:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Sarhoştan yağ çıkarmak 
Memduh Nihat Ada   ( memduh_nihat@mynet.com )

Geçen hafta sonu Ankara'nın orta ölçekli bir ilçesindeydim. İki saat kadar
dolaştım. Birkaç kişi ile tanışıyor ve ilçelerini ait klasik sorular
soruyorum. Hamasiyet ve gizli faşizm hemen ele veriyor kendini. İlçeleri
60-70 bin kadarmış ve aslına bakılsaymış 50 vilayetten büyükmüş nüfusları.

Matematiksel bir facia ile karşılaştım. Arkadaşın biri şöyle diyor: -Bizim
ilçemizden Ankara'ya iki dakika bir belediye otobüsü kalkar. Bu Türkiye'de
bir başka bir ilçede yoktur. Bunu sebebi de bu ilçe çok hareketlidir. Çünkü
- İyi okuyun- Çubuk ile Ankara arasında 4.000-5.000 işçi çalıştıran 250
fabrika var. Adama höst derler! Sayı saymasını bilmiyorsun derler. Kör
derler. Bu dediğin rakam bir milyon yapıyor arkadaş derler.

İnsanlar kendilerini, takımlarını, şehirlerini ifade ederken şakul ve endaze
kullanmazlar mı?! Mütevazılıktan ne kadar da uzağız. Ayrıca mütevazılık var
olanı bile hava basmadan, göze sokmadan, usulüyle söylemek değil de nedir?!

Asıl yazmak istediğimde bu değil.

Anadolu'yu şöyle bir soluk gezenler eşrafa ve ahaliye kulak verdiklerinde
bir vesile şöyle bir cümleyle karşılaşmışlardır.
-Emin değilim ama bizim ilçemiz içki tüketiminde Türkiye ikincisi veya
üçüncüsüymüş! Yaaa! Bu cümleden çıkarılması gereken mana şudur. İlçemiz pis,
mendebur, ayyaş bir yerdir ama biz yine de temiz kalanlardanız. Kirlilikten
kendine pay çıkarma gayreti. Bayağılıktan medet umma gibi bir zekâ geriliği.

Bu durumlarda bir yandan kızar ve bir yandan da gülerim. Mütevazı insanlar
derim. Birinciliği başka beldeye bırakmışlar!

Ezbere yazmıyorum. Yıllardır günlük tutan biri olarak notlarıma baktığımda
beldelerinde içki tüketiminin fazla olmasıyla övünen birbirine uzak sekiz il
ve otuza yakın ilçeyi kendi günlüğüme not olarak düştüğümü bilerek
yazıyorum.

İlimizle, ilçemizle ve hatta bunlardan daha da fazla köyümüzle övünürüz.
Büyük büyük adamlarımızı, tanınmış simalarımızı, sporcularımızı,
şarkıcılarımızı ve zaman zaman delilerimizi bile sayarız bu yekûnun içinde.
Derelerimiz güzel, yemeklerimiz farklı, insanımız âlicenaptır. Muhakkak ki
farklı ve öne çıkarabileceğimiz bir özelliği vardır memleketimizin.

''Bir başkadır benim memleketim'' şarkısını biz köyümüz, ilçemiz, şehrimiz
ölçeğinde küçültür ''Bir başkadır benim beldem'' demeye getiririz ki bu
sevecen, masum ve özlem dolu hamasiyet kabulde görür. Siz anlatırsınız ben
kendi köyümü hatırlarım. Ben anlatırım siz kendi şehrinizin unutmuş
olduğunuz bir asar-ı antikasını hatırlarsınız.

Beldemizin özelliklerini bazen mübalağalı ve abartılı -ki bizler Evliya
Çelebinin torunlarıyız- bir şekilde öne çıkarışımız hoş ve maruz
görülebilir.

Ancak beldemizi sevmek başka beldemizdeki yoğun içki tüketiminden -gizli-
sevinç ve övünç duymak bambaşka bir şeydir. Bana öyle gelir ki daha siz
sormadan size ''Böyle görünür ama burada içki tüketimi fazladır '' diyen
insanımız aslında şunu demek ister: Bu kadar kirin ve pisliğin içinde ben
temizim! Kendini tarif edişin hazin hali.

Bu yazıyı yazmayı düşündüğümde Reşat Nuri Güntekin'in Anadolu Notları'nın
ikinci cildini okumaktaydım. 1938 tarihli bir yazının kısa bir bölümünü
sizinle paylaşıyorum.

Biraz sonra Vilayet Meclis azalarından bir zat şöyle söylüyordu:
-Hepsi iyi hoş ama çok rakı içiliyor. Vilayetimiz içki istihlaki cihetinden
ya ikinci gelir ya nihayet üçüncü.

Anlaşılan o ki en azından yetmiş yıldır sarhoşlardan yağ çıkarmaya
çalışıyoruz.
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 2 yorum yapılmış )

siyah [ 2007/05/10 20:26 ]
Hata güzel bir şey katmak. karaterle yaşamakla yaşatmakla! olur. okumakla duymakla konuşmakla papağan olunur. yalan söylerken göz bebeklerinden utanmayan insanlara diyecek tek sözüm var. Neden! yine ufkumuzu açtınız memduh bey teşekkürler. siyah
siyah [ 2007/05/10 20:13 ]
tabanca ile gösterilen penaltı...! yazınızı defalarca tane tane okudum. ilk iki satırı benim için oldukça anlamlı ve hüzünlüydü hülasa yazınız öyle güzel öyle güzel öyle güzeldi ki sizi derinden kıskandım. bu yazıyı ben yazmak isterdim yazamasamda yazanla gurur duyuyorum. bu yazınızla duygularımdan ziyade yaşadıklarıma bire bir tercüman oldunuz. hürmetlerimi iletiyorum lütfen kabul buyurun efendim.. siyah

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.12 -  Otur oturduğun yerde
 2008.12.12 -  Kumar oynamıyor musun?
 2008.12.02 -  Biz aşkı Orhan Gencebay’dan öğrendik...
 2008.11.25 -  Su akar yatağını bulur...‏
 2008.09.09 -  Beyaz mendil
 2008.08.16 -  Su toplayan yerimiz, neremiz?
 2008.07.31 -  Yeşil taşı arıyorum
 2008.07.19 -  Yakınlık ne anlama gelir?
 2008.07.01 -  Ben korkağın tekiyim…
 2008.06.23 -  Ninem, ağzına sağlık...‏
 2008.06.16 -  Getire getire bunu mu getirdin?
 2008.06.09 -  Esin Abla ile Halil Emmi
 2008.06.04 -  Bin kaç oluyor?
 2008.05.22 -  Ne budala bir oyun!
 2008.05.14 -  Nasıl kıskanmam?
 2008.04.22 -  Hakemi gözüm ısırıyor!..
 2008.04.08 -  Ellerimi bir çocuğa verdim...
 2008.03.31 -  Çay daveti
 2008.03.24 -  Başka cumartesi
 2008.03.19 -  Bir Zeynep vardı...
 2008.03.15 -  Bacanak kardeşim (2)
 2008.03.06 -  Bacanak kardeşim (1)
 2008.02.29 -  Gül kanayarak açar!
 2008.02.23 -  Kelam bilmeden “kelam” etmek
 2008.02.19 -  Seninle…
 2008.02.16 -  Çiçekçilere uğrayın
 2008.02.11 -  Şenlik yapılsın!...
 2008.02.08 -  Biz ona masal deriz
 2008.01.31 -  Yükseklere nişan alanlar‏
 2008.01.26 -  İnsan bolluğu
 2008.01.17 -  Bataklık bekçileri
 2008.01.09 -  Yorgancı ile kuyumcu
 2008.01.03 -  Geceler içimde hece
 2007.12.28 -  Gülüm
 2007.12.18 -  İş teklifi...
 2007.12.17 -  Korkmak...
 2007.12.12 -  Zarlar atılmıştır!
 2007.12.05 -  Sevgilim olmayan uyku
 2007.11.29 -  Bu kitaplar kaça?-2
 2007.11.19 -  Bu kitaplar kaça?-1
 2007.11.12 -  Nedir baktığın dede?
 2007.11.06 -  Meşguldüm dönemedim, yoğundum yazamadım
 2007.10.29 -  Kızım sana söylüyorum!
 2007.10.21 -  Kalbime sordum
 2007.10.15 -  Rıfat
 2007.10.08 -  Eylül, yine gel
 2007.06.18 -  Hoşçakalın
 2007.06.02 -  Yaşamak galip geliyor
 2007.05.29 -  Orman yanıyordu
 2007.05.25 -  Söyleyeceklerim Var 2
 2007.05.22 -  Söyleyeceklerim var 1
 2007.05.17 -  Üşüyorum kapama gözlerini...*
 2007.05.14 -  Siyah yıldızlar
 2007.05.10 -  Sarhoştan yağ çıkarmak
 2007.05.07 -  İnsan değil misin usta?
 2007.04.30 -  Bir başka zemin...
 2007.04.28 -  Tabanca ile gösterilen penaltı...!
 2007.04.23 -  Güller mi düşüyor gözlerinden?
 2007.04.16 -  Bazı Aşkların Ölümdür Kafiyesi"*
 2007.04.09 -  Her tebessümün kankardeşi
 2007.04.01 -  Ömrümü içine alan parantez
 2007.03.26 -  Bizim mahallenin abisi
 2007.03.19 -  Yandı,bitti,kül...
 2007.03.13 -  Meşgul görünmekten bıktım.
 2007.03.05 -  Cesaretsiz adamın notları 2
 2007.02.27 -  Cesaretsiz adamın notları 1
 2007.02.22 -  Kaç tavuğunuz var?
 2007.02.12 -  Karakış
 2007.02.05 -  Geri dön çocuk!...
 2007.01.30 -  Ya taş, ya kuş...!
 2007.01.22 -  Uykusuzluk neler yazdırıyor insana…
 2007.01.16 -  Güzel abim...
 2007.01.08 -  Güneşin kızını isteyen fare
 2006.12.25 -  Doğum günüm
 2006.12.19 -  Çıldırın!
 2006.12.09 -  Yağmurumuz var
 2006.12.04 -  Bol nahtarlı bir hikaye
 2006.11.27 -  Temayül ve uçurum
 2006.11.20 -  Yazı ve hüzün
 2006.11.13 -  Ve sen...
 2006.11.06 -  Geceydi
 2006.10.30 -  Bir Türk Dört Japon
 2006.10.26 -  Bekliyorum…
 2006.10.16 -  İnadına gülümsemek
 2006.10.11 -  Kardeşimdi...
 2006.10.09 -  Başlarken…
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com