:. Haberler
  Bilişim
  Dünya
  Eğitim
  Ekonomi
  Kültür Sanat
  Politika
  Sağlık
  Spor
  Yaşam

  :. Gruplar
  Hava
  Söyleşiler
  Yazarlar

Korku,… 
Dr.Ali Can   ( dralican@hotmail.com )



Her şey korkunun eseri değil mi? Korku olmasa ne olur ki…

Kişi Allah (c.c.) dan korkar ona ibadet eder,emirlerini hakkıyla yerine getirmeye çalışır. Aslında Allah’tan korkulmaz, sadece onun emirlerini yerine getirmemekten, onun rızasına muvafık davranamamaktan korkulur.
Her birimiz maddi sıkıntıya düşeceğimizden, ihtiyaçlarımızı karşılayamayacağımızdan korkarız. Bu yüzden kendimize bir meslek ve iş ediniriz, çocuklarımızı bu doğrultuda eğitiriz. Sonra, işimizi kaybetmemek için çaba sarf ederiz. İş adamı isek işimizde başarılı olmak için yeni ürünler üretme gayreti içinde oluruz. Çünkü yenilik yapmazsan, satışlar durur korkusu vardır.
Böylece, sürekli kendimizi güncellemek zorunda hissederiz. Bu korku ve kaygılar, bazılarımı yeni düşüncelerin, kimimizi teknolojik yeniliklerin peşine takar. Bunların hepsi bir korkunun eseri değil mi? Acaba bu korkularımız olmasaydı, sosyal, teknik ve ekonomik alanda gelişme olur muydu? İnsanlık bugün geldiği noktaya gelebilir miydi? Bana kalırsa gelemezdi.Demek ki her şeyi korkuya borçluyuz.

Neymişsin be korku!...

Anlaşılan bu korku çok marifetli bir olgu. Bundan dolayıdır ki, kapitalist ve totaliter sistemler bu korku olgusunu kullanarak insanları kendilerine kul, köle yaparlar. Onları kendilerine sadık birer ideoloji ve ürün tüketicisi haline getirirler. İnsanların hassas olduğu değerlerini kaybetme korkusu üzerinden propaganda yaparak, kendi ağlarına çekerler.Bir nevi ürkütme politikası. Bu özellik maalesef vahşi kapitalizmin ve baskıcı sistemlerin ortak yanı. Öyle korkular salarlar ki ellerindeki kitle iletişim araçlarıyla, olmayana inanmaya başlarsınız. Hatırıma Mankurt filmi geldi. Mankurt; Cengiz Aymatov’un 1980 yılında yazdığı “Gün Uzar Yüzyıl Olur” adlı eserinde Kırgız destanlarından yararlanılarak güncelleştirdiği bir kişiliktir. Mankurt bazı işlemler sonucu öz benliğini yitirerek kendisini kimliksizleştiren düşmanının kuklası haline gelmiş bir zavallı insan tipidir. Bu roman sinemaya Mankurt olarak aktarılmıştır. Mankurt filmde, Yalaman adlı gençtir. “Ay’ ının” annesi tarafından çalınacağı korkusunun kendisine düşmanları tarafından sürekli telkini sonucu ,Yalaman öz annesini kalbinden okla vurarak öldürür.
Etrafımıza kulak verdiğimizde, vatanın satılmasından tutun da, kara çarşafa bürüneceğimiz korkusuna varan yalanlar ve asılsız haberler salınmaktadır. Egemenliğimizi kaybedeceğimize mi yansak, yoksa Sevr’in hortlatılacağına mı, vay efendim ekonomik olarak kapitülasyonların geri getirildiğine mi kansak, bilemedik gitti. Bu korkular en tepedekiler tarafından da zaman zaman dillendiriliyor. Sakın bu korkuların arkasında halkın çıkarları, vatan millet değil de, bazılarının koltukları ve çıkarları olmasın!
Bu korkuların bizi bir yere götüreceği kesin de, istikamet sanki geriye gibi geliyor.
Ama ne fark eder ki? Nasıl olsa her açıdan geri kalan bu milletin kendisi olacaktır. Korkuyu salanların bir kaybı yok ki! Onların tuzu kuru. Onlar zaten hiç kayıp da etmediler; etmezlerde.Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız onların. Milletten kime ne? Millet sadece onlara hizmet etmek ve onların buyruklarını baş üstüne koyarak yerine getirmek için var. Onlar düşünmese de, çağdaş imkanları tüketmese de olur. Sonra ne hadlerine yani. Efendiler, onların adına yerler, gezerler, tüketirler, eğlenirler, düşünürler… millet ve çocukları onların düşüncelerini iyi ezberlesin, ezberleticiler de iyi ezberletsinler, uysal ve uyumlu olsunlar, onların iyilerini iyi, kötülerini kötü olarak bellesinler, fazla düşünmesinler, üzümünü yesinler, bağına karışmasınlar, o zaman vatan millet nasıl ayakta kalır sen seyret!…
Aman ne ala, ne ala!….
Vatan millet diyerek şanlı bayrağımızı kalabalıkların önüne geçip de sallayanlara , yırtınırcasına milleti tehlikeye karşı uyaranlara bir bakın!
Sicillerine, geçmişlerine bir bakın! Bu vatan için ne yapmışlar, dedeleri babaları kim, kiminle kol kola kapalı kapılar ardında, bir bakın!
Ne mi göreceğiz? Koyun postu içinde ve kuzuları, kurtlara karşı uyaran kurtları …

Bir başka ifade ile halkın bahçesindeki armudu yiyen ayıların, armudu yemişler diye bağırmalarını…
Yuttuk mu yani şimdi?...
Bence iyi saklanamamışlar, popoları dışarıda kalmış.
Sobe!...
Köşe Yazısı Hakkındaki Yorumlarınız ( Toplam 7 yorum yapılmış )

Hüseyin [ 2007/05/24 00:51 ]
Hocam ağzınıza sağlık,yüreğiniz hep bu şekilde çarpsın Allah c.c bu tutkuyu tüm ülke insanlarına nasip etsin.Siz gibi düşünen çok az kişi vardır bundan eminim inşallah bu kişiler artar da milletimiz uyanır.Aslında bu sözler üzerine de söylenecek fazla birşey yok tek kelimeyle mükemmel. Teşekkürler hocam saygılar.
hale [ 2007/05/22 23:06 ]
hocam yazdıklarınız dogru katılıyorum. Fakat bunların da bi sebebi
vardır peki bunu sebebi nedir insanlar neden niçin korkuyorlar ve buna izin veriyorlar????
hale [ 2007/05/22 23:05 ]
hocam yazdıklarınız dogru katılıyorum. Fakat bunların da bi sebebi
vardır peki bunu sebebi nedir insanlar neden niçin korkuyorlar ve buna izin veriyorlar????
hidayet [ 2007/05/21 16:47 ]
korkunun ecele faydası yok derler bu nedenle aslında kisenin bu şeylerden aslında koktuğu yok belki ama işine öyle geliyor öcü göstermek yani orumunuza yanen katılıyorum yazılarınızın devamını bekleriz
[ 2007/05/21 16:43 ]
korkunun ecele faydası yok derler, yormlarınıza aynen katılıyorum tebrikler
mk [ 2007/05/21 16:36 ]
hocam yuregıne saglık gercekten yıne net konusmussun ve uyandırmak adına bır adım daha atmısın ama kac kışı uyandı bılmıyorum inşaallah hepımız bırgun uyanırızda etrafımızda olan bıtenden haberdar gecmısımızden ders alan bır toplum halıne gelırız.saygılarımla
elzem [ 2007/05/18 14:03 ]
tebrikler. tebrikler. tebrikler
Ali beyi kutlamamak elde değil. Ülkemiz gerçeklerini o kadar güzel anlatmış, o kadar güzel resmetmişki... Üzerimize kene gibi yapışanları çok güzel ifade etmişsiniz. Azınlığın çoğunluğa nasıl tahakküm ettiğini anlatmışsınız. Sizin gibi çok insanlara ihtiyacımız var bu ülkede.

İyiki varsınız , Sağolun , Varolun, Tebrikler........

 


Yazarın Tüm Yazıları
 2009.02.03 -  Davos ve sonrası…
 2009.01.08 -  Medyada manipülasyon örneği Ergenekon
 2008.12.29 -  Toplumsallaşmak büyük bir değerdir
 2008.12.05 -  Elit Üniversiteler…
 2008.10.01 -  Kartelin telaşı demokratik değil, ticaridir.
 2008.07.31 -  Züğürt tesellisi!
 2008.07.09 -  Dağ fare doğurmamalı, değilse …!
 2008.06.09 -  Gördünüz mü, ülkeyi kim yönetiyormuş?
 2008.05.27 -  Krizin krizi!
 2008.04.01 -  Yüksek Yargı üyelerini halk seçsin!..
 2008.03.15 -  Yeter artık! Rahat bırakın ülkeyi ve toplumu!...
 2008.02.29 -  Bunun adına düpedüz İslam düşmanlığı denir
 2008.02.01 -  Solucan dinini yaşamak laikliğe aykırı mı?
 2008.01.14 -  Değişim….
 2007.12.24 -  Önce eğiticileri ve düzenleyicileri bir düzeltirsek…..
 2007.12.03 -  Liberal Düşünce Topluluğu
 2007.10.27 -  Artık Aklımızı Başımıza Alma Zamanı gelmedi mi, Ne Dersiniz?
 2007.09.28 -  Neyi , Neden Yapıyoruz, Kimin İçin Yapıyoruz Farkında mıyız Acaba?
 2007.09.11 -  Ötekini kabullenmek…
 2007.08.25 -  17 mi Büyük Yoksa 83 mü?...
 2007.08.17 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa- (2)
 2007.08.06 -  Medya, Bürokrasi, Sermaye Kumpası ve Yeni Anayasa-1
 2007.07.24 -  Kimler ve neden kayıp ettiler,ben söyleyeyim mi?...
 2007.07.07 -  Soğan Hikayesi!.....
 2007.06.11 -  İşsizlik ve ÖSS…
 2007.05.28 -  Peki, siz hangisini istersiniz?...
 2007.05.18 -  Korku,…
 2007.05.16 -  PRAMİT!..
 2007.05.15 -  Muhtıra
Aslan Korkmaz gelirken, Tuzcuoğlu giderken…
Lokman Koyuncuoğlu
Çokeşliliğe “hayır” mı diyorsunuz?
Mert Aslan
Otur oturduğun yerde
Memduh Nihat Ada
Davos Krizi; Erdoğan milat attı, Perez yavuz hırsız.
Taner Aydın
Affan Dede'ye para saydım
Mustafa Azılıoğlu
Boya boya çek
Huriye Karnap
Her ıslanan anlamaz!
Semra Hoyraz
MÜSİAD Farkı
Aydoğan Deveci
Davos ve sonrası…
Dr.Ali Can
Anlatma Sanatı
Alev Ayyıldız
Yapboz
Nadide Ü.Altıparmak
Göçmen Kuştu Kalbim
Hakan Bahçeci
 

Bu Site Konda İletişim ve Medya Grubunundur.
E-Posta: bilgi@haberkonya.com