mız, M.Ö. 7. bin yılından beri yerleşim yeri olmuş, pek çok medeniyete beşiklik etmiştir. Yazının M.Ö. 3500'de kullanılmaya başlattığı hatırlanacak olursa, Konya'nın, ülkemizin en eski yerleşim merkezleri arasında yer aldığı söylenebilir. Tarih devirlerinde Hititler ve Lidyalılar, M.Ö. 6. yüzyılda Persler, M.Ö. 4. Yüzyılda Büyük İskender, Selevkoslar, Bergama krallığı, M.Ö. 2. yüzyılda Roma, M.S. 395'te Konya ve çevresine hakim oldular.7. yüzyıl başlarında Sasaniler, bu yüzyılın ortalarında Muaviye komutasındaki Emeviler, şehri geçici olarak işgal ettiler. 10. yüzyıla kadar bir Bizans eyaleti olan Konya; Müslüman Araplar'ın akınlarına maruz kaldı. Malazgirt Zaferi'nden önce Konya'ya ilk gelen, Türk akıncıları Selçuklular oldu. (1069) Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, 1071'de Bizans İmparatoru Romen Diyojen'i Malazgirt'te kesin bir yenilgiye uğratarak, Türkler'e Anadolu'nun Kapılarını açtı. Sultan Alparslan, zaferden sonra komutanlarına Anadolu'nun tamamen fethedilmesi görevini verdi. M.S. 1077 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Bey tarafından Bizanslılardan Konya fethedildi, Gevele Kalesi (Takkeli Dağ) kumandanı, kalenin anahtarını ve yöneticiler de yönetimini Selçuklulara bırakmıştır. Daha sonra 1096 yılında Konya başkent oldu.
nurullah [ 2007/02/28 12:45 ]
bir tatlı sevda esti başımızda bakkaları zaferi ve konyasporun eski günleri herkesin birbirini tanıdığı ve dostca selam verdiği anı hatırladım. şaire söyleyin devamını yazsın bu şiirin umarım yazar taner bey teprikler farkı iyi takip ediyorsun
burak [ 2007/02/28 09:43 ]
bu şiirle gittik yıllar öncesine
abdullah [ 2007/02/27 21:20 ]
Ersal beyi kitaplarından ve televizyon programlarından tanıyorduk ama bukadar güzel gözlem yapması ve bunu sizin bu sayfaya taşımanız bana göre yazarın değeri ve sitenin kalitesini ortaya koyuyor teprikler ersal bey ve alkışı hakkeden lokman koyuncu ve ekibi önüme gelene bu şiir ve siteden bahsaettim bir eski medyacı olarak başarılı olanın desteklenmesi taraftarıyım konya tv
abdullah [ 2007/02/27 21:20 ]
Ersal beyi kitaplarından ve televizyon programlarından tanıyorduk ama bukadar güzel gözlem yapması ve bunu sizin bu sayfaya taşımanız bana göre yazarın değeri ve sitenin kalitesini ortaya koyuyor teprikler ersal bey ve alkışı hakkeden lokman koyuncu ve ekibi önüme gelene bu şiir ve siteden bahsaettim bir eski medyacı olarak başarılı olanın desteklenmesi taraftarıyım konya tv
tekin [ 2007/02/27 16:06 ]
bir şiir anca bu kadar özetliyebilir. konyanın çeyrek asrını.
samet [ 2007/02/27 14:10 ]
hocanın ismini ticarethane yapanlar okumalı bu şiiri vallahi bende hem okudum hem ağladım
SEDAT [ 2007/02/27 12:36 ]
TANER BEY SİZİ TEBRİK EDİYORUM. ÇOK GÜZEL BİR KONUYA DEĞİNMİŞSİNİZ. ACABA KONYA NIN BU KURAKLIĞININ BİR SEBEBİ Mİ VAR DİYE GELDİ AKLIMA. MELEKLER ŞEHRİ TERKEDİNCE Yİ OKUYUNCA. ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR.
kumru [ 2007/02/27 10:38 ]
iyiye yeniye özlem işte şiir bu defalarca okuduk keşke ismi geçen şahıslara veya yakınlarına bu şiiri ulaştırsanız gazeteci olarak yapın bunu sevenleri memnun olacaktır
OĞUZ [ 2007/02/27 10:05 ]
gerçekten şiir çok güzel ersal özkan beyi tebrik ederim acı da olsa gerçekleri anlatmış böyle insanlara ihtiyacımız var ersal özkana hayatında başarılar dilerim
muhammet [ 2007/02/27 09:39 ]
Ersal Hocayı kutluyorum.Harika bir şiir olmuş.
berktun [ 2007/02/27 09:33 ]
Sevgili Taner hocam sizi yürekten kutluyorum. Melekler terkederken bu şehri umarım dönmemek üzere terk ediş olmamıştır. İnancım o dur ki bu şehrin meleklere daha çok ihtiyacı var. Çünkü Konya'yı dünya kenti yapma telaşında olanlar Konyamızın aslında payitaht bir dünya kendi oduğunu unutuyorlar zannındayım. Umudum o ki sizin köşenize aldığınız bu şiirin yazarı Ersal Özkan kardeşimizin bu manidar ve güzel bir uslupla yazmış olduğu şiir tüm Konya sevdalılarını uyandırır ve bu nadide şehrimize meleklerin tekrar dönüşünü sağlar.
tanfer [ 2007/02/27 08:40 ]
10 yıl öncesine gittim yazarı sun tv deki programdan tanıyorum orda da güzel şiirler okuyor şiirler arada yer vermeniz dileğiyle teprikler
turan [ 2007/02/27 01:34 ]
ağladım niyemi Aliihsan dayıoğlugil hoca benim fakir annem ve nicelerine para almadan bakan bir doktordu. konyalı herkes bu fedakar doktoru bilir ama kimse anlatmamış unutmuştu rahmetliyi başta oğlu olmak üzere...unutmayan bizlerin duygularına tercüman olan ersal özkan tanımak ve öpmek istiyorum belli çok müspet bir insan sizide teprik ederim ki hrant dinkten dolayı yorum bile yazmamıştım böyle bir duygu yumğını bizlere tanıttınız bu şiir çok ses getirir çünkü konyanın asil ruhu var bu şiirde ve tekrar bu ruhu yakalamak ümidiyle
ali [ 2007/02/26 23:59 ]
bir şehir nostaljisi anca bukadar güzel anlatılabilir çok eskiye gittim.ve Dua ettim Melekler dönsün diye........
Soner [ 2007/02/26 22:11 ]
Şehir denince insanın aklına gelen o soğuk binalar ve yukarıdan kuşbakışı sisli bir silüettir.Ersal Özkan şiiriyle şehrin gerçekten yaşanılan ve paylaşılan bir mekan olduğunu göstermiş bize.Balık hafızalı bir topluma duyarlı bir nostalji bırakmış sağolsun.
Yazan kadar, paylaşan değer veren Taner Aydın'a teşekkür etmek gerekiyor.
murad can [ 2007/02/26 21:21 ]
Ne diyebilirizki...Bu şiirin üstüne söz söylemek düşmez diyelim. Ellerine ve yüreğine sağlık demek düşer bize hem yazana, hem de yayınlayana.
Melekler şehri terkedecek ama henüz terketmedi, terketme hazırlığında..... Unutulan yerlerde, kenar mahallelerde, aç yatanlarla, garibanlarla beraber melekler... Şehrin şatafatlı sokaklarında, caka satanları görmüyor melekler.... garibanları unutan idarecilerden kaçıyor melekler.... kış vakti üşüyenlerle birlikte ağlıyor melekler.....
sağlıcakla kalın
sezai [ 2007/02/26 19:51 ]
Bu sehir sevdası anca bukadar güzel yazılır Duygulanarak çok eskiye gittik.Şiirdendede öte bir devrin hikayesi ve özeti bu ağlayarak okuduk hatırladık baybal hocayı ve diğerlerini

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.01.30 -  Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
 2008.12.31 -  Filistin’de barışın tek formülü
 2008.11.28 -  IMF’ye gerek yok batmayız?
 2008.11.12 -  Sevsinler
 2008.10.24 -  Ekonomi, Aktütün, ve Ergenekon
 2008.08.12 -  Rus- Gürcü savaşı nasıl sonuçlanır?
 2008.07.07 -  Demek hukuka herkesin bir gün ihtiyacı oluyormuş
 2008.06.21 -  Ve Viyana düştü
 2008.06.06 -  Yağ çıkaracak deve
 2008.05.01 -  Ünal Karaman, sezon başında Konyaspor’un yeniden başında
 2008.04.01 -  Ağlama duvarı
 2008.01.23 -  Kürtleri ne yapmalı
 2007.10.30 -  Recep Konuk’da bir öğretmenmiş
 2007.09.28 -  Sudiye Kasapçopur’un hikayesi
 2007.09.24 -  Alışacaklar
 2007.09.14 -  Luis Washington Konyaspor'da ne yapar?
 2007.09.10 -  Türkiye devrim yaşıyor
 2007.09.06 -  Nerde kalmıştık…
 2007.07.20 -  Oyumu vereceğim parti
 2007.07.03 -  Seçim anketleri doğru mu?
 2007.06.22 -  Zeyno Baran olayı
 2007.06.17 -  Filistinliler hepinize yazıklar olsun!
 2007.06.07 -  Aday listelerine nerden bakıyorsunuz?
 2007.05.28 -  Meclis’te seçim sonrası iki parti olur
 2007.05.22 -  Konya’nın milletvekili adayları sönük kaldı
 2007.05.11 -  Kim nereden aday, eskiye rağbet olsaydı !!!
 2007.05.05 -  Sizce neyin seçimi
 2007.04.28 -  Gibisi fazla bunun adı “muhtıradır”
 2007.04.13 -  Büyükanıt paşa Tayyib Erdoğan’a Çankaya yolunu açtı
 2007.04.03 -  Demirel’den artık iyice sıkıldım
 2007.03.20 -  Helalinden iş, helalinden eş!
 2007.03.05 -  Konyaspor yazısı…
 2007.02.26 -  Melekler şehri terk edince
 2007.02.07 -  Kıyamete beş mi var?
 2007.01.29 -  Hırant Dink’in toprağı neden mi bol olsun?
 2007.01.24 -  Hrant Dink nasıl katledildi?
 2006.12.25 -  İyi seneler
 2006.12.02 -  Atina’da 3 gün
 2006.11.08 -  Noterdam’ın kamburu
 2006.11.01 -  Paris’ten insan manzaraları
 2006.10.11 -  Askerin tepkisi
 2006.09.26 -  Liverpool’da bir Galatasaray anısı
 2006.09.19 -  Öğrenmeyi öğrenmek
 2006.09.09 -  Lübnan’a asker gönderilmesi kime yaradı?
 2006.08.26 -  Konyaspor başkanı Ahmet Şan’a davet
 2006.08.15 -  Lübnan Hizbullah’ı
 2006.07.21 -  Cevap veriyorum…
 2006.07.13 -  Hamas ve 3 Şart
 2006.07.06 -  Zidan’ın ardından
 2006.06.19 -  Ahmet Davutoğlu ile dış politika turu (2)
 2006.06.12 -  Ahmet Davutoğlu ile dış politika turu
 2006.06.02 -  Türk Solu hastalıklı bir soldur.
 2006.05.24 -  Kasımda seçim olur mu?
 2006.05.13 -  Ermeni soykırım yasa tasarısı ve Türkiye Ermenileri
 2006.05.06 -  BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ NEDİR?
 2006.04.29 -  ABD’Yİ MUSEVİ CEMAATİ YÖNETİR
 2006.04.19 -  TERÖRİST KİMDİR ?
 2006.04.10 -  Şahinlerden güvercin olur mu?
 2006.03.31 -  ARAFAT’IN RÜYASI
 2006.03.28 -  Körler Ülkesinde Görmek İdamlık Suç mudur?
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com